AK Parti nasıl kazandı?

AK Parti nasıl kazandı?

portresi2

Ahmet HAKAN

Hürriyet, 02.11.2015
-7 Haziran’da muhalefete %60 oy veren ahalimiz, “%60 oy verdik,
elinize yüzünüze bulaştırdınız, bir hükümet kuramadınız” diyerek…

AK Parti’ye yöneldi.
*
– “Hükümet kurulamıyor, her şey daha kötüye gidiyor, bir kaos ortamı oluştu” duygusu, halkımızda ağır bastı. Bu nedenle AK Parti’ye yöneldi.
*
– AK Parti’nin milliyetçi söylemi ve MHP’nin kendisini doğru dürüst izah edememesi… MHP seçmenini etkiledi. Oylar MHP’den AK Parti’ye yöneldi.
*
– Saadet Partisi ile Büyük Birlik Partisi ittifakının oyları, olduğu gibi AK Parti’ye aktı. AK Parti’nin alttan alta işlediği dini kampanya çok etkili oldu.
*
– 7 Haziran’dan sonra PKK’nın şiddete başvurması, HDP’nin de bu şiddete net ve sert bir şekilde itiraz etmemesi… Kürtlerin bir kısmının AK Parti’ye yönelmesine yol açtı.
*
– Muhalefet aşırı tembel, AK Parti ise aşırı çalışkandı… Ahmet Davutoğlu karınca gibi çalıştı. Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu ve Selahattin Demirtaş ise çalışkanlıkta Davutoğlu’nun gerisinde kaldı.
*
– Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanlara çıkmadı… 7 Haziran’dan önce olduğu gibi “4 yüz milletvekili” ya da “başkanlık sistemi” tartışması başlatmadı.
AK Parti, bu durumdan da olumlu yararlandı.
*
– İşini kaybetmek istemeyen, ekonominin daha da kötüleşmesinden endişe duyan, doların yükselmesinden kaygılanan seçmen, “istikrar” adlı büyülü kavramın peşine düştü.
– AK Parti ağır ve devasa propaganda makinesini kusursuz bir şekilde çalıştırdı: Devlet aygıtı olduğu gibi AK Parti’den yana oldu.

BU KADARINI NE DAVUTOĞLU NE ERDOĞAN BEKLİYORDU

SİZE bir şey söyleyeyim mi? Bu kadarını…Ne Davutoğlu ne Erdoğan bekliyordu. Ne AK Partililer bekliyordu ne araştırmacılar. Ne kamuoyu bekliyordu ne medya… 43 bekleniyordu. 44 olabilir deniyordu. Tek başına iktidarın biraz altı bekleniyordu. Kıl payı tek başına iktidar bekleniyordu.
Ama %50 beklenmiyordu.

ŞİMDİ NE OLABİLİR??

BAŞKANLIK sistemi defterinin yeniden açılmasını bekleyebiliriz.
-Ahmet Davutoğlu’nun daha özgüvenli bir lider haline gelmesini bekleyebiliriz.
-MHP’de deprem bekleyebiliriz.
-HDP’de iç tartışmalar bekleyebiliriz.
-CHP’de değişim rüzgârları beklenebilir.

RADİKAL BİR YAKLAŞIMIM VAR

BUNDAN sonrası için…Benim yaklaşımım, biraz radikal.Ben diyorum ki…
– MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Ben başaramadım” diyerek istifa etmeli.
– CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Ben ne yaparsam yapayım partimin oylarını arttıramıyorum” diyerek istifa etmeli.
– HDP’nin eşbaşkanları Demirtaş ve Yüksekdağ, özeleştirilerini vermeli… Gerekirse “Biz yükselttiğimiz oyları düşürdük” diyerek bırakmalı.
– Kısacası… Yapamayanlar gitmeli… Yapabilecekler gelmeli.

KAZANANLAR 

– AHMET Davutoğlu…
– Tayyip Erdoğan….
“İstikrar” vurgusu…
– Devlet makinesi…

KAYBEDENLER

DEVLET Bahçeli…
– Demirtaş/Yüksekdağ…
– Kemal Kılıçdaroğlu…
– Araştırma şirketleri..
==============================

Dostlar,

Seçim sonrası erken dönem hatta akut yorumlardan biri de Ahmet Hakan’ın yukarıda yazdığı içerikte… Kuşkusuz bu “şok” tablosu atlatıldıkça -ki hızla geçirilmelidir- travma sonrası daha gerçekçi, serinkanlı çözümlemelere gereksinim ivedidir.

Durum ciddidir, çoook ciddidir.

2023 hedefleri olarak “Anadolu Federe İslam Devleti” ni örtük / açık gündem olarak koyan tutkun ve kararlı bir siyasal kadro, 13 yıldır bu doğrultuda yapageldiği köktenci girişimlere ek olarak bir 4 yıl daha süre, “altın fırsat” kazanmıştır.. Hem de 317 vekille.. TBMM Başkanlığını alacaktır, Cumhurbaşkanlığı bu kadronun elindedir ve tüm devlet bürokrasisi kapıcısına dek yıllardır AKP’nin mutlak buyruğundadır.

2019’un 10 Ağustos’unda AKP 26. dönem TBMM’de tek başına hükümet iken Cumhurbaşkanlığı seçimine gidilecektir.. Bu çok büyük bir avantajdır
Tayyip bey ve AKP için; eğer bu arada BAŞKANLIK REJİMİ’ne geçilmemiş olursa..

Bu da çok zor görünmüyor. MHP hemen her yerde beklenmedik / beklenen destekler verebilir AKP’ye geçmişte olduğu üzere.. 317 + 40 = 357 ile Anaysa 330 oyla değiştirilir ve halk oylamasına gidilir ve bir biçimde “halledilir”.. Erdoğan Cumhur’u nasılsa o yüksek ikna gücüyle ikna eder…

HDP bile kimi “orta boy – irice ödünlerle” Tayyip Beyin Başkanlık özlemine sıcak bakabilir.. Anayasa değişikliği oylaması gizli yapılacağından (Anayasa md. 175), CHP ve öbür muhalefet vekilleri gizli oylamada ne yapar, bilinmez..

2015-19 arası 4 yılda 26. TBMM’de zaman, AKP – RTE tarafından özellikle hızlandırılacaktır. Cumhuriyetin kazanımlarından geriye ne kaldı ise,
2023’e dek “aşamalı halletme” yerine, ne olur ne olmaz kaygısıyla “hızlandırarak halletme” yöntemine başvurulacaktır.

Dileriz zaman bizi yanıltır; AKP – RTE Devlet aklıyla ılımlılaşır!?..

Sonuç olarak; 7 Haziran’dan bu yanan AKP – RTE tarafından özel yöntemlerle terbiye edilen Cumhur’un 1 Kasım 2015 seçiminde koyduğu iradesi,
AKP’yi iktidara tek başına getirdiğinden, bu kez RTE – AKP tarafından
uygun bulunmuştur..

Egemenlik bağsız koşulsuz AKP – RTE’nindir.

Türkiye’nin tersyüz edilmiş hazin ve çıplak siyasal gerçeği budur!

Gelişmeler, geçen ay AKP’lilerce adamakıllı dövülerek iyice sersemletilen Ahmet Hakan’ın magazin basını biçemiyle (üslubuyla) açıklanacak ölçüde yalın değildir; tersine çok boyutludur ve asla sığ değildir.

Türkiye’nin Cumhuriyetçi aydınlarına, uluslararası topluma ve Tarihe
kaygı ile sunarız..

“Cumhuriyet yaşasın” diyen başta AKP’liler olmak üzere tüm yurttaşlara da..

Sevgi ve saygı ile.
02 Kasım 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir