Raporlar, Sağlık Bakanlığı’nın yorumlarından farklı bir Türkiye’yi yansıtıyor

Raporlar, Sağlık Bakanlığı’nın yorumlarından farklı bir Türkiye’yi yansıtıyor

TTB (Türk Tabipleri Birliği)
http://www.ttb.org.tr/245yhvo 15.11.19

Türkiye sağlık gündemi açısından son derece önemli veriler içeren iki rapor geçtiğimiz günlerde arka arkaya yayımlandı:

  1. 8 Kasım 2019 tarihli “2018 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması
  2. 12 Kasım 2019 tarihli “Sağlık Harcamaları İstatistikleri, 2018

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, bu iki raporda yer alan ve sağlık ortamının içinde bulunduğu durumu gözler önüne seren verilere yönelik değerlendirmesini, 15 Kasım 2019 tarihinde düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyuna sundu.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB Genel Sekreteri Dr. Bülent Nazım Yılmaz ve TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Selma Güngör’ün katıldığı basın toplantısında, raporlardaki verilerin Sağlık Bakanlığı’nın yorumlarından farklı bir Türkiye’yi yansıttığına dikkat çekildi. Basın toplantısında iki ayrı rapora ilişkin olarak özetle şu değerlendirmeler aktarıldı:

Sağlık yatırım harcamaları da vatandaşın cebinden çıkıyor

TÜİK tarafından yayımlanan “Sağlık Harcama İstatistikleri”ne göre Türkiye’de 2018 yılında muayene, ameliyat, ilaç, hastane, aşı vb.’yi içeren cari sağlık harcamalarının %72’si, cari ve yatırım harcamalarından oluşan toplam sağlık harcamalarının ise %70’i kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.

Merkezi ve yerel devlet tarafından yatırım için yapılan harcamaların toplam yatırım harcamaları içindeki payı, 2017’de %80 iken, 2018’de %64’e gerilemiştir. Buna karşın, prim ve cepten ödeme gelirleri üzerinden yapılan yatırım harcamalarının toplam yatırım harcamaları içindeki payı 2017’de % 15 iken, 2018’de yaklaşık 2 katına çıkarak, % 30’a yükselmiştir. Yani, yıllar içinde sağlık yatırım harcamalarında genel ve yerel devlet harcamalarının payı azalmakta, prim ve cepten ödeme gelirleri üzerinden yatırım için yapılan harcamaların payı artmaktadır.

Toplanan sağlık primleri üzerinden, yalnızca SGK tarafından yapılan yatırım harcamaları 2017’de 249 milyon TL’iken, 2018’de 1,523 milyar TL’ye yükselmiştir. SGK’nin tedavi hizmet giderleri için topladığı sağlık prim gelirlerinden 2018’de yatırım harcamaları için kullandığı pay, 2017’ye göre 6 kat artmıştır. Başka bir anlatımla;

  • Hükümet, sağlık hizmetlerinde yatırım harcamalarını da genel bütçe yerine,
    toplayabildiği sağlık sigortası primleriyle gerçekleştirilmektedir.

Değerlendirmenin tam metni için tıklayınız.

Bebek ve çocuk ölümlülüğü bilgileri saklanıyor

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 1968 yılından bu yana her beş yılda bir, başka bir veri kaynağından sağlanamayan pek çok nüfus ve sağlık göstergesine ilişkin bilgi üretmek amacıyla gerçekleştirilen Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’nda (TNSA) son 10 rapordan farklı olarak ilk kez “Bebek ve Çocuk Ölümlülüğü” bilgilerine yer verilmemiştir. Oysa raporun ekleri arasında bulunan soru formundan bu verilerin toplandığı anlaşılmaktadır.

Bebek ve çocuk ölümlülüğü verileri halk sağlığı açısından son derece önemli bilgilerdir. Hiçbir gerekçe, toplanmış olan bu bilgilerin toplumla paylaşılmasını engellememelidir. 2018 yılı TNSA bebek ve çocuk ölümlülüğü bilgileri açıklanmalıdır. Bunun yanı sıra;

  • Türkiye’de aile planlaması gereksinimi karşılanamayan 15-49 yaş evli kadınların oranı 2018 döneminde bir önceki döneme göre 2 katına çıkmıştır.
  • Sezaryenle doğumlar artmıştır. 1998’de %14 olan sezaryenle doğum, 2018’de %52’ye yükselmiştir.
  • Gebelikleri süresince doğum öncesi bakım verilmemiş gebelerin oranı % 62’lik bir artışla; 2013’te %6.2 iken, 2018’de %10’a yükselmiştir.
  • Doğum yapan gebelerden ilk 24 saat içinde doğum sonrası bakım (ilk sağlık kontrolü) alan gebelerin oranı 2013’te % 84’ten 2018’de %71’e gerilemiştir.
  • Yaşlarının gerektirdiği aşıların tümü yapılmış (tam aşılı) çocukların oranında da düşüş yaşanmıştır. 2008’de %77’si, 2013’te %74’ü tam aşılı olan çocukların oranı 2018’de %%67’ye düşmüştür. Anne eğitimi ve hanehalkı eğitimi, refahı azaldıkça tam aşılı çocukların oranı da azalmaktadır.

Sağlıkta Dönüşüm Programı çöktü

Basın toplantısında, var olan bu tablonun, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın çöktüğünün bir başka işareti olduğu belirtilerek;

  • Sorunların çözümü için;
  • herkese parasız, nitelikli,
  • kamusal,
  • bölge ve nüfus temelinde örgütlenmiş,
  • ekip tarafından sunulan,
  • harcamaların genel bütçeden yapıldığı bir sağlık hizmeti sağlanmalıdır.” denildi.

******
TTB değerlendirmesinin tam metni

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir