Prof. ÖRSAN K. ÖYMEN : Türban fetişizmi

Türban fetişizmi

PORTRESİ

ÖRSAN K. ÖYMEN
AYDINLIK, 9.10.14

AKP türbanı 18 yaş altı okullara da soktu!
Öğrenciler şaşkın, veliler şaşkın, muhalefetteki siyasetçiler, medya, eğitimciler
büyük ölçüde tepkisiz.
Sanki olağan ve rutin bir uygulama gerçekleşmiş gibi herkes edilgen bir biçimde
olup bitenleri seyrediyor.

“AKP, Orta Doğu’daki gelişmeleri unutturmak için bu uygulamayı devreye soktu” diyerek bu sorunu görmezden gelemeyiz. AKP, Orta Doğu’daki yoğun gündemi
fırsat bilerek bu uygulamayı devreye sokmuştur.

Türkiye’de bir türban sorunu vardır.
Ancak bu sorun kimilerinin sandığı gibi salt türbanın belli kurumlarda yasaklanmış olmasıyla ilgili bir sorun değildir. Asıl sorun türbanın bu derece yaygınlaşmış olması
ve adeta bir fetişizme dönüşmüş olmasıdır.

Oysa, Anadolu kültüründe türban diye bir gelenek olmadığı gibi,
İslam’ın özünde de türban diye bir konu yoktur.
İslam’ın temel kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an’a baktığımız zaman, 6000’i aşkın ayet içinde, yalnızca 2 ayette kadınların baş ve boyun bölümlerinin örtünmesiyle ilgili
öğüt yer alır.

Nur Suresi’nin 31. ayeti şöyle der :

  • “Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar.”

Öbür ayet de Ahzap Suresi’nin 59. ayetidir:

  • “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle, bu onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar.”

6000’den çok ayet içinde yalnızca 2 ayette yer alan bir konu Müslüman olmanın
özü olabilir mi?

Kur’an, 7. yüzyıl’da Arabistan çöllerinde ortaya çıkmış bir metindir.
Bu dönemin ve bölgenin tarihsel, sosyal, siyasal ve hukuksal koşulları dikkate alınmaksızın, Müslüman olabilmek için, sayıları kaç olursa olsun, Kur’an’daki her ayetin günümüzde de aynen uygulanması gerektiğini söylemek köktendinciliktir.
Bunun dindarlıkla bir ilgisi yoktur. “Kur’an’daki her ayet günümüzde de uygulanmalıdır” ilkesinden yola çıkılacak olursa, temel insan haklarına ve çağdaş hukuka aykırılık oluşturan ayetlerin de uygulanması zorunluluğu doğar!

Nur Suresi 2. ayet:

  • “Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun.”

Oysa çağdaş hukuka göre zina yalnızca boşanma nedeni olabilir,
zina yapana sopayla vurmak darp ve yaralama suçudur.

Nisa Suresi 34. ayet:

“Allah’ın kimini kimine üstün kılmasından ötürü ve erkeklerin, mallarından sarfetmelerinden dolayı, erkekler kadınlar üzerine hakimdirler. İyi kadınlar, gönülden boyun eğenler ve Allah’ın korunmasını emrettiğini, kocasının bulunmadığı zaman da koruyanlardır. Serkeşlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin,
yataklarında onları yalnız bırakın, nihayet dövün.”

Oysa çağdaş hukuka göre kadının dövülmesi yine darp ve yaralama suçu kapsamına girer, ayrıca hukuk bağlamında erkek kadından üstün görülmez.

Maide Suresi 38. Ayet:

“Erkek hırsız ve kadın hırsızın, yaptıklarından ötürü Allah tarafından ibret verici bir ceza olarak, ellerini kesin.”

Oysa çağdaş hukuka göre hırsızlığın cezası el kesmek değil, hapistir.
Hırsızın elini kesmek ise darp ve yaralama, hatta cinayete teşebbüs suçudur.

Nisa Suresi 11. Ayet:

“Allah çocuklarınız hakkında, erkeğe iki dişinin hissesi kadar hükmeder.”

Nisa Suresi 176. ayet:

“Erkek kadın karışık kardeşlerse, erkeğe, iki dişinin hissesi kadar vardır.”

Oysa çağdaş hukuka göre miras hakkında cinsiyetçilik ayrımı yapılmaz,
kadın ve erkek bu konuda eşit haklara sahiptirler.

Bunun dışında Kur’an’da, insanların öldürülmemesi, zulüm yapılmaması, hırsızlık yapılmaması, iyilik yapılması, yetimin hakkının yenilmemesi, yaşlılara ve muhtaçlara merhamet gösterilmesi, zenginlerin yoksullara yardım etmesi, yiyecekte ve içecekte herkesin eşit derecede ortak hakka sahip olması, haksızlık yapılmaması,
cimrilik yapılmaması, mala düşkün olunmaması, yapılan iyiliğin başa kakılmaması, insanlarla alay edilmemesi, insanlara kötü lakaplar takılmaması,
insanın böbürlenmemesi ve sesini yükseltmemesiyle ilgili birçok ayet de vardır.

Müslüman olduğunu iddia eden AKP’liler,

  • 7. yüzyıl Arap kültürünün örtünme töresini Anadolu’ya ithal etmekle uğraşacaklarına,

Kur’an’daki bu ayetlerle ilgilenseler, belki İslam dinine de daha çok yaklaşmış olurlar!

*Kuran-ı Kerim’den yapılan alıntıların kaynağı “Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı (Meal)” eseridir. (T. C. Diyanet İşleri Başkanlığı; Çeviren:  Hüseyin Atay ve Yaşar Kutluay; Ankara, 1961)

==========================================

Evet Müslüman geçinenler”…

Ne diyeceksiniz bir felsefe profesörünün yazıklarına?

Üstelik salt Öymen hocanın yazdıklarıyla sınırlı da değil söylenebilecekler..

Bkz. Prof. Dr. D. Ali ERCAN : ŞERİAT (Güncellenmiş..)
(http://ahmetsaltik.net/2013/05/07/prof-dr-d-ali-ercan-seriat/
)

………………..

Bu utanmaz din sömürüsünü ne zaman bırakacaksınız??

Lütfen bu sitede yayımlanan yazımıza da bakar mısınız??

“Türban İlkokul 5. Sınıfta Başlayabilecek; YAŞASIN AKP!”
http://ahmetsaltik.net/2014/09/24/27491/

Danıştay’ın (8. Daire) ilgili Yönetmelik değişikliğinin iptali istemiyle açılan davalarada hukuka uygun kararlarını bekliyoruz..  Dincilerin baskısı altında kalmadan..

Sevgi ve saygı ile.
12.10.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir