POLİTİKA ve POLİTİKACI

POLİTİKA ve POLİTİKACI

Prof. Dr. D. Ali ERCAN
Nükleer Fizikçi
Değerli arkadaşlar,
Bu kavram Türkçe karşılığı olmayan, Batı dillerinden alınmış bir kavramdır; ama Türkçede “Turan”, Anadolu Türkçesiyle “Duran” yani Devlet kavramı binlerce yıldır var. Batı dillerinde de tam karşılığı “State”, “Staat” duran, hareket etmeyen, sabit kavramı bulunuyor… Politika karşılığı kullanılan “siyaset” de Türkçe değil, (siyasetun) Arapçadır. At terbiyecisi anlamındaki “Seyis” sözcüğü bu kökten gelir. “Devlet” sözcüğü de Arapçadır.
Politika özetle, bir Ülke (veya büyükçe bir siyasal, ekonomik sistemin) yönetimine ilişkin uğraşlar bütünü olarak anlaşılıyor… Batı dillerinin esinlendiği eski Yunancada ” Πολιτικά ” kentin yönetimsel işleri olarak algılanıyordu. “πόλη” poli = kent demektir.
Devlet yönetimleri İmparatorluk, Krallık, Tek adamlık yönetimlerden yavaş yavaş Halk egemenliğine, Cumhuriyetlere doğru evrildikçe, yani “Halkın, Halk için Halk tarafından öz yönetimi” demek olan çağdaş Demokrasiye* geçildikçe, Halk içindeki, yönetmek (iktidar) iddiasında bulunan farklı çıkar grupları (partiler) arasında bir fikir mücadelesi başladı ister istemez. işte bu “demokratik mücadeleye” politika adı veriliyor… (Bunu inceleyen bilim dalına Politoloji, Siyaset bilimi denir)
Ancak, “Eğitsel/kültürel gelişkinlik düzeyi ve gelir düzeyi düşük, gelir dağılımı adaletsiz toplumlarda, politika dediğimiz bu demokratik mücadele uygar kurallar çerçevesinde yürüyemiyor maalesef. Üzülerek söylüyorum ki, Türkiye Dünya klasmanında (AS: sıralamasında) kusurlu demokrasiler ve otokrat rejimler arasında “demokrasi/Otokrasi karışımı ara rejim” grubunda sayılıyor. (bkz. Harita)
Bu tür toplumlarda, Politika içi boş bir kavramdır.. İnsan haklarının, Anayasanın, Yasaların çoğu yalnızca kağıt üzerinde kalmış kadük ifadelerden öte bir anlam taşımaz. İktidarı şu veya bu şekilde ele geçirmek için her girişim olağan (mübah) görülür. Bu toplumlarda politikayla uğraşan, “başarılı”😄politikacılarda şu 4 ortak özellik az ya da çok derhal göze çarpar;
  • M İ Y Y
1 – Muhteristir (para ve iktidar için her şeyi yapabilir)
2 – İlkesizdir (her kalıba girebilen yumuşakçalar gibi her yana dönebilir)
3 – Yalancıdır (gerçeği sürekli saptıran, işine geleni söyler)
4 – Yalakadır (güçlü karşısında eğilip bükülen, aferist, fırsatçıdır)
Bu özellikler, sadece geri toplumlarda değil, ileri, gelişmiş varsayılan ülkelerdeki politikacılarda bile (çok düşük seviyede de olsa) göze çarpmaktadır… Ancak oralarda medeni cesareti yüksek bireylerin, yurttaşların etkin tepkileriyle epeyce bastırılmıştır…
Sevgilerimle.æ
_______
* M. Kemal Atatürk, Demokrasi yerine “Halkçılık” sözcüğünü almak istemişti; bu nedenle de “6 Ok” tan birini Halkçılık olarak tanımladı. Halkçılık fakir fukara edebiyatı değildir; düpedüz halk idaresidir. Ayrıca sırası gelmişken söyleyeyim, Mustafa Kemal bir “Politikacı” değildir; ama üstün nitelikleri olan bir “Devlet adamı”dır.
Linki tıklarsanız bir politikacı örneği görebilirsiniz.
Fotoğraf açıklaması yok.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“POLİTİKA ve POLİTİKACI” için bir yorum

  1. Bir toplumda mevcut tüm yetkilerin toplamı sabit miktardadır. Önemli olan bu toplamın dağılış biçimidir. Dağılış biçiminde yoğunlaşma veya topaklanma toplumdaki mevcut bilgi, beceri ve de sorumluluk bölgelerinin yanıbaşında değilse denge bozulur, toplum alt üst olur. Zira bu üç kavram üçlü saç ayağı gibidir, birinin kısa kalması ile saç ayağı devrilir. Belki çok ilerde seçim sistemi değişir ve Mantıklı bir şekil alır. Messela aşağıdaki bir rüya gibi.
    Sistem Mantıktan iyice uzaklaşmıştır. %10 baraj sistemi kötü niyetli kişilerin işine gelmektedir. Bir de, bir parti mevcut oy sayısının %30’unu elde ederek tüm ülkeyi tek başına yönetir duruma gelmektedir, bu çok büyük bir yanlıştır. Ayrıca, şu an parlamentodaki vekil sayısı çok fazladır, 400’ün altına düşürülmelidir ve de bunların maaşları çok yüksektir, asgari ücret ile nispetlendirilmelidir.
    Her parti sadece toplıyabildiği oy oranındaki miktarda meclise vekil sokabilmelidir.
    Tamamlanamıyan, eksik kalan vekiller için ikinci sefer bilgi seviyesi yüksek, sorumluluk sahibi bağımsız aday seçimleri yapılmalıdır. Bağımsız adaylar en az bir üniversite bitirmiş olmalı, tam tekmil ilave bir lisan biliyor olmalı, kötü geçmişi olmamalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir