Gezici’ler Venüs’ten…

file:/Users/apple/Desktop/1425%20pazar/indd/14PD05/%2014%20TEMMUZ%202013:KELLE%20FOTOLAR:DSELCUK.jpg

Gezici’ler Venüs’ten…

portresi

 

Prof. Dr. SELÇUK EREZ
www.selcukerez.com

 

Gezi olaylarını iyice izledik, belledik, biliyoruz. Şimdi bu olayların yöneticilerce nasıl yorumlandığına bakmak bundan sonraki gelişmeleri doğru kestirmemizi sağlayabilir:

Başbakan, bunların “aşırı uçların organize ettikleri bir eylem olduğunu” söylemişti. Sonra bakanlar arasında görüşünü açıklamayan kalmadı. Birkaç örnek verelim:

Dışişleri Bakanı’na göre, “Normal şartlarda çevre hiç gündeminde olmadığı halde,
bu dalgayı kendi gündemi için kullanmaya çalışanlar var. Onlarla oynadıkları oyunun siyasete, demokrasiye ne kadar büyük bir tehlike yarattığını paylaşmak isterdim. Onun içinde CHP’liler de var. Bazı iş çevreleri de var. Normal şartlarda iktidara gelme imkânı kalmayan bazı kesimler, Türkiye’nin ekonomik göstergeleri ve uluslararası itibar açısından tam da zirveyi yaşadığı ayda, ülkemizi türbülansa sokmak ve bunu kullanmak istediler.”

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, “Bunun Yahudi diyasporası tarafından düzenlendiğini” önce söyledi, sonra da söylediğini inkâr etti.

AB Bakanı Egemen Bağış’a göre Gezi’nin ardında başka güçler var:

“98 yılında Washington’da Ulusal Güvenlik Enstitüsü‘nde bir tezgâh kurdular,
99’da Türkiye karıştı. 2007 yılında yine Washington’da aynı çetenin, aynı lobinin
başka uzantısı olan Hudson Enstitüsü’nde benzer bir senaryo çalışması yapıldı. Arkasından Ergenekon, Balyoz gibi işlerin döndüğü ortaya çıktı. Şubat ayında da American Enterprise Institute’de, yine Washington’da, aynı lobinin, çıkar grubunun finanse ettiği bir etkinlikte son dört haftada ülkemizde yaşananlar tartışılmış. ‘
Böyle bir şey olursa’ diye. Ne tesadüf” dedi.

Oysa “Gezi”nin ardında ne görülmemiş başarılarımızı çekemeyenler, ne Washington enstitüleri, Yahudiler ya da iktidar olmak için dümen çevirenler var.

  • Gezi olayı, sadece bugünkü yönetici kuşaktan çok farklı yetişmiş, yeryüzündeki yaşdaşları ile benzer şekilde bilgilerle donanımlı gençliğin,
    bu ülkede sürdürülen baskıları, yönetimin akılla, usla bağdaşmaz tutumlarını etkin bir şekilde reddetmesinden ibarettir.

Dindarının ateistiyle, cinsel yönelimleri farklı kimselerin kendilerine benzemeyenlerle, Kürt’ünün, Ermeni’si ve Türk’üyle içten ve gerçekten bağdaşık yaşamakta tereddüdü olmayan bu kuşağın değerlerini kavramayan iktidar, bu standartları karşılamayı düşüneceğine, olayı, korkutarak, bastırarak söndürebileceğini sandığından,
ortaya çıkan karışıklık tablosu, ekonomimizi olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

Bunları anlamamak bugüne kadar çok zarara yol açtı. Bu yorumlar ise ümit vermiyor.
Ne olur? Daha da sıkılırız ama sonuçta “satın alınmış zavallılar, marjinallerce kandırılmışlar” sandığınız bu gençlerin katıldığı bir iktidar gelir ve düzeltir bu ülkeyi.
(Cumhuriyet Pazar eki, 14.7.13(

 

Pet şişeler yağmur oldu Bakanların üzerine yağdı

Pet şişeler yağmur oldu Bakanların üzerine yağdı

Ey AKP ve AKP’liler ve Başbakan RT Erdoğan!..
Artık halkın arasına çıkamaz duruma geldiniz.
Ne denli kritik bir aşamaya gelindiğinin hala ayrımında değil misiniz?
2 bakanı kendi ülkesinin halkından, onun haklı öfkesinden korumak için
alınan güvenli önlemleri hayal ötesi ve sürdürülmesi olanaksız.
Gittiğiniz yol yol değil.. Sözümüze kulak verin, dinleyin :
Bu BOP Sokağı lanetli Sayın Başbakan..
Bu BOP Sokağı batak ve kanlı Sayın Başbakan..
Sayın Başbakan; bu BOP Sokağı’nın sonu “hayırlı değil..
Kendinizi de, partinizi de ülkemizi de bindirdiniz bir alamete, sürüyorsunuz kıyamete.
Hâlâ durdurma ve bu alametten inme şansı az da olsa var.
Acil olarak bu seçeneği değerlendirin Sayın Başbakan; selameti seçin..
Şu mübarek bayram günlerinde alışık olmadığınız sözlerimize bir nebze kulak verin,
sizi sarıp sarmalamış, adeta esir etmiş çok tehlikeli ezberinizi sorgulayın, bozun..
Çok bağlı olduğunuz İslam dininin “meşveret” geleneğini aklınızdan çıkarmayın.
Yüce Allah’tan hidayet olsun size ve tüm ülkemize…
Başka çaremiz kalmadı : Evet, size Allah’tan hidayet diliyoruz son bir umut ve çırpınışla..
Sevgi, saygı ve derin kaygı ile. 21.8.12, Tekirdağ
Dr. Ahmet Saltık, www.ahmetsaltk.net

Hakkari’de, PKK’lıların döşediği mayının patlaması sonucu şehit düşen 23 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Can’ın bugün Gaziantep’te düzenlenen cenaze töreninde Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e
öfkeli bir grup pet şişe yağdırdı.

Şehit Uzman Çavuş Mehmet Can için Ulu Cami’de düzenlenen törene Gaziantep’te
dün akşam 9 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırı nedeniyle kentte bulunan
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de katıldı.
Şehit Uzman Çavuş’un cenaze törenine gelenlerin sayısı 3 bin kişiyi aştı.

ÖNCE SLOGANLI TEPKİ

Kentte dün akşam 9 kişinin yaşamını yitirdiği 66 kişinin yaralandığı bombalı araçla yapılan saldırı nedeniyle öfkeli olan vatandaşlar teröre tepki gösterdi.

Kalabalıktan sık sık /Kahrolsun PKK, sloganları yükselirken, polisin aldığı
sıkı güvenlik önlemleri altında camiye Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin girdi. Kalabalık bakanları yuhalayınca
cenaze namazını kıldırmak için hazırlık yapan Gaziantep Müftüsü Ahmet Bulut,
müdahale ederek ‘yuh’ çekilmemesi için uyarıda bulundu.
Kalabalıktan bu kez müftü Ahmet Bulut’a da ‘yuh’ sesleri yükseldi.

BAKANLAR KORTEJDE YÜRÜDÜ

Gergin ortamda kılınan cenaze namazının ardından şehit Uzman Çavuş Mehmet Can’ın cenazesi askerlerin omuzlarında kortej eşliğinde bir süre taşındı.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de
kortejin arkasından yürüdü. Bir süre sonra kalabalık bir grup protesto ettikleri
Atalay ve Şahin’e doğru yürümek istedi. Polis çevrelerinde etten duvar ördükleri
Atalay ve Şahin’i trafik ekibinin otomobiline bindirerek bölgeden çıkartmak istedi ancak bakanlar bunu kabul etmeyerek yürümeye devam etti.

PET ŞİŞE YAĞDIRILDI

Yaklaşık 500 metre daha ilerlendikten sonra bakanlara gösterilen tepkinin dozu artı, kalabalıktan pet şişe yağdırıldı. Bu sırada bir grup Atalay ve Şahin’in üzerine
yürümek isteyince önlem alan polis, biber gazıyla müdahale etti iki bakan
bir minibüse bindirilerek kalabalığın arasından çıkarıldı.

Şehit Uzman Çavuş Mehmet Can’ın cenazesi daha sonra cenaze aracına alınarak
Aktoprak Mahallesi Mezarlığı’na götürüldü ve burada gözyaşlarıyla toprağa verildi. (Hürriyet, 21.8.12)