Ali SİRMEN : ‘Anayasa benim!’

‘Anayasa benim!’

Ali Sirmen
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararına, saygı duymadığını ve uymayacağını söyledi. Bununla da yetinmeyip daha ileri giderek şunları da sözlerine ekledi:

Aslında onlarla ilgili kararı veren mahkeme kararında direnebilirdi. Eğer direnmiş olsaydı AYM kararı boşa çıkacaktı…

Hemen belirteyim, söz konusu karara Cumhurbaşkanı’nın uyup uymamasının kıymeti harbiyesi yok. Çünkü AYM verdiği ihlali tespit kararıyla, Cumhurbaşkanı’na bir yükümlülük yüklemiyor. Yalnzca, ihlali yapan yargı merciine bu ihlali giderme yükümlülüğünü getiriyor ki, o da bunun gereğini, tahliye kararı vererek, yerine getirmiştir.

AYM’nin kararının davanın esasına ilişkin olmadığı hususu da doğrudur ve mahkemenin Sayın Başkanı Zühtü Arslan da bu noktanın altını çizmiştir. Sayın Arslan’ın da belirttiği gibi AYM’ye bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin olağan kanun yollarında giderilmemesi halinde, ikincil nitelikte bir başvuru yoludur. Yoksa bu başvurularda bozma ya da onama gibi kararlar verilmemektedir. Yapılan sadece hak ihlali olup olmadığının tespiti ve var ise, derece mahkemesine bunun giderilmesini bildirmekten ibarettir.
***
Burada asıl üzerinde durulması gereken husus, derece mahkemesinin bu karara uyma zorunluluğudur. Bu konuda anayasanın 153. maddesi açıktır. Söz konusu maddenin son fıkrası aynen şöyle der:
“Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama,yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.”
Söz 153. maddeden açılmışken yandaş takımının AYM’ye yönelttiği bir haksız eleştiriye de değinmek gerek. Yandaşlar korosu, AYM’nin verdiği kararı, gerekçesini yazmadan açıklayarak, 153. maddeyi ihlal ettiği için eleştiriyor.
Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili karar bir iptal kararı olmadığına göre, “İptal Kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz” diyen 153/1’e aykırılık söz konusu değildir. Peki, acaba Recep Tayyip Erdoğan’ın, AYM’nin kararlarına uyması gerekenleri uymamaya teşvik yetkisi var mıdır?
Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri ile ilgili olan anayasanın 104. maddesi şöyle der:

“Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve TürkMilleti’nin birliğini temsil eder. Anayasanın Uygulanmasını, Devletin organlarının düzenli çalışmasını gözetir.”

Demek ki Tayyip Bey 153. maddeye göre, AYM kararlarına uyulmasını gözetmek durumundadır, uyulmamasını tavsiye etmek durumunda değil. Nitekim, Tayyip Bey 2014 Mart’ında, daha henüz Başbakan olduğu sırada, Twitter yasağı ile ilgili olarak, hiç de hoşuna gitmeyen AYM kararına saygı duymadığını ama uymak zorunda olduklarını söylerken anayasanın 153. maddesine uygun davranmıştır. Gelin görün ki, aradan geçen 2 yılda Tayyip Bey 153. maddeye uymak zorunda olmadığını düşünebildiği gibi yargıya da uymaması yolunda tavsiyede bulunabilmektedir.
***
Tayyip Bey acaba bu cesareti nereden alıyor?
Yasalara ve anayasaya bakmayın! Oralarda, anayasaya uymama ve başkalarını da böyle bir eyleme teşvik etme yetkisi veren bir hüküm yok. Tam tersine 104. madde ona anayasaya uyulmasını gözetme görevini vermiştir.

“Hiçbir kimse veya organ kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisini kullanamaz” diyen ve egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu söyleyen anayasanın 6. maddesine göre, Tayyip Bey bu davranışıyla milletin egemenlik hakkını gasp etmektedir.

  • Tayyip Bey’i anayasaya uydurmak mümkün olmadığına göre, bu durumu gidermenin
    tek yolu, anayasal bir düzenleme ile Tayyip Bey’in iradesini anayasa yerine ikame etmektir.


    Böylelikle Tayyip Bey’e “Yasa da anayasa da milli irade de benim!” demek olanağı sağlanmış, keyfiliğe de ileri demokrasi demenin yolu açılmış olur.
    Meclis’te hazırlatılmak istenen yeni anayasanın hikmeti vücudu da budur.================================Teşekkürler üstad Ali Sirmen…
    Ekleyecek bir şey yok..

    Sevgi ve saygı ile.
    04 Mart 2016, Ankara


    Dr. Ahmet SALTIK
    www.ahmetsaltik.net
    profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir