İkinci İsrail, AKP’nin kollarında büyüyor!


İkinci İsrail, AKP’nin kollarında büyüyor!

AYDINLIK, 01 Temmuz 2014

fikretakfirat

FİKRET AKFIRAT

 

IŞİD saldırısından sonra bölgede oluşan saflaşma; ‘ABD, İsrail, AKP, PKK, IŞİD ve Barzani cephesi;

Karşısında ise Irak’ın birliğini savunan güçlerle birlikte Maliki, Esad, İran, Rusya, Çin
ve Türkiye’nin milli güçleri’ şeklinde oldu.

Irak Kürdistan Bölgesi Petrol Bakanı Aşti Havrami, “Bağımsızlık ilanı olursa Ankara’dan habersiz olmaz” diyor. AKP hükümeti ile petrol pazarlıklarının merkezinde yer alan Havrami, Hürriyet’te dün yayınlanan röportajda Barzani yönetiminin
bu aşamadaki hedefini de, “bölgelerin daha etkin olacağı konfederal bir yönetim” olarak açıklıyor.

Havrami’nin sözleri, Ankara ile Erbil arasında sıkı bir eşgüdümün olduğunu ortaya koyuyor. Havrami’nin yıllardan beri, Enerji Bakanı Taner Yıldız ve
Irak’ın kuzeyinde ihaleler alan Tayyip Erdoğan‘a yakın işadamlarıyla
sağlam ilişkilere sahip olduğu bir sır değil.

Öte yandan 28 Haziran günlü Aydınlık’ta yer verdiğimiz, Tayyip Erdoğan’ın Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi’ye söylediği “Kerkük de Musul da özerk bölge olacak” açıklaması ve AKP’nin konuğu Tarık el Haşimi’nin IŞİD işgaliyle başlayan operasyondaki ortaklığı, eşgüdümün önemli bir kanıtı niteliğinde.

IŞİD’in Haziran ayı başında başlattığı Musul işgalinin ardından Barzani yönetimi Peşmergesi, başta Kerkük olmak üzere 2003’teki Amerikan işgalinden başlayarak
hak ettiği Irak topraklarında denetimi ele geçirdi. Irak Kürt Bölgesi’nin, Irak Anayasası’na uygun olarak egemenliği altındaki topraklara göre üçte bir oranında daha geniş bir bölgede askeri denetimi ele geçirdiği kaydediliyor. Ancak Barzani yönetimi,
bu bölgede mevcut yönetim mekanizmalarını ele geçirmiş değil.

ABD’nin 2003 işgalinden sonra yaptırdığı anayasada etnik ve mezhepsel fay hatlarına göre bölünmeyi sağlayabilmek için gevşek federatif yapı sistemi kuruldu.
Buna göre, her vilayet referandum sonucunda kendi başına Federatif Bölge olabiliyor ve istediği Bölge ile birleşebiliyor. Hedef, 2003 yılından başlayarak nüfus dengesi değiştirilen Kerkük’te, referandum sonucunda Bölge ilanını sağlayıp,
sonra Kürdistan Bölgesi’ne katılmasını sağlamak.

İSRAİL VE AKP’NİN EŞZAMANLI DESTEĞİ

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, bölgedeki ılımlı güçlerle İsrail arasındaki ittifakın bir parçası olarak bağımsız Kürdistan’ın kurulması gerektiğini söyledi. Tel-Aviv Üniversitesi Milli Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nde konuşan Netenyahu, “Kürtler mücadeleleriyle bağımsızlığa layıktır” dedi.

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres de, ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşmede,

  • “Kürtler de facto olarak devletlerini kurmuş durumda. Türkiye de
    onlarla petrol ticareti yaparak buna hazır olduğunu gösteriyor.”
    demişti.

Bu açıklamayla eşzamanlı olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
“Türkiye Kürdistanı” ifadesini yasallaştıran bir karara imza attı. Saidi Kürdi takipçisi AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik de “Onların adı Kürdistan ve bunun kabul edilmesi gerekli.” diyerek AKP adına Kürdistan’ı tanıma sinyali verdi.

PKK’YE HAREKET SERBESTLİĞİ

Musul’un işgaliyle başlayan Irak’taki yeni durumda, PKK’nın da kazançlı çıktığı görülüyor. PKK yöneticileri, statükonun bozulmasından mutlu. PKK, IŞİD’in Suriye’de Irak’a yönelmesiyle hem Suriye’nin kuzeyinde hem de bu bölgelere komşu olan
Irak içlerinde hareket alanını genişletiyor. Ayrıca, açılımda 2. aşamaya geçildi ve
önce Sırrı Süreyya Önder, sonra da tahliye olan Hatip Dicle,

  • “Öcalan 9 ay sonraki Nevruz’da aramızda olacak.” dedi.

BÖLGEDE OLUŞAN SAFLAŞMA

Bu gelişmelerin ardından ortaya çıkan saflaşma şöyle:

ABD, İsrail, AKP, PKK, IŞİD ve Barzani cephesinin karşısında Irak’ın birliğini savunan güçlerle birlikte Maliki, Esad, İran, Rusya, Çin ve Türkiye’nin milli güçleri.

Celal Talabani’nin KYB’si ve KYB’den kopan Değişim Hareketi halen Irak’taki saflaşmada ara güç durumunda. KYB hem IŞİD saldırısını Amerikan komplosu olarak niteledi hem de Barzani’nin “Kerkük’ten çıkmayacağız” sözlerine karşı tutum aldı. KYB Merkezi Konsey Başkanı Adil Murad, Barzani’nin Kerkük’te yaptığı konuşmaya işaret ederek anayasanın 140. maddesi’nin uygulandığı yönünde bir açıklamanın yapılmaması gerektiğini söyledi. Adil Murad, daha önce de Irak’ta yayımlanan es-Sabah gazetesine verdiği demecinde Irak’ta yaşananları bir Amerikan komplosu olarak nitelemiş ve IŞİD’in KDP’ye değil KYB’ye bağlı peşmergelere saldırdığını söylemişti.

Daha önce muhalefette yer alan Değişim Hareketi ise kuzeyde kurulan Hükümet’e katılmakla birlikte, Barzani yönetiminin tek taraflı tasarruflarla ve AKP desteğiyle
elini güçlendirmesinden rahatsız.

Düğüm, Irak Meclis Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık için yapılacak pazarlığın sonucuna göre çözülecek.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir