ADNAN BİNYAZAR : Aydınlanma savaşçısı

ADNAN BİNYAZAR
binyazar@gmail.com 

Aydınlanma savaşçısı

Yılların gazetecisi Orhan Karaveli, son elli yılın kültür ve siyasal yaşamına damgasını vuran bir meslektaşını yazdı bu kez: Kendi Heykelini Yapan Adam: İlhan Selçuk. Aydın olmanın ölçüsü bilgiyle donanmak, iradesini başkasının güdümüne kaptırmamak, inandıklarını cesurca savunmaksa;üstelik o, atılımcı bir direnme gücü de taşıyorsa, buna en iyi örnek, bir Aydınlanma savaşçısı olan İlhan Selçuk’tur.
Karaveli, Gamze Özdemir’in sorularını yanıtlarken bunun tanısını koyuyor:

“Osmanlı’dan bugüne Türk basınında İlhan Selçuk çapında ve yapısında ikinci bir isme rastlanmamıştır. Bundan sonra rastlanması da sanırım kolay olmayacaktır.

İlhan Selçuk, Türk aydınlanmasının Tevfik Fikret ve Atatürk’ten sonra üçüncü ismi olan bir fenomendir.”

Bu yargıya karikatürün büyük ustası Turhan Selçuk’u da katarak vardığı sonuç,
iki kardeşin sağlam kişiliklerinin tunçtan yontusu değerindedir:

“Benliklerini cömertçe harcadıkları ülkenin insanlarında vicdan hazineleri bir gün bütünüyle kurumazsa hep anımsanacaklardır.”

Bu bağlamda İlhan Selçuk’u yalnızca gazeteciliğiyle öne çıkarmak ona haksızlık olur. Köşe yazarı deyip geçmek, bu haksızlığı perçinler.

“Yazar” denecekse, O’nun, gerçek yazarlık soyundan gelen özellikler taşıdığı unutulmamalıdır. Eli kalem tutan kişilerce benimsenen “gazeteci yazar” da sayamayız Selçuk’u; özellikle, kendini öyle adlandırıp yazarlığın onurunu çamura bulayan kişilerin ekranlarda her an cirit attığı bir medya ortamında…

Tahsin Yücel gibi bir yazar şunları yazıyorsa, O’nun sağlam kişiliğini niteleyecek başka sözcükler aranmalıdır ahlak dilinde:

“Bir zamanlar Cumhuriyet sayfalarında İlhan Selçuk’la aynı görüşleri paylaşırken,
bu görüşleri İlhan Selçuk’tan çok daha ateşli bir biçimde savunurken,
bugün, başka gazetelerde, o görüşlerin tam tersini savunanlar hiç de az değil.”

İlhan Selçuk’un yazarlık serüveni gözden geçirildiğinde, O’nun, söylemsel yönden Ahmet Haşim, bir ölçüde Falih Rıfkı Atay geleneğini sürdürdüğü söylenebilir. Karaveli’nin kitabına yazdığım “Aydınlanmacı Bir Kişiliğin Oluşumu” başlıklı önsözde değindiğim gibi, gerçek gazeteci, “en değerli cevherin hangi dağ yumrusunun diplerinde bulunduğunu bilir.” İlhan Selçuk’un biçeminin böyle bir ayrıcalığı var.
Bu da onu Montaigne, Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol gibi denemecilerin arasında görmemizi gerektiriyor. Bu kaynaktan beslendiği içindir ki,

  • İlhan Selçuk yalnızca eşsiz bir yazar, gazete yöneticisi olmamış;
    iyi bir denemeci, düşünce yaşamında aklın, direngenliğin,
    sağlam ahlaklı oluşun simgesi sayılmıştır.

Orhan Karaveli, bu kişilik oluşumunu kanıtlamak için, araştırmacılığının gereği,
İlhan Selçuk’u bebekliğinden alıp ömrünün sonuna değin getiriyor. Bunu yaparken annesinin, çalışma arkadaşlarının tanıklıklarına genişçe başvuruyor. Görüşlerini
bu tanıklıklarla pekiştiren Karaveli, böylece gerçek bir aydınlanmacının portresini de çizmiş oluyor.

O’nun aydınlığını toprak bile karartamadı.

Karaveli’nin, “Japon Gülü” yazısından seçip kitabına öndeyiş yaptığı şu söz, günümüzde umut çöküntüsüne uğrayan insanımıza direnmeye yönelten bir kılavuzdur:

  • “Kimi insan japongülü gibidir. En zor günleri bekler açmak için; karanlık,
    soğuk, fırtına, tipi vız gelir. O kişiyi, ne kışın geri dönmesi korkutur ne
    kırağı çalması ne de don tutması… Heeey… Yurdumun japongülleri... ”

Yukarıda sözünü ettiğim konuşmasında, “İlhan Selçuk hakkında yüz kitap daha yazılsa azdır,” diyor Karaveli. Nitekim yazdığı kitap daha ayını doldurmadan, Selçuk’un yakın arkadaşı Miyase İlknur’un İlhan Abi’si geldi. “İlhan Selçuk arşivi” değerindeki ..
O da başka bir yazıya…

(Cumhuriyet PAZAR eki, 4.11.12)

=================================================

Orhan Karaveli’ye de, Adnan Binyazar’a da bin teşekkür.
İlhan Selçuk için ne yapılsa az gelir.

İlhan Seçluk, çok yönlü bütüncül kişilği ile bilgelik sınırlarını aştı ve tadına doyum olmaz kalemi ile düşün ve yazın (edebiyat) dünyasına paha biçilmez ürünler, değerler kazandırdı..

Hala O’ndan öğreniyor ve güç alıyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
5.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir