Şahin Mengü : Anayasa suçu işlenmiştir

Anayasa suçu işlenmiştir

portresiŞahin Mengü
AYDINLIK, 15.10.2016

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ “İstediğiniz kadar yok deyin, fiili başkanlık var” dedi ve bu televizyonlarda yayınlandı.

Çok şikayet ettiğimiz darbeler de, anayasal düzene fiili müdahalelerdir. Bu nedenle Adalet Bakanı’nın bu açıklaması anayasal düzenin fiilen ihlal edildiğinin açık ikrarıdır. Anayasanın bu açık ihlaline neden olanlar Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çoğunluğa sahip fiili durumun yaratılmasına, yani anayasanın ihlaline yardım eden Adalet ve Kalkınma Partisi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunup da bu olayı sessiz bir şekilde seyredip gerekli müdahale ve mücadeleyi yapmayan muhalefet partileridir.

Anayasamıza göre Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim tarzı parlamenter demokratik sistemdir.
Cumhurbaşkanları seçilip göreve başlarlarken, anayasaya bağlı kalacağına, büyük Türk Milleti önünde “namusu ve şerefi” üstüne and içer. Anayasamızın 68. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesine göre siyasi partiler  “Suç işlenmesini” teşvik edemeyecekleri gibi, Siyasi Partiler Yasası’nın 90. maddesi’ne göre, siyasi partiler, Anayasaya ve Siyasi Partiler Kanununa aykırı faaliyette bulunamazlar.

Gerek anayasa koyucunun ve gerekse kanun koyucunun yukarıda belirttiğimiz Anayasa ve yasa hükümlerini koymasının sebebi, çoğunluğun diktasını önlemek içindir. İktidar kötü niyetle kullanılırsa, tek başına anayasayı ihlal için elverişli vasıtadır. Adalet Bakanı’nın bu açıklaması Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin müştereken bilerek ve isteyerek anayasayı ihlal ettiklerinin açık ikrarıdır. Bu anayasayı korumak tüm ülke vatandaşları için bir görevdir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tüm üyeleri bu anayasaya sadakat gösterecekleri konusunda and içmişlerdir. Mecliste bulunan muhalefet partileri Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olduğu andan başlayarak, Adalet Bakanı’nın söylediği gibi fiili başkan gibi hareket etmesini sessiz bir sinema seyircisi gibi izlemektedirler. Anayasaya aykırı olarak yaratılan bu fiili başkanlık sistemine karşı en ufak bir tepki vermemişlerdir.

Fiili başkanlık yapan Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üstüne kaçak saraya gitmişlerdir.
Hiçbirisinin aklına “Seni muhatap kabul etmemiz için Anayasal sınırlara çekilmen gerekir.” demek gelmemiştir. Büyük açık hava toplantıları düzenleyip, halkı bu yolda bilinçlendirmeye ne akılları ermiş ne de toplumun desteğini alacak siyasal liderliği ortaya koyabilmişlerdir.

12 EYLÜL’DEN FARKI NE!

12 Eylül’ün, sonradan yargıladığınız generalleri de fiili durum yaratarak Anayasa’nın belli maddelerini yürürlükten kaldırmışlardı. Hatırlayın o günleri, generaller; bizim söylediklerimizle Anayasa çelişirse anayasa bu yönde değişmiştir. diyorlardı. Bu söylemle “Biz fiili başkanlık yarattık” demek arasında ne fark var. Bugün de Adalet Bakanı’nın açıkça ikrar ettiği gibi, anayasanın belli maddeleri fiilen yürürlükten kaldırılmış durumdadır. Bu açık suç ikrarına rağmen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın kendisinin harekete geçmeye niyeti olmadığı anlaşılmaktadır. O zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partiler bu konuda, bu açık suç ikrarını işaret ederek Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kapatılması için dava açılmasını isteyebilirler.

Görünen köye kılavuz istemez, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bugüne kadarki tutum ve davranışından bu davayı açmayacağı anlaşılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekçeleriyle beraber, başvuru yapan siyasi partiye niçin bu davayı açmayacağını bildirecektir. Bu bildirimden sonra da başvuruyu yapan siyasi parti, Siyasi Partiler Yasası’nın 99. maddesinde belirtilen “Yasakları İnceleme Kuruluna” başvurabilir.

Elbette bu yazdıklarımın olabilmesi için, bu anayasa ihlaline karşı demokratik hakların kullanılabilmesi veya yasal yollara başvurulabilmesi için önce Atatürk’ün kurduğu bu demokratik laik cumhuriyete aşk ile bağlı olmak ve sonra da siyasal liderlik ve siyasal bilincin olması gerekir.

====================================

Dostlar,

Önce bir düzeltme yapmak zorudayız. Türk Ceza Yasasında ve ceza hükümleri içeren herhangi bir yasamızda “Anayasa suçu” diye bir suç tanımı yoktur. Bilindiği gibi suçlar ve cezalar ancak yasalarla konurlar (Anayasa md. 38/1 ve 38/3). Dolayısıyla, kıdemli ve yetkin hukukçu, avukat Sn. Şahin Mengü elbette bu hususu bilmekle birlikte, kamuoyunda daha kolay anlaşılsın diye yaygın yanlışa başvurmuştur. Yine de biz hukuksal olarak doğrusunun kullanılarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinden yanayız. Hukuka uygun terim “Anayasayı ihlal” suçudur.. Türk Ceza Yasası’nn 309. maddesinde bu suç ve yaptırımı düzenlenmiştir..

AKP’nin Adalet Bakanlığı’na getirmek için çok aradığı kesin olan ve kadrosundaki en yetkin hukuçu (!) Bekir Bozdağ çam devirmelerini sürdürüyor.. Geçtiğimiz günlerde de OHAL dönemlerinde Anayasa’nın kendisine aykırı düzenlemeler yapılmasına elverdiğini buyurmuşlardı. Bu gafı sitemizde kapsamlı olarak irdelemiştik :

Ne denli işletilebilir bilemiyoruz ama, kanımızca, Cumhuriyet Başsavcılığı’na yurttaşlar da AKP’nin kapatılması için dava açılması istemiyle başvurabilirler. Bu istemin yazılı olarak gerekçeli reddinin ardından, başkaca hukuksal yol kalmadığından, Anayasa md. 148/3 uyarınca Bireysel Başvuru Hakkını kullanabilir. Bu seçeneğin de tartışılmasında yarar var.

Sevgi ve saygı ile.
15 Ekim 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir