Aile Hekimlerinin İşçi Sağlığı ile İlgili Yükümlülükleri

Aile Hekimlerinin İşçi Sağlığı ile İlgili Yükümlülükleri

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yasa ile işçi sağlığının korunması bakımından alınması gereken önlemler çeşitli düzenlemelerle belirlenmiştir. Sektör ayrımı olmaksızın bir (1) ve daha çok çalışanı olan kamu ve özel bütün işyerleri ve tüm çalışanlar bu Yasa kapsamındadır.

Yasaya ve tehlike sınıfına göre ASM ve TSM hekimlerini de ilgilendiren yükümlülükler şunlardır:

  • 01 Ocak 2013 tarihinden başlayarak 1 (bir!) çalışanınız bile olsa Risk Analizi (Risk Değerlendirmesi), Acil Eylem Planı (Acil Durum Planlaması) yaptırmakla yükümlü ve çalışanlarınıza İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi aldırmak zorundasınız. Eğer 50’nin üstünde çalışanınız varsa iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma yükümlülüğünüz var.
  • 01 Ocak 2014’ten başlayarak 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi bulundurma zorunluluğu getirilmiştir.
  • 01 Temmuz 2016 sonrasında ise 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi bulundurma zorunluluğu başlayacaktır.

TBMM’ye verilen “Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 66. maddesiyle kamu kurumları ile 50’den az işçisi olan az tehlikeli işyerlerinde uzman ve hekim çalıştırma zorunluluğu 1 Temmuz 2017 tarihine ertelendi.

6331 sayılı yasa yayımlandığında kamu kurumlarında iş güvenliği profesyoneli görevlendirme zorunluluğu 1 Temmuz 2014’te yürürlüğe girecekti. Ama yapılan düzenlemelerle bu zorunluluk önce 1 Temmuz 2016’ya ertelendi şimdiyse 1 yıl sonrasına bırakılmış oldu.

1 Temmuz 2016 tarihini dikkate alan pek çok kurum iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmesi veya bu konuda hizmet alımı yapmıştı. Kamu kurumlarının ertelemeyle birlikte ödemeler konusunda nasıl bir tavır takınacağı  belirsizken bu durumun işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının mağduriyetlerine yol açabileceği düşünülüyor.

ASM ve TSM’ler tehlikeli sınıfta işyerleridir.
Bu yüzden işçi çalıştıran ASM’lerde 1 Ocak 2014 tarihinden beri iş güvenliği uzmanı ve
işyeri hekimi bulundurma zorunluluğu vardır
.

Yukarıdaki maddelere uyulmadığı takdirde uygulanacak idari cezalar :

İşyerinin risk analizi (risk değerlendirmesi) yapılmamış ise işverene; 3.000 Türk Lirası ve yaptırılmadığı her ay için 4.500 Türk Lirası para cezası, (1 Ocak 2013’ten başlayarak
uygulanmaya başlandığı düşünülürse ödenecek cezalar çok ciddi rakamlara ulaşacaktır.)

İşyerinde gerekli denetim, ölçüm ve araştırmalar yapılmadıysa işverene; 1.500 Türk Lirası para cezası,

Çalışanlarına İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi aldırmayan  işverene, çalışan başına ayrı ayrı 500 Türk Lirası para cezası uygulanacaktır.

Bulundurmadığınız iş güvenliği uzmanı için 5.000 Türk Lirası, İşyeri Hekimi için 5.000 TL para cezası uygulanacak ve bu cezalar, aykırılığın sürdüğü her ay için devam edecektir. (Örneğin 1 yıl süre ile iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurmayan bir işyerine ortalama 120.000 TL
ceza kesilecektir.)

İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin işyeri tehlike sınıflarını incelemek için tıklayınız.

86.21.02 Aile ve toplum sağlığı merkezleri tarafından sağlanan yatılı olmayan genel hekimlik uygulama faaliyetleri (yatılı hastane faaliyetleri ile ebeler, hemşireler ve fizyoterapistlerce gerçekleştirilen paramedikal faaliyetler hariç) Tehlikeli

*6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 6 ve 7. maddeleri ile Yürürlük başlıklı
38. maddesinden kaynaklanan bu zorunlulukta erteleme yapılmıştır.

Meclis’te geçen hafta kabul edilen torba kanun tasarısının 66. maddesi şu şekildedir:

“MADDE 66- 20/6/2012 tarihli ve 633l sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2016” ibaresi “1/7/2017″ şeklinde değiştirilmiştir.”

Bu madde, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi istihdam etmeyi öngören maddenin yürürlüğe gireceği tarihi düzenlemektedir.

Yapılan düzenlemeye göre, tüm kamu kurumları açısından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi istihdam etme zorunluluğu 1 Temmuz 2017’e ertelenmiştir.”

http://www.hekimpostasi.org.tr/2016/10/10/kamuda-uzman-ve-hekim-calistirma-zorunluluguna-bir-yil-erteleme/
================================
Dostlar,

6331 sayılı “İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU” 30/6/2012’de 28339 sayılı RG’de yayımlanmıştı. Öncesinde yaşanan ve Türkiye kamuoyunu isyan ettiren İŞ CİNAYETLERİNİ önleme amaçlı bir sıkıyönetim yasası idi adeta. Ancak yangın sürüyor.. Bu yasayı izleyen 2. yılda 13 Mayıs 2014’te Soma’da 301 emekçiyi sermayenin iktidar destekli sınırsız kâr hırsına kurban verdik. Bu yasanın kimi maddeleri sulandırılarak ötelendi. Son olarak kamu işyerlerinin sağlık – güvenlik uzmanları çalıştırma yükümünün 1 Temmuz 2017’ye ertelendiğini görüyoruz. Yüce Parlamento “gerçekte” çoook meşgul ama nedense özel kesimden veya kamudan Çalışma Bakanlığı eliyle getirilen istemler kolayca gündeme alınabiliyor ve istenen yönde geçirilebiliyor..

Oysa Kamu sektörünün özel sektöre öncü ve örnek olması beklenmez mi?? Balık baştan mı kokuyor?? Kamu kendisi yükümlülükten kaçınca özel sektörde etkili denetim ve yaptırım olanağı da azalıyor.. Sonuçta bedeli gene emekçiler ödüyor kan ve canlarıyla..

Uluslararası yazında (literatürde) buna KAN VE CAN VERGİSİ deniyor.. (ILO kaynakları)
2016 yılı içinde Eylül ayında en az 141, yılın ilk dokuz ayında ise en az 1421 işçi yaşamını yitirdi.. Bu acı rakam, İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi adlı gönüllü sivil kuruluşun erişebildiği.. Acaba Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hangi rakamı veriyor; daha büyük, daha küçük? Güncel olabiliyor mu? Olamıyorsa niçin?? Hep geriden geliyor..

Emekçilerin de siyasal iktidarda hak ettikleri oranda temsil edilmesi durumunda bu olabilir mi?
Emek sendikalarının bu yakıcı sorunda ne gibi çalışmaları var?
Muhalefet bir soru önergesi sunabilir mi TBMM’ye??
*****
Bu tablo sürdürülebilir mi??
Hangi vicdan, hangi hukuk, hangi sermaye ve hangi sermaye güdümlü iktidarla??

Sevgi ve saygı ile.
20 Ekim 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
AÜTF Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Aile Hekimlerinin İşçi Sağlığı ile İlgili Yükümlülükleri” üzerine 3 yorum

  1. aile hekimliği uygulamalarında, bu sistemin Türkiye-ye ilk geldiği sıralarda aile hekimliği uzmanlarının, pratasiyon aile hekimlerinden farklı olarak, aynı zamanda iş yeri hekimliği yapma yetkisinin olduğu söyleniyordu. şimdilerde tamamen bu yok sayılmaktadır.
    iş yeri hekimliğinin ön plana çıkmasının iyi niyet göstergesi olarak değerlendirilmesinin de teyiti olarak, ASM ve TSM-lerde çalışan uzman hekimlerin bu yönde iş gücü olarak değerlendirilmesi uygun değil midir?

  2. sertifika zorunluluğu olmaması ve işyeri hekimliği yapabilme yetkisine sahip olması anlatmak istediğim.

  3. Sayın hocam,
    ASM lerde hepimiz sözleşmeli işcileriz. İşverenimiz Validir. Vali ile sözleşmeli çalıştığımıza göre işveren Vali mi olmaktadır. Yoksa bizi Apartman yöneticisi gibi mi saymaktayız. Ayrıca, ASM kriterlerini oluşturabilmek için hizmet satın alımı usulüyle hizmetli personel ve Hemşirede çalıştırmaktayız ve bunun ücretini sınıflandırma kriterlerinden dolayı ek ödenek ile almaktayız. Bu bizi alt işveren yapar mı. Mevzu bahis cezaların muhatabı ASM hekimleri mi sorumlu, hekim mi, yoksa hemşireler dahil tüm personel midir. Sonuçta hepimiz sözleşme ile işe girdik, aramızda ast üst ilişkisi de yoktur. bu konuda da kafalarımız karışık. bu konuyu ele aldığınız için teşekkürlerimi arz ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir