YÜZ YILLIK ERMENİ YALANI BİTİRİLMİŞTİR; hiç abartı yok gerçek budur


YÜZ YILLIK ERMENİ YALANI BİTİRİLMİŞTİR;
hiç abartı yok gerçek budur!

24 Ekim 2015 06:10 tarihinde Tuncay Erciyes <tuncayerciyes@gmail.com> yazdı:

Değerli Dostlarım,

ERMENİ tarafının AVUKATLARI Robertson ve  Cooley’in izinden giden
Prof. BASKIN ORAN,
“AİHM kararı ‘1915 soykırım değildir’ DEMİYOR. Perinçek’in ‘1915 soykırım değildir’ demesini mahkum etmek ifade özgürlüğünün ihlalidir, DİYOR” şeklinde açıklama yaparak kararı, düşünceyi ifade etmenin suç olmadığının AİHM’nce onaylanmasından ibaret, görüyor ve göstermek istiyor. 
Doğru, Mahkeme, ‘1915 soykırım değildir’ DEMİYOR ama Kararda,
“Ermeni soykırımı vardır. Ama Düşünce özgürlüğüne saygı gereği insanların ‘yoktur, yalandır’ deme özgürlüğü de vardır” da DENMİYOR.
Üstelik Kararın gerekçesinde, “Ermeni soykırımı iddialarının kanıtlanmamış olduğu ve 1915 olaylarının Yahudi soykırımına benzemediği” gerçeği vurgulanıyor.

Bu takım öncelikle şu soruya yanıt vermelidir;

– Eğer AİHM kararının gerekçesinde, “Ermeni soykırımı iddialarının kanıtlanmamış olduğu ve 1915 olaylarının Yahudi soykırımına benzemediği” gerçeği yerine “1915 OLAYLARI Yahudi Soykırımı gibi inkarı mümkün olmayan bir SOYKIRIMDIR.” denseydi, bu durumda, Perinçek’in “Ermeni Soykırımı EMPERYALİST bir YALANDIR” sözü, YİNE DE düşünceyi ifade etme özgürlüğü olarak kabul edilir ve Perincek’in beraatine karar verilir miydi?

Yanıt hiç kuşkusuz HAYIR’dır. Kararın 0’a karşı 17 değil de 7’ye karşı 10 ile alınması bunun önemli bir kanıtıdır. Çünkü her türlü ideoloji ve düşüncenin özgürce ifade edilmesine izin verilen Avrupa Topluluğunun en yüksek mahkemesinin yargıçlarının, DÜŞÜNCELERİN SANSÜRLENMESİNİ SAVUNAN ve düşüncelerin açıklanmasını SUÇ sayan ORTAÇAĞ kafalı yobazlar olması mümkün değildir. Eğer Yargıçlar, Baskın Oran’ın iddia ettiği gibi, Perinçek’in sözlerini YALNIZCA düşünceyi ifade etme özgürlüğu açısından inceleselerdi, karşı oy kullanan 7 Yargıç da öbür10 yargıç gibi Perincek’in aklanaması yönünde oy kullanır ve Perincek 0’a karşı 17 oyla aklanırdı. Demek ki red oyu veren
7 yargıç, 1915 olaylarını, Yahudi Soykırımı gibi inkarı mümkün olmayan bir Soykırım olarak gördükleri için, Perincek’in cezalandırılmasını istemişlerdir. Eğer öncelikleri, düşünceyi ifade özgürlüğü ilkesine  uymak olsaydı,
Perincek’in aksi yönde bir tez savunmasını SUÇ OLARAK GÖRMEZLER ve düşünceyi suç saymayan 10 yargıç gibi oy kullanırlar, Perinçek de 0’a karşı
17 oyla beraat ederdi.

Tersten söyleyecek olursak, eğer beraat yönünde oy kullanan 10 yargıç da
1915 olaylarını, Yahudi Soykırımı gibi, aksi iddia edilemez bir Soykırım olarak görseydi, “Ermeni Soykırımı EMPERYALİST bir YALANDIR” sözünü,
düşünceyi açıklama özgürlüğü olarak göremezler ve Perinçek’in 17’ye karşı 0 oyla cezalandırılmasına karar verilirdi.

Demek ki Perincek’in aklanmasının esas nedeni AİHM’nin 10 yargıcının,
1915 olaylarını, Yahudi Soykırımı gibi aksi iddia edilemez bir Soykırım olarak KABUL ETMEMELERİDİR.
AİHM’NİN Perinçek’i aklayan kararının gerekçesinde,
“Ermeni soykırımı” iddialarının kanıtlanmamış olduğu ve 1915 olaylarının Yahudi soykırıma benzemediğinin vurgulanması bu nedenledir.

Benim gibi Kimya eğitimi almış bir insan kararı doğru yorumluyor da
siyasal bilimlerde Prof. ünvanı olan BASKIN ORAN NİÇİN YANLIŞ YORUMLUYOR, düşünülmeye değer!!

YÜZ YILLIK ERMENİ YALANI BİTİRİLMİŞTİR!

Hiç abartı yok,. gerçek budur. Ermeni lobisi yıllardır verdiği mücadeleyi KAYBETMİŞTİR. Çünkü Perinçek davası kararı, demokrasi ile yönetilen
bütün Devletler ve mahkemeleri için İÇTİHAT niteliğindedir. Ermeni tarafının Avukatları Robertson ve  Cooley ile onlarla aynı tezi savunan Prof. BASKIN ORAN, kararı istedikleri kadar evirip çevirsinler, AİHM’nin aldığı bu karardan sonra Ermeni lobisi hiçbir ülke Parlamentosuna, “ERMENİLERE SOYKIRIM YAPILMIŞTIR” iddiasını, tartışılamaz ve aksi iddia edilemez bir DOGMA olarak  kabul ettiremez. AİHM’nin bu kararı, İsviçre dahil kimi devletlerin,

“Ermeni Soykırımı vardır. ‘Yoktur’ diyenler suç işler” şeklinde aldıkları kararların
ÇÖPE ATILMASIDIR.

Robertson ve  Cooley’i anlıyorum. Sonunda parayla tutulmuş avukatlar.
Ama Baskın ORAN’ın AİHM kararını yanlış ve tarafgir yorumlamasının
özürü yok. Kendisini KINIYORUM. Eğer siz de aynı fikirde iseniz,
bu yazıyı paylaşmanızdan memnun olurum.

Saygılarımla. 24.10.2015
Tuncay Erciyes

============================

Dostlar,

Sayın Tuncay Erciyes’in yukarıdaki yazısını, içeriğini paylaşarak ilgi ve bilginize sunuyoruz.

Hep yazdık, bir kez daha belirtelim :

Kararın İngilizce metninde yer alan “denial, to deny” sözcüğü Türkçemize “inkâr” olarak yanlış çevrilmektedir. Biz bu sözcüğün karşılığını “inkâr – yadsıma” yerine, öbür anlamı da olan “reddetme” olarak kullanmalıyız.

Ermeni tarafı, 1915 olaylarını “verili bir soykırım gerçeği” (!) olarak dayatmak istediği için, karşıt görüşleri bütünüyle “yadısma – inkâr” olarak toptancı biçimde nitelemektedir.

Oysa bizim konumumuz açısından üzerimize atılı bir suç / iftira söz konusu olup, bu çamuru “reddetmemiz” söz konusudur ve bu bizim doğal hakkımızdır.

“Yadsıma – inkâr” sözcüğü kullanılırsa, Ermeni tezleri kurgulu retorik tuzağa düşülerek güçlendirilmiş olur ve varolan bir gerçeği bizim “yadsıdığımız – inkâr ettiğimiz” yargısına varılabilir. Oysa semantik yanılgıya düşmeden seçilecek sözcük “reddetme” dir.

Özen gösterilmesi bizce çok yerinde olur…

Sevgi ve saygı ile.
24 Ekim 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir