26. ölüm yıldönümünde Aziz Nesin’e saygı ile

Sayın bayanlar baylar merhaba…

Sayın olmayan bayanlar baylar sizlere de merhaba ..

Bindiği dalı kesenler Öksürüğe göre esenler
Çabuk kırılıp küsenler Kendi yağlarıyla kavrulanlar
El kapılarına savrulanlar, merhaba.

Merhaba bal börek
Merhaba zehir zemberek
Konuşurken mangalda kül bırakmayanlar
Halka talkın verip kendileri salkım yutanlar
Dönme dolaplar, çarkıfelekler Sayın dönek. Bay fırıldak ..
İlericiler, gericiler
Ben demiştimciler
Neme gerekirciler
Hepinize merhaba…..

Düşükler, kalkıklar, düşecekler
Düşecekleri yerlere tırmananlar, merhaba.
Aslanın ağzındaki ekmek
Kendinden başkasına yarayan emek
Zemzem’den kutsal alınteri
Göz nuru, gözümün nuru Caaanım efendim, merhaba…..

Merhaba ulan kör kadı…
Merhaba. Ey, düşüp takkesi keli görünen
Hak deyip halk cebinde eli görünen
Ali’nin başından Veli’nin başına Veli’nin başından Ali’nin başına geçirilen külah
Tek sigortamız : Maşallah Tek umudumuz : İyi olur inşallah ….
Merhaba. Ey sırça köşkte oturup da komşusuna taş atanlar
***
Merhaba.

Ey sırça köşkte oturup da komşusuna taş atanlar
Teker kırıldıktan sonra yol gösterenler
Vakitsiz öttü diye başı kesilen horoz
Suyu pisletti diye kurdun yediği kuzu
Uyan artık heey, Üsküdar’da sabah oldu …..
Merhaba.
Gözünün üstünde kaşın var dedirtmeyenler
Üstü bıyık altı sakal diye tükürtmeyenler
Mersin’e tersine gidenler
Ey, dokunulmayan zülfi yar ….
Merhaba.
Merhaba, verilip de tutulmayan sözler
Merhaba doymayan gözler
Merhaba dolmayan göbekler ….
İskemleler, işkembeler, merhaba.
Yurdumun ağaçsız toprakları
Topraksız ağaçları
İnsansız topraklarım
Topraksız insanlarım ….
Merhaba özgürlük yolunda yaralanıp yitenler
Merhaba bu yolda dökülüp bitenler
Merhaba söylenmemiş en güzel söz
Merhaba güzel yarınlar
Merhaba güzel yarınlar ……
İşte girdik alana
Selam verdik dört yana
Sözümüz anlayana
Merhaba….”

AZİZ NESİN
==============================

Not : Yazıyı yollayan değerli meslektaşımız Dr. Serdar KOÇ‘a çok teşekkür ediyoruz..
DR. A. Saltık, 06 Temmuz 2021

YANGIN AYAZI – MADIMAK ŞEHİTLERİNE AĞIT

MADIMAK ŞEHİTLERİNE AĞIT…

Dr. Serdar Koç ile ilgili görsel sonucu

 

Dr. Serdar KOÇ

 

 

YANGIN AYAZI

karanfil bastım yarama
al karanfil acılandı
kendi tarihi altında ezildi kent
bin yıllık bir çınar kökünden sökülürcesine
kılıçlar çekildi vicdanlar sustu
ey ölümün sessiz çığlığı
en ince ayrıntısına
en kılcal dereden
en ıssız kuytuluğa
kayalardan fışkıran çiçek
uçurum diplerini öpen su
ey gözyaşı
düzlükleri köpürte köpürte
kanatlanmış bir küheylan
kıyılarını kaybetmiş de denizin
kalbimin…
Sivas Sivas yanar
Sivas Sivas üşür gözleri
***

Serdar Koç
(TEMMUZ AYAZI, Ağustos 2000, Gelenek Yayınları)

Dr. Serdar Koç şiirleri : Demir Ökçe’ye Zeyl

ŞİİR KÖŞESİ

Şair Dr. Serdar Koç: Şiir benim vazgeçilmezim – Tıp Dünyası

Dr. Serdar Koç

Demir Ökçe’ye
ZEYL-

“benim kıyametim:
senin de kıyametin olur”

-I-
yağmurun
kanlı şelaleler
çizdiği

o yetim
o ıssız
ülkede şimdi:

yapay yerleşim birimleri-
kuruluyor
ve tel örgüler…

tankları
yıktıkça evlerimizi
haydutların

yağdıkça
tepemize
bombalar…

-II-
(oysa)
sarmaş dolaş oldular
mazide çoktan
Sabra…
Şatilla…
Tell el zaatar-

(Auschwitz…
Birkenau…
Terezin…)
Ramallah…
Beytüllahim…
Nablus… cenin…

sızlar-
kemikleri tarihin
en güçlü sanıldığı
noktadan kırılır
-faşizm-
anımsıyorum:

-III-
insanların-
damarlarıyla nasıl
tel örgüleri kestiğine
tanık olun

bir yarayı
tırnaklarıyla tekrar-
tekrar kanatan
bir çocuk gibi

ana rahminde
kıvranarak çoğalan
umarsız-
bir cenin gibi

devasa-
entelijensiyanın
kutsal göğünde
inşirak vakti:

“ey! bana kıyameti reva gören”

(ÇIĞLIK, Eylül 2006, Kum Yayınları)
(eylülce, mart-nisan 2009, sayı: 2)

ÇIĞLIK

Filistinli çocukların çığlıkları
henüz size kadar ulaşmadı mı
ülkenizde sur’a üflenmedi
cehennem yaklaşmadı mı

“atılmış renkli yün gibi”
şehirleriniz un ufak savrulmadı mı
“erimiş maden gibi” derileriniz
lime lime sarkmadı mı

eviniz barkınız alın yazınız
başınıza yıkılmadı mı
genziniz acıyla yanmadı
gözleriniz önünüze akmadı mı

yediğiniz ekmek okuduğunuz kitap
elinizi ağzınızı çarpmadı mı
yüzünüz hiç kızarmadı
yoksa allah sizi bırakmadı mı?

(ÇIĞLIK, Eylül 2006, Kum Yayınları)
(Edebiyat ve Eleştiri Dergisi, Temmuz-Ağustos 2004, Sayı: 76)

Şiir köşesi : ŞEMSEYN

ŞİİR KÖŞESİ

Dr. Serdar Koç ile ilgili görsel sonucu

Dr. Serdar Koç

ŞEMSEYN

-I-
artık
urbasız

sözcükler düğüm
düğüm

gaz bombası yağıyor kentlere
kırlarda aynı ezber

Terra Nostra’nın
ilk bölümü kadar gerçeküstü

kuşatma altında gözaltında tutsak
“yağ, yanık et, tırnak ve saç kokusu”

yalan kol geziyor
görmüyor göz gözü

çivili sopayla
iniyor kürsüsünden

doğayla uyumsuz
kapitalizm

yürekler perdesiz…
ömrümüz talan

-II-
her gün şiir ciniyle nasıl cebelleştiğini
bir bilsen acırsın

koza olur çöğer
kelebek olur ağar

kalemi parmak ucu
onsuz dokunamaz kelimelere

beyaz su
asude-

beyaz suyla yuyun onu
düşük volümlü bir meyhanede

-III-
koynunda güneşiyle göğün aynası
inmiş de

yeryüzü kanatlanmış
tertemiz bir su birikintisi-

içinde…
-yağmur sonrası-

mavi göğe kök salmış
ulu çınarlar misali

devrim gelecek
kırmızı giysisiyle

saçlarını savura
savura…

fark edilmez
ağırlıkta…

 

 

(deliler teknesi, edebiyat-sanat dergisi, ocak-şubat 2014, sayı: 43)
KÜL’EFİL, Şubat 2015, Kanguru Yayınları

CEHENNEM NÖBETİ / Şiir, Dr. Serdar KOÇ

ŞİİR KÖŞESİ…

Tıp Dünyası » Şair Dr. Serdar Koç: Şiir benim vazgeçilmezim

Dr. Serdar Koç

CEHENNEM NÖBETİ

-I-
cehennem gösterildi sana
ey şair! Ankara Garı’nda…

kıvılcımlı bir alev sütunu
soluk bir duman…

(can pazarında…

-II-
ayakkabının bağcığını bağlama
bırak kana bulansın…

cehennemin Ankara katında…

(düşlerin kırılma çağında…

-III-
kaşlarım, kirpiklerim…
yapraklara asılı

gözlerimi gagalıyor kuşlar
tırnak diplerimi…

(cehennem nöbetinde…
nisa…

-IV-
gönlünü ağaçlara kaptıran çocuk
kan yoldaşı mı oldun dal uçlarıyla?

Gar önünde barışı bekleyen çocuk
meylin mi kaldı Sıhhiye Meydanı’nda?

(canını bize ödünç veren çocuk…

-V-
sahi sen mi söylemiştin
konuktur diye insan yaşama
(…)

Serdar Koç
Ekim 2015, Ankara
(CAZKEDİSİ, temmuz-ağustos-eylül 2016, sayı 6)