Giderayak güldürüyorlar

Zafer ArapkirliZafer Arapkirli
Cumhuriyet, 15 Ekim 2021

 

Bir insan için de, bir kurum için de, bir siyasi parti için de, hele hele iktidardaki bir siyasi parti için de en arzu edilmeyen durum, gelişmelerin girdabına kapılarak “iradesi hilafına savrulma” halidir. Bunun bir başka biçimi de olup biteni yani gündemi belirleme yeteneğini yitirmek, “proaktif” yani ilk ve önce davranıp tavır almaktan ziyade, başkalarının aldıkları tavra söyledikleri her lafa yanıt vermek yani “reaktif” duruma düşmektir. Bugünün iktidar koalisyonunun manzarasını tam da bu şekilde tarif etmek mümkündür.

Kılıçdaroğlu’nun “Siyasi cinayetler işlenmesinden endişe ediyorum” uyarısına karşı, İçişleri Bakanı’nın “MİT’e sordum, Emniyet’e sordum. Yok öyle bir şey” demesi, buna mukabil geçen 20 yılda yaşanan ve kimilerinde 50-100 canın bir anda yitirildiği siyasi cinayet ve katliamları unutturmaya çalışması da güçlü bir örnek sayılmaz mı? Çok sayıda toplu katliam (Suruç, Ankara, Merasim Sokak, Dolmabahçe, Reina baskını, Atatürk Havalimanı baskını) ve bireysel (Hrant Dink, Tahir Elçi, Gezi Şehitleri, Kumpas süreci şehitleri, Yasin Börü, HDP’li Deniz Poyraz) cinayet sanki bu iktidar döneminde işlenmemiş gibi pişkin pişkin “Recep Tayyip Erdoğan 70’lerin 80’lerin 90’ların siyasi cinayetler devrini kapatmıştır” diyebilmek ve yazabilmek, (olayın muhtevası, yitirilen yüzlerce insan canı olmasını saymazsak) bir kara mizah örneği değil midir?

Bu ülkede 800 bin futbol sahası büyüklüğünde orman alanının cayır cayır yanmasını muhalefetle didişerek izleyen bir Orman Bakanı’nın, kalkıp da “Türkiye, yangınlarına müdahalede dünyanın en iyisi” mealinde konuşması, bir “başyapıt” sayılmaz mı?

Sağlık Bakanı’nın, her gün giderek daha da vahim bir hal aldığı anlaşılan, görülen bir Covid-19 pandemisi tablosuna baka baka hâlâ (aklınca) mizah ürünü tweet’ler atabilmesine ne demeli?

TÜGVA rezaleti ile ilgili belgeleri ilk gün “montaj – düzmece” diye inkâr edip ardından “Kim sızdırmış bunları?” diye atarlanmak, adeta “Kendilerine güldürmek için özel bir çaba”nın ürünü değilse, nedir?

Hepsini alt alta dizip toplamasını aldığınızda, “Eyvah.. Gidiyoruz galiba” diye özetlenebilecek bir ruh halinden söz ediyoruz. Giderayak daha çok katıla katıla (aslında acı acı) güleceğimiz iyice belli oldu.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Giderayak güldürüyorlar” için bir yorum

  1. Gerçekten harika ironilerle süslü bir teşhisler, saptamalar, yorumlar, teşhirler, kınamalar demeti. Sevgili Zafer ARAPKİRLİ’ye en yürekten tebrikler, selamlar, derin saygılar, yeni başarılar, en iyi dilekler. Ve sözün tam anlamıyla muhteşem bir sonuç olan GİDERAYAK DAHA ÇOK KATILA KATILA ASLINDA ACI ACI GÜLECEĞİMİZ tümcesine şu atalar sözünü eklememe özel ve kişisel izni ve müsadesi ricasıyla peşin teşekkürler :
    ACI ACI bile olsa son gülen iyi güler. Ve SÖZ KONUSU o malum ve meşhur RUH HALİNE sahip olmaları nedeniyle, bizim hepimizi KATILA KATILA GÜLDÜRENLER, tarihin en iğrenç çöplüğüne er ya da geç ama mutlaka giderler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir