Öğrencinin yumrukladığı öğretmen öldü!.. Peki sonra??


Öğrencinin yumrukladığı öğretmen öldü!..
Peki sonra??

portresi

 

 

 

 

 

Y. Doç. Dr. Kemal Macit HİSAR

Daha önce Veteriner Fakültesinde bir öğrenci bir öğretim üyesini bıçaklamıştı. Bu haberi okuyunca bu olayı hatırladım. Ne öğretmenlere, ne de öğretim elemanlarına saygı kalmış…Eğitimin gereği dahi olsa çıkarlarına aykırı
bir şey görürlerse son derece saygısız, hatta saldırgan olabiliyorlar…
Ben kendi öğrencilik zamanımda asla böyle bir şey görmedim, duymadım…

Üzgünüm…

Öğrencinin yumrukladığı öğretmen öldü

(DHA, 4 Haziran 2014)
Öğretmenini yumrukla öldürdü

KAYSERİ’de lise son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki F.Ş.’nin yumruklu saldırısı ardından düşünce başını kaldırıma çarpan okulun müdür yardımcısı
59 yaşındaki Mehmet Aktaş, yoğun bakımda 18 gün süren yaşam savaşımını yitirdi.

Merkez Melikgazi İlçesi Selimiye Mahallesi Seyyid Burhaneddin Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde 16 Mayıs Cuma günü saat 13.00 sıralarında meydana geldi.
Teknik Müdür Yardımcısı Mehmet Aktaş, Cuma namazı için okuldan ayrıldığı sırada 12’nci sınıf öğrencisi F.Ş.’nin yolunu keserken, raporunu kabul etmediğini öne sürdüğü Müdür yardımcısı Aktaş’a yumruk attı. Başını asfalt zemine çarpan ve baygınlık geçiren müdür yardımcısı çağrılan cankurtranla Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.Beyin kanaması geçirdiği belirlenen Mehmet Aktaş, ameliyata, daha sonra
yoğun bakıma alındı. Olaydan sonra yakalanan ve sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanan F.Ş., Ankara’ya gönderilirken, 18 günden bu yana yoğun bakımda sağaltım (tedavi) gören Müdür Yardımcısı Mehmet Aktaş ise, bugün yaşamını yitirdi.

=====================================

Dostlar,Bu yaygın toplumsal şiddetin kaynağında neler var??

“Şiddeti (Öfkeyi!) de bir hitabet sanatı, biçimi / yöntemi” olarak ilan eden ve dozunu giderek artırarak halkın önünde her gün uygulayan ve ne ilginç
-ve ne anaşılmazdır?- ki siyasal primini de “yurdum insanı“ndan oy olarak
toplamayı başarabilen Başbakan R.T. Erdoğan‘ın tarihsel kritik sorumluluğuna
ne demeli??

Halk; kendisini felakete sürükleyen, “sürüleştiren”-quacy modo‘laştıran- politikaları -başta eğitim- olmak üzere ayrımsayamayacak ölçüde bilimsel deyimiyle “regresyona” (gerilemeye) uğratıldı. Başta yabanıl ekonomik sömürü – yoksullaştırma- ve türevi olarak tam bağımlı biat kültürü müridi kılmak üzere izlenen sistematik ve uzun erimli
“tam spektrumlu (full fletch) sömürü politikaları” ortada bir “enkaz nüfus” bıraktı.. İnsanı yok etti!

Toplumsal gerçekliği acı ile ayrımsayanlar ise her zamanki gibi sayısal olarak
çoook küçük bir oran.

Lanetli çan eğrisi doğru mu ne??Tam bir toplumsal illüzyon tablosu..

Milyonlarca “insanı” yaşamın gerçekliğinden koparmayı, bir toplumsal şizofreni

tablosu yaratmayı nasılsa başaran iç ve dış odaklara “helal olsun!” mu demeli??Gel de şapka çıkarma!?

Hiç kuşku yok, insan aklı ve onuru, tüm insanlığa bu alçak ve hayın tuzağı kuran “hominidler kumpası” nı da aşacak..

İnsanlık tarihi sayısız örnekleri ile dolu..

Ancak, galiba, insanlığın “fıtratında” yer aldığını kabullenmek zorunda kalabileceğimiz bir “olgu” yu (?) nasıl açıklayacağız??

Gerçekten insanlar, tümü, hep ama hep deneme – yanılma ile mi öğrenmek zorundalar?

Çook ağır faturalarla..

Acaba insanlara “bilimsel öngörü” (estimation, forecastig, quantitatve decision making procedures, mathematical modellig, simulating…) öğretilemez mi?
Genel olarak İnsan beyni buna evrimsel olarak “elverişli” değil mi?

Sorular… sorular..
Bir son soru daha : Ne dersiniz??

Sevgili kardeşim Kemal, sabah sabah iyi mi oldu??

Sevgi ve saygıyla
04.6.2014, AnkaraDr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir