BM Nüfus Fonu 2011 Raporu : Sn. Başbakan’ın Bilgisine../ Submission to Mister Primeminister : UNFPA State of World Population 2011

2011 UNFPA Report

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“BM Nüfus Fonu 2011 Raporu : Sn. Başbakan’ın Bilgisine../ Submission to Mister Primeminister : UNFPA State of World Population 2011” üzerine bir yorum

  1. Dostlar,

    Toz duman içinde Başbakan yine gündem değiştirici canhıraş tümceler kurdu :

    “.. her kürtaaaaj, bir Uluderedirrr!…”

    Sanırım 100 dBA duvarını da aştı ses şiddeti..

    Gürlemeyi sürdürdü Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Programı’nın uygulanmasına ilişkin
    2012 Uluslararası Parlamenterler Konferansı kapanış oturumunda yaptığı konuşmada :

    “.. Kürtaja ve sezaryene karşı bir Başbakanım…”

    İyi ki anımsattı Başbakan olduğunu..
    (Hekim çözümlemesi :Ağır aşağılık kompleksinin denetlenemeyen dışa vurumu..)

    Bir kez artan sezeryanlar “performansçılık” oyununun kaçınılmaz türevi..
    Hiç yakınmayın..

    İkincisi : 250+ AÇS-AP Dispanser devre dışı bırakıldı.. Niçin ??
    2 Kasım 2011 tarihli 663 sayılı YGK (KHK) ile bu Aile Planlaması ve Ana Çocuk Sağlığı Dispanserlerini neden devre dışı bıraktınız??

    Kalabalık, niteliksiz bir “sürü” mü yaratmak istiyorsunuz??
    Oy deposu, biat kültürü müridi, demokrasicilik oynamanız için..

    Sadaka kültürünün boynu bükük, yoksul, işsiz ama sözde “dini bütün” köleleştirilmiş yeşil kuşakları mı?
    Mısır’daki gibi % 80-90 oy alabileceğiniz hesabı mı ? Mübarek’i son seçimdeki %80 oyu kurtarabildi mi ki?

    İşsizlik mi çözüldü, gelir dağılımı mı düzeldi, eğitim sorunu mu çözüldü?
    Saklanan en az % 20 işsizlik, ortalama okulda kalma süresi 5,3 yılla, zorunlu din dersi, Arapça,
    Kur’an ezberleterek nereye varacaksınız? 32 yıldır zorunlu din eğitimi ülkeyi nereye taşıdı?
    OECD ülkeleri arasında eğitim yarışmalarında sonucu oluyoruz.

    Yoksulluk mu bitti, tarımsal üretim fazlamız mı var?
    Yılda 1 milyon 30 bin nüfus artışıyla nasıl başedeceksiniz??
    Toplam ulusal gelir (GSMH) bakımından 17. sıradayız, ya nüfusa bölünce? 10 bin $ bile değil ve
    hemen 60. sıraya düşüyoruz dünyada.

    Tarım epey makinalaşmış durumda..
    Sanayi üretimi de..
    Kol gücü değil kafa ve robot-makina gücü önde..

    İnsansal Gelişim İndeksi HDI olarak son 10 yılda 82. sıradan 92. sıraya düştük.
    Borçlar 600 milyar $’ı aşmış.. Gelir kadar da borç var, Standard & Poors notumuzu düşürüyor.
    Üniversite kapısına her yıl 1,8 milyon genç dayanıyor. Onbinlercesi “sıfır” puan alıyor!

    Türkiye genç bir nüfusa sahiptir. Ortanca yaş 29’dur. % 1,45’lik nüfus artış hızıyla en az 25-35 yıl daha yaşlı nüfus olması söz konusu değildir. 65+ yaş nüfus oranımız % 7’dir (TÜİK 2011). Bu oran yaşlı ülkelerde % 20 ve üstündedir. Nüfusumuzun yaşlanacağı paranoyası bir yanıltmacadır, halka bir tuzaktır.
    Asıl olan bu bu DEMOGRAFİK FIRSAT PENCERESİ fırsatını kullanarak nüfusun niteliğini iyileştirmektir.
    21. yy. Küreselleş(tir)me (=Yeni Emperyalizm) çağında dünya ile rekabet edebilecek nitelikte donatılmış eğitimli ve sağlıklı bir nüfusa sahip olmaktır asıl çözüm. Kalabalık ve niteliksiz nüfus yükten başka
    bir şey değildir ve geri kalma nedenidir. Ekonomik büyüme % 5 oldu ise nüfus artış hızını düşeceksiniz, örn. geçen yıl % 1,5 idi; kalır net % 3,5 büyüme hızı.. Bunu da unutmamak gerek.

    Örn. Ordu’nun sayısal gücünü azaltıyoruz değil mi ? Niçin, nitelikli, profesyonel Ordu’yu savunuyoruz.
    Bu ne biçim çelişkidir peki ?

    Lütfen BM Nüfus Fonu 2011 raporunu danışmanları özetleyerek çevirsin ve Sn. Erdoğan’a sunsunlar diliyorum..

    Lütfen bir parça sağduyu artık.. Toplumu sersemleştirdiniz gündem oyunlarıyla..
    İsrail örneğini neden görmüyorsunuz? 6,5 milyon nüfusuyla en 10 katı Arapları 1967 savaşlarında
    nasıl perişan etti. Bilim-Teknoloji üretiminde dünyada başlarda yer alıyor..

    Yazık bu ülkeye ve insanımıza..

    Ayrıca araştırmalar, ailelerin büyük çoğunluğunun 3. çocuğu istemediğini ortaya koyuyor. 3. çocukların neredeyse 2/3’ü istenmeden edinilmiş. Çünkü etkili-modern kontraseptif (gebeliği engelleyici) yöntemlere erişme güçlüğü var. 2008 Nüfus ve Sağlık Araştırması verilerine göre gebe kadınların 1/10’u (yaklaşık 170 bin kadın ve karnındaki bebeği!) gebelikleri sırasında hiç bakım almıyor. Yaklaşık 200 bin düşük yaşanıyor (istemli + istemsiz). 1,5 milyon doğumun gene yaklaşık 10’da 1’i, 150 bin kadın, hiçbir sağlık personeli yardımı almadan, KENDİ KENDİNE DOĞUM YAPIYOR.

    Bunlar utanç verici, yüz kızartıcı verilerdir. Başbakanın, Sağlık Bakanının haberi var mı?
    Yoksa niçin yok? Varsa niçin umurları değil ? Asıl öncelikli gündem bu çok ayıplı verilerimizde değil mi?

    Kürtaja karşı iseniz, tüm topluma etkin-yaygın-erişilebilir modern kontraseptif yönteme erişme hizmeti veriniz lütfen.. Hem bunu yapmayarak Anayasa’yı çiğneyecek hem de “kürtaj cinayettir..” diyeceksiniz..
    En hafif deyimiyle bu insanlarla, özellikle kadınlarla alay etmektir. Doğurganlığını denetlemek kadınların en temel insanlık haklarındandır.

    Anayasa’nın 41. maddesinin açık buyruğunu çiğnemektesiniz,
    bilenler tanıktır ki, apaçık Anayasal suç işlemektesiniz.. Uyaralım..

    Sizi Allah bile zor iflah edecek gibi görünüyor.. Sonunuz hayır ola..

    Sevgi ve saygı ile.
    29.5.12, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK
    http://www.ahmetsaltik.net

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir