Bayrağımız sonsuza dek özgürce dalgalansın..

Bayrak_dalgalananATATURK_Gercek_Insan

Ahmet_Saltik_portresi

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı,
ADD 2004-6 Genel Başkan Yrd. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi  profsaltik@gmail.com   https://www.facebook.com/profsaltik,
twitter : @profsaltik   CV_Ahmet_SALTIK_web

    Vatanı ve milleti için çalışanlar 1. sınıf insanlardır..

TELE-1 TV’ye desteğimizi açıklıyor ve Türkiye’nin aydınlık insanlarını destek vermeye çağırıyoruz. Sayın Merdan Yanardağ yönetimindeki bu yurtsever TV kanalına Türkiye’nin gerçek anlamda gereksinimi var. Tele1’e 3 yöntemle destek olabilirsiniz:
1. Kitap kampanyası : 0212 955 0404’ü arayın, tele1kitap.com adresini ziyaret edin.
2. İş Bankası havalesi; alıcı Merdan Yanardağ, IBAN: TR32 0006 4000 0011 0391 2117 82     Şube Hesap No: 1039 – 1211782   Swift/BIC Kodu: ISBKTRIS (Yurt dışından havale)
(NOT: Açıklama kısmına “izleyici sponsorluğu” yazmanızı önemle rica ediyoruz.)
3. Yurt dışından destek olmak için Kitle fonlama sitesi Patreon hesabımızı kullanabilirsiniz.
https://www.patreon.com/tele1comtr
Haydi o halde.. Gericiliğe ve Cumhuriyet düşmanlığına inat, Tele1 ile dayanışmaya!
********
Son günlerde “birden bire” hikmetli biçimde (!) Atatürk’e sahip çıkmaya başlayan AKP’li CB Erdoğan, “7060 sayılı Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun” u
Resmi Gazetede yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi (17.11.2017). Bu yasa açıkça Anayasa’nın Laiklik ile ilgili maddelerine, başta 2, 24 ve 174. maddelere ay-kır-rı!
*****
Yandaki posterin konusu ŞEHİR HASTANELERİ TALANI konulu görsel konferansımızın yansılarını izlemek için lütfen tıklayınız :
http://ahmetsaltik.net/2017/11/01/sehir-hastaneleri-talani-konferansimiz/
*****
Sayın Deniz Baykal’a içten şifa diliyoruz…
Diren Baykal, ülkenin sana hala gereksinimi var!
17.11.17; iyi haberler.. bilinci açık, oturabiliyor, kısa tümceler kurabiliyor, “Neşet Ertaş kimdir?” sorusunu “Bozkırın tezenesi..” diye yanıtlayabiliyor!..
*****
Ö l ü m   O r u c u n d a   255’inci   g ü n                    :

NURİYE GÜLMEN’i KURBAN ETMEYELİM!
Nuriye ölümün soğuk kıyısında! 11 Mart 2017’den beri (20.11.17)! Yargılama tutuksuz sürsün. Nuriye ölmeden, kalıcı engelli olmadan ACİL BARIŞÇI GİRİŞİM istiyoruz iktidardan. Aksi halde kaçınılmaz sondan kesin sorumlu olacaklar. (16.6.2017) Okumak için tıklayın : Eyyy AKP! Nuriye ve Semih’in Kul Hakkını Çok Çiğnediniz : Huzur-u Mahşerde Sizi Yüce Tanrı Bile Asla Bağışlamayacak! 

4. duruşma, 17.11.2017: Savcı, Nuriye Gülmen’in ‘Örgüt üyeliği’nden Semih Özakça’nın ise ‘Örgüte yardım’ suçundan cezalandırılmasını istedi. OHAL KHK’si ile 09 Kasım 2016’da kamu görevinden çıkarılan ve işlerine dönmek amacıyla açlık grevine başlayan Gülmen ve Özakça “silahlı terör örgütüne üye olmak”,
“terör örgütü propagandası yapmak” ve “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasına muhalefet” suçlarından yargılanıyor. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Cezavi salonunda görülen davanın 4. duruşmasına, ev hapsi kararı verilen tutuksuz sanık Semih Özakça geldi, tutuklu sanık Nuriye Gülmen ile tedavi gördüğü Numune Hastanesinin tutuklu odasından SEGBİS aracılığıyla bağlantı kuruldu. Duruşmayı bazı CHP’li milletvekilleri de izledi.
Gülmen : “Kendilerine destek olup ceza alan, cezaevlerine giren, gözaltına alınan Türkiye’nin dört bir yanındaki insanlara teşekkür ediyorum. İnsanlar açlığımızı paylaştılar. Yanımızda olan halkımıza yürekten teşekkür ediyorum. Terör demagojilerine inanmayıp bizim için birşeyler yapan herkese teşekkür ediyorum. En başından beri mahkemeye keyfi olarak getirilmedim. Mahkemelere katılmak istediğim halde..” Davanın 4. duruşmasında ifade verebilen Gülmen, “Başından beri mahkemeye keyfi olarak getirilmedim. Numune Hastanesinde çok sağlıksız koşullarda kalıyorum. Odada sürekli ışık yanıyor. Açlık grevindeki bir insan olmasam bile bu ışık altında uyuyamam. Çok kapsamlı savunma hazırladım. Ancak önce Nuriye Gülmen kimdir, neden açlık grevine başladı, bunu anlatmak istiyorum. Bugün 254. gün!… AKP iktidarı beni işimden atamaz. Ben ondan hesap soruyorum. Sadece işimi istiyorum. Hesap soruyorum. Ben ona hesap sorarım o değil. Bu meşrulukla Yüksel’deyim. Bu meşruluğa inananlar Yüksel’ deydiler. Selçuk Üniversitesi hatasını anlayıp beni işe geri alacak. Biz haklı olduğumuz için oradayız, bütün yolları tükettik her şeyi kullandık. İşimizi geri istiyoruz. Haklı olduğumuz için oradayız…”
AHİM KARARINI UYGULAYIN
“Hapishanede açık görüş yapma hakkım var. Burada demir parmaklıkların ardında ailem ile gardiyanların karar verdiği kadar görüşebiliyorum. 15 dakika belki. Avukatlarım ile avukat görüşünü koridorda öbür tutsakların, gardiyanların yanında yapmak zorunda kalıyorum. Dışarıda iken bizimle birlikte olan, bizimle ilgilenen hekimlerimiz vardı. Onlara kendimizi anlatabilmiştik, hasta doktor güven ilişkisini kurmuştuk. AİHM karar verdi, kendi doktorlarının görmesine izin verin diye. Ben dilekçe verdim, doktorlarım dilekçe verdi. Ama AİHM kararına ve onca dilekçeye rağmen beni hala kendi doktorlarım ile görüştürmediler…
Benim kaçma şüphem yok, şuradan iki adım tuvalete gidebiliyorum sadece. Ne diyerek beni hala burada tutacaksınız? Semih’i basından izlediğim kadarıyla tahliye sonrasında çok daha iyi görünüyor. Çünkü sevdiklerinin yanında. Tarih direnenleri, bizi yazacak. Ancak sizi de yazacak. Kimse ölmek istemez, biz ölmek için açlık grevi yapmıyoruz. Ancak karşımızda bizi ısrarla öldürmek isteyenler var. Bu olmak zorunda değil. Beni tahliye etmenizi istiyorum…
Onca saldırıya rağmen orada hala benim savunmanlığımı yapan avukatlarıma sevgi ve selamlarımı iletiyorum. Sayıları önemli değil, ben onların çok olduğunu biliyorum..”
Nuriye annesi, babası ve kızkardeşi Beyza’ya sevgilerini ileterek beyanını bitirdi.
MAHKEME BAŞKANI: SİZİ BURAYA GETİRMEYEN BİZ DEĞİLİZ….
dedi ve Nuriye Gülmen’in tutukluluğunu sürdürme kararı verildi! (basın, 17.11.2017)
*****
Masum Nuriye ölürse gerçek katili kim olacak, belli. Çare; HEMEN İŞE İADE, HEMENAyrıntıları ve ağır-kritik tıbbi durumu okumak için 4 yazıyı tıklayın lütfen.. AÇLIK GREVLERİ ÜSTÜNE..  NURİYE GÜLMEN VE SEMİH ÖZAKÇA’YI YİTİRİYORUZ!!!
Ayrıntılar için tıklayın: Uyarı üstüne uyarı… Dünya ‘DUR’ diyor.
****
Ankara Konur Sokak’ta İnsanlık Anıtı çevresinde sürdürülen abartılı polis önlemleri bizi üzüyor. Türkiye’nin saygınlığına ciddi gölge düşürüyor. Yersiz, tuhaf, hatta komik.. lütfen ölçülü olalım. Ama Ankara Valiliği, hemen her türlü eylem yasağını OHAL gerekçesiyle 3 ay daha uzattı!??


Salt
Cumhuriyet‘ten 4 gazeteci hala tutuklu yargılanıyor. Durum ürkünç! Devr-i AKP’de 170’i aşkın gazeteci mesleğini değil casusuluk, muhalefet.. vs. yapıyor nedense.. hapis cezası elbette hak (!) …. 386  gün oldu…

Sevgi ve saygı ile. 20.11.2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net 

Önceki yazılarımızdan       :
Yüce İnsan ve Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü Niçin Anıyoruz?
ŞEHİR HASTANELERİ TALANI Konferansımız
95. YILINDA SALTANAT’IN KALDIRILMASININ ANLAMI
CHP’nin Adalet Kurultayı : Çevre Adaleti ve AKP’nin 2.5 Milyar Hayalet Ağacı!
DİNCİ – KİNCİ NESİLLER YETİŞTİRECEK EĞİTİMİ HALKIMIZ REDDECEKTİR!
Cemahiriye-i Sultaniye-i Türkiye
MİLLİ EĞİTİMDE DİNCİ – ŞERİATÇI MÜFREDAT GERİ ÇEKİLSİN
MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ CİHAT İLANI İLE “ŞAH MAT” HAMLESİ Mİ??!

Nurzen_Amuran’dan_ODATV_icin_sorular (Şehir hastaneleri soygunu üzerine…)
R.T. Erdoğan Diyarbakır’da, tarih 1 Nisan 2017 : “Türk demiyorum, millet diyorum..”
16 Nisan halk oylaması kirli bir referandumdur
SARAY’DA_TUTSAK_ERDOGAN’A_YARDIM_ETMELI00
ERDOĞAN’ın 3. ABDÜLHAMİTLEŞMESİNE “NE YAZIK Kİ” (!) ZAMANIN RUHU ELVERMİYOR

Basinizin_ustune_getireceginiz_kisinin_Kanindaki_oz_mayaya

Sitemizde yer alan AYDINLANMA makalelerimizin bir bölümüne ulaşma erişkesi :
Prof.Dr.Ahmet_SALTIK’in_Secilmis_TV_programlari_konferans_makale…_kayitlarina_erisim

“Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanların korkusu!” Nazım HİKMET

“TAYYİP NEREYE KAÇAR?”


“TAYYİP NEREYE KAÇAR?”


Araştırmacı yazar Adil Hacıömeroğlu çok ürpertici ve
insana “Vay be!” dedirten bir yazı göndermiş.
‘Tayyip Nereye Kaçar?’ başlıklı bu yazının dikkatle okunması gerekir:

“Son günlerde herkesin en çok merak ettiği konulardan biri; RTE’nin hangi ülkeye kaçacağı konusudur. Yolsuzluk bataklığına batmış tüm diktatör liderler ülkelerinden kaçıp giderler bir yerlere. Diktatörler niçin kaçarlar ülkelerinden? Korktukları için. Suçlu bir kişi işlediği suçun boyutunu bilir. Tabiî, cezasının ne olacağını da.
Bu kişiler korkaklıklarını; zalim tavırları, acımasızlıkları, yasa dışılıkları ve
sahte cesaret gösterileriyle örtmeye çalışırlar”.

“Dünyadaki tüm diktatörlerin ortak özellikleri vardır. Bunların başlıcaları; hırsızlık, halkına zulmetmek, emperyalizmin işbirlikçisi olmak,
ülke kaynaklarını efendilerine peş keş çekmek, yurttaşlarını yoksullaştırmak, yalan söylemek, muhaliflerine dünyada görülmemiş iftiralar atmak,
çağdaşlığı yok etmek, yönettiği toplumun tarihi ve kültürüyle bağını kesmek, bilimi baltalayarak yerini hurafelerle doldurmak, gençlikteki yaratıcı duyguları köreltmek, yoksulluğu yazgıya dönüştürmek, insanlara korku salmak,
ulusu bölüp kavga ettirmek, düşünen beyinleri yok etmek,
yüzyılların imbiğinden geçen insancıl değerleri değersizleştirmek,
komşularla ilişkileri gergin tutmak, sürekli düşman yaratmaktır”.

“Her diktatörün bir hazırlığı vardır. Önceden sıkıştığında kaçabileceği ülkeyi belirler. RTE’nin kaçabileceği 4 ülke var: Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE),
Katar ve Sudan”.

“RTE’nin gelecekte uluslararası mahkemelerde yargılanacağını düşünerek,
onun gideceği ülkeyi belirleyelim. Birleşik Arap Emirlikleri, Tayyip’i çok zor
kabul eder. Çünkü, Batı ile siyasal ve ekonomik ilişkileri çok önemli.
Tayyip’i konuk etmeleri, özellikle turizm merkezi olma konusundaki çabalarına ters düşer. Katar, ABD’ye en bağımlı ülke. ABD desteği olmasa, bir gün
ayakta duramaz. Katar, ABD’nin kullanıp çöpe attığı hiç kimseye kapısını açmaz”.

SUDAN’IN ALTINI ÇİZELİM

“Malezya, AKP’nin iyi ilişkiler içinde olduğu bir ülke. Türkiye’den oraya bir nakit akışı var. Bunun miktarı araştırılmalı. Malezya, AKP’lilerin kaçışında bir geçiş ülkesi olabilir. Ancak Malezya, ihracatı yüksek bir ülke. Turizm gelirleri de iyi. Bu durumdaki bir ülke diktatörleri barındıran bir konumda olmak istemez. Çünkü böyle bir durum onun
ticarî ilişkilerine darbe vurur”.

“Geride kala kala Sudan kaldı. Sudan. AKP’liler için en uygun ülke. Sudan Devlet Başkanı, RTE’nin “Kardeşim!” dediği El Beşir. Soykırım yaptığı gerekçesiyle uluslararası mahkemelerce yargılama kararı var bu diktatör için. Son yıllarda
AKP’ye yakın sözde yardım derneğinin suyolu yaptığı bir ülke burası.
Başbakan da fırsat buldukça ziyaret etti bu ülkeyi. Kardeşi Beşir’i Türkiye’de konuk etti.
Yarın kimin, kime işinin düşeceği belli olmaz. Yazgıları ortak iki yönetici”.

“Merak ettiğim bir şey var: 17 Aralık’tan sonra Sudan’a ne kadar para gönderildi
değişik yollarla? Paralar, dolaylı yollar izleyerek gidebilir bu ülkeye. Muhalefet partilerinin milletvekillerine iyi bir ev ödevidir bu. Kulaklarını ve gözlerini açıp görevlerini yapsınlar”.

“Pek yakında RTE’nin hangi ülkeye kaçabileceği konusuna İngiliz bahis şirketleri
el atabilir”.

Yaşar Nuri Öztürk
info@yasarnuri.com

  • Bir müslümanın ölçüsü geçmiş hükümetlerin yapmış oldukları yanlışları ele alarak “bunlar da çalıyorlar ama hizmet ediyorlar” anlayışı olamaz!

http://www.yurtgazetesi.com.tr/yazarlar/tayyip-nereye-kacar-makale,7529.html, 20.3.14