KANAL İSTANBUL’a İmamoğlu’ndan 15 Bilimsel İtiraz

KANAL İSTANBUL’a
İmamoğlu’ndan 15 Bilimsel İtiraz

Site izleyicilerimizin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Ekrem İMAMOĞLU’nun, “KANAL İSTANBUL” hakkında düzenlediği basın toplantısında dile getirdiği itirazlar son derece ciddi ve bilimsel temelli.

– Kimlere ne vaad edilmiş olursa olsun, ne söz verilmiş olursa olsun derhal vazgeçilmelidir.
Bu bir felaket projesidir.
– 16 milyonun seçilmiş tek kamu otoritesi olarak en ciddi 15 tehdidi sıralamak zorundayız.
– Çok önemli madde, susuzluk tehdididir; İstanbul, 8500 yıldır var olan su kaynaklarını yitirecektir. Tek başına bu gerekçe bile öbür 14 gerekçeyi gölgede bırakıyor.. Şu küresel sınma ve susuzluk – kuraklık çağında.. Terkos gölüne karışacak tuzlu su önemli bir ihtimaldir ve sonsuza dek yok olacaktır. Bu kadar basit.. Sazlı dere barajı da devre dışı kalacaktır ki değeri 2 milyar dolar değerindedir. Bu 2 su havzası İstanbul’un su gereksiniminin %30’unu karşılamaktadır. Kanal İstanbul yapılırsa, bu 2 kaynak tümüyle yok olacaktır. Bunu söyleyenler kendini bu işlere adamış bilim uzmanlarıdır. DSİ’ne göre, yeraltı su kaynakları da ciddi tehdit altındadır. İstanbul’un büyük kısmı susuz kalır ve yakın çevrede alternatif su kaynağı da yoktur.
Kanal İstanbul bir İHANET PROJESİDİR, derhal vazgeçilmelidir.
– Kanal İstanbul demek, deprem riskini tetiklemek demektir.
Kanal İstanbul bir CİNAYET PROJESİDİR
…..

Gerçek: 1- Susuzluk
Bilimsel aslı olmayan, vatandaşta korku oluşturmak için yapılan mesnetsiz bir açıklama. 2022 yılında hizmete girmesi planlanan Melen Barajı ile gelecek su İstanbul’un su ihtiyacının tümünü karşılayacak.

İddia: 2- Deprem riski
Küçükçekmece Gölü’nden 3 sığ fay hattı geçiyor. Proje 1., 2. ve 3. derece deprem bölgelerinde kalıyor. 11 km mesafeden Kuzey Anadolu fay hattı, 30 km mesafeden Çınarcık fay hattı geçiyor.

İddia: 3- Doğayı katletmek
Kanal çevresindeki yapılaşma, kısa zamanda sıcaklık-nem-rüzgâr rejimini değiştirerek İstanbul’u bir ısı adasına çevirecek.

Gerçek: 3- Doğayı katletmek
Doğayı katledecek bir çalışma asla yok. Sürüngeninden memelisine, ağacından sulak alanlarına dek hepsi üzerinde ayrı ayrı değerlendirme yapılmıştır.

İddia: 4- İstanbul’un tarihini talan
Küçükçekmece Gölü kıyısında yer alan Bathenoa Antik Kenti, İstanbul’daki ilk yerleşmelerden biri olan Yarımburgaz Mağaraları ve daha bilmediğimiz toprak altındaki nice antik hazineler proje tarafından yutulacak.

Gerçek: 4- İstanbul’un tarihini talan
Tam tersi tarihi yarım adadaki ve Boğaz’daki tarihi eserleri korumaya dayalı bir proje. Tarihi ve insan canını olası tehlikelere karşı korumaya yönelik mükemmel bir tarih projesi.

İddia: 5- 82 milyona en az 110 milyar liralık yeni vergi yükü
Bırakın inşaat maliyetini, özel şahıslara ait mülklerin kamulaştırma bedelleri bile milletin sırtına yüklenecek.

Gerçek: 5- 82 milyona en az 110 milyar liralık yeni vergi yükü
Projenin maliyeti 75 milyar lira. Bu işin farklı finansman yöntemleri var. Vatandaşa vergi ile yapılmayacağı açık bir gerçek.

İddia: 6- İBB’ye 23-35 milyarlık lüzumsuz maliyet
Bakanlığın ilk tahminlerine göre 75 milyar maliyet ve bunun yanı sıra İBB’ye yüklediğiniz 23-35 milyarlık maliyetle bu gereksiz işe kalkıyorsunuz.

Gerçek: 6- İBB’ye 23-35 milyarlık lüzumsuz maliyet
Projeyi lüzumsuz olarak görürseniz yaptığınız her iş lüzumsuz olur. İBB’nin görevi vatandaşa hizmet etmek.

İddia: 7- Gelir rüyası
Gemiler İstanbul Boğazı’ndan bedavaya geçmek varken, neden para vererek Kanal İstanbul’dan geçsin? Hangi akıllı kaptan, kârını düşünen hangi şirket buna evet diyecek?

Gerçek: 7- Gelir rüyası
Bu proje bir gelir kazanmak için yapılmıyor. Şu an Boğaz’dan 50 bin gemi geçiyor, 10 yıl sonra bu rakam 70 binin üzerine çıkacak. Kanal İstanbul yapılmazsa bekleme süresiyle birlikte bunun maliyeti de artacak. Gemiler, kendi rızalarıyla kanaldan geçecekler. Bundan da bir gelir elde edilecek.

İddia: 8- Trafik sıkışıklığı
İnşaatın başlamasıyla TEM ve E-5, sık sık trafiğe kapatılacak. 6-7 yıllık inşaat sürecinden bahsediyorlar. İstanbul trafiğinde yaşanacak problemlerin boyutu belirsiz.

Gerçek: 8- Trafik sıkışıklığı
İstanbulluları trafikte perişan etmeyecek çünkü buraya ek bir nüfus gelmeyecek, İstanbul’da riskli alanlardaki binaların burada kentsel dönüşümüne katkıda bulunulacak, bu da tam tersi trafik sıkışıklığını azaltacak. Mevcut ulaşım sistemi yeni düzenlemeye göre revize edilecek.

İddia: 9- 50 yıllık hafriyat
Kanal inşaatından çıkacak hafriyatın 2 milyar metreküpe ulaşmasını bekliyoruz. İstanbul’un yıllık hafriyat hazmetme kapasitesi 40 milyon metreküp.

Gerçek: 9- 50 yıllık hafriyat
ÇED raporundaki 1.2 milyar metreküp rakamına itibar etmiyor, 2 ile çarpıyor.

İddia: 10- İstanbul’a 1.2 milyonluk yeni nüfus
Kanal İstanbul inşa edildiğinde, yapılacak olan yeni yerleşim birimlerine 1.2 milyon yeni nüfus gelecek. Bu 1.2 milyonla kalmaz. Ben “2 milyon olur bu’ dedim ama beni dinlemediler.

Gerçek: 10- İstanbul’a 1.2 milyonluk yeni nüfus
Bu da yanlış. Kentsel dönüşüme katkıda olacak şekilde 500 bin nüfus olacak. Vatandaşlar buradaki depreme dayanıklı binalarda oturacak.

İddia: 11- 8 milyonluk nüfusu bir adaya hapsetmek
İstanbul Boğazı ile yeni açılacak kanal arasına oluşacak olan adaya, 8 milyonluk bir nüfusun hapsedilmesi gibi bir durum da ortaya çıkıyor. Deprem anında bu nüfusun güvenliğini nasıl sağlayacaksınız?

Gerçek: 11- 8 milyonluk nüfusu bir adaya hapsetmek
Şu anki duruma göre bir depremdeki güvenliği nasıl sağlayacaksa, bunun ondan bir farkı olmayacak, çünkü nüfusta bir değişiklik olmayacak. Nüfus yayılmış olacak daha büyük avantaj getirecek.

İddia: 12- Montrö rüyası
Kanal İstanbul’un yaratacağı denizsel ve karasal etkiler, bizi Montrö dışında 7 tane daha uluslararası sözleşmeyle de bağlıyor.

Gerçek: 12- Montrö rüyası
Montrö, Türkiye için çok önemli ve avantajlar sağlıyor. Montrö’den dolayı bu kanalın olumsuz etkilenme durumu yok çünkü kanaldan geçişler zorunlu değil isteğe bağlı olacak.

İddia: 13- Karadeniz balıklarını yok etmek
Karadeniz’in tuzlu su miktarı artacak ve doğal dengesi bozulacak. Hem Marmara’da hem de Karadeniz’de balık da yok olacak balıkçılık da bitecek.

Gerçek: 13- Karadeniz balıklarını yok etmek
Karadeniz balıkçılığını daha da güçlendirecek. Olası bir deniz kazasına ya da petrolün ve kimyasalın denize karışmasına karşın daha garanti altında balıklar.

İddia: 14- Maneviyatı yok etmek
Mezarlıklar Müdürlüğümüzün verdiği rapora göre; kanal projesiyle Arnavutköy’deki Baklalı, Roman ve Yeniköy mezarlıkları çok net proje alanında kalıyor.

Gerçek: 14- Maneviyatı yok etmek
Manevi açıdan gurur duyulacak bir proje. Geçmişte havalimanı ve köprü projeleri için de aynı şeyler söylemişti. Bunu Bülent Ecevit çok daha önce düşünmüş, Osmanlı düşünmüş, bunlar vizyon projeleri. Bu projeleri yaparken bir takım sıkıntılar varsa gereken tedbirler alınır.

İddia: 15- Bu milleti sevmemek
Milleti sevmemektir. Kendini sevmektir. Kamu adına karar verenlerin önceliği milletin canını, malını, geleceğini korumaktır.

Gerçek: 15- Bu milleti sevmemek
Milleti sevmemek demek olamaz. Bu millete projeleri öncülük eden ülke sevdalısı Cumhurbaşkanı’nın öncülüğünde gelişen bütün projeler millet içindir. Bu proje özetle felaket projesi değil koruma projesidir. Bu projeyi tarafsız ve bilimsel değerlendirip faydalarını görmek gerekir.

Ekrem İmamoğlu’nun Kanal İstanbul yalanlarına 15 maddelik yanıt! İşte o gerçekler

https://www.ahaber.com.tr/galeri/gundem/ekrem-imamoglunun-kanal-istanbul-yalanlarina-15-maddelik-yanit-iste-o-gercekler/31

Bu çok önemli programın izlenmesini ve paylaşılmasını diliyoruz..
İktidar çevresinin dayatma ve inatlaşmayı bırakması gerekmektedir.
Demokrasilerde böylesi bir tutum olamaz.
Erdoğan’ın “siz ne derseniz deyin ne yaparsanız yapın bu Kanal yapılacak..” söylemi Türkiye gibi bir ülkenin Cumhurbaşkanına yakışmamaktadır.
Sağduyu, akıl ve bilim egemen kılınmalıdır.

Erdoğan, artık 40 yıllık siyasetçidir, deneyimlidir, yaşı olgunlaşmıştır; kendisine ve ülkemize yakışan serinkanlı tutumlar sergilemeli ve bir siyaset bilgesi gibi davranmalıdır.

Bu, felakete çağrı ile eşdeğer dönüşümsüz girişimi AKP = Erdoğan mut – la – ka geri çekmelidir.

Sevgi ve saygı ile. 27 Aralık 2019, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir