Çağdaş Demokrasi ve Evrensel Hukuk Bağlamında Laikliğin Teori ve Pratiği

Çağdaş Demokrasi ve Evrensel Hukuk Bağlamında Laikliğin Teori ve Pratiği

İstanbul Barosu Başkanlığınca düzenlenen ‘Çağdaş Demokrasi ve Evrensel Hukuk Bağlamında Laikliğin Teori ve Pratiği’ konulu panel, 27 Mayıs 2016 Cuma günü
saat 16.00’da İstanbul Barosu Kültür Merkezinde yapıldı.

Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Genel sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Batı dünyasının yüz yıllarca önce, hem ekonomik yatırımların hem de toplumsal dönüşümlerinin temeli olan Batı Aydınlanmasının, kiliseyle hesaplaşma sonucu gerçekleşebildiğini söyledi.

Türkiye’de böyle bir süreç yaşanmadığını belirten Özbek,  ancak 1800’lü yıllarda orta Avrupa’daki Osmanlı askeri üstünlüğünün giderek sona ermesiyle birlikte süreç içinde Batının Osmanlıya üstünlüğünün dinde arandığını, yani başımıza gelenlerin dinden, şeriattan saptığımız için geldiği inancının yaygın hale geldiğini bildirdi.

Batıdaki modernleşmenin Osmanlıya asıl etkisinin ve dayatmasının sosyal alanda değil, askeri alanda görüldüğünü altını çizen Hüseyin Özbek, Saltanatın ve Hilafetin yürürlükte olduğu bir dönemde Türkiye modernleşmeyi sağlıklı bir biçimde yürütebilir miydi? Bir yanda medrese kültürü, öbür yanda modernleşme ülkeyi çağdaş uygarlığa kavuşturabilir miydi? Bu panelde bu sorulara yanıt bulmaya çalışacağız.” dedi.

Açılış konuşmasından sonra paneli de yöneten Özbek, iki konuşmacı hakkında tanıtıcı bilgiler verdi ve oturumu başlattı.

İlk konuşmacı Araştırmacı-Yazar Osman Selim Kocahanoğlu, konuşmasında Osmanlı toplum yapısı, medrese kültürünün bu yapı üzerindeki etkileri üzerinde durdu.

Batıda kilise ile devletin ayrı ayrı yapılar olduğunu, Kilisenin gücünün toplumsal gelişmelere engel olduğunun görüldüğünü ve kilisenin gücünün kırılması için büyük bir savaş verildiğini belirten Kocahanoğlu, ancak bundan sonradır ki, Batıda Aydınlanma döneminin yaşandığını bildirdi.

Osmanlının Yavuz sultan Selim döneminde Hilafeti üstlenmesiyle (AS: 1517) toplumsal gelişmede Batı ile çelişkiye düşüldüğünü ve gerileme döneminin başladığını anlatan Osman Selim Kocahanoğlu, uhrevi ve dünyevi yetkinin tek kişide birleştiğini ve bu durumun Cumhuriyete dek sürdüğünü söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şahin Filiz, insan ilişkilerini, insanlaşmak = kültür olarak niteledi ve Osmanlıdaki insan ilişkileri üzerinde durdu. Siyasal İslamda mantıksal çelişkilerin bulunduğuna dikkat çeken Prof Filiz, İslamileştirmenin şeriata, sekülerizmin ise laikliğe karşı olduğunu bildirdi.

Dini anlayışların (cemaatlerin) oluşturduğu toplulukların sivil toplum olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına dikkat çeken Şahin Filiz, siyasal İslamcılığın insanların kültürel ve sanatsal yaşam alanlarını tıkadığını söyledi.

Milliyetçilik kavramının muhafazakârlıkla bağdaşmayacağını, çünkü Milliyetçilik kavramında Devrimciliğin de bulunduğunun altını çizen Filiz, laikliğin müslümanı müslümandan korumak için var olduğunu, devletin ise Müslüman olamayacağını sözlerine ekledi.

============================================

Dostlar,

Her 2 dostumuza da; İstanbul Barosu Genel Sekreteri Sayın Av. Hüseyin Özbek ve Akdeniz Üniversitesinden Prof. Şahin Filiz’e (3. konuşmacıya da!..) teşekkür ederiz.. Can alıcı noktaları gerçek bir aydın (entellektüel) olan Sn. Av. Hüseyin Özbek özetlemiş.

Biz de aynen katılarak paylaşmak istedik..

Sevgi ve saygı ile.
07 Haziran 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir