Türker Ertürk: KİM KİMDEN ÖZÜR DİLEDİ?

 

KİM, KİMDEN ÖZÜR DİLEDİ?

portresi_sade
Türker Ertürk
(AS: Bizim katkılarımız yazının altındadır..)
Türkiye-İsrail ilişkileri; yalandan kötüydü. Esasında, kapalı kapılar ardında, her şey eskisinden daha iyi idi. İsrail ile olan ticaret hacmimiz, geçmiş dönemlerle kıyaslanmayacak şekilde, yaklaşık olarak 3 kat arttı.
Halkımızı kandırmak için İsrail’e sövüp saydınız ama; arka odada işi pişirdiniz ve mercimeği fırına verdiniz.
Hatta; bu dönemde İsrail’in NATO vetosunu bile kaldırdınız.
Gerçekten bu zihniyet için; yalan, hem de kuyruklusu ve riya, hem de iliklerine kadar, bir yaşam tarzı olmuştur.
İsrail Türkiye’den özür dilemedi. Eğer diledi ise; göstersinler özür mektubunu, biz özür dileyelim ve iftira etmişiz, haklısınız diyelim. Ama, bu da yalan!
Bakınız Kremlin Sözcüsü; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, öldürülen Rus pilotla ilgili Putin’e mektup yazdığını ve üzüntülerini belirttiğini söyledi. Erdoğan’ın mektubu, Cumhurbaşkanlığı kaynakları tarafından da doğrulandı. Rus haber ajansı Sputnik ise; Erdoğan’ın, Putin’den özür dilediğini iddia ediyor.
Sputnik’in haberine göre; “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk F16’larının düşürdüğü Rus Su-24 uçağının pilotunun ölümü için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den özür dilediği” belirtildi.
Rus uçağının düşürülmesinden sonra, düşüncesizce yapılan açıklamalarınıza ve dayılanmalarınıza ne oldu? Hani o, afralarınız ve tafralarınız! Desenize; süngünüz düştü ve tükürdüğünüzü size yalattılar.
Hani Gazze Ablukasını kaldıracaktınız, ne oldu?
2010’da dokuz insanımız, bu yüzden yaşamını yitirdi. Onları ölüme siz gönderdiniz! Bir devlet gibi değil, bir kabile gibi davrandınız. Şimdi ne değişti? İsrail “Gazze Ablukası”nı yine kaldırmıyor. Yine tükürdüğünüzü size yalatıyorlar değil mi?
Sizin ne olduğunuzu biliyoruz da, ülkemize ve onun çağdaş dünyadaki her geçen gün sayenizde ayaklar altına alınan itibarına yazık oluyor.
Saygılar sunarım. 28.06.2016
===================================

Dostlar,

BİR NARSİSİSTİN TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMAK ZORUNDA KALMASI NE DEMEKTİR?
Meslek yaşamında 40. yılın içinde olan bir hekim olarak (15 Haziran 1977 günü İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştuk) mesleksel (profesyonel) sorumlulukla yazalım aşağıdakileri.. Hal ve gidiş bu şapkayı gerektiriyor.. Akademik unvanımız bize ağır toplumsal sorumluluk yüklüyor.
*****
Narsisistik kişiler için “özür dilemek”, geri adım atmak, alttan almak, dilediğinin yapılmaması.. kabul edilebilecek olgular değildir.
Çooook oy yitirme kaygısı – korkusu – bulgusu (kamuoyu yoklamaları!) ile bunu yapmak zorunda kalsalar da..
Bu gibi durumlar narsisistleri son derece zedeler, çok gergin ve çok öfkeli kılar.
Barut gibi yapar!
Benlik algıları aşağılanmış, küçümsenmiş olur ve aşırı ego ile pompalanan sırça saray yıkılır. Yakın çevresindekiler için gerçekten zor dönemlerdir.. Son derece hırçın, kaprisli, ağlamaklı ve çekilmez olurlar.. Hatta sık sık ağlama nöbetleri, öfke patlamaları çok olağandır..
Narsisistin çevresinde ilk halkada yer alan dalkavuklar, yardakçılar, yağcılar, danışmanlar, aile.. Bu insanlar adeta günah keçisi ve gerilim emicisi (emotional sponge) işlevi yüklenirler.. Depresyon sağaltımı almak zorunda kalanlar olur. Hiç kolay değildir onca nimete karşın.
Böylesi zor zamanlarda narsisistlerin psikiyatrik destek almalarında sayısız yarar vardır.
Psikiyatristin de işi ger-çek-ten çooook zordur..

Narsisist kişilik önemli devlet işlevleri ile yüklü, yetkili ve sorumlu ise, böylesi dönemlerde yakın plan çalışan öbür üst düzey devlet yetkili ve sorumlularının özel bir sabra ve ustalığa gereksinimi vardır.. Ülkenin, ulusun yüksek yararları adına.. Ne yapılması gerekiyorsa… Devlet adamlığı deneyimi, birikimi, ağır sorumluluğu ve bilgeliği ile.. Tabii narsisist tek adam çevresinde böylelerini bıraktı ise..

*****

Antik çağın kadim siyaset bilgesi Platon, Devlet Adamı’nda (Politikos) şunları yazıyor 2400+ yıl önce :
Filozof Kral, ideal devletin temel yasalarına uygun bir zemin oluşturmaya çalışmaktadır. Bu yasalar üç temel işlevi yerine getirecektir.. Böylece bütün toplumu mutluluğa götürmek amaçtır. Bu yasalar meşruluğunu doğrudan hukuk ve yasanın bilgisinden alır. Bu “insanlar arasında bir tanrı gibi” olan kral, bir despot değildir

Platon (MÖ 427 – MÖ 347) bunları günümüzden, yazıyla yazalım, iki bin dört yüz yıl önce yazmıştır.

Bilmem anlatabildik mi??

Sevgi ve saygı ile.
28 Haziran 2016, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yazının pdf biçimi :

BIR_NARSISISTIN_TUKURDUGUNU_YALAMAK_ZORUNDA_KALMASI_NE_DEMEKTIR

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir