Elektirik kesintisi Sabotaj !…


Sabotaj !…

portresi

Lütfü Kırayoğlu 
Elektirik Mühendisi
ADD GYK Üyesi

 

Ülkemiz 31 Mart 2015 Salı günü karanlığa büründü.
Ekonominin yanında sosyal ve siyasal yaşam durdu.
Fabrikalar, hastaneler, trenler, asansörler, okullar, bankalar, çarşılar çalışmadı. Buzhanelerdeki meyvelerin, etlerin bozulma tehlikesi belirdi.
Haberleşme sistemi aksadı. Aklınıza gelebilecek her alanda yaşam felce uğradı.

Uğranan ekonomik kaybın haddi-hesabı yok. Doğrudan zararlar dışında, etkileri
daha sonra ortaya çıkacak dolaylı zararlar hiç hesap edilemeyecek. Kaçırılan uçaklar, yapılamayan ameliyatlar, yetiştirilemeyen ya da iptal edilen siparişler, tıkanan trafikte boşa harcanan zaman ve yakılan akaryakıt. Karaborsa satılan yedek aydınlatma gereçleri vb… Hepsi zarar hanesinde.

Bu çapta bir kaos bugüne dek Dünyanın hiçbir ülkesinde görülmedi.

Bu düpedüz bir sabotajdır.

Sabotaj illa ki bir üretim aracını bir kişinin kasıtlı olarak tahrip etmesiyle yapılmaz.
Yıllar süren “düşünsel sabotajın” 31 Mart 2015 tarihinde ortaya çıkmasıdır.
12 Eylül döneminde başlayan özel-leş-tirme masallarının
AKP döneminde hayata geçirilmesi ile sabotaj gerçekleşmiştir.

Elektrik enerjisi doğası gereği üretildiği anda tüketilmesi gereken bir üründür.
Bu nedenle tek elden ve kamu tarafından yönetilmelidir. Kamusal bir hizmettir;
piyasa malı olamaz. Yüzlerce üretim tesisinden hangisinin ne zaman devreye gireceği,
ya da ne zaman devreden çıkarılacağı tek elden yönetilmelidir. Bu işlemlerden herhangi birinin aksaması halinde sistem iskambilden bir şato gibi bir anda çöker;
moda deyimiyle domino etkisi yaratılır.

Özelleştirmeler sonrası üretim tesislerini ellerinde tutan enerji patronları,
sebze haline domates getiren kabzımallar gibi mal girişini kısarak,
domates fiyatlarını yükselten karaborsacılar gibi davranmışlardır.
Bu çapta olmasa bile bu kesinti ilk değildir.
1 Temmuz 2006’da bir kez daha yaşanmış ve o zaman da Batı Anadolu’nun büyük bir kısmı karanlığa gömülmüştür. O dönemde de işbaşında olan AKP iktidarı bu olaydan
ders çıkartacağına, özelleştirmeyi hızlandırmış enerji üretim ve dağıtım tesisleri havuzculara, “milletin a…na koyan” patronlara teslim edilmiştir.

Dokuz yıl önceki kesintiden sonra enerji patronları “yaptık, yine yaparız” diyebilmişlerdir. O dönemde çöken sistemi, saatler sonra Muğla’da bulunan 3 santral ayağa kaldırmıştı.
Ne yazık ki, işçilerin büyük direnişine karşın, Yatağan başta olmak üzere
o 3 santral de satılmıştır.

Büyük kesinti ile ilgili tam bir “yalan rüzgârı” estirilmiş, birbirini tutmayan açıklamalarla kamuoyu yanıltılmış, verilen bilgilerin hiçbiri tek başına olayı açıklamaya yetmemiştir. Bağımsız kuruluşlar nedeni açıklasa bile iktidarın bu olayın nedenini açıklamaya
gücü yetmeyecektir.

Olay tam bir şalter indirmedir.

Sendikalar ve Toplu İş Yasası enerji üretim ve dağıtımında her türlü grev ve lokavtı,
yani şalter indirmeyi yasaklamasına karşın enerji patronları şalter indirmiş ve
yüksek kapasiteli bir tesisin üretimden çıkması ile kriz yönetilemeyerek
içinden çıkılmaz bir hal almıştır.

Özelleştirme politikaları nedeni ile bir kısmı istifa ve transferler nedeniyle,
bir kısmı görevden alma ve emeklilik nedeniyle görevlerinden uzaklaştırılan deneyimli kadroların olmayışı, krizin daha da büyümesine ve 12 saate ulaşan kesintilere
neden olmuştur.

Özelleştirmeler başlarken “karanlıkta kalırsınız, haberleşemezsiniz” uyarıları da
gerçek oldu. Kesinti uzayınca bir süre sonra baz istasyonlarındaki akü desteği tükendi
ve cep telefonları ile görüşmeler de aksadı.

Enerji üretimindeki piyasacı yöntem bu türden yeni olaylara gebedir.

Derhal kamulaştırmaya dönülmelidir.

Ne var ki gerek bakım ve yeni yatırımlar açısından, gerekse yetişmiş teknik eleman açısından o hasar o kadar büyüktür ki, bu an bile yanlıştan dönülse sistemin yeniden oturabilmesi yıllar alacaktır.

Özelleştirme yasaları çıkarılırken “son sosyalist devleti yıktık” deyip şampanya patlatanlar ve onların ardılları, sonuçta birkaç saniye içinde ekonomiyi çökertmişlerdir.
İktidarları da çöken ekonominin altında kalacaktır.

======================================

Dostlar,

ADD GYK üyesi dostumuz Sayın Lütfü Kırayoğlu’nun nefis yazısını aydınlanarak paylaştık.. Kendisine teşekkür eder ve önerilerine katılırken;

AKP iktidarının becerisksizliklerinin ağır bir örneğini ve ülkemize yaşattığı sefaleti izliyoruz.. Bu kadrolardan bir an önce kurtulmadıkça daha ağır faturalar bizleri bekliyor
ne yazık ki..

Sevgi ve saygı ile.
01.04.2015, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Elektirik kesintisi Sabotaj !…” üzerine bir yorum

  1. Değerli arkadaşlar,

    ADD GYK Üyesi, Elektrik Mühendisi Lütfü Kırayoğlu’nun Türkiye’de yaşanan son elektrik kesintisiyle ilgili makalesini beğeniyle okudum. Sayın Kırayoğlu Elektrikle “oyun” oynanamayacağını, Halka Enerji temini meselesinin aynen eğitim sağlık ve güvenlik gibi Devletin ana görevlerinden biri olduğunu hatırlatıyor.

    “Nükleer santrallara da çok ihtiyacımız var..” mesajını vermek için de ortam yaratılıyor olabilir..

    Kırayoğlu’yu tebrik ediyor ve yazısını paylaşıyorum.

    Sevgilerimle.
    01.04.2015

    Prof. Dr. D. Ali Ercan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir