Etiket arşivi: Ulusal Diyanet Denetim (Kontrol) Programı

14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ


14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ


HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI TOPLUM İÇİN BİLGİLENDİRME DİZİSİ-86

Diyabet; kan şekerini düzenleyen pankreastan salınan insülin hormonunun eksikliği,
insülin direnci ya da her ikisinin birlikteliği sonucu kan şekeri düzeyinin yükselmesine bağlı olarak gelişen, birden (akut) veya uzun süreli sorunlara neden olabilen, bütün bedeni etkileyen bir hastalıktır. Hastalığın ortak sonucu olan kan şekeri yüksekliği (hiperglisemi) denetim altına alınmazsa zaman içinde diyabetin uzun süreli etkilerine bağlı olarak göz, böbrek, sinirler ve
kan damarlarında hasar
a bağlı hastalıklar gelişir. Kan şekeri denetiminin yeterince sağlanması ile bu sonuçların önlenebileceği veya geciktirilebileceği kanıtlanmıştır.

Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından başlatılan
14 Kasım Dünya Diyabet Günü, 1922’de diyabet hastalarının yaşamını kurtaran insülin sağaltımını Charles Best ile birlikte bulan Frederick Banting’in doğum gününde kutlanır.
2015 yılında Dünya Diyabet Gününün ana teması

“Diyabet Salgınını Durdurmak”

üzerine odaklanmıştır.

Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre tüm dünyada 387 milyon diyabet hastası vardır. 2035 yılında bu rakamın 592 milyon olacağı kestirilmektedir. 2014 bitiminde 4,9 milyon kişi diyabet nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Diyabete bağlı ölümlerin %77’si düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşmektedir.

Ülkemizde de diyabet sık görülen kronik hastalıklardan biridir. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2014 verilerine göre 20-79 yaş arası diyabet sıklığı %14,8 olarak belirtilmiştir. Ülkemizde 7,2 milyon kişi diyabet hastasıdır.

Diyabetin başlıca tip 1 ve tip 2 olmak üzere iki tipi vardır. Bunların dışında gebelik diyabeti (gestasyonel diabetes mellitus, GDM), öbür ender nedenler (kalıtımsal kimi hastalıklar, pankreas hastalıkları, kimi ilaçlar, virüsler, bilinmeyen nedenler) öbür diyabet tiplerini oluşturmaktadır.

Diyabet hastalarının %5-10’unu oluşturan tip 1 diyabet çocuk ve genç erişkinlerde görülürken, tip 2 diyabet sıklıkla 40 yaşından sonra görülür ve diyabet hastalarında %90 sıklıkla
en sık görülen diyabet tipidir.

(http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs312/en/; http://diyabet.gov.tr/content/files/guncel/turkiye_diyabet_programi.pdf; 
http://www.who.int/diabetes/en/; http://www.idf.org/wdd-index/; http://www.idf.org/diabetesatlas/update-2014;
http://www.idf.org/sites/default/files/DA-regional-factsheets-2014_FINAL.pdf; http://www.who.int/diabetes/action_online/basics/en/)

Kırk yaş üzerinde olup aşağıdaki risk etmenlerinden bir ya da birkaçı bulunan kişiler
Tip 2 Diyabet açısından risklidir:
– Ailede diyabet öyküsü olması (anne, baba, kardeş)
– Yüksek riskli etnik küme üyesi olma (Siyahlar, İspanyollar, Kızılderililer, Asya-Amerikalılar) – – Prediyabet varlığı (kan şekeri yüksek ancak diyabet tanısı koyacak ölçüde yüksek değil)
– Yüksek tansiyon varlığı (>140/90 mm Hg)
– İyi kolesterol (HDL) düşüklüğü ve trigliserid yüksekliği
– Kalp damar hastalıkları varlığı
– Fazla kilolu ya da şişman olma
– Adet düzensizliğinin görüldüğü ve yumurtalıklarla ilgili bir hastalık olan
Polikistik Over Sendromu (PCOS) varlığı
– Gebelik diyabeti varlığı (ilk kez gebelikte görülen diyabet)
– Dört kilonun üzerinde bebek doğurma öyküsü (gebelik diyabeti ile ilişkili)
– İnsülin direnci ile ilişkili durumlar (karaciğer yağlanması gibi)
– Şizofreni varlığı
– Kimi psikiyatri ilaçlarının kullanımı
– Yetersiz düzeyde bedensel etkinlik yapmak (hareketsiz yaşam)
– Solid organ (özellikle böbrek) aktarımı yapılmış olan kişiler

Hastalarda diyabet kimi ikez hiçbir yakınmaya neden olmazken; aşırı susama, sık idrara çıkma, yorgunluk, tartı yitimi, bulanık görme, yineleyen enfeksiyonlar, yaralarda geç iyileşme gibi belirtiler diyabet hastalığında sıklıkla görülmektedir. Bu belirti ve yakınmaların bulunduğu kişiler bir sağlık kurumuna başvurmalıdırlar! (http://www.mayoclinic.org/diseases)

Not      :
Bu belge Dr. Kevser Uz-Çetin, Dr. Ekin Koç, Dr. Dilek Aslan tarafından 8.11.2015 tarihinde hazırlanmıştır. Bu bilgilendirme notunun aşağıda belirtilen şekilde kaynak gösterilmek koluluyla yazılı, elektronik, vb ortamlarda kullanılması önerilmektedir:

Uz-Çetin K, Koç E, Aslan D. 14 Kasım Dünya Diyabet Günü. HÜTF Halk Sağlığı AD
Toplum İçin Bilgilendirme Serisi : http://www.halksagligi.hacettepe.edu.tr/ http://www.idf.org/signs-and-symptoms-diabetes; 07.11.2015

===================================

Dostlar,

Diyabet Dünya ve Türkiye için giderek ağırlığı artan bir Halk Sorunu.
Dünyada 387 milyon diyabet hastası var; 7,3 milyar nüfusun %5,3’üne karşılık.
Tükiye’de ise 2014 sonunda 7,2 milyon kişi diyabet hastasıdır ve 76.7 milyon nüfusta % 9,4’e karşılık düşüyor.

Dünyada %5,3, Türkiye’de %9,4.. 2 katına yakın..
Niçin? Pek çok nedeni var.. Bunlardan biri karbonhidat ağırlıklı beslenmemiz.
Hem gelir dağılımı bozukluğu, hem yoksulluğun çok yaygın oluşu hem de beslenme eğitimimizin yetersiz oluşu başlıca belirleyiciler..

Ayrıca çok hareketli değiliz, egzersiz – spor yapmıyoruz yeterince ve bir başka neden de
akraba evliliği.. % 20’ye yaklaşan bu anormal yüksek oran, kültürel bağlamda kapalı bir toplum olma sınırlarını hala aşamadığımızın göstergelerinden biri.

Ulusal ölçekte harekete geçilmesi gerekiyor.. Hem de hızla..
Sağlık Bakanlığı öncülüğünde Ulusal Diyanet Denetim (Kontrol) Programının
son derece etkin biçimde yürütülmesi gerek.

Fazla tartı – şişmanlığa yüksek kan basıncı, kan lipidlerinin yükselmesi ve
Diyabet kolaylıkla ekleniyor.

Bu 4’lü biraraya gelince tıpta Metabolik Sendrom adı veriliyor ve sağaltımı çok zorlaşıyor, maliyet ve komplikasyonlar olabildiğince artıyor..

Çözüm KORUYUCU HEKİMLİKTE – KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİNDE..

Devletin ve yurttaşların sağlık sorunlarını bilinçle ortaklaşa yüklenmesinde.

Duyuruyu hazırlayan sevgili meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
13 Kasım 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com