21 MART DÜNYA ORMANCILIK GÜNÜ

21 MART DÜNYA ORMANCILIK GÜNÜ

“Bir şahsın yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmasıdır.” 
Mustafa Kemal ATATÜRK

ÇEVRECİLER BU ÇAĞRIYI YAPTI: Cerattepe, MURGUL olmasın !!!

BURASI CERRATTEPE ve komşu ilçesi BURASI MURGUL.

http://i.hurimg.com/i/hurriyet/90/770x0/56d1858967b0a97110ce647a

http://i.hurimg.com/i/hurriyet/90/770x0/56d185b867b0a97110ce6482

Dünyanın 100 doğal ormanından birisi. Orman, Bakır madeni nedeniyle bu duruma geldi.

Değerli arkadaşlar,

21 Mart günü, her yıl Dünya Ormancılık günü olarak kutlanır. Bu günde tüm yöneticilerimizden, yerel yönetimlerimizden, siyasi partilerimizden ve STK’lar dan, kampanyalar düzenleyip, yeni fidanlar dikilmesini ve ormanlarımızın çoğaltılmasını bekliyoruz.

Ne yazık ki kaliteli ve üretken ağaç dikme yerine, gereksiz yerlere yüz binlerce çiçek ve çalı dikiyoruz. Örneğin; İstanbul belediyesi, yol kenarlarına, duvarlara ve elektrik direklerine saksı içinde çiçek dikmek için 6 yılda 32 milyon TL harcamış (27.2.2015-Radikal). Keşke boşa giden ve çöpe atılan yüz binlerce çiçekler yerine, tarım getirisinde büyük sıkıntıya düşen köylülerimiz için de ıhlamur, zeytin ve ceviz fidanları dikilerek onlara maddi açıdan da kazanç kapıları açılsaydı

Ne yazık ki güzel ülkemizde, ormanlarımıza da gereğince sahip çıkamıyoruz. Örneğin;

  • 1 MİLYON METREKARELİK ORMANA 12 MİLYON TON İNŞAAT ATIĞI DÖKÜLECEK. İstanbul’da hafriyat dökümü için ayrılan 22 alan Büyükşehir Belediyesine yetmedi. İmdada Orman Bakanlığı yetişti. Şile, Çekmeköy ve Silivri’deki 4 alanı, kentsel dönüşümde çıkacak hafriyatın dökülmesi için tahsis etti(14.1.2016-Sözcü).
  • ŞİMDİ DE ORMANLIK ALANA MADEN SAHASI AÇACAKLAR. Kuzey ormanlarında yapılan tahribat bitmiyor. 3. Havalimanını yapan şirket inşaat için, 50 hektarlık orman alanına taş ocağı kuracak. Proje için toprak kazınıp yok edilecek (15.12.2015-Sözcü).
  • KARADENİZ MEDENLERLE DELİK DEŞİK EDİLECEK.Daha Cerattepe şoku atlatılmadan, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Artvin, Rize ve Trabzon’da 303 şirkete 1012 ayrı noktada maden arama ruhsatı verildi(4.3.2016-Sözcü).
  • ÇEVRECİLER BU ÇAĞRIYI YAPTI: Cerattepe, MURGUL olmasın. Artvin Cerattepede çevre direnişi sürüyor. Artvinlilerin endişesi dinmiyor. Çünkü onları korkutan olay komşu ilçe Murgul’da yaşananlar. 1951 de madencilik faaliyetlerine başlanan Murgul’da bu güne kadar tam bir Orman kıyımı yaşanmış(29.2.2016-Sözcü).
  • YİNE AĞAÇLARA KIYDILAR. 4 Milyarlık proje için kesilen ağaçların yerine Ankara’da, EGO arsasına AVM yapılacakmış(5.3.2016-Cumhuriyet),
  • YEŞİL ADA, ARTIK ÇORAK. Demokrasi müzesi olacak vaadiyle imara açılan Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı Yassıada da yeşil tamamen yok edildi (6.2.2016-Sözcü). 

Değerli arkadaşlar,

Yaşadığımız bu Orman talanlarını önlemek için bizler çaba sarfederken,
Ege Maden İhracatçıları Birliği, Denizli İhracatçılar Birliği, Denizli sanayi Odası, Denizli Mermerciler Derneği ve TÜMMER yetkililerinden oluşan heyet Orman ve Su İşleri Bakanımızı ziyaret ederek, Ormanlık alanlarda Maden aramasını engelleyen 2014/1 sayılı genelge krizini aşmak için bakanlıktan destek istemişler (6.3.2015-Cumhuriyet). Çevre Bakanlığı da, bürokratlarına gelen bu talepleri karşılayacak şekilde “genelge değişsin” talimatı verecekmiş. 

Umarım güzel ülkemizde, orman kıyımını arttıracak olan bu eylemler için izin verilmez.

Sevgi ve saygılarımla (21.03.2016).

Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
İstanbul Üniversitesi Cerahpaşa Tıp Fak.

NOT:

Değerli arkadaşlar,

Güzel ülkemizde çok önemli bir terör dönemi yaşıyoruz. Yaklaşık 10 aydır yaşadığımız bu terör yüzünden yüzlerce can yitiğimiz oldu. Bizlere çok büyük üzüntü veren can kayıplarımız ve yaralı kurtulan vatandaşlarımız için tüm yakınlarına sabırlar ve başsağlığı dilerim.
Ne yazık ki teröre karşı, gereken önlemleri almada ve uluslararası işbirliği yapmada geciktik. Güzel ülkemizde, AB-D emperyalizminin üretimi olan böl-parçala yok et amaçlı projeleri sonucu, yaşadığımız hem etnik hem de dinsel kaynaklı terör için tüm olanaklarımızı kullanalım. Kazanan saygıdeğer halkımız olacaktır.

=================================================

Dostlar,

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden değerli meslektaşımız Prof. Mehmet Ali Korpınar‘ın;
“DÜNYA ORMANCILIK GÜNÜ” başlıklı yazısı birkaç gün gecikmeyle ulaştı..
Ancak atlamamamız gereken bir yazı..

Biz de eklemek isteriz ki;

Türk Ceza Yasası 2. Bölüm
«
Çevreye Karşı Suçlar»  başlığı altındadır.

– Çevrenin kasten kirletilmesi Suç kapsamına alınmış, hapis ve para cezalarıyla caydırıcılık sağlanmıştır (Yeni TCY md. 181-182).
 
– Gürültüye neden olma
(TCY md. 183),
– İmar kirliliğine neden olma
(TCY md. 184) suçları ilgili maddelerle düzenlenmiştir.

Oluşturduğumuz aşağıdaki Cerattepe_ve_Murgulgörsel dileriz daha çok iz bıraksın :

 

 

 

 

Anayasa’nın 56. maddesinde yurttaşa verilen ÇEVREYİ KORUMA görevi
Bozulan çevrenin 100 kanserden 80’inden sorumlu olması..
Yine bozulan çevrenin 100 hastalıktan 40’ından sorumlu olması

Ve Anayasa’da ormanlarla ilgili 2 uzun ve kapsamlı madde :

* IV. Ormanlar ve orman köylüsü
A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi
Madde 169 – Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.
B. Orman köylüsünün korunması
Madde 170- Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.
Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.
******

Sevgi ve saygı ile.
25 Mart 2016, Ankara


Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

AB’nin Ekonomik Bunalımı Derinleşerek Sürüyor..

Dostlar,

Avrupa Kömür ve Çelik Birliği 1950’lerde yola çıktı. Sonra Avrupa Ekonomik Topluluğu-AET’ye dönüştü. Ardından siyasal birliğe doğru bir adım daha; «E» atıldı, elde Avrupa Topluluğu-AT vardı. Giderek AB’ye-Avrupa Birliği’ne evrildi, tek para ve Merkez Bankası, ortak parlamento ve gümrük birliği. Çatırdıyor zoraki «Birlik»!? Yeni sömürge kaynakları bulunamıyor. Türkiye’nin AB düşleri çöktü!

Son hedef 2. bir ABD kurmaktı Avrupa’da.. Avrupa Birleşik Devletleri.. 27 ülke oldular.
Bize 40 etnik kümeye özerklik-federasyon dayatması yaparken;
onlar 27 «millet»i birleştirmeye çabalıyor..
Onlar birleşiyor, bize ise bölünün diyorlar!?

Emperyalizm el alemi kör ve salak mı sanıyor?

Artık bu oyun, böl ve yönet (divida et impera!) köhnemedi mi?

PKK’nın arkasında ABD’ye ek 28 Avrupa ülkesi yok mu?
Biz tutmuş bu 27-28 ülkeye “beni de aranıza alın..” diye yalvarıyoruz..
PKK’nın asıl sahibi ile ise “stratejik” (Mustafa Balbay’ın deyimi lie “trajik”) müttefikiz??!

Bu ne biçim devlet aklı ?

Türkiye bir an önce bu AB deli gömleğini yırtmak zorunda.

Yırtacak da..

Aydınları, gazetecileri, komutanları tutsak alınsa da..

Uyanış engellenemeyecek, Türkiye’nin devrimci birikimi ketlenemeyecek;
bu zavallı duvarları yıkıp Atatürk’ün aydınlık antiemperyalist-antikapitalist yolunda ilerleyecek..

Sevgi ve saygı ile.
14.8.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

AB-D Emperyalizmi ve BOP ve de ARAP BAHARI ???

BOP-Büyük Ortadoğu (gerçekte Büyük İsrail-Bİ Planı) veya GOKAP (Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi) 18 Aralık 2010’da Tunus’ta başlatıldı.. Yürüyor.. T.C. Başbakanı RT Erdoğan bu emperyalist yıkıcı kanlı planda Eşbaşkan! İşin acısı, yayımlanan BOP haritalarında Türkiye de parçalanmış görünüyor.. Hedef bu, Türkiye mezbaha koçluğu yaparak kendi infazını hazırlıyor.. Bu meş’um (lanetli) BOP süreci durdurulmak zorunda.. Türkiye bu BOP harakirisi sehpasından indirilmeli.
Ahmet Saltık, www.ahmetsaltik.net 2.8.12
AB-D Emperyalizmi ve BOP ve de ARAP BAHARI ???

En kolay aldatabileceğiniz insanlar, her şeyi bilenlerdir.
Roth BROWN

Değerli arkadaşlar,

AB-D emperyalizmi tarafından 22 ülke için böl ve yönet mantığı ile planlanan ve uygulanan BOP ve de ARAP Baharı projesi ikinci yılına girdi. İlk olarak

18 Aralık 2010’da Tunus’da başlamış daha sonra Mısır, Yemen, Cezayir veÜrdün’e sıçramıştır. Sonra Libya ile devam etmiştir. Bu dönemde, AB-D emperyalizmi tarafından askeri ve ekonomik katkılarla kışkırtılan halk ve paralı askerler tarafından Tunus, Mısır ve Libya gibi ülkelerdeki iktidarlara son verildi.

Tunus’la başlayan, kanlı proje Suriye ile bizim de komşumuz oldu. Irak ve Libya gibi Suriye’nin de bölünmesi gündemde. Yani bölünme sırası bize mi geliyor?

Güya halk hareketi ile yönetimleri devrilen ve hala büyük bir yönetim kaosu yaşayan
bu ülkelerin eski yöneticilerini inceleyecek olursak;

• Tunus’da Zeynel Abidin Bin Ali, 23 yıl iktidarda kaldı. İhtilal sonrası Suudi Arabistan’a kaçan Bin Ali, yanında 1,5 ton altını götürmüş. Kanada’dan Güney Amerika’ya kadar ülkelerdeki mal varlığı araştırılıyormuş. İsviçre hükümeti ise 5 milyar $’lık serveti donduracağını açıklamış.
• Libya’da Muammer Kaddafi, 42 yıl iktidarda kaldı. Kaddafi’nin tüm mal varlığı 168 milyar $ değerindeymiş. Ağustos ayının sonunda Trablus’taki karargahından kaçarken,12 milyar $ nakit para ile 5 milyar $’lık altını yani yaklaşık 17 milyar $’ı, tünellerden Nijer’e kaçırmayı başarmıştı. Bu para şimdi eşi Safiye, kızı Ayşe ve hayatta kalan oğullarının denetiminde. 17 milyar $’ın dışında İspanya, Amerika ve İngiltere’deki banka hesaplarında 70 milyar $’ı bulunuyormuş.
• Mısırda Mubarek El Baraday, iktidarda 30 yıl kaldı. Yaklaşık 67 milyar $’lık serveti ABD ve İsviçre bankalarındaymış. İsviçre hükümeti Mübarek’in mal varlığını donduracağını açıklamış.

Söz konusu ülkelerde, AB-D emperyalizmi tarafından demokrasi gelecek vaadi ile yapılan eylemlerde binlerce masum insan hayatını kaybetti, sağ kalanlar da yerlerinden göç etmek zorunda kaldı. NATO’yu da kullanarak yaptıkları bombalamalar sonucu, kentlerde binlerce konut ve yerleşim yeri yıkıldı. Bakalım, harabeye dönen ve giderek bölünen bu ülkelerde yönetime gelen kişilerle demokrasi oluşabilecek mi? Hep beraber göreceğiz.

Bu aşamada demokrasi getireceğiz yalanı ile büyük hasarlara neden olan AB-D emperyalistlerine sormak gerek :

• 2008’den beri büyük bir ekonomik sıkıntı çeken AB-D emperyalizmi, neden bu dönemde Arap Baharını başlattılar ???
• Onlarca yıl bu ülkelerin liderleri ile ilişkilerini sürdüren AB-D emperyalizmi, acaba çektikleri para sıkıntısını hafifletmek için mi bu yönteme başvurdular ???
• Devirdikleri liderlerin paralarını ne zaman o ülkelere iade edecekler ???
• Yoksa bu paralara el koyup, kendi ihtiyaçları için mi kullanacaklar ???
• Arap Baharı gibi halk devrimleri olarak sunulan eylemlerle, Suudi Arabistan ve
diğer petrol zengini ülkelere de gözdağı verilerek, biriken dolarlarını yalnızca
AB-D ülkelerinde tutmaları için mi uyarılıyorlar ???

Özellikle büyük bir maddi sıkıntı çeken ve yüzlerce bankası batan ABD ile neredeyse Euro’dan vazgeçmeye hazırlanan ve de büyük bir borç krizi ile ekonomik deprem yaşayan
AB ülkeleri için bu hazır paralar bence büyük bir fırsat sayılmalıdır.

Değerli arkadaşlar,

Birilerinin kendi ülkelerini kurtarmak için uyguladıkları emperyal projeler yüzünden,
gerek Libya’daki yatırımlarımızda ve gerekse de Suriye üzerinden yaptığımız ihracatımızda oluşan milyarlarca $’lık zarar, ekonomimizi oldukça sarsacaktır.

Şimdi bu vahşi kapitalistlerin eylem ve projeleri iyi irdelenmeli, dünyamızın mutlu geleceği açısından üst seviyede yorumlanmalıdır. Yani projelerin esas hedefleri iyi algılanmalı ve ona göre önlemler alınmalıdır. Dünya petrol ve doğal gaz rezervini kontrolü altına almak isteyen AB-D emperyalizminin piyonu olmayalım. Aksi halde ulusal çıkarlarımızı korumak için vakit geçmiş olabilir.

Umarım, yöneticilerimiz ve danışmanları, önümüzdeki süreçte güzel ülkemizin mutlu geleceği için AB-D emperyalizminin vahşi çıkarlarına karşı alacakları kararlarda, yukarıdaki uyarılarımızı dikkate alırlar.

Sevgi ve saygılarımla (01.08.2012).

Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

NOT:
AB-D emperyalizmi, demokrasi vaadi ile yaratmış oldukları kaotik ortamda diğer ülkelere de silah satarak köşeyi dönmektedir. Örneğin, ABD bu yıl başta Suudi Arabistan’a 29,4 milyar $, Kuveyt ve Katara da 11,3 milyar $ olmak üzere toplamda 50 milyar $’lık silah satarak rekor kırdı.

Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR