Milli Anayasa Forumu ANKARA BULUŞMASI.. 24 Mart 2013


Dostlar
,

Vatanımıza, Cumhuriyetimize ve Emeğimize sahip çıkıyoruz..

Milli Anayasa Forumu ANKARA BULUŞMASI..

24 Mart 2013, Yeni Mahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi..

24mart2013-1

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 24.3.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Milli Anayasa Forumu ANKARA BULUŞMASI.. 24 Mart 2013” üzerine 2 yorum

  1. ANAYASANIN İLK DÖRT MADDESİ ŞÖYLE OLMALIDIR!..

    1-) Türkiye bir Cumhuriyettir ve bu dünyanın devletidir. (Türkiye, bütün iddialara rağmen bu dünyanın devleti olamamış, yüz binlerce kişilik bir din bürokrasisi yaratmış ve ancak bir Cennete Adam gönderme bürosu olabilmiştir.)

    2-)Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde doğan ve yaşayan herkesin eşit yurttaş olduğu, Cumhuriyetin üç temel niteliği olan Özgürlüğü, Adaleti, Eşitliği uygarlığın en üst seviyesinde gerçekleştirmeyi hedefleyen Anti-Hilafet, Anti Engizisyon anlayışında, Laik, sosyal bir Hukuk Devletidir.

    3-)Sınırların değişmezliği ilkesiyle, Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde doğan ve yaşayan herkesin eşitliği ilkesiyle; Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde doğan ve yaşayan herkesin, her türlü ulus, milliyet ve halkın tümünün TÜRKİYE MİLLETİ kabul edilmesiyle; başkenti Ankara, bayrağı şekli kanundaki kırmızı üstüne beyaz ay yıldızlı, bayrak, Ortak dili Türkçedir.

    4-) Bu üç madde, her hangi bir etnisiteyi, bir azınlık ya da çoğunluğu, bir din ya da mezhebi yüceltmek, devlet ve toplum üstünde Hilafet ve Engizisyon baskısı kurmak, bir din ve mezhebin iddialarına, doğrularına ya da inancına göre devleti dönüştürmek kastıyla değiştirilemez; Din, Mezhep, Hilafet ve Egizisyon baskısı kurmak için değiştirilmesi teklif edilemez. Seçilmiş yöneticiler, Anaysanın hem yazılı olan kısmından, hem yazılı olmayan ruhundan sorumludurlar.

    Hayır, Ahmet bey!.. Milli Anayasa Forumu adıyla çeşitli toplantılar düzenleyenler, Vatanımıza, Cumhuriyetimize ve Emeğimize sahip çıkmıyorlar… En büyük hatalara, en büyük yanlışlara, en büyük suçlara ve hatta en büyük katliamlara sahip çıkıyorlar.

    Ümit Kocasakal adlı kişiye, bir tv tartışmasında, “dört bin Kürt Köyü boşaltıldı,” denilince; bu kişi, “Kürt Köyü mü, o da neresi?” dedi. Ne iki milyon kişiyi VATANSIZ bırakan bu zulmün üstünde durdu, ne iki milyon kişiyi vatansız bırakan bu adaletsizlik üstünde durdu… Yalnızca, boşaltılan bu dört bin köye Kürt Köyü denilmesini dert etti.

    Milli Anayasa Forumunda konuşmacı olan Ümit Kocasakal’ın sahip çıkacağı, ne gerçek bir vatan, ne gerçek bir Cumhuriyet, ne de gerçek bir emek vardır… İki milyon kişinin vatansız bırakılmasına itirazı olmayan kişinin sahip çıkacağı tek şey, boşaltılan Kürt Köylerine Kürt Köyü denilmemesidir.

    Sabih Kanadoğlu ise 367 gibi akla uygun bazı saçmalıklar icat etmekten başka, gerçek bir düşünecenin sahibi gibi görünmüyor… Gerçek bir Anayasa anlayışı da yok…

    Aysel Çelikel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin genel başkanı, Tansel Çölaşan ise ADD’nin genel başkanı… Bu kişilerin aklında gerçek bir Anayasa anlayışı olsa; şimdiye kadar dünyayı ayağa kaldırmışlardı.

    Milli Anayasa Forumu, Doğu Perinçek ve partisinin, 0,01 civarında oy alan kafasıyla düşündükleri boş bir gündem yaratma çabası…

    Adları Milli Anayasa Formu da olsa, Zilli Anayasa Formu da olsa …Böyle çabalar hiçbir halkın, hiçbir milletin, hiçbir insan topluluğunun umurunda olmazlar… Ve birçok kişinin aklına İsmet İnönü’nün sözü gelir: “Çunların kafasında nohut tanesi kadar akıl var mı?”

  2. Sayın Mümtaz Soysal, BYYO’da hocamız iken, Anayasa konularını böyle anlatmamış ve böyle öğretmemiştiniz.

    O zamanlar bize öğrettiğinize göre; dünyada hiçbir Anayasa yanlışları doğrulamak, “devlet adam öldürmez şartının fütürsuzca ihlal etmek,” katliamlara, soykırımlara akla yugun gerekçeler uydurmak için Anayasa yapılamazdı. Yapılıyorsa; Anayasaya, Hukuka, Adalete ihtiyaç kalmazdı.

    Anayasa Kıskacında Türkiye konferansında, ne anlatıyorsunuz, 12 Mart ve 12 Eylül Faşizminin savunmasını mı? Yoksa Onur Öymen anlayışıyla, Dersim gibi bir soykırım mı?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir