Kışlalı Ne Yazmıştı ? ABD ATATÜRK’E NİÇİN KARŞI?

 


Dostlar,

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, 13 yıl önce bu gün, 21 Ekim 1999’da sabah saatlerinde kalleşçe öldürülmüştü.

Evinin önünde, arabasının camına konan bir paketi atarken patlamyan bomba, kolunu koparmış ve kan yitiminden kendisini yitirmiştik.

Tam 60 yaşında idi.

Yekta Güngör Özden‘in Genel Başkanı olduğu ADD’nin Genel Başkan Yardımcısı idi  Ahmet Taner Kışlalı hoca ve ülkeyi aydınlanma konferansları için dolaşıyordu.

İlerleyen yıllarda O’nun ADD’deki koltuğuna biz oturduk ama O’nun yerini doldurmak ne mümkün?! Elimizden geleni yaptık.. 1996 – 2012 arası 1400’ü aşkın aydınlanma konferansı da biz vermişiz.. Ülkemize helal olsun..

Biz de o aralar ADD Edirne Şubesi Başkanı idik ve kendisini Edirne’ye konferansa çağırmıştık.

Trakya Üniversitesi’nin Türkan Sabancı Kültür Merkezinde 75 dakika süren bir konuşma yapmıştı. Salon doluydu. 28 Şubat süreci yaşanıyordu. Türban temel sorunlardandı.

Konferans sonunda, başörtülü – türbanlı öğrenciler çevresini sarmış sorulara boğmuşlardı O’nu. Güleryüzü ve tüm insancıllığı ile onları yanıtlıyordu.

Kendisinin bombalı tuzakla alçakça öldürülmesinin ardından biz de Edirne’de yakın korumaya alındık. 1 yıl boyunca yakın korumalı bir yaşam sürdürdük.. Gün olur onu da yazarız, nasıl bir şey diye..

Ahmet Taner hocaya çok şey borçluyuz. Cumhuriyet’teki makaleleriyle, kitaplarıyla ve konferanslarıyla bir dönem Türkiye’ye ışık tuttu.. Bıraktıkları hala yolumuzu ışıtıyor.

Kendisini, dostluğunu, tadına doyamadığımız yazılarını çok özlüyoruz.

“ABD ATATÜRK’E NİÇİN KARŞI?”

başlıklı yazısını aşağıda sunuyoruz..

Hep olduğu gibi, gerçekte faili meşhur bu cinayet de faili meçhul olarak tarihe gömüldü. Tetikçilerin gerisindeki azmettiriciler bir türü bulun(a)madı.. Zamanın dinci-gerici bir gazetesi hedef göstermişti. Fotoğrafının üstüne kocaman bir çarpı işareti ile..

Sevgin anısı önünde saygı ile eğiliyoruz.

Bir saptamasını özellikle unutmuyoruz :

  • Kemalizm geçmişin bekçiliği değil; geleceğin öncülüğüdür..  

Sevgi ve saygı ile.
21.10.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=================================================

AHMET TANER KIŞLALI

www.kemalistler.com
Cumhuriyet, Haziran 1996 (Bir Türkün Ölümü adlı kitabında da yer verdi)

ABD ATATÜRK’E NİÇİN KARŞI? 

Önceki yazımda bazı somut bilgiler vardı.

ABD’li bazı “servis”lerin, Türkiye’ye yönelik çabaları ile ilgili bilgilerdi bunlar. Atatürk’ü ve Kemalizm’i yıkmak için gösterilen çabalar yanyana geldiğinde, ortaya yadsınamayacak bir tablo çıkıyordu. Ama bu tabloya eklenecek, birkaç fırça darbesi daha kalmıştı.

Varan bir   :

“CIA İstasyon Şefi” Paul Henze, 1993 yılında bir rapor hazırlıyor; ama “yeni dünya düzeni” ile birlikte gerekliliği de kalmamıştır. “Klasik Atatürkçülük” ölmüştür… Aydınların imam hatip okulları konusundaki endişeleri yersizdir. İran ve Arap parası ile desteklenen köktendincilik, Türkiye için ciddi bir tehlike değildir…

Atatürk’e “deccal” diyen Said – i Nursi ve Nurcular ilericidir… Nakşibendiler geriye dönük değillerdir; Orta Asya Türk cumhuriyetleri ile bağlantıyı sağlayabilirler…

Varan iki   :

Samuel Huntington gibi “bazı” ABD’li yazarlar, Kemalizme karşı “ılımlı İslam”a sahip çıkıyorlar. Türkiye’nin batı ile bütünleşmesini istemiyorlar. Türkiye’nin “yeni dünya düzeni” içindeki yerinin “ılımlı İslam” olması gerektiğini düşünüyorlar. Batının çıkarının bunu gerektirdiğini savunuyorlar…

Varan üç   :

CIA Türkiye ve Ortadoğu masa şeflerinden Graham Fuller de, üç yıl önce bir Türkiye raporu hazırlıyor… Ve özellikle “Kürt sorunu”na elatıyor:

Irak’ın “üniter” yapısını koruması ABD çıkarlarına uygun değildir. Türkiye Kürtlere özerklik verirse, Kuzey Irak’taki Kürtlerle bir bütünleşme gerçekleşebilir. En kötü şey, Türkiye’nin Irak’a yakınlaşmasıdır.

Şimdi gelelim sorunun yanıtına: ABD “servis”leri Atatürk’e niçin düşman?

Bunun dört temel nedeni var.

Birincisi…

Laik – demokratik Kemalist model, “ihraç” etmeye elverişli değildir. Türkiye’nin toplumsal kültürel altyapısına sahip bulunmayan İslam ülkeleri bu modeli uygulayamazlar. “Ilımlı İslam” ile bütünleşmiş, yarı çağdaş bir Türkiye, ABD çıkarlarına daha uygundur!

Üstelik, petrol zengini Ortadoğu ülkelerindeki çağdışı rejimlerin varlığını koruması açısından, Kemalist model tehlikeli bir örnektir. Bu rejimlerin varlığı, Amerikan çıkarlarının güvencesindedir!

İkincisi…

Kemalizmin temelinde ulusal birlik ve tam bağımsızlık ilkeleri vardır. Bu ise, ABD’nin ve genel olarak batının çıkarlarına terstir. Türkiye ne yıkılmalı, ama ne de bağımsız hareket edebilecek kadar güçlenmelidir. Türkiye Ortadoğuda büyük bir güç olmamalıdır!

Üçüncüsü…

Türkiye’nin Kürtlere özerklik vermesi giderek federasyonu peşinden getirir.
Bir adım sonrası ise, komşu devletlerin de parçalanması ile, “bağımsız” bir Kürt devletinin oluşturulmasıdır. Her zaman ABD’ye muhtaç böyle bir devlet… Amerikan çıkarları için en iyi çözümdür. Ama bu formülün uygulanabilmesi için ilk koşul, Türkiye’de Atatürk’ün ve ilkelerinin yıkılmasıdır!

Dördüncüsü…

Yeni dünya düzeninde, uluslararası sermayenin karşısında kalan tek engel “ulusal devlet”tir. Türkiye’de Atatürk yıkılmadan ulusal devletin yıkılamayacağı ise bir gerçektir!

1994 Aralığında, Yeni Demokrasi Hareketi kurulurken çıkan bir yazım şöyle noktalanıyordu:

“Özal – 12 Eylül sayesinde – boşaltılmış bir meydanda işe başlamıştı… ‘Dört eğilimi’ birleştirip, ABD’nin çizdiği yolda kararlılıkla yürüdü. Ama bugün artık ne dünya o günün dünyası, ne de Türkiye o günün Türkiyesi… Özal öldü, yaşasın Boyner!.. Doğru isim, yanlış zaman… Ve tarihi, isimler değil ‘zaman’lar belirler!..”

Suç, bir buçuk yılda tükenen Boyner’de değil, “zaman”da!

Ve zamanlar hep Atatürk’ü haklı çıkarıyor!

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Kışlalı Ne Yazmıştı ? ABD ATATÜRK’E NİÇİN KARŞI?” üzerine 4 yorum

  1. ABD ORTADOĞU’DA ATATÜRKÇÜLÜK’TEN BAŞKA İDEOLOJİ İSTEMEZ!..

    Atatürkçülük; bir kahramanlık ideolojisiydi; Mustafa Kemal gibi bir lider, Kuvay-i Milliye gibi bir kadronun, işgal altında ülkenin kaderine el koyması, bir Kurtuluş Mücadelesini göze alması ve bunu kazanmasının sonucunda doğmuştu.

    Kuvay-i Milliye Kadroları, Osmanlı Hazinesinde mesela dört milyon altın varsa, dört milyon altının üstüne canlarını koyup, Ankara’ya teslim eden adamlardı… Ve Osmanlı’nın altı yüz yıllık devlet tecrübesiyle yetişmiş kişilerdi… Ne koltuk düşünüyorlardı, ne canlarının kıymetini biliyorlardı.

    Bu nedenle, Kemalizm, böyle kahraman bir kadro olmadan tekrarlanması mümkün bir ideoloji değildir… Bunu ABD stratejistlerinin farketmemesi mümkün değildi. Kemalizm tekrarlanamaz ve İslam Ülkelerine örnek model olamazdı.

    Aynı dönemde CHP liderciği Baykal, etiketlerinden ve ceplerinden başka bir şey düşünmeyen adamları CHP’de toplamış, İdi Amin gibi metresini politikada yükseltmiş; halkı CHP’ye ve Kemalizme düşman etmiş ve SEÇKİN HALİFELİK KADROLARININ önünü açmıştı.

    Aynı dönemde, İlhan Selçuk, Cumhuriyet Gazetesi’ni ciddi bir fikir gazetesi olmaktan çıkarmış, Atatürkçülükten başka bir şey bilmeyen etiket sahiplerini, kendisini “aydınlık bilgesi sansınlar,” diye gazetede toplamış ve Atatürkçülüğü fikren de bitirmişti. Artık, Atatürkçüler, “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi” olamıyorlardı.

    ABD, “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olamayan” Atatürkçülere niçin karşı olsun?.. Hele 10 Kasım 1938’de ölen Atatürk’e niçin karşı olsun?.. Dünyanın en büyük ve en güçlü devleti olan ABD’nin bir ölüye karşı politika düşünmesi asla mümkün değildir… Kaldı ki, ABD’nin Marshall Yardım’ından bu yana Ortadoğu politikası KONTROL EDİLEBİLİR KRİZ BÖLGESİ olup; Ortadoğu Ülkelerinin, SİYASETTE, EKONOMİDE VE ÖZELLİKLE DE ASKERLİKTE gelişmemesidir.

    Siyasette, ekeonomide ve özellikle de askerlikte gelişmeyen bir ülkenin siyasal sistemi, eğer komunizm değilse; ABD hiçbir şekilde karşı olmaz… Bir ülkeyi, siyasette, ekonomide ve askerlikte geliştirebilecek lider ve kadrolara karşı olması ise her zaman mümkündür. Saddam, İsrail’le başa çıkacak, bir ordu mu kurdu; gelir Irak’ı yerle bir eder ve Saddam’ı asar… Esat, güçlü bir Baas Hareketi mi kuruyor; bu nedenle Suriye’yi de yerle bir edebilir…

    Ama, “Ulus devlet şöyle, Ulus devlet böyle,” demekle kendilerini Atatürk sananlara ve “bilgi sahibi olduktan sonra fikir sahibi olanlara” ABD dokunmaz bile!..

    “Ulus devlet şöyle, ulus devlet böyle.” diye diye DÖRT YÜZ BİN KİŞİLİK HALİFELİK VE DİN BÜROKRASİSİ yaratan Türkiye’de, ABD’ye bağlı olmayan siyasal hareketler çıkabileceği için, Kontrol Edilebilir Kriz Bölgelerine ek olarak Ilımlı İslam tezi ortaya atılmıştır.

    Türkiye’nin oluşturduğu, dört yüz bin kişilik Halifelik ve Din Bürokrasi’nin, her seçimi kazanacak iktidarlar çıkaracağını ABD’li uzmanlar tahmin etmekte ve buna göre tedbir almakta yanlışa düşmezler. Lehte ve aleyhte ölülerle uğraşıp bunu görmezlikten de gelmezler…

    Uğur Muımcu da,Kışlalı da, diğerleri de; Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de öldüğünü idrak etmeyen, Atatürk’ün İlkeleri’yle kendilerini Atatürk sanan çevreleri, BU DÜŞÜNCE DÜZEYİNDE KEMİKLEŞTİRMEK İÇİN ÖLDÜRÜLDÜLER. Hiçbiri ne uğruna ölmeye değer bir fikrin sahibiydi, ne öldürülmesini hak edecek bir sözün sahibi!..

    1. Değerli Site Dostları,

      Sn. Güner gene “mutada inkiyad ile” boyamış eline kalemi alıp ya da klavyenin başına oturarak..

      Son paragrafında;

      “Uğur Mumcu da, Kışlalı da, diğerleri de; Atatürk’ün 10 Kasım 1938′de öldüğünü idrak etmeyen,
      Atatürk’ün İlkeleri’yle kendilerini Atatürk sanan çevreleri, BU DÜŞÜNCE DÜZEYİNDE KEMİKLEŞTİRMEK İÇİN ÖLDÜRÜLDÜLER. Hiçbiri ne uğruna ölmeye değer bir fikrin sahibiydi, ne öldürülmesini hak edecek bir sözün sahibi!..” demekte..

      Sanırız Mumcu’da, Kışlalı’da, diğerlerinde olmayan idrakin tamamı Rıza Güner’de toplanmış ???

      Sevgi ve saygı ile.
      22.10.12, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

  2. Sayın Rıza Güner’in bu yorumundaki görüşlerine önemli ölçüde katılmıyoruz.

    Özellikle yorumun başlığına ve bağlayan tümceye :

    – “Hiçbiri ne uğruna ölmeye değer bir fikrin sahibiydi…. ”

    Sayın Güner’in sitede yayımlanan dosyaların olumlu yanlarını da görmesini diliyoruz.

    Ayrıca öneriler de getirmesini.

    “Hep ama hep eleştiri” ile yetinmemesini diliyoruz.

    Volatire’in “Görüşlerinize katılmıyorum ama onları ifade özgürlüğünüz için elimden gelen her şeyi yaparım..” içerikli bir sözü vardı. O bağlamda Sayın Güner’in yorumları sitemizde yer alıyor..

    Sevgi ve saygı ile.
    21.10.12, Ankara

    Dr. Ahmet Saltık
    http://www.ahmetsaltik.net

  3. “””””Atatürkçülük; bir kahramanlık ideolojisiydi; Mustafa Kemal gibi bir lider, Kuvay-i Milliye gibi bir kadronun, işgal altında ülkenin kaderine el koyması, bir Kurtuluş Mücadelesini göze alması ve bunu kazanmasının sonucunda doğmuştu.”””””

    Bu düşünce nereden tutarsanız tutun boş bir düşüncedir. Özellikle kemalizim bir düşünce ve yönetim biçimi Gazi’nin deyimi ile sürekli devrim meselesidir. Bunun gerçekleşmemesini neye dayandırmışsınız Sayın Güner anlamadım. Ki Gazi o zaman bile bu müdadelede yanınla olanlarla karşı karşıya defalarca gelmişti. En yakın arkadaşları tarafından ihanete bile uğramıştı. Gazi dışında tam bağımsızlı düşüncesi güden birisi varmıydı zamanın Osmanlısında ve Anadolusunda. En bağımsız düşünenler bile bir devletin mandası altında ki bir yarı bağımsızlığı düşünebiliyordu.
    Ayrıca osmanlıda hilafetin anadoluya geldiğinden beri ne zaman Türkmenler idare ve yönetimde kaldı ki “”Osmanlı’nın altı yüz yıllık devlet tecrübesiyle yetişmiş kişilerdi… Ne koltuk düşünüyorlardı, ne canlarının kıymetini biliyorlardı. “” bu kadar bahsettiğiniz tecrübe olsun insanlarda. Bu insanlar vatan namus aşkına bu yola çıktılar Osmanlının altı yüz yıllık devlet tecrübesi aşkına değil.
    İkinci ayrıca olarak Atatürk ten sonra olmuş olan kişilerin onun adına yaptıkları ile Türkiye nin geldiği yeri eleştirmek sizin deyiminizle “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi” olanların yaptıklarından nasıl olurda onun yaptıklarının yanlış olduğunu çıkartırsınız. Bu nasıl bir çıkarımdır anlamadım.
    Atatürkçülük yada başka bir ideoloji. Siyasi çıkarına ne denk düşerse, zamana göre hangi kavram kullanışlı ise zaten emparyalister bu yönde hareket etmezlermi hep. Atatürk Neden Kurtuluş savaşında kahramanken 2000 lerde diktatör oldu kendinize sormuyormusunuz hiç. Düşünceler üzerinde bükülmeler, süblimasyon mesajlar ve sahte analizlerle.
    Atatürk bir ideal yol açtı. Takip eden oldu, taklit eden oldu, değiştirmeye çalışan oldu. Bunları Atatürk’ün yaptıkları ile ne ilgisi olabilir vesselam….Saçmalama, saçma fikirlerini sav diye ortaya atıp beyinleri zehirleme. Bakış açın afganistanda kenevir yetiştirin çiftçi kadar sığ.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir