ANADOLU ALEVİLİĞİ

Dostlar,

ADD Bilim Kurulu Başkanı Sayın Prof. Dr. D. Ali Ercan,

ANADOLU ALEVİLİĞİ konulu görel sunusunu paylaştı.

Hacıbektaş Eğitim ve Kültür Derneği‘nde (HEKDER eski HAYOKDER)
daha önce konferans olarak verilen, çok kapsamlı ve öğretici bir görsel sunu.

21 Mart 1937 de çok özel bir tarih..

İzlemek için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklar mısnız?

Herkesin çoook dikkatli olması gereken dönemlerden geçiyoruz..

Anadolu Aleviliği..æ –

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 21.3.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“ANADOLU ALEVİLİĞİ” üzerine 3 yorum

  1. ALEVİLİK İSLAMIN KILDAN İNCE YOLUDUR!..

    Ali Ercan, Alevilik; “ŞİİLİĞİN BİR KOLU DEĞİLDİR,” diyerek, Aleviliği 1514 Tarihli İbni Kemal Fetvası’ndaki gibi, İslamdışı bir kafir ve dinsizler topluluğu olarak tanımlamış ve Aleviliğe hakaret etmiştir.

    “İslam+Orta Asya” gibi bir kavram ortaya atması ise; deyimin tam anlamıyla akılsız ve mantıksız bir düşünce… Zaten Ali Ercan’ın da düşünmek, bir gerçekliği anlatmak gibi bir derdi yok!.. Alevilikle, kendi kafasındaki Üstün Türk Ulusu’nun etnisite olmadığını kanıtlamaya çalışıyor.

    Alevilikte ise hiçbir Ulus, Millet ve Milliyet üstün kabul edilmez…”BEN İNSANIN DEĞERİNİ BÖLEMEM/DOĞU BATI GAVUR MÜSLİM BİR BANA/ YÜZSENİNİZ DERİMİ GENE DÖNEMEM/ KÜRDÜ TÜRKÜ ALMANI RUSU BİR BANA DENİLİR!..” Ve üstünlük de eksiklikte görüşte kabul edilir.

    Alevilikte; “Kürdün bir eksiği yok, eksiklik senin görüşlerinde, eksiklik senin kafanda,” denilir. Sen insansan, uygarsan, daha yüksek bir kültüre sahipsen HERKESİ EŞİT KABUL EDECEKSİN… Şu alt kimlik, bu üst kimlik demeyeceksin. Hele hele Türk Üst Kimlik iddiasını Aleviliğin üstünden doğrulamaya çalışmayacaksın… Alevilik, her türlü üst kimliği tarihin çöp sepetine atan İslam’ın Rönesansı ve Reformudur ve Batı Ülkelerinden bin yıl önce “YETMİŞ İKİ MİLLETE BİR GÖZLE BAKAN” dünyanın en uygar düşünce inanç sistemidir.

    Aleviliğin, ne Fenike Putperestliğiyle, ne Asur-Pers Ateşperestliğiyle, ne Ortaasya totemciliğiyle bir ilgisi vardır. Batı Ülkelerinin Büyük Fransız Devrimi’yle eriştiği, Özgürlük-Adalet-Eşitlik fikirlerine Alevilik Hz. Ali’yle erişmiş, 12 İmam’la sistemleştirmiştir.

    Alevilik’te insan KUL değildir, Talip adıyla dünyanın en özgür kişiliğidir… Türkiye Cumhuriyeti insanı, Aleviliğin onda biri kadar özgürleştirememiş, aksine ortaasya totemciliğinden etkilenerek Türk Üst Kimliğiyle Ortaçağ düzeyinde kullaştırmıştır.

    Yani Ortaasya Totemciliğinden Alevilik değil, Türkiye Cumhuriyeti etkilenmiş ve Sünni Hilafeti güçlendirmiş ve Aleviliği ezmiştir. Aleviliği Ortaasya Totemciliği gibi ilkel inanaçlarla bir tutmak ise ya cehalet ya da kötü niyettir.

    Alevi Cemi, bir ibadet değildir; “YOL ERKAN ÖĞRENMEK, AHLAK ERDEM EDİNMEK, İYİ KÖTÜ, DOĞRU YANLIŞ BİLMEK, BÜYÜK KÜÇÜK, HAKLI HAKSIZ TANIMAK VE HZ. ALİ YOLUNA GİRMEKTİR. Semah da bu anlamda bir özgür kişilik gösterisidir.

    Evet… Ali Ercan bey, siz Üstün Türk Ulusu’yla, Aleviliği anlayamazsınız ve Aleviliğe yakın olamazsınız… Ortaasya Totemciliğiyle Alevilikle herhangi bir yakınlık da kuramazsınız. Bu kafayla, ancak Hitlerle Musssolini’yle yakıunlık kurabilirsiniz.

    Alevilikte, sizin görüşlerinizi daima eksik ve yanlış kabul edilir… Üstün Ulus iddianız hoşgörülmez; Dersim 3. Büyük Alevi soykırımınız ise affedilmez… Ve insanlığa karşı işlenmiş bir suç kabul edilir.

    1. Sayın Ruza Güner,

      Yorumunuzu Sayın Ercan’a ilettim. e-ileti ile aşağıdaki yanıtı verdi..

      Sevgi ve saygı ile.
      22.3.13, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

      ========================================================

      Sevgili Ahmet Hocam,

      Bu Rıza Beyin tarih bilgisinin çok sınırlı olduğunu, hele hele Atatürk’ü hiç anlamadığını ve Laik Cumhuriyetle de pek “bağdaşık” olmadığını görüyorum.

      Mustafa Kemal’in Hacı Bektaş ziyaretinin de önemini anlamamış. Sen de biliyorsun, söyleşide kullandığım yansılardan edinilecek bilgi, sözlü olarak ifade ettiğimin çok az bir bölümüdür.
      Bu beyefendi, söyleşimize gelmediği için “ırkçılık” konusundaki görüşümü de kavrayamamış.
      Hatta benim hakkımda tam tersine bir algı edinmiş.

      “İslam ya da Aleviliğe Arabistan’da yaşama fırsatı verilmediği için; en çok Anadolu’da gelişmiş, en çok Anadolu’da varlık göstermiştir.” diyor, ki yanlıştır. Alevilik Arabistan’dan Anadolu’ya yersizlikten transfer edilen bir fikir kulübü değildir. Alevilik, temelde Hz.Ali yanlısı reformist, protestan bir islami akım olarak Irakta Suriye’de (Nusayriler) Mısır’da (Fatimiler) Azerbaycan’da (Caferiler, Safeviler) Balkanlar’da ve Anadolu’da (Bektaşiler) farklı versiyonlarda yaşamaktadır.. Ancak Anadolu Aleviliğindeki “Cem Töreni” diğerlerinin hiçbirinde yoktur.
      Anadolu Aleviliğinin hümanist boyutu Arabistan kökenli değildir, Asya kökenlidir.

      Ayrıca “…Türklüğü üst kimlik yapmaya yarayan ilkel bir düşünce..” sözü ile de Rıza Bey
      kafa yapısını ele veriyor; Milli birlikteliği “ilkel” bir düşünce olarak gören bölücü görüş. Anladığım kadarıyla, Rıza Bey Cem’de semah dönen bir Alevi değil, Sünnilerle birlikte,
      Türk bayrağının ve Atatürk resminin bulunmadığı bir mekanda namaza duran bir kişidir..

      Bölünmeden, parçalanmadan, barış içinde, kardeşçe bir arada yaşamak modeli olan Laik Cumhuriyetin, Ulus-Devlet modelinin karşısındadır*. “Türk” sözünden çok gocunduğu da belli oluyor.
      Oysa biz dilimizin döndüğü kadarıyla “Türk Ulusu” kavramından ne anladığımızı açıkladık.

      Rıza Bey efendiye, senin aracılığınla, bir sorum var:

      “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” adı altında ülkesi ve milleti ile bölünmez bir devletten
      yana mısınız? Bu Devletin Yurttaşlarının ortak adı nedir?

      Prof. Dr. D. Ali Ercan
      22.3.13, Ankara

  2. SAYIN ALİ ERCAN BEY EFENDİ, ÖNCE “TÜRKİYE CUMHURİYETİ TOPRAKLARI ÜZERİNDE DOĞAN VE YAŞAYAN HERKES EŞİTTİR!..” DENİLMESİ GEREKMEKTEDİR…

    Cumhuriyet ve Demokrasi döneminde, bir ülkenin toprakları üzerinde doğan ve yaşayan herkese ÖNCE BÜTÜN DİĞERLERİNE EŞİT VATANDAŞ denilmekte ve kişi ne ise o kabul etmektedir.

    Yurtttaş ya da Vatandaş Cumhuriyet ve Demokrasinin insanı KULLUK VE TAB’ALIK’TAN KURTARARAK yükselttiği özgür, uygar, adil ve eşit insan kişiliğidir. Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde DOĞAN VE YAŞAYAN HERKESE VATANDAŞ denilmesi ve bütün vatandaşlardan dünyanın her yerinde söylendiği gibi, TÜRKİYE MİLLETİ, TÜRKİYE’N YA DA TÜRKİYELİ diye söz edilebir.

    Ama asla ilk ve Ortaçağda zencilere yapıldığı gibi, kişi; “sizin atalarınız mavi gözlü, sarı saçlıydı,” biçiminde hikayeler dinlemeye mecbur edilmemelidir.

    “Siz karda Kart Kurt yürüdüğünüz için Kürt oldunuz,” biçimindeki açıklamaların İlk ve Orta Çağdaki İLKELLİKTEN BAŞKA BİR ANLAMI BULUNMAMAKTADIR.

    Atatürk’ü anlamadığıma gelince; benim kuşağım 1960’lı yıllarda “ORTANIN SOLU HAREKETİYLE” daha sonra “Güven Partisi Faşizmi” olan anlayışı reddett. Bugün, bunu daha kapsamlı yapmak ve Cumhuriyet’in “YENİ BİR DEVLET KURMA ACEMİLİĞİNDEN” doğan, bütün hata ve yanlışlarını reddetmek gerekmektedir.

    Türkiye, bir kişilik Halifelik Makamını kaldırmış, Diyanet İşleri Başkanlığı adıyla, yüz binlerce kişilik Halifelik Örgütü kurmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığında Fethullah Gülen gibi dünyanın en büyük Halifeleri yetişmiş ve onlar da dünyanın en büyük halifelik örgütlerini kurabilecek güce erişmiştir. Buna karşılık Alevilik, Dedelik , Türbe Ziyaretleri yasaklanmış, Aleviliğin nefes boruları olan Tekke ve Zaviyeler kapatılmıştır.

    Hz. Muhammed, kendisinden sonra İslamın YOL GÖSTERİCİLİĞİNİ, HZ.ALİ’YE, EHLİBEYTE VE 12 İMAMLA SINIRLI OLARAK EHLİBEYT SOYUNA BIRAKMIŞ VE BU ANLAYIŞA VELAYET denilmiştir. Ama, Hz. Muhammed’in öldüğü gün; İslam’a HALİFELİK DARBESİ YAPILMIŞ, KIYAMETE KADAR SÜRECEK HİLAFET sistemi, zorla ve Hz. Muhammed’in ocağına incir dikilerek İslamın yol göstericiliğine tayin edilmiş ve Velayet yanlıları Arabistan’da yaşatılmamıştır.

    Ve Hz. Ali’nin Velayet Davası Anadolu’da “namazımız kılınmış, orucumuz tutulmuş” anlayışıyla maya tutmuş ve Alevilik olmuştur. Görüldüğü gibi Ali Ercan beyin sandığı gibi, Arabistan’dan bir transfer söz konusu değildir… Arabistan’da ortaya çıkan bazı fikirlerin Anadolu’da maya tutması ve yayılması vardır.

    Alevi Cemi, bir ibadet değil, kapalı bir yerdeki bir toplantı ve törendir. Kapalı yerlerdeki bütün toplantı ve törenler mecburiyetten birbirlerine benzerler. kapalı bir yerde ya bir sandalyeye, ya bir sıraya, ya bir sedire ya da yere oturursunuz… Ayakta durursunuz. Girerken içerdekilere selam verir ya da vermezsiniz v.b.

    Bu nedenle, Alevi Cemi dünyanın her yerinde kapalı mekanlardaki toplantı ve törenlere ŞEKLEN benzetilebilir… Ama, YOL ERKAN ÖĞRENMEK, AHLAK ERDEM EDİNMEK, İYİ KÖTÜ, DOĞRU YANLIŞ, HAKLI HAKSIZ BİLMEK bir yola girmek açısından, Muhammed Ali yolundan, Ehlibeyt ve 12 İmamın yolundan ve İslamdan başka bir yol gösterilemez.

    Cumhuriyet, “BÜTÜN ALEVİLERİN KATLEDİLMESİNİ EMREDEN,”1514 Tarihli İbni Kemal Fetvasını bile YÜRÜRLÜKTEN kaldırmamış, BÜTÜN ENGİ,ZİSYON KARARLARINI YÜRÜRLÜKTE TUTMUŞ VE İSTİSNASIZ BÜTÜN SÜNNİ DİN ADAMLARINA MAAŞ VERMİŞ VE HAZİNEDEN BESLEMİŞTİR. Bu nedenle, bir Alevi için Türkiye’de Laiklik bir aldatmacadan başka bir şey değildir.

    Alevilikte ibadet serbesttir. Mesela, benim canı gönülden bir kere “Allah!…” demem, sizin Diyanet İşleri Başkanlarınızın ve Halife Efendilerinizin YÜZ BİN KERE NAMAZ KILMASINA BEDELDİR…”

    Türkiye’nin bölünmesini, parçalamasını istemiyorsanız, önce Türk olmayanlara, asıllarını inkar ettirip Türk dedirtmekten vaz geçecek; “herkese insan, her insana vatandaş, bütün vatandaşlara eşittir diyeceksiniz!..

    Sonra iki kanatlı güçlü bir Parlamento kuracaksınız!… Senato, dünyanın her yerinde olduğu gibi devletin, Anayasa ve Yasaların korunması, düzeltilmesi ve yetkinleştirilmesi için Çalışacak!..

    TSK’yı, Türkiye Cumhuriyet Ordusu olarak geliştireceksiniz…

    Polisi, Cumhuriyet Polisi, Bürokrasiyi, Cumhuriyet Bürokrasi olarak geliştireceksiniz.

    Çok güçlü bir Adalet ve Yargı Düzeni kuracaksınız…

    Eleştiren, Sorgulayan, Araştıran güçlübir medya yaratacaksınız…

    Hiçbir devlet 12 Mart Faşizminin, “devleti ve milletiyle bölünmez bütün safsatasıyla” yaşayamaz!… Bunu da aklınızdan çıkarmayacaksınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir