Rifat Serdaroğlu : BENDEN SONRA TUFAN


Dostlar
,

Sayın Serdaroğlu, birikimli ve yürekli bir yurttaş, deneyimli bir siyasetçi
(Eski Sağlık Bakanı) olarak günlük yazılarıyla ülkemize yol göstermeyi sürdürüyor.

Sayın Serdaroğlu’nun yazdıklarına ciddi kulak vermeli..
Gerçek bir yurtseverlikle kaleme alınan son derece öğretici metinler.

Bu yazısında birkaç önemli vurgu var.. Ülkeyi AKP bunalımından kurtarmak için;

1. Siyasal partilerde aday yapıldım / yapılmadım çekişmesinin yeri yok,
vargücünüzle çalışmaya devam edilmeli.

2. Bu seçim sonucunda Tayyip Bey oyunu korursa,
    kesin olarak rejim değişikliğine gidecektir.

3. Seçimlere mutlaka katılmak ve doğru oy kullanmak gerekiyor.

4. Seçim güvenliği için de yurttaşlık görevlerini yerine getirmek..

Sevgi ve saygı ile.
13 Şubat 2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

===============================================

BENDEN SONRA TUFAN

portresi3

 

Rifat Serdaroğlu

 

 

 

Türkiye’de Siyaset çok zor iştir. Siyasette partisinin veya genel başkanının sayesinde bir yere gelen kimi hazımsızlar, kendilerini bir anda “vazgeçilmez” olarak
görmeye başlarlar.

Örneğin adam İzmir’den Belediye Başkanı adayı yapılır. O partide bir günlük emeği olmamasına karşın, çok sayıda insanın emeğini çiğneyerek Belediye Başkanı olur.
5 yıl sefasını sürer, bir gün olsun partisine uğramaz, hiçbir siyasal etkinliğe katılmaz. Bununla da yetinmez, bu kez Büyükşehir’e aday olur.

Ne Büyükşehir’e ne de başka bir yere aday gösterilmeyince, kızar-küser- istifa eder, utanmasını tümüyle yitirdi ise, gider başka bir partiden aday olur.
Bu sepet bilmez ki, “mezarlıklar, kendini vazgeçilmez olarak görenlerle doludur.”

Türkiye’dekal Siyasi Partilerde “parti içi demokrasi” olmadığı herkesin bildiği
bir gerçektir. Bizdeki siyasal sistemde Genel Başkan “Kral”, parti üst yönetimi ise “Vezirlerden” oluşur. Bu yapıyı beğenmez, değiştirmek için mücadele edersiniz,
fikir üretirsiniz, çabalarsınız bunların tümüne saygı duyulur.

Ama bunları bile-bile aday olur ve kendi yazgınızı, kendi rızanızla partinin
üst yönetimine bırakırsanız, sonucuna da paşa-paşa razı olacaksınız.
“Ben aday gösterilirsem Genel Merkez iyi, ben aday gösterilmezsem
tu kaka!”

Böyle ikiyüzlülük olur mu? Partisini, kişisel çıkarı için terk eden kişinin b.kunda
boncuk mu var ki, tekrar aday gösterilsin!

Kendine güvenen, gerçekten halkın sevgisinin kendisinde toplanacağını iddia eden varsa, meydan ona sonuna dek açık.
Bağımsız aday olsun, ne denli sevildiğini kendi de görsün, biz de görelim!

30 Mart’ta yapılacak seçimlerin sadece “Yerel Yönetim Seçimi” olmadığı,
Türkiye’nin yazgı seçimi olduğu, ülkesini seven her Türk Vatandaşının bildiği bir gerçektir.

  • Bu seçim sonucunda Tayyip Bey oyunu korursa
    kesin olarak rejim değişikliğine gidecektir.

Bunun için yolsuzluk-hırsızlık-rüşvet- oy çalma-oy aktarma- mükerrer oy kullanma içinde (dahil) her türlü kanunsuzluğu kullanacaktır.

Bu sapık düşüncenin karşısında, Türk Milleti olarak bizim tek gücümüz bölünmemek, demokratik rejimi yaşatacak yere destek vermek,
mutlaka sandığa gitmek, çevremizi de sandığa götürüp oy kullandırmaktır
.

Bu gerçeği göremeyip, kendi aday yapılmadı diye, Türk Milletinin demokrasi mücadelesine darbe vuracak kişiler zavallıdırlar ve iyi ki aday yapılmamışlar.

“Ehemmi mühime tercih etmek” diye güzel bir sözümüz vardır.
Çok önemli olanı, öbür önemli olanlara tercih etmek, anlamında kullanılır.
Bugün için “Ehem” Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğü ve
Türk Demokrasisinin korunmasıdır.

Kimsenin Belediye Başkanı olup-olmaması, aday gösterilip- gösterilmemesi
bu yüce görevin önüne geçemez. Bu davaya zarar verecek olanlar,
yarın “Demokrasi Haini” olarak anılacaklardır.

Not;
“Parti içi demokrasinin işlediği, çağdaş-katılımcı bir siyasal parti nasıl olunur?” sorusunun yanıtı için şunları söylemek isterim :

Bu konuda çok araştırma yaptım. Avrupa’daki kimi ülkelerdeki siyasal yapıları da inceledim. 2001 ve 2004 yılında “Türkiye’de Sistem Sorunu” konulu
iki kitap yazdım.

Düşüncelerimi ve önerilerimi “Yasa Teklifi” haline getirip TBMM’ ye sundum.
Merak edenler bu kaynaklarda inceleme yapabilirler.
30 Mart’tan sonra bu konuda tekrar yazmayı düşünüyorum.
Fakat şimdi zamanı değil. Şimdi ehemmi mühime tercih etme zamanı.
Hepimiz için çalışma zamanı. Kolay gelsin…

Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Şubat 2014

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir