DONALD J. TRUMP 45. ABD BAŞKANI OLDU

DONALD J. TRUMP 45. ABD BAŞKANI OLDU

portresi, GülümseyenProf. Dr. D. Ali ERCAN

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır.)

Değerli arkadaşlar,

ABD’deki Başkanlık seçimi dolayısıyla bir hafta önce sizlerle paylaştığım iletide şöyle yazmıştım;

“…medyada H. Clinton’a daha çok şans tanınıyor. Ancak bu süre içinde Donald Trump yaklaşık 65 gün aralıklarla Hillary’yi 3 kez yakaladı ve 8 Kasımda da 4. kez yakalama fırsatı geliyor gibi… ” (grafik)

“…Trump ya da Clinton, hangisi Başkan olursa olsun, Türkiye açısından pek fark etmez ama ben, Türkiye’ye büyük zarar veren, Türkiye aleyhtarı Grek-Ermeni-Yahudi lobilerinin yuvalandığı Demokratlar cephesi yerine, Cumhuriyetçileri tercih ediyorum.”

General Election: Trump vs. Clinton Chart

***

Bir siyaset bilimci değilim; ama bütün Dünyayı yanıltan, D. Trump’ı sürekli H. Clinton’un ortalama 5 puvan altında gösteren ‘beslemeli anketler’in yanıltıcı öngörülerine karşın 8 Kasım’da adayların eşitleneceğini öngörmüştüm; Bir örneği yukarıda gösterilen grafikteki ankette olduğu gibi aylardan beri %40-44 arasında oy alacağı kestirilen Trump, seçimde %47,1 oy aldı. Yani hemen tüm anketler %12 yanıldı !..

En çok %5 düzeyinde olması beklenen istatistiksel yanılgı payının bu denli yüksek oranda olması, “biased data” yani hileli veri olasılığını akla getiriyor. Toplam 2,5 milyar doların döndüğü ve bunun çoğunluğunun Demokratlar cephesi tarafından harcandığı ABD seçim kampanyasında anket şirketlerinin beslenmiş olabileceği akla geliyor. %44-48 arasında oy alması beklenen  H. Clinton’ın aldığı sonuç  anketlerde beklendiği gibi çıktı, Clinton %47,7 aldı. Buradaki yanılgı oldukça makul, %3 dolayındadır ve aldıkları toplam oy bakımından iki aday arasındaki fark, kestirdiğim gibi %1 düzeyinde kaldı.

325 milyon üfusu olan ABD’de yaklaşık 240 milyon seçmen var. Bu seçimde kullanılan oylara bakıldığında seçime katılım oranının yaklaşık %53 olduğu görülüyor; “İleri Demokratik bir ülke” diyebilmek için çok düşük bir rakam. Demokrasi değerlendirmesi bakımından 3. sınıf bir ülke sayılan Türkiye’de bile seçime katılım %80 dolayındadır. Kısacası ABD seçmenlerinin dörtte birinin oylarını alan bir kişi, Başkan olabiliyor!

Trump ve Clinton dışında kullanılan oy oranı % 5 dolayında kaldı. ABD genelinde, 50 eyalette alınan halk oylarında (popular votes), her ne kadar H. Clinton önde olsa da, eyalet nüfusuna orantılı sayıda kazanılan seçmen temsilcileri (electoral college) toplamında yitirdi. ABD genelinde 538 kişiden oluşan 2 Meclisteki toplam Temsilci sayısının 306’sını (%57) Cumhuriyetçiler, 232’sini (%43) Demokratlar  kazandılar ve sonuçta ülke genelinde rakibinden 500 binden fazla oy fazla almasına rağmen, Clinton seçimi yitirdi, zafer Trump’ın oldu.

Displaying

Emlak milyarderi (Alman asıllı) Donald John Trump’ın ne askeri, ne idari, hiçbir konuda Devletle ilişiği olmamış. Dünyanın en zengin 400 kişisi arasında sayılıyor. Orta Avrupalı güzel kadınlarla (3 kez) evlenmiş, 5 çocuğu var. Sıradan popülist söylemlerle (Marihuana ve silah serbestisi, yabancı / İslam karşıtlığı, Meksika sınırına duvar...vs) ABD’nin kırsal kesiminde, ortadaki Eyaletlerden puan topladı. Rusya’ya sempatisini saklamıyor (ilk kutlayan Devlet Başkanlarından biri de Putin oldu!) Suriye’de Esad’ı değil, IŞİD’i hedef alıyor; İslama bakışı sanki Hollanda Özgürlük Partisi Başkanı Geert Wilders çizgisinde!?

NATO partnerlerinin (AS: ortaklarının, üyelerinin) katkı paylarını yükseltmeleri gerektiğini söyleyen Trump’ın bu seçim zaferi (AS: utkusu) AB sosyal Demokratları için soğuk bir duş oldu. Avrupa’da olduğu gibi,  Ortadoğu denkleminde de yeni parametreler, yeni girdiler olacak ve ucu kesinlikle Türkiye’ye de dokunacaktır. Bir yandan sıkıntılı, öbür yandan ferahlatıcı gelişmelere hazır olalım…

(Fazla uzatmayayım; Yazılarımı izleyen dostlar, bu paradoksal (AS: çelişkili) gelişimden neyi kastettiğimi anlayacaklardır..)

Sevgilerimle. æ (13.11.2016)

Sn. Ercan’dan ekleme (23.11.2016)   :

Tablo : ABD ve Türkiye Demokrasi karşılaştırması.

Demokrasi Ölçütleri ALMANYA USA TÜRKİYE
1. Nüfusa ve Dünya ortalamasına normalize milli Gelir G 4,00 5,45 0,93
2. Gelir dağılımında adalet göstergesi Gini Katsayısı g 0,31 0,41 0,40
3. Ortalama Eğitim Süresi (yıl) E 8,8 8,9 6,5
4. Demokratik Seçimlere %50 üzerinde katılım Oranı K 0,35 0,05 0,30
F = G x E x K / g 39,7 5,98 4,53
Demokrasi Endeksi   D = 1 – eα F
α = 1/5 *
0,99 0,77 0,68

1.Sınıf…………..D=1,00-0,85
2.Sınıf…………..D=0,85-0,50
3.Sınıf…………..D=0,50-0,00
* serbest parametre…
=======================================
Dostlar,

Sayın Prof. Dr. D. Ali Ercan hocamıza bu irdelemesi için teşekkür ederiz. ABD’de “devlet aklı” (Raison d’etat) kurumlaşmış bir araçtır ve ABD’yi ABD yapan stratejik politik – yönetsel araçların başında gelir. Gelişmekte olan ülkelerin ise bu araç bakımından kurumsallaşmadan çok uzak hatta yoksun oldukları söylenebilir. Acaba Türkiye bu 2 kutubun neresinde yer alıyor?? ABD’de kim Başkan seçilirse seçilsin, oturmuş kurumsal devlet düzenekleri (mekanizmları) aşırılıkları törpüleyecek ve ABD çıkarlarını eniyileştirecek (optimal kılacak) yol ve yöntemler seçilmiş Başkanlara da bir biçimde kabul ettirilerek uygulanacaktır.

Asıl sorun, benzer stratejik araçtan son zamanlarda giderek yoksun kalan / bırakılan Ülkemizin durumudur. Giderek azalan dünya kaynakları üzerindeki egemenlik (hegemonya) savaşları, göz kamaştıran – iştah kabartan petrol ve doğalgaz yatakları nedeniyle Ortadoğu cehenneminde yoğunlaşmakta.

BOP (Büyük Ortadoğu Planı) bir kasırga gibi, el mahkum (!) – dönüşümsüz olarak ABD – AB – İsrail üçlüsü (Troyka) tarafından dayatılmakta. Böylesi kritik bir kesitte, BOP ile parçalanması hedeflenen Türkiye‘de siyasal iktidar, çoğunu kendi yarattığı ağır sorunların altında eziliyor, Başkanlık rejimi ve din devleti kurmaya kilitlenmiş..

Türkiye, bu “yıkıcı karmaşa durumu” ndan (catastrophic chaotic state) hızla çıkmak, çıkarılmak zorunda.. ABD’de seçilen Başkan’ın şu ya da bu göstermelik – görece “olumlu” (?!) yanlarından medet ummayı derhal terkederek..

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi de okumuş birisi olarak çığlığımız budur..

Sevgi ve saygı ile.
14 Kasım 2016, Ankara (Güncelleme : 14 Kasım 2016)

Dr. Ahmet SALTIK
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“DONALD J. TRUMP 45. ABD BAŞKANI OLDU” üzerine bir yorum

  1. Değişimden hiç bir sistem masun değildir. ABD toplumu keskin bir bir çizgi ile karşıt iki blok haline ayrılmış durumdadır; bunun Devlet yönetimine yansı-ma-yacağını söylemek mümkün değildir. AB nin endişesi boşuna değildir…

    Elbette Trump her aklından geçeni, her yapmak istediğini %100 gerçekleştiremeyecektir, ama Küresel ekonominin dörtte birini temsil eden ABD ‘nin iç/dış politikasındaki %10 mertebesinde bir değişiklik bile (kelebek etkisiyle) Küresel ölçekte fırtınalar estirecek güçte olur… Trump-Obama farkını hafife almayalım… Tekrar söylüyorum, iki etkili (çok sıkıntılı ve bir o kadar da ferahlatıcı) gelişmelere hazır olalım… æ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir