Etiket arşivi: Osmanlı mültezimleri

YÜKSELİŞ DE ÇÖKÜŞ DE EKONOMİKTİR!

ATILIM ÜNİVERSİTESİ - Maliye - Akademik PersonelProf. Dr. DURAN BÜLBÜL
Maliye Uzmanı
22 Haziran 2022 (13 ay önce!)

Kurtuluş Savaşı yıllarında buğday üretimimiz, gereksinimi karşılamıyordu. Şekeri de ithal ediyorduk.
Ulusal sanayimiz yoktu. İzleyen yıllarda, kısa sürede buğday üretimi artırılıp dışsatım (ihracat) yapar düzeye çıkarıldı. Kurulan şeker fabrikalarıyla şeker gereksinimi karşılandı.
Kısa sürede sanayileşme ve kalkınmada dünyaya örnek olduk.

  • Dışa bağımlılık bitirildi.
  •  Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olduğu,ders kitaplarında yaygındı.

Atatürk sonrasında ise Türkiye yeniden dışa bağımlı duruma geldi.

Tahıl ambarı olan ülkemiz, buğday dışalımı yapar (ithal eder) oldu.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sonucu önemli ölçüde dışa bağımlı olundu.

1. Dünya Paylaşım Savaşı bitiminde Avrupa ülkeleri çok ağır ekonomik bunalımlar yaşıyordu.

Tarihe “Büyük Bunalım” olarak geçen bu dönemde (1929 sonrası yıllar) fiyat artışları İngiltere’de % 242, Fransa’da % 357 / yıl idi.

Ancak, dünya savaşından çıkan bu ülkelerde görülen orandan çok daha azgın enflasyon, son dört ayda (2022’nin ilk yarısı, geçen yıl) Türkiye’de görüldü.

AKP iktidara geldiğinde 1 $ = 1.60 TL iken bugün 10 katını aştı, 17.30 TL oldu.
(AS: 20 Temmuz 2023’te, %56 devalüasyonla 1 $=27 TL oldu!!!)

Bu dönemde TCMB rezervleri eritildi, eksi rezervlere düştü.
(AS: 2023 ortası, eksi 70 milyar $!)

YÜKSELİŞ DE ÇÖKÜŞ DE EKONOMİKTİR!

Anımsayalım, 1929-35 döneminde dünyada sanayi üretimi artış hızı %19 iken Türkiye’de %96 olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün yoktan var ettiği Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın saygın ülkelerinden biri, dünyanın 11. büyük ekonomisidir.

AKP döneminde, özellikle son yıllarda Türkiye ekonomisi saygınlığını, güvenilirliğini yitirerek ekonomik büyüklük olarak (toplam ulusal gelir, GSMH) 16. sıradan 22. sıraya gerilemiştir. (AS: G20’den düştük gerçekte!)

Ekonomi, var oluş veya yok oluş nedenidir, kısaca her şeydir.

Yaşamak ve mutlu olmak için gerekenlerin tamamıdır neredeyse.

Tarım, ticaret, hizmet, sanayi, istihdam, sağlık.. demektir.

Türkiye’de 1931’de, ilk kalkınma planı hazırlığı başlamış, 1933’te tamamlanarak 1. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanmıştır.

Bu kapsamda 1933-38 arasında 20 fabrika kurulmuştur. Bunlar öz kaynaklarla, dış borç alınmadan yapılmıştır.

  • AKP döneminde ise Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan bu fabrikalar tümüyle özelleştirilmiş, yok edilmiştir.

Bugünkü ekonomik bunalımın (krizin) bir nedeni de (yanlış) özelleştirme politikalarıdır.

DENK BÜTÇE

1923-38 yıllarında (1925 dışında) hazırlanan bütçeler fazla vermiştir.

1925’te bütçenin açık vermesinin nedeni çiftçiye, köylüye zulmeden Osmanlı mültezimleri eliyle toplanan, tarımsal üretimin artışına engel olan, yoksul köylünün belini büken Aşar (Ondalık, Öşür) Vergisinin kaldırılmasıdır.

Bu vergi dolaysız vergilerin % 48’ini, kamu gelirlerinin toplam % 28.6’sını oluşturuyordu. Bütçede böylesine yüksek oranlı bir gelir olsa bile, Atatürk bu vergiyi kaldırmıştır.

Günümüzde ise bütçe gelirlerinin binde 3’ünü oluşturan vergiler kaldırılmamaktadır. Oysa çiftçiyi korumak, ulusal tarım üretimini desteklemek için böyle bir karar alınsa, çiftçi mazotu % 42 daha ucuz edinecektir.

Atatürk döneminde Türkiye ortalama yılda % 10’a yakın büyürken, CHP’nin tek başına iktidar olduğu 1923-50 döneminde ortalama %8.1 büyümüştür.

AKP iktidarında 2003-2022 arasında ortalama yıllık büyüme hızı %4’tür.

Ekonomide çıkış için, 1923-50 dönemi CHP’nin kalkınma iktisadı politikalarının yaşama geçirilmesi gerekir.

Bu dönemde CHP, denk bütçe politikasını parti programına almış, aynen uygulamış ve Türkiye ne bütçe açığı ne dış ticaret açığı vermiştir.

Çözüm gene ATATÜRK’te, Kemalizm’de!