AKP Hükümeti, devletin yetkilerini PKK’ya devretti !


Dostlar
,

Ali Serdar Bolat dostumuz, web sitesinde bu gün paylaştıklarını bize de yollamış..

Çok düşündürücü hatta ibret verici..doğrusu..

Bu gündem kalabalığının neleri örttüğü anlaşılıyor..

Tüm bu yapılanlar halkımızı daha da bilinçlendirecek..

Batı Emperyalizminin maşalığını yapan siyasal iktidarlar tarihin çöplüğüne süpürülecekler.

Ayrılıkçılık yaparak bilerek – bilmeyerek Batı emperyalizmine hizmet eden Kürtçülerle (Kürtler değil) daha sonra gene yüz yüze bakacağız..

Sevgi ve saygı ile.
17.7.13, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

==============================================


AKP Hükümeti, devletin yetkilerini PKK’ya devretti !

AKP Hükümeti, Güneydoğu’da T.C. Devleti’nin yetkilerini PKK’ya devretti.
PKK, artık TSK ve Türk polisi gibi yasal bir silahlı güvenlik gücü sayılıyor.
TSK’nın ve Türk polisinin yetkileri adım adım PKK’ya devrediliyor.
***********
11 Temmuz 2013 günü Şırnak’taki cenaze töreninde güvenliği ellerinde uzun namlulu silahlar, bellerinde el bombaları taşıyan PKK’lılar sağlamıştı. PKK ve Kürdistan bayrakları, Öcalan resimleri taşınmıştı. Orada devletin askeri ve devletin polisi yoktu. AKP Hükümetinin yönetimindeki devlet, oradaki güvenlik işini PKK’ya bırakmıştı. Cenaze töreni, bir hafta önceden haber verilerek yapıldı. Yani, hiç kimse “Habersiz yaptılar, devlet asker veya polis gönderme fırsatı bulamadı” diyemez. Fotoğraflar için bakınız:

***********
15 Temmuz 2013 günü ise, Diyarbakır’a bağlı Lice İlçesi Yolçatı kırsalında PKK törenle “PKK Şehitleri Mezarlığı” açılış töreni yaptı. Mezarlığın yapımı 2 ay önce başladı. 250 mezar yeri kapasiteli mezarlığa çatışmalarda ölmüş olan 170 PKK’lının cesedi eski mezarlarından çıkarılarak getirildi ve gömüldü. AKP Hükümeti, bu yasadışı uygulamayı görmezden geldi.
Törene Diyarbakır ve çevre ilçelerden gelen yaklaşık beşbin BDP üyesi katıldı. PKK, KCK bayrakları, Öcalan resimleri ve çatışmalarda ölmüş ünlü PKK’lıların büyük boy resimleri açıldı. Orada devletin askeri ve polisi yine yoktu.
Törene katılmak üzere minibüslerle yola çıkan BDP’lileri Diyarbakır çıkışında polis durdurdu ve kimlik denetimi yaptı.
Daha sonra, Lice yolu üzerindeki Mermer Jandarma Karakolu’nda ikinci kez kimlik denetimi yapıldı.
Lİce’ye bağlı Kayacık Köyü üzerinde de, yüzleri poşulu, PKK üniformaları içindeki silahlı KCK/Asayiş örgütü üyesi gençler arama yaptı. Böylece PKK, asker ve polisten sonra üçüncü güvenlik gücü olarak kendisini tescil ettirmiş oluyordu. Asker ve polisten boşalacak bölgeleri adım adım artık PKK güvenlik güçleri dolduracaktı.
Sözcü, 16 Temmuz 2013
Tören alanının çevresinde ve çevredeki tepelerde silahlı PKK’liler nöbet tutuyordu. Güvenliği onlar sağlıyordu. Mezarlık açma, güvenlik sağlama… Her tür devlet işlevini fiilen PKK üstlenmeye başlamıştı.
Bir PKK’lı cesedi daha gömüldü ve saygı duruşundan sonra Kürtçe marşlar okundu.
PKK tarafından kurulan Şehit Aileleri Derneği Başkanı Halil Oruç konuşma yaptı.
Daha sonra yüzleri poşulu, PKK giysili 15 kişi geldi, içlerinden biri Türkçe basın açıklaması yaptı. Mezarlıkta yatan PKK’lıların isimleri ve kod isimleri okundukça kalabalık “Ez livirim” yani “Buradayım” diye bağırdı. Orada Türk askeri ve Türk polisi yoktu. Türk polisi, Türk bayrağı yaşıyan vatandaşa saldırmakla meşguldü.
***********
Sadece AKP Hükümeti değil, CHP ve MHP de PKK’yı Türkiye’nin yasal demokratik bir partisi olarak kabul ettiler.
AKP, CHP, MHP ve PKK “Anayasa Uzlaşma Komisyonu” adlı masaya karşılıklı oturarak, Türkiye için “demokratik ve özgürlükçü” bir anayasa yapmaya uğraşıyorlar.
48 maddede anlaşma sağladıklarını iftiharla açıklamışlardır.
Evet, CHP ve MHP şunu demiş oluyorlar:
  • “Biz PKK ile 48 anayasa maddesinde anlaştık.

Bunun en hafif deyimle utanılacak bir şey olduğunu algılayabiliyor muyuz?

AKP – PKK ortaklığını zaten biliyoruz. Ama, CHP ve MHP’nin de bu ortaklığa katıldığını acaba algılayabiliyor muyuz? Aynı masaya oturmuşlardır. PKK ile aynı masaya oturmanın ne anlama geldiğini acaba anlayabiliyor muyuz? Bu, PKK’yı muhatap kabul etmek demektir. Ve, daha da fazlasıdır. PKK ile birlikte Türkiye’ye bir anayasa yapmak için masaya oturuyorsunuz. Yani, PKK’nın Türkiye’ye bir anayasa yapabileceğini kabul etmiş oluyorsunuz. Bundan daha vahim, daha utanılacak ne olabilir? Var mı başka izah tarzı? Varsa söyleyin.
Hiç kimse “Biz PKK ile değil, BDP ile masaya oturduk” demeye kalkmasın. BDP, PKK’nın bir uzantısıdır. Öcalan’ı lider olarak kabul etmiştir ve her düzlemde PKK’yı savunmaktan başka bir şey yapmamaktadır. BDP yetkilileri defalarca bu yönde demeçler vermişlerdir. İmralı’ya gidip talimat alanlar da BDP yetkililerinden başkası değildir. “Açılım sonunda PKK yasal siyaset yapacak” diyenler BDP şefleridir. Açılım başarıya ulaşınca BDP’nin adını PKK olarak değiştirip yönetimi PKK şeflerine teslim etmekle görevlidirler.
***********
4 Temmuz 2013 günü AKP – CHP – MHP – PKK ortak bir bildiri yayımlayarak
Mısır’daki “darbe”yi kınadılar.
Yalnızca Türkiye’deki değil, öbür ülkelerdeki Amerikancı rejimleri korumak için de
4 parti birlik halindedirler.
O kadar vahim bir durum ki, algılayamamak tehlikesi var. Onun için tekrarlıyorum:
  • AKP, CHP, MHP, BDP (PKK) ortak bildiri yayımladılar,
    Mısır Devrimi’ni kınadılar.
Evet, yanlış okumadınız. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu,
içinde şu sözler de olan bir bildiri kaleme aldı:
“Yetkisiz bir şekilde gasp edilen iktidar derhal halka iade edilmelidir. Dünyadaki bütün demokratik kurum ve kişiler, içinde insan hakları ihlali potansiyeli barındıran böylesi girişimlere karşı, açıkça tavır almalıdır.”
AKP, CHP, MHP, BDP (PKK) bildiriyi imzaladılar. Aynı kağıdın altında,
4 partinin imzaları yan yana bir utanç abidesi olarak durmaktadır.
PKK, Mısır’daki demokrasiyi koruduğuna göre, elbette ki Türkiye’deki demokrasiyi de korumaktadır. O halde, ne hakla PKK’yı terörist olmakla suçluyorsunuz?
Bu şu demek oluyor:
— CHP ve MHP, PKK ile aynı bildirinin altına imza atmışlardır.
— Bu bildiri, CHP ve MHP’nin PKK’yı demokratik bir örgüt olarak kabul ettiğini göstermektedir.
— CHP ve MHP, PKK ile birlikte, Türkiye için bir anayasa hazırlamak amacıyla aynı masaya oturmuşlardır.
Meclis’teki 4 parti ve AKP Hükümeti, elbirliği ile, PKK’yı yasal hale getirmiştir.
  • İşte bunun sonucu: PKK ve Öcalan yasal hale gelince,
    Atatürk ve Türk bayrağı yasadışı olmuştur.
  • PKK bayrakları ve Öcalan resimleri ile gösteri yapanları silahlı PKK’lılar korurken; Atatürk resmi ve Türk bayrağı taşıyan göstericilere Türk polisi saldırmakta; Atatürklü Türk bayrağı sattığı için tutuklanan Ali Sarıçiçek’e
    20 yıl hapis cezası istenmektedir

Aydınlık, 16 Temmuz 2013

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir