Allah’ın emri kanunların kaynağı olamaz!

Dostlar,

Sayın Ali Serdar Bolat yine dolu dolu bir ileti oluşturmuş.

Paylaşalım, öğrenelim, yayalım, okuyalım ve okutalım..

Teşekkürler değerli Bolat..

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 4.11.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

======================================

Allah’ın emri kanunların kaynağı olamaz!

++++++++++++++++++++++++++++++++++
Ali Serdar Bolat          3 Kasım 2013
Kanunlar, tüzükler, yönetmelikler “Allah’ın emri”ne göre yapılmaz. Günümüzde, kanunları, 1400 yıl öncesinin şartlarında düzenlenmiş olan “Allah’ın emirleri”ne göre isteseniz de yapamazsınız.
Aydınlık, 2 Kasım 2013
***********
— Faizi yasaklayabilir misiniz? Adını değiştirip “kar payı” derseniz faiz faiz olmaktan çıkar mı?
— 4 kadınla evlenme kanunu çıkarabilir misiniz?
— Erkeğe mahkemeye gitmeye gerek olmaksızın, sadece “Boş ol” diyerek kadını boşayabilme hakkı veren bir kanun çıkarabilir misiniz?
— Erkeğin, boşadığı kadını iddet müddeti geçene kadar evinde hapsetmesine izin veren bir kanun çıkarabilir misiniz?
— Boşadığı kadından olma çocukların sadece erkeğe ait olduğu yolunda bir kanun çıkarabilir misiniz?
— Erkeğin söz dinlemeyen karısını dövmesine izin veren bir kanun çıkarabilir misiniz?
— Köleliği, cariyeliği geri getirebilir misiniz?
— “Hür kadınlar örtünsün ki cariye olmadıkları anlaşılsın” diye kanun çıkarabilir misiniz?
— İnsanlara diledikleri kadar köle ve cariye sahibi olma, nikah gerekmezsizin cariyeleri ile yatma hakkı verebilir misiniz?
— Kardeş çocuklarının evlenmelerinin sakat ve özürlü çocuk doğumlarına yol açtığı bilimsel olarak ispatlanmışken, “Kur’an’da yeri var” diyerek buna izin verecek misiniz?
— Kadına mirastan 1 hisse, erkeğe 2 hisse veren bir kanun çıkarabilir misiniz?
— Hırsızın elini kesebilir misiniz?
1400 yıl öncesinin gereklerine göre konmuş olan bu ve benzeri kuralları bugün geçerli hale getiremezsiniz. “Yaparım” diyenler yalan söylemektedirler.
“Türban kadın özgürlüğüdür” diye yaygara koparanlar, yukarıda sıralanan kuralları yasa dışı uygulayarak kadını köleleştirmenin yolunu açmaktadırlar. başı bağlanan kadın, bu uygulamaları “din icabıdır” diye sesini çıkarmadan kabul etmek zorunda kalacaktır.
Daha sonra birçok meslek, “Erkeklerin iş bulması zorlaşıyor” bahanesi ile teker teker kadınlara yasaklanacak, yavaş yavaş eve hapsedilecektir. Türban kadını özgürlüğe değil, Ortaçağ karanlığına, erkek esaretine sürüklemenin çağdaş aracıdır. Şeriatın yürürlükte olduğu ülkelerde kadınlar araba, bisiklet kullanamıyorlar. Sözde türban “özgürlüğü”, kadınların Cumhuriyet ile kazandıkları tüm özgürlüklerin ellerinden alınabilmesi için kendilerine verilen elma şekeridir.
Türbanın özgürlük sorunu olduğunu iddia eden CHP ve MHP yöneticileri alçakça yalan söylemektedirler.
Aydınlık, 1 Kasım 2013
***********
Dinde var olan bu gibi kuralları ağızlarına bile almayanlar, dinde var olmayan türbanı icat etmişler ve vatanı bölmek için bunu öne sürmüşlerdir. Nitekim, “Saçınızın bir telini bile göstermeyiniz” anlamında bir ayet gösteremiyorlar. Olmayan bir şeyi din emri diye cahil halka yutturmuşlardır. Türbanı aslında bunların icat etmediği, CIA üretimi olduğu da başka bir gerçektir.
Tam tersine, “Banka ve faiz haramdır” diye yıllarca tepinenler, sonunda Asya Finans’ı Bank Asya haline getirdiler ve “kar payı” adı altında faiz vermeye başladılar. Coca Cola sponsorluğunda Londra’da toplanan “İslam alimleri” (!), faizi haram olmaktan çıkarmanın İslami (!) formülünü bulabilmek için günlerdir kafa patlatıyorlar.
“Yaya veya deve ile geliniz” açık emrine rağmen Hacca motorlu araçlarla gitmekte mahzur görmeyenler, iş olmayan türban emrine gelince “din kuralları değişmez” diye sahtekarca yaygara koparmaktadırlar.
***********
Olan din kuralları uygulanmıyor, uygulanamıyor, çağa göre düzenlenebiliyor, ama olmayan, uydurma din kuralı türban değiştirilemiyor. Niçin? Çünkü vatanı onunla bölecekler.
CIA dehlizlerinde türban planlanırken, gözönünde tutulan amaç, “türbanın her pisliği örtmesi” idi. Bir bez parçası, bu vatana yapılan tüm bu kötülükleri görmesinler diye halkın eline tutuşturulmuştur.
Nitekim, eline türban tutuşturulan kitle,
— PKK ile yapılan pazarlıkları,
— Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün Türk düşmanı para’nın heykeli altında AB Anayasası’nı imzalayıp Türkiye’yi AB sömürgesi yapmalarını,
—  Türk Ordusuna vurulan darbeyi,
— Türk Milletinin hukuk dışına sürülmesini,
— Andımız’ın kaldırılmasını,
— “Türkiye Cumhuriyeti” demek olan T.C.’nin tabelalardan, resmi evraklardan kaldırılmasını, 
— işçi haklarına yapılan saldırıyı,
— köylünün toprağının ve hazine arazisinin ağaya peşkeş çekilmesini,
— fabrikalarımızın, bankalarımızın, topraklarımızın yabancılara yok bahasına satılmasını,
–Patrikhaneye verilen tavizleri,
— Hristiyan misyonerlere Türk gençlerini kandırmak için serbestçe propaganda hatta radyo yayını bile yapma izni verilmesini,
— ormanlarımızın, doğal güzelliklerimizin, göllerimizin, akarsularımızın, kıyılarımızın, sahillerimizin yok edilmesini
ve benzeri ihanetleri görmez, göremez hale getirilmiştir. Türban sadece kafayı değil, beyni de bohçalamıştır.
***********
Türban, geleneksel Emperyalizm – Bölücü – Yobaz ittifakının simgesi haline gelmiştir:
Başta ABD Konsolosu Espinoza olmak üzere Avrupa ülkeleri türban TMBB’ye girdi diye sevinçten uçmakta, tebrik mesajları yayımlamaktalar.
PKK’nın Meclis’teki uzantıları BDP ve HDP, türbanı korumak için siper olacaklarını açıklamaktalar.
Görüldüğü gibi, emperyalizm ve bölücülük, yobazlığı destekliyorlar. Çünkü, yobazlık ne kadar yaygınlaşırsa, Büyük Kürdistan’a giden yolda Türkiye’nin parçalanmasına bir adım daha yaklaşılıyor demektir.
***********
Emperyalizm – Bölücü – Yobaz ittifakı, doğaları gereği böyle davranıyorlar.
Peki, ya “milliyetçi” olduğunu iddia eden MHP niçin onların kuyruğuna takılıyor?
Bahçeli Bey bilmez mi ki, milliyetçilik:
— ümmetçiliğin zıddıdır,
— çeşitli etnik ve dinsel guruplardan oluşan halkın ümmet olmaktan, Padişah’ın kulları olmaktan kurtarılarak, bir Millet oluşturacak şekilde kaynaştırılmasıdır.
— bu kaynaşmayı sağlamak için çeşitli etnik ve dinsel gurupların özel kıyafetlerini terk ederek herkesin tek bir ortak kıyafet içinde buluşturulmasıdır,
— Padişaha ait olan hakimiyetin millete verilmesidir,
— din kuralları yerine laik yasaların yürürlüğe konulmasıdır.
— Kısaca, Atatürk’in Altı Ok programıdır
Bu, bir paket programdır. Ümmetçiliğin ve milliyetçiliğin bazı kısımlarını alıp bir karışım oluşturamazsınız. Türban, ortak kıyafet kuralını delerek milleti böler. Laikliğin paspas gibi çiğnenmesine yardımcı olan MHP ve CHP Genel Merkezleri, Emperyalizm – Bölücü – Yobaz ittifakının Türk Milleti’ne karşı saldırısına karşı duramazlar. Ve, duramadıkları görülmektedir. Tek yaptıkları şey, AKP iktidarının devam edebilmesi için güçbirliğine yan çizmektir.
***********
**********
arşiv:
Milletvekillerimizi isyana davet ediyoruz
++++++++++++++++++++++++++++++++++
Ali Serdar Bolat     1 Kasım 2013
İP Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey’in basın açıklamasında öne çıkan görüşler:
Dün Meclis Ortaçağa teslim edilmiştir.

Haçlı irticanın kara bayrağı Meclis gönderine çekilmiştir.

  • Türbanı kabul eden bu Meclis, artık Atatürk Devrimi’ne, aydınlanma ve laikliğe, çağdaş ve özgür kadına, ezcümle Türk Milletine düşmandır.
Bu Meclis, Atatürk’ün Meclisi değildir,
Mafya-tarikat sisteminin, Ortaçağın Meclisidir.


Hiçbir milletvekili, bunu kabul edemez.


Milletin vekili, Meclisin meşruiyetini ortadan kaldıran bu saldırıyı seyredemez.

Milletvekillerimizin vicdanlarına sesleniyoruz.

Meclisin Ortaçağa teslim olmasından rahatsız olan Milletvekillerini, vicdanlarının sesini dinlemeye ve isyana davet ediyoruz.
Bir yanda Türk Milleti, diğer yanda Yobaz – Bölücü Cephesi. Nerede duracaksınız?
Sahte demokrasinin sözde liderlerinin sultasına boyun mu eğeceksiniz?
Meclisteki Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı koalisyona katılan partilerin içinde kalarak ne o partiler, ne Türkiye kurtarılabilir.
Sayın Milletvekilleri, gelin, Atatürk’te birleşmenin ve isyanın karargahı
İşçi Partisi’ne üye olun.
***********
CHP yönetimi, partiyi önce “özerklik” ve “Dersim” tuzaklarının içine çekmiş,
şimdi de, “Tuzağa düşmeyelim” diyerek türban tuzağına sokmuştur.
Kılıçdaroğlu 3 yıl önce “laiklik tehlikede değil” diyerek bu yola girmişti.
MHP yönetimi ise, laikliği ve Cumhuriyeti savunmayı “ahmaklık” saymaktadır. Milliyetçi taban, türban zincirine vurularak denetim altında tutulmaktadır.
Milliyetçiliği ABD iznine bağlayan, Gül’ü Çankaya’ya çıkaran, AKP’ye bir zarar gelir diye endişelenen Bahçeli’nin son hizmeti, MHP’yi Yobaz – Bölücü koalisyonuna katmak olmuştur.
Yobaz – Bölücü birliği tarihin derinliklerinden gelen bir birliktir. Bunlar bir madalyonun iki yüzüdür. Bunlardan birisini destekleyip diğerine karşı olamazsınız. Türbanı desteklersen vatanın bölünmesini de desteklemiş olursun. Nitekim, TC inmiş ve türban gelmiştir.
***********
Okuma parçası:

‘AK Parti’de çıkabilecek bir kaos ülkeye büyük zarar verir. Başbakan inşallah kısa sürede sağlığına kavuşur, partide çatlağa izin vermez’

***********

4 attachments — Download all attachments (zipped for

  English (US)
Filename encoding menu

)   View all images  Share all images

5792.jpg 5792.jpg
57K   View   Share   Download
aydinlik31ekim-1.jpg aydinlik31ekim-1.jpg
61K   View   Share   Download
TBMM türban bayrağı.jpg TBMM türban bayrağı.jpg
21K   View   Share   Download
türban karikatür 1.jpg türban karikatür 1.jpg
33K   View   Share   Download
YouTube – Videos from this email

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir