Borçlanan Türkiye

Borçlanan Türkiye

20160227_160331[1]

Prof. Dr. D. Ali ERCAN

 

 

Değerli arkadaşlar,

TC Merkez Bankası verilerine göre;

2008’de Ulusal Gelirin %39’u borç iken,
2014’te Ulusal Gelirin %50’si borç  olmuş.

2008’de gelir: 281 borç + 461 GSYİH =742 milyar $
2014’te gelir: 402 borç + 396 GSYİH = 798 milyar $

Doların yıllık değer yitimi yaklaşık %1,6 / yıl’dan,
6 yılda (1,016)6=1,10’dur. Nüfus artışımız ise 6 yılda 77,696 / 71,517 = 1,0864 oldu.

Buna göre 2014 yılı net gelirimiz (2008 rakamlarıyla) :

396 / (1,10 x 1,0864) = 338 milyar $’dır.

Bir başka anlatımla, GSYİH 6 yılda 461’den 338’e düşmüş demektir.
338 / 461= 0,733.. yani Yurt içi üretimimiz 6 yılda net % 27 azalmış demektir;
bu yıllık net %5 gerilemek demektir…
İşte bu nedenle Dünyada Ekonomisi en perişan Ülkeler sıralamasında 8. sıradayız..

Borçlar dahil kişi başına gelirimiz ise 2008’de 10375 Dolar iken 2014’te net 10271 / 1,10 = 9337 Dolara gerilemiştir.

Yani ortalama gönenç (refah) yılda %2 geriliyor.
Her yıl artan borç yükümüze karşın gönenç düzeyimiz düşüyor.

Her yıl daha çok dışalım yapıyor (ithal ediyor), daha az üretiyor ve daha az dışsatım yapıyoruz (ihraç ediyoruz).
Ya da ticaret mantığı ile, dışarıdan mal ve hizmetleri olduğundan pahalıya satın alıp,
yurt içi mal ve hizmeti olduğundan ucuza satıyoruz!

1.1.2016’da kişi başına ortalama 5 bin Dolar borcumuz var;
bu yetmiyor, üstüne üstlük 3 milyon göçmen alıyoruz Suriye’den….
2016 sonunda  kişi başına 6 bin Dolar borçlu olursak şaşırmayalım..
Bu işler, Avrupa’dan dilenilen 3-5 milyar Euro ile düzelecek işler değil.
Aklı başında hesap bilen, yurtsever yöneticiler gerekli…

Bütün bu rakamlar ortada dururken, konuşulmazken RTE
“Başkanlık, Anayasa” falan filanla gündemi ayarlıyor ve 80 milyon insan 7 gün 24 saat
O’nun ayarladığı bu gündemle, hava civa işlerle meşgul ediliyor.

Vay ki vay…æ

===========================================

Çoooook teşekkürler Ali hocam…

Demek ki temel matematik bilgisiyle bile ülkenin ekonomik perişanlığını su götürmez biçimde sayılarla ortaya koymak olanaklı…

Şimdi bir kez daha anlıyoruz insanlarımızın neden soru sor(a)mayan, akıl yürütemeyen, ezberci, kulaktan dolmacı, epey diplomalı ama cahil…. çok doğuran ve yoksulluğa mahkum edilen…
Kalabalık niteliksiz bir sürüye dönüştürülmesinin, öyle tutulmasının iğrenç politikacılar için
ne denli yaşamsal – stratejik bir zorunluk olduğunu..

Böylelikle bu kitlelerin milyonlarca oyunu devşirecek ve demokrasicilik oynayarak
sözde “milli irade” cambazlığı yapacaklar…

İnsan iradesi nereye dek tutsak alınabilir ki??
Elbet bir sonu olacak ve bu halk da uyanacak..

221 milyar Dolar idi 2002 sonunda AKP iktidar olduğunda toplam borç…
Günümüzde en az 2 katı!
80 yılda biriken borcu 13 yılda 2’ye katladılar..
60 milyar Doları geçen özelleştirme talanına karşın!
Ulusal gelir 230 milyar dolar idi, 2015 sonunda 730 milyar $ dersek, 500 milyar $ artmış görünüyor ki, onun da en az yarısının borçlanma kökenli olduğunu acıyla görüyoruz..

Bir de hiç utanıp -sıkılmadan 2023’te Dünyada ilk 10 ekonomi içine gireceğimiz masalı anlatılıyor.. Matematiksel olarak olanaksız.. Kaç kez yazdık bu sitede hesaplarını yaparak..

Yazıklar olsun…
Siyaset, insanları – toplumları hiç utanmadan böylesine ağır aldatma ve sömürme eyleminin (sanatının!?) adı mı???

Bu denlisini, İl Principe yazarı kadim Nichola Machaiavelli bile eminiz hayal etmemişti!

Sevgi ve saygı ile.
18 Mart 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir