Alevi – Bektaşilerin milli duruşu


Alevi – Bektaşilerin milli duruşu

Hacı Bektaş-ı Velî Anadolu’nun merkezinde bir milli odak oluşturmuş ve asimilasyona direnmiştir. O’nun ve onu izleyenlerin sayesinde Türklük tarihten silinmemiş ve
varlığını bugüne değin sürdürmüştür.

Portresi

 

Av. Şakir Keçeli
AYDINLIK, 30.4.15

 


Türk kavminin beş bin yıllık bir geçmişi vardır
.

Fakat Ziya Gökalp’in de söylediği gibi, “Meşrutiyetten evvel Türk Milleti yoktur.”
(Bkz: Türkçülüğün Esasları, Kitaplar 1, Yapı Kredi Bankası yay., s. 213)
Soruna tarih bilimi açısından baktığımızda merhum Gökalp haklıdır.
Çünkü bir kavim demokratik devrimini veya burjuva demokratik devrimini gerçekleştirememişse, millet olamamıştır.

Örneğin, İslâm Hukuku ile, yani şeriatla yönetilen toplumlar, ulus ve ulusallığı şiddetle reddederler. Çünkü Kur’an millet sözcüğünü ümmet anlamında kullanmıştır. Bu nedenle şeriat, her türlü nasyonaliteyi (kavmiyetçiliği) “cahiliye” adeti olarak kabul eder ve kafirlikle suçlar.

Keza milletin olmazsa olmazı olan vatan kavramı da İslâm’ın şeriatçı yorumu tarafından
kabul edilmemiştir…

Bize vatan kavramını öğretenler, İttihat ve Terakki’nin öncüleri olan Genç Osmanlılar,
yani Namık Kemal ve arkadaşlarıdır.

TÜRK KAVMİ VE HACI BEKTAŞ-I VELİ

Anadolu Selçuklu Sarayı’nın dili Farsça ve mahkemelerinin dili ise Arapça idi.
Osmanlı Şeyhülislâmı Zenbilli Ali’de devletin resmi dilinin Arapça olmasını önermiştir.
Bu durum, sürekli olarak Anadolu’da yaşayan halkın tepkisine neden olmuştur.
Örneğin, Baba İlyas’ın oğlu Âşık Paşa bu tepkiyi şöyle dile getirmektedir:

Türk diline kimesne bakmaz idi
Türklere her ğiz gönül akmaz idi
Türk dahi bilmez idi ol dilleri
İnce yolu ol ulu menzilleri….
(Garibnâme, Ardıç Yayınları, Ankara, 1998)

Baba İlyas’ın 1. halifesi Nûre Sofî’nin oğlu Karamanoğlu Mehmet Bey Konya’yı işgal edince, “Bundan sonra sarayda, dergahta, bargahta ve pazarda Türkçeden başka dil konuşulmayacaktır.” sözlerini içeren fermanını yayımlamıştır.

  • Hacı Bektaş-ı Velî Anadolu’nun merkezinde bir milli odak oluşturmuş ve asimilasyona
    şiddetle direnmiştir. O’nun ve O’nu izleyenlerin sayesinde Türklük tarihten silinmemiş ve varlığını bugüne değin sürdürmüştür. 

Hacı Bektaş-ı Velî tıpkı, “Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk milleti denir.” diyen Atatürk gibi, ırka ve kavme dayanan bir millicilik yapmamıştır.
O kendisine inananlara şu buyruğu vermektedir:

İkinci yol hakikattır budur hem
Ki hiçbir millete bakmayasun kem
Kamusun bir nazarda gözleyesin
Yolunu gözleyerek izleyesün

Ona göre Hakikat Kapısı’nın 1. makamı, “72 millete bir gözle bakmak” tır.

Hacı Bektaş-ı Veli ve Ahi / Bektaşiler, iki yüz haneli bir obadan bir imparatorluk çıkartılmasında da çok çok önemli roller üstlenmişlerdir. Anadolu ve Balkanlarda yaşayan
Alevi Bektaşiler 13. yüzyıldaki işlevlerini çağlar boyunca sürdürmüşlerdir.

Osmanlı toplumuna vatan kavramını aşılayanların öncüsü olan
Namık Kemal, Ziya Paşa ve Mithat Paşa Bektaşidir.

Türkçeye hizmet eden Muallim Naci ve Şemşeddin Sami de Bektaşidir.

Namık Kemal’in şu şiiri yargımızın gerçek olduğunu göstermektedir:

Fâriğ-i havf ü reca’yım rind-i Haydermeşrebim
Cân fedâ-yı Râh-ı Cânânım, Hüseynî mezhebim

Yani
Hz. Alî ahlâkı ve inancı ile yoğrulmuşum
Tanrı yoluna canımı vermeye hazırım
(Çünkü) Hz. Hüseyin’in Yolu (Mezhebi) benim mezhebimdir..

Ziya Paşa’ya gelince O, Sivas’ta Mor Ali Baba Bektaşî Dergahı’nda nasip almış ve
Bektaşiliğe girmiştir.

CUMHURİYET DÜŞMANLARINA YARDIM MI EDELİM!?

İttihat ve Terakki’nin kurucularından Talat Paşa, Niyazi Bey, İbrahim Temo, Bursalı Tahir, Ahmet Rıza vb. Bektaşîdir.

Esasen İttihat ve Terakki’nin öncüleri ve motor gücü Balkan Türkleridir.
Balkan Türklerinin çok büyük çoğunluğu da Bektaşi / Alevidir. 

Alevi / Bektaşiler Kurtuluş Savaşımıza tam kadro ile destek olmuşlardır.
Cumhuriyet Devrimlerinin mimarı 2. Meclis seçimlerinde de, önemli roller üstlenmiş
ve Atatürk’ün karşıtlarının Meclis’e girmelerine engel olmuşlardır.

Türkiye Cumhuriyeti Alevi/ Bektaşilerin kanları ve kemikleri üzerine kurulmuştur… 

Şimdi bizden geçmişimize ihanet etmemiz istenmektedir.
Şimdi bize, “Kurduğunuz Cumhuriyeti yıkacağız, gelin bize yardım edin..” denilmektedir.

Ey Alevîler / Bektaşiler, ne diyorsunuz?
Baba İlyas’ı, Hacı Bektaş’ı, Ahî Evren’i, Şeyh Bedreddin’i, Kalender Çelebi’yi,
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü mezarında rahatsız edelim mi?

===================================

Dostlar,

Hacı Bektaş-ı Veli öğretisinden bir ileti – çağrı aşağıda..
Hacibektasi_Veli

 

 

 

 

 

 

Dostumuz Av. Şakir Keçeli, bu çağrıdan etkilenerek, Alevi – Bektaşi bir aileden gelmemekle birlikte, sonradan can-ı gönülden benimseyerek “Yol’a girmiştir.”

Bu bağlamada, yukarıdaki yazısı son derece önemlidir.

Foto_Hz._Ali_ve_ATATURK_ileKendileriyle 22 Aralık 2004’te, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Hacıbektaş’a gelişinin (23 Aralık 1919) 85. yılı anması için Hacıbektaş Belediyesince düzenlenen panelde birlikte olmuştuk.
Biz, ADD Genel Başkan Yardmcısı olarak,

“KüreselleşTİRme ve AB Karasevdası Türkiye’yi Nereye Sürüklüyor?” başlıklı bir sunum yapmıştık.

Yazar-Bektaşi Babası Av. Şakir Keçeli’nin yönettiği bir başka Forum’da da, ADD Bilim Danışma Kurulu Yazmanı olarak konuşmacı olmuştuk (22 Nisan 2012, Milli Anayasa Forumu, Ankara)

Değerli dostumuz Şakir Keçeli’nin yazısının
son bölümünü yineleyelim :

*****

  • Türkiye Cumhuriyeti Alevi / Bektaşilerin kanları ve kemikleri üzerine kurulmuştur… 

  • Şimdi bizden geçmişimize ihanet etmemiz istenmektedir. Şimdi bize,
    “Kurduğunuz Cumhuriyeti yıkacağız, gelin bize yardım edin..” denilmektedir.

  • Ey Alevîler / Bektaşiler, ne diyorsunuz?
    Baba İlyas’ı, Hacı Bektaş’ı, Ahî Evren’i, Şeyh Bedreddin’i, Kalender Çelebi’yi,
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü mezarında rahatsız edelim mi?

    *****

Yanıtımız elbette var gücümüzle “HAYIR” olacaktır…

Oylarımız elbette PKK uzantısı bölücü partiye gitmeyecektir..
Onunla doğrudan – dolaylı işbirliğine gireceklere, bunu ilan edenlere de..
Sözde kayıkçı kavgası verenlere de..

Yüce ATATÜRK’ün Evrenselleşen kalkınma stratejisi “6 Ok” u
can-ı gönülden savunan ve programına alan tek parti VATAN PARTİSİ..

Öyle değil mi??

Sevgi ve saygı ile.
3 Mayıs 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

MİLLİ MERKEZ GÖREV BÖLÜŞÜMÜ..

Dostlar,

MİLLÎ MERKEZ ANAYASA FORUMU
MM Genel Sekreteri
Haluk Dural’dan gelen ileti aşağıda..

Görev bölüşümü litesi ile e-ileti adresleri isse ekli pdf dosyasında..

Milli_MERKEZ_Yonetim_KURULU,_6.5.13

Milli Merkez‘de görev alan özverili arkadaşlarımıza kolaylıklar diliyoruz.

1,5 yıl önce İstanbul’da gerçekleşen ilk 2 kuruluş toplantısına (22.10.2011 ve 24.12.2011) ve Ankara’da bir paneline konuşmacı olarak katıldığımız (Keçiören, 22.4.12) Milli Anayasa Forumu, yepyeni bir kimlikle yoluna devam edecek.

Biz de destek vereceğiz elbette.
Kuruluş sırasında ilk toplantının ardından verdiğimiz yazılı görüşü de ekte pdf olarak sunuyoruz.. Tarihe notlarımızı düşümüş olalım..

Milli_Anayasa_Forumu_Kurulusu_Icin_Gorusumuz

Kolay gelsin hepimize..

AYDINLANMA kazanacak!

Yüce Atatürk‘ün ışığı ülkemizden ve insanlığın üstünden hiç eksik olmayacak..

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 9.5.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=====================================

Değerli Dostlarımız,

23 Nisan tarihinde Ankara’da yapılan Millî Merkez Kurultayı ile görevlendirilen
Milli Merkez (MM) Yönetim Kurulu kendi arasında görev bölüşümü yaparak, öncelikle;

– MM Yürütme Kurulu,
– MM Ankara Temsilciliği
– MM İzmir Temsilciliği
– MM Genel Sekreterliiği

ile ilgili görev dağılımını tamamlamıştır. Merkezimizin bağlantı ve geçici adres bilgileri aşağıdadır.

Bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla, 6.5.13

Haluk Dural
MM Genel Sekreteri
MİLLÎ MERKEZ ANAYASA FORUMU

İstiklâl Cad. Mısır Apt. No: 311, K: 3, D: 9,
Beyoğlu – İSTANBUL
Tel. : 0212 – 292 9810, Faks : 0212 – 292 9811
E-posta : anayasaforumu@gmail.com
www.millianayasaforumu.org

PKK’nın terör örgütü listesinden çıkarılması ve Önümüzdeki Yakıcı Gündem : Gerçek Anlamda Birleşmek!


PKK’nın terör örgütü listesinden çıkarılması..
Ve Önümüzdeki Yakıcı Gündem : Gerçek Anlamda Birleşmek! 

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak.
ADD Bilim – Danışma Kurulu
www.ahmetsaltik.net, 29.4.13, Ankara

İtiraf edelim, doğrusu bu denli, el çabukluğu beklemiyorduk.
Zamanlama mükemmel..

AB ve ABD “hürmetle selamlayarak” (!?) APO – BDP – KCK – PKK 4’lüsünün
sözde “silah bırakma” eylemini (gerçekte silah bırakılmadığını ise KCK başkanı
Murat Karayılan
 açık seçik söyledi Kandil’deki basın toplantısında ve sitemizde
bu açıklamaya yorumlayarak yer verdik; http://ahmetsaltik.net/karayilan-acikladi-akp-cozume-ne-verdi/, 26.4.13 ve http://ahmetsaltik.net/onur-oymen-karayilanin-mulakati-ve-muhtemel-senaryolar/, 22.4.13) adeta kutsadılar PKK’nin göstermelik manevrasını
ve terör örgütü listesinden çıkardılar!

Avrupa Konseyi Parlemanterler Meclisi, 25.4.13 günü yaptığı oylamada bu kararı verdi; 1984’ten beri kendilerinin maşalığını yapan bölücü terör örgütünü aklayıp pakladılar ve Türkiye ile neredeyse “devlet statüsünde” görüşme masasına taraf olarak oturttular. Şimdilik “terörü PKK eliyle bölücü amaçla kullanma” misyonuna
ara verildi. Çünkü AKP hükümeti bunu görüşmelerle yapmaya “ikna edilmiş” durumda..

  • Emperyalist politik koro, kabul edelim, siyasal stratejik satrancı
    çok ustalıkla oynamakta.

PKK terör örgütü listesinden çıkarılınca, Devletimizle görüşme masasında,
de facto kazandığı, kazandırıldığı “görüşme ehliyeti”ni  devletler hukuku bakımından da biçimsel olarak kazanmış olacak ve bu bağlamdaki itirazlar iyice boğulacak..

Gelişmeler çook sevimsiz hatta bunaltıcı ve de ACİL!
Oysa önümüzde 4 ayrı yol var!?!

Türkiye’de de yurtsever ulusalcı kesimlerin bir an – bir an önce çok sıkı bir birliktelik ile
bu emperyal kuşatmaya kurmay akıl ile karşı durması gerek..
Ama gene 3 – 4 parçalıyız..

1. Milli Merkez (Başlıca – ağırlıklı olarak İP öncülüğünde, içindeyiz)

2. Vatan – Emek – Cumhuriyet Birlikteliği (ADD öncülüğünde, içindeyiz..)

3. Ulusal Seferberlik İçin Yurtseverler..
(Prof. Dr. Mümtaz SOYSAL öncülüğünde, partisiz, BCP ile ilgisi yok, içindeyiz..)

4. Bir de Sadi Somuncuoğlu öncülüğünde, aralarında bizim de olduğumuz
300 dolayında aydının halkımıza 3 maddelik bir çağrısı oldu.
Bu metne imza verenler 30 bini aştı..

23 Nisan 2013 günü Ankara’da yapılan Milli Merkez Kurultayı‘nda en çok seslendirilen slogan, kararlı bir tonla, BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ.. idi.

Sayın Prof. Dr. Mümtaz Soysal da o kurultayda söz almıştı ve tam nasıl ve neden birleşilmesi gerektiğini açıklamaya geçecekti ki (daha sonra konuşmamızda
bize söyledikleri..), tatsız bir gerginlik yaşandı salonda ve Mümtaz Hoca konuşmasını
ne yazık ki tamamlayamadı.

Biz, Milli Anayasa Forumu  kuruluşunda İstanbul’daki 2 toplantıya ADD adına görevlendirilerek katıldık.. (Ekim 2011 ve sonrası). 22 Nisan 2012’de Ankara – Keçiören’deki panelde konuşmacı da olduk.

28 Nisan 2012’de Milli Anayasa Forumu yine Ankara’da önemli bir toplantı yaptı.
1,5 yıla yakın sürede ciddi bir başarım (performans) sergilendi.
150’yi aşkın panel düzenlendi ve “yeni anayasa tuzağı” süreci halka anlatıldı..

Bu arada ADD Genel Merkezi de Vatan – Emek – Cumhuriyet Birlikteliği öncülüğnü üstlendi. 29 Ekim 2012, 10 Kasım 2012, 13 Aralık 2012 ile 24 Mart 2013 ve 8 Nisan 2013 kitlesel eylemlerinde başarılı öncü işlev üstlendi.

Sayın Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ın, Milli Anayasa Forumu kuruluşunda adı kurucular arasında yer aldı. Daha sonra Mümtaz hoca biraz acele edildiği kaygısını dillendirdi.
Bir eşgüdüm kurulu ile yola devam edilmesi gerekliliğini vurguladı.
Nitekim geldiğimiz yerde 3-4 öbek görünüyor ve her öbek kendisini öne çıkarıyor
ya da çıkarmak istiyor.

Geleneksel hastalıklarımızdan bir türlü kurtulamadık.

Şimdi bir kez daha düşünelim istiyoruz.. En kritik zamanlarda bile Türkiye’de gene
birkaç yol haritası belirdi.. ATATÜRK’te BİRLEŞTİK.. diyoruz ama yine parça bölüküz..

Oysa Yüce Atatürk diyor ki;

*  “Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için,
bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir.
Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.”

Tez elden, bu kümelerin eylemlerinin ortaklaştırılması gerekiyor.

Sorun ciddi, hatta kritik ve de acildir..  
Bu guruplardan
temsilciler bir an önce bir araya gelmeli ve
tüm ulusal güçler mutlaka birleşmelidir!

Geç olmadan..

Biz umutluyuz.. Bu girişimleri Kurtuluş Savaşımızın Yerel Kongre İktidarları oluşumuna – dönemine benzetiyoruz. Elbette Erzurum ve ardından Sivas Kongresi de vakit geçmeden toplanacaktır.

  • İzmir Karşıyaka adliyesinde tüm Atatürk fotoğrafları ve büstleri
    pervasızca, büyük vefasızlıkla hatta hiç utanıp sıkılmadan indirilmişken..

Yakıcı koşullar kişisel ve / veya kollektif önderini doğuracaktır!
Bu yargımız, tarihsel determinizmin mutlak hükmü gereğidir.

Sevgi ve saygı ile.
29.4.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

Uğur Dündar : Yürekli Bir “Akil” Aranıyor!


Dostlar,

Değerli gazeteci – yazar Uğur Dündar, geçtiğimiz hafta SÖZCÜ gazetesinde çok uyarıcı bir makele yazdı. Çok keskin öngörüler içeriyordu. Biraz bekleyelim.. dedik
size sunmadan önce. Örn. PKK’nın terör örgütü listesinden çıkarılacağı öngörüsü..
Doğrusu bu denli, çabuk beklemiyorduk. Dündar’ın yazısından 1 hafta geçmeden,
AB ve ABD “hürmetle selamlayarak” (!?) APO – BDP – KCK – PKK 4’lüsünün
“silah bırakma” eylemini (gerçekte silah bırakılmadığını ise KCK başkanı
Murat Karayılan
açık seçik söyledi Kandil’deki basın toplantısında ve sitemizde
bu açıklamaya yer verdik; http://ahmetsaltik.net/karayilan-acikladi-akp-cozume-ne-verdi/, 26.4.13 ve http://ahmetsaltik.net/onur-oymen-karayilanin-mulakati-ve-muhtemel-senaryolar/, 22.4.13) adeta kutsadılar ve terör örgütü listesinden çıkardılar.

Emperyalist politik koro, kabul edelim çok usta oynamakta. PKK terör örgütü listesinden çıkarılınca, Devletimizle görüşme masasında, de facto kazandığı, kazandırıldığı “görüşme ehliyeti”ni  devletler hukuku bakımından da biçimsel olarak kazanmış olacak ve bu bağlamdaki itirazlar iyice boğulacak..

Gelişmeler çook sevimsiz hatta bunaltıcı.

Sayın Dündar’ın ağzından yel alsaydı.. diyerek geciktirdiğimiz yazısını paylaşalım ve düşünelim istiyoruz..

Türkiye’de gene birkaç yol haritası belirdi ne yazık ki..

Oysa Yüce Atatürk de diyor ki;

*  “Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için,
bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir.
Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.”

Bu yakıcı sorunu ayrı bir yazı konusu yapacağız.

Teşekkürler Sayın Dündar;
– Yurtsever yazılarınız ve çizginiz için
– yüksek isabetli, öngörülü bu ve öbür yazılarınız için
– Ve bugünlerde açacağınız yurtsever – ulusalcı olacağından emin bulunduğumuz
TV kanalınız için..

Başarılar diliyoruz gönülden..

Sevgi ve saygı ile.
29.4.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
===========================

Uğur DÜNDAR

portresi

Yürekli Bir “Akil” Aranıyor!..

Dün bi­ri­si çık­mış “a­kil in­san­la­rın baş­ka­nı kim?” di­ye so­ru­yor. Böy­le so­ru olur mu?
Kim ola­cak? Baş­kan Oba­ma de­ğil her­hal­de! On­la­rı kim se­çi­yor­sa baş­kan da odur. Ya­ni Baş­ba­kan Er­do­ğa­n’­la çö­züm sü­re­ci­nin (içe­ri­de­ki) eş baş­ka­nı Ab­dul­lah Öca­lan!.. Baş­kan­lar bel­li de, ma­sa­da han­gi ka­rar­la­rın alın­dı­ğı he­nüz res­men açık­lan­mış de­ğil. Va­tan­daş akil­le­re so­ru­yor, on­lar da va­tan­da­şa!..

Her­kes İm­ra­lı­’y­la va­rı­lan mu­ta­ba­ka­tın içe­ri­ği­ni, bir bi­le­nin top­lu­ma an­lat­ma­sı­nı bek­li­yor. Baş­ba­kan Er­do­ğan ise ne­le­rin olup bit­ti­ği­ni dü­rüst­çe açık­la­ma­sı ge­re­kir­ken, so­ru so­ran, sü­re­ci sor­gu­la­yan ga­ze­te­ci­le­re ha­ka­ret edi­yor, he­def gös­te­ri­yor. “Mü­za­ke­re fa­lan yok, bun­la­rı ya­zan kö­şe ya­zar­la­rı ça­pul­cu­dur! Siz bu ça­pul­cu­la­ra bak­ma­yın, bi­ze ina­nın!”
di­yor. Ama ile­ri de­mok­rat (!) Baş­ba­ka­n’­ın ha­ka­ret­le­ri­nin mü­rek­ke­bi ku­ru­ma­dan, Ah­met Tür­k’­ten ya­lan­la­ma ge­li­yor. Kürt si­ya­se­ti­nin ön­de ge­len­le­rin­den Türk, “Kürt­le­rin
so­kak­ta ka­zan­dı­ğı­nı, ma­sa­da da ka­za­na­cak­la­rı­nı!” söy­lü­yor. Böy­le­ce AK­P’­nin PKK ile ma­sa­ya otur­du­ğu­nu, mü­za­ke­re­le­rin sür­dü­ğü­nü bir kez da­ha ilan edi­yor.

* * *
Pe­ki Ah­met Tür­k’­ün “ka­za­na­ca­ğı­z” de­di­ği ma­sa­da ne­ler gö­rü­şü­lü­yor?
Bu so­ru­nun ce­va­bı­nı da yi­ne PKK’­ya ya­kın Kürt çev­re­le­ri ve­ri­yor.

* * *
On­la­ra gö­re, Öca­la­n’­ın çağ­rı­sıy­la PKK’­nın baş­lat­tı­ğı ateş­ke­se dev­let uy­mak
zo­run­da
. Uy­ma­dı­ğı tak­dir­de si­ya­set­le mü­za­ke­re dö­ne­mi nok­ta­la­na­cak! Ya­ni tek­rar te­rör baş­la­ya­cak! AKP hü­kü­me­ti, Öca­la­n’­ın da­ha öz­gür ha­re­ket et­me­si için uy­gun
ko­şul­lar ya­ra­ta­cak. AKP ge­nel mu­ta­ba­kat met­ni­ne bağ­lı ka­lır ve söz ver­di­ği adım­la­rı
za­ma­nın­da atar­sa, PKK, Ku­zey Irak içine çekilmeye baş­la­ya­cak!.. An­cak bu çı­kış,
ay­nı za­man­da ye­ni bir Kürt-Türk it­ti­fa­kı­nın te­me­li­ni oluş­tu­ra­cak. Böy­le­ce
Bü­yük
Kür­dis­ta­n’­ın par­ça­la­rı
ara­sın­da­ki iliş­ki­ler öz­gür­le­şe­cek. Bir an­lam­da Kür­dis­ta­n’­la bir­lik­te ‘mi­sak-i mil­li­’ gün­cel­le­şe­cek. (Ku­zey Irak, Su­ri­ye­’nin Ku­ze­yi ve Tür­ki­ye­’de­ki özerk Kür­dis­tan ara­sın­da kon­fe­de­ra­tif bir ya­pı oluş­tu­ru­la­cak. Bu ya­pı­ya zen­gin pet­rol ya­tak­la­rı­na sa­hip Ker­kük ve Mu­sul da da­hil edi­le­cek. Ker­kük Ku­zey Ira­k’­ın baş­ken­ti, Bar­za­ni de baş­ka­nı ola­cak!) Bu ara­da ye­ni Ana­ya­sa ile bir­lik­te ye­ni se­çim ya­sa­sı,
ba­ra­jın dü­şü­rül­me­si, kö­ye dö­nüş için ça­lış­ma­lar baş­la­tı­la­cak. PKK ve KCK da­hil
ol­mak üze­re Kürt ha­re­ke­ti­nin bü­tün ak­tör ve yö­ne­ti­ci­le­ri­nin öz­gür si­ya­set
yap­ma­la­rı­nın önün­de­ki en­gel­ler bir bir kal­dı­rı­la­cak.

* * *

Pe­ki PKK si­lah­la­ra ve­da ede­cek mi? Ha­yır et­me­ye­cek! Kürt­le­rin ve Kür­dis­ta­n’­ın var­lık ve öz­gür­lü­ğü gü­ven­ce al­tı­na alın­ma­dan si­lah­lar bı­ra­kıl­ma­ya­cak. Kürt­ler bu
gü­ven­ce sağlanıncaya kadar öz sa­vun­ma güç­le­ri­ni (si­lah­la­rı) mu­ha­fa­za ede­cek­ler. Çift ta­raf­lı ve ka­lı­cı bir ateş­kes­ten en faz­la PKK / BDP ya­rar sağ­la­ya­cak. Kür­dis­tan Ulu­sal Kon­gre­si kı­sa bir dö­nem­de PKK’­nin res­mi ve eşit ka­tı­lı­mıy­la top­la­na­bi­le­cek. Yakın bir ge­le­cek­te PKK, ABD ve Av­ru­pa­’nın te­rör ör­güt­le­ri lis­te­sin­den çı­ka­rı­la­cak!
(A. Saltık’ın notu : Çıkarıldı!) Son aşa­ma­da 14 yıl­dır İm­ra­lı­’da tu­tu­lan Ab­dul­lah Öca­lan öz­gür­lü­ğü­ne ka­vu­şa­cak! Tür­ki­ye­’nin üni­ter dev­let ya­pı­sın­dan vaz­ge­çip,
ye­ni ida­ri şek­li­ni (eya­let sis­te­mi, şu ve­ya bu isim­le
özerk Kür­dis­tan)
ka­bul­len­me­siy­le, ba­rış sü­re­ci­nin önem­li bö­lü­mü ta­mam­lan­mış ola­cak!..

* * *
Se­nar­yo bu­dur!
Bu­nu açık­la­ya­bi­le­cek yü­rek­te bir “a­ki­l”, he­nüz ana­sı­nın kar­nın­dan doğ­ma­mış­tır! (
SÖZCÜ, 21.04.2013)

MİLLİ MERKEZ AYAĞA KALKIYOR!


MİLLİ MERKEZ AYAĞA KALKIYOR!

Mustafa MUTLU
Vatan Gazetesi, 20.4.13

İki yıl önceki genel seçimlerden hemen sonra Meclis çatısı altında bir
Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurulmuştu. Kimi sivil toplum kuruluşları da
bunun üzerine aynı günlerde Milli Anayasa Forumu altında
toplantılar düzenlemeye başladılar.

Bunun için kimi milletvekilleri, TBMM dışındaki kimi siyasal partilerin temsilcileri, uzmanlar, akademisyenler, meslek odaları, sendikalar, dernekler ve vakıflar gibi demokratik kitle örgütleri ile kimi gazeteciler bir araya geldi.

İlk toplantı 22 Ekim 2011’de İstanbul’da yapıldı. Bunu 75 bin kişinin katıldığı
151 toplantı daha izledi. Toplantıların 50’si illerde, 92’si ilçelerde, 10’u da mahalle
ve köylerde gerçekleştirildi.

Atatürk’te birleşmek!

Forum, Türkiye çapında düzenlediği etkinliklerle, “bölücü Anayasa girişimi”ne karşı önemli bir kamuoyu oluşturmayı başardı. 28 Nisan 2012’de Ankara’da
“Atatürk’te Birleştik” sloganıyla ve 3 bin kişinin katıldığı bir toplantıyla “resmi bir kimliğe” bürünmeye başladı.

O toplantının sonunda oy birliğiyle yayınlanan bildiride,

  • “Günümüz Anayasası’na göre seçilmiş olan bu Meclis’in, tümüyle yeni bir Anayasa yapmaya hakkı ve yetkisi yoktur. İktidarın tek amacı, 1982 Anayasası’nı bahane ederek, ‘bölünme anayasası’nı topluma dayatmaktır.’ denildi.

Başkanlığını deneyimli siyasetçi ve hukukçu Hüsamettin Cindoruk’un üstlendiği
Milli Anayasa Forumu, bu 23 Nisan’da ise yeni bir kimliğe bürünecek. O gün saat 14.00’te Ankara’daki Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan
Milli Merkez Kurultayı’nda yapılanmanın statüsü de belirlenecek.

Milli Anayasa Forumu Başkanı Hüsamettin Cindoruk,

  • “Bu anayasayı ihlal etmeye, bu anayasayı değiştirmeye güçleri yetmeyecek.” diyor ve ilerleyen yaşına karşın tüm Türkiye’yi adım adım dolaşıyor.

Milli Merkez yapılanmasına CHP’den ve MHP’den kimi milletvekilleriyle genel merkez ve örgüt yöneticileri, İşçi Partisi, DSP, DP, Atatürkçü Düşünce Derneği, Türkiye Gençlik Birliği, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Eğitim-İş Sendikası gibi pek çok demokratik kitle örgütü destek veriyor.

Bu Kurultay’da, Milli Anayasa Forumu’nun 152 toplantısını kapsayan faaliyet raporu sunulacak. Ayrıca Merkez Yürütme Kurulu seçilecek…

Seyirci kalmamak…

Mevcut partilerde bir araya gelemeyen muhalefeti toparlamak amacıyla yola çıkan
Milli Merkez’in “partilerüstü bir halk hareketi” olarak mı kalacağı ya da yola siyasal parti olarak mı devam edeceği bu toplantıda belli olacak…

Açıkça yazmakta yarar var:

Bu hareket başarılı olur ya da olmaz…

Ama en azından bunca insan taşın altına elini koyuyor ve olup bitene seyirci kalmıyor!

İktidar korkusundan herkesin saklanacak delik aradığı bir dönemde tek başına bu bile az şey mi?

Öncüler!

Milli Merkez’in Düzenleme Kurulu’nda yer alan adlar ise şöyle:

  • Hüsamettin Cindoruk, Yekta Güngör Özden, Mümtaz Soysal, Ali Topuz, Ufuk Söylemez, Kemal Anadol, Şahin Mengü, Necla Arat, Kemal Alemdaroğlu, Ferit İlsever, Zekeriya Beyaz, Ümit Ülgen, Haluk Dural, Fevzi Durgun, Sönmez Targan, Ataol Behramoğlu, Göksan Soner, Türker Ertürk, İlker Yücel, Erdoğan Özer…