ÇIĞLIK

ÇIĞLIK

Mustafa AYDINLI
Eğitimci – Yazar
24 Şubat 2019

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Tokat İŞKUR’da, çeşitli kurumlarda 6 ay süreyle geçici olarak çalıştırılmak üzere 1500 kişinin işe alımı için yapılan kura çekiminde, kucağında çocuğu ile birlikte, işsiz bir kadın emekçinin

  • ‘Açım aç, ekmek istiyorum!’

diyerek isyan etmesinin yankısı kulaklarımızdan gitmiyor.
Olay önceki hafta yaşandı ancak gündemden düşürülmemesi gerekiyor.
Hiç kuşku yok; azıcık düşünebilen, azıcık vicdan sahibi, azıcık toplumsal sorumluluğu olan, ülkesini ve insanını yürekten sevme tutku ve idealine sahip olan olanların, o “feryat” yüreklerini dağlamıştır. Kim bilir duyarlı kaç şair şiirler yazdı – yazacak o “çığlıklar” üzerine, öyküler yazılacak kuşkusuz, yazılmalı!

Çığlık; acı, ince ve keskin ses, feryat, figan demek sözcük anlamıyla. Ünlü şair Nazım ne demişti Ressam Abidin Dino’ya;

Sen, mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
İşin kolayına kaçmadan ama
Gül yanaklı bebesini emziren
Melek yüzlü anneciğin resmini …
Mutluluğun  resmini yapabilir misin Abidin
Hürriyet sözcüğünün resmini ama yalansızının..

Acaba hangi ressam, kucağında yavrusuyla

  • “Açım aç, ekmek istiyorum”

diyen annenin resmini çizebilir?
Hangi romancı bu öykücü tasvir edebilir o salonda yankılanan acı, ince ve keskin feryadı?

Hangi şair anlatabilir şiirlerinde, feryat ederken hıçkırıklara boğulan sesi, hangi fotoğrafçı yakalayabilir o anlık kareleri?

Gözlerden süzülen boncuk boncuk göz yaşlarını ve o gözlerdeki isyan yüklü acıyı buğuyu hangi objektif algılayabilir?

Biz dışarı dökülen göz yaşlarını gördük, bir de onun içeri döküleni var ki, onu kimse bilemez. Acıyı tatmayan acıyı bilemez, çaresizliği yaşamayan o dramı anlamaz. Ne yazık ki o annenin sesini dünya duydu, duyulmayan ve sesini duyuramayıp kara yazgısına boyun büken, yüzbinlerce anne var bu ülkede.

Kimbilir, o gün o sesi duyan din adamlarımız, imamlarımız – vaizlerimiz dini kurumlarında vaazlarını bu konuya ayırmışlardır. Olasıdır ki sevgili peygamberimizin “Komşun açken sen tok yatamazsın” sözünü anımsatmışlardır. Bu ülkede dinsel inancı güçlü çok sayıda ‘mütedeyyin’ insan olduğu da bir olgu

İnanıyoruz ki Tokat valimiz de hepimizi utandırması gereken bu “Kral Çıplak!” uyarısını  duymuş ve “algılamış” olsun.. Bizim bin km uzaktan duyduğumuz, uykularımızı kaçıran bu acılı tınılar, iktidarın da uykusunu kaçırmış olsun… Ancak ne yönde? Bir an önce bastırılarak gündemden düşürülmesi için mi? Altta yatan nedenlere inme fırsatı olarak değerlendirilmeden mi? Ne yazık ki, AKP iktidarı bunca sabıka biriktirdi 17 yılı bulan tek başına iktidarında!

Dileriz ki iktidar, bu elim olaya da bir kılıf uydurarak “muhaliflerin – dış güçlerin işi..” gibisinden saçma sapan savunmalara girmesin.. Toplumun içine düşürüldüğü yaygın ve ağır yoksullaştırmanın net bir göstergesi olarak görülsün ve yapılan ürkünç (vahim) yanlışlardan bir an önce dönülsün.

Varsın AKP, “her musibette bir hayır vardır” raconu ile karşılasın ama artık mutlaka “sürgit ve ağır irrasyonalite” den kendisini kurtarsın, “sosyal devlet” sorumluluğunu anımsasın.

Yedi düvele meydan okuyup, 600 yıllık imparatorluğun küllerinden saygın ve onurlu Türkiye Cumhuriyetini yaratan bu Ulus, Cumhuriyet’in 100. yılına koşarken, hiçbir annesinin

“Acım, aç, ekmek istiyorum!”

zilletine düşmesine izin vermeyecektir. Gerekirse AKP’ye ve asla insancıl olmayan politikalarına karşın da!

Ülkemizi yönetenler bizden iyi bilirler ki, yalnızca “YAVRULARIYLA BİRLİKTE AÇ BIRAKILAN ANNELERİN” dramlarından değil, ormanlarımızdaki iki tavşan yavrusundan bile sorumludur. Gerçekte, Türkiye’yi çağdaş dünyaya deyimi yerinde ise “rezil” eden o birkaç saniyelik trajedi, AKP politikalarının ağır dinci sömürüye – baskıya karşın iflasının kanıtıdır.

Somut olarak yaşadıkları, az eğitimli kitleleri de bileyecek ve insana saygısız sömürü politikaları güden siyasal kadroların tasfiyesine diyalektik itki sağlayacaktır. Ne denli direnseler ve vicdanları taşlaşmış olsa da iktidar kanadında da sorgulamalar başlasın dileriz.
=========================================

Dostlar,

Sayın Aydınlı, Tokat’ta 6 Şubat 2019 günü yaşanan yürek sızlatan olayı 2-3 hafta sonra yeniden gündeme getirmekte. Bu acı olaydan herkes ders çıkarmalıdır, kuşku yok en başta iktidar partisi AKP! İktidar, bu elim olayı doğru okumalı ve mesajı almalıdır, artık mızrak çuvala sığmıyor!

63 saniyelik bu enstantane kezlerce ve dikkatle izlenmeli ve tez elden bu ağır ve yaygın yoksullaştırmanın nedenlerine dönük kalıcı – insancıl – sosyal adalete – hakça paylaşıma dönük sistemli önlemler yaşama geçirilmelidir.

Yani AKP, şimdiye dek yapageldiklerini (örn. her yıl en az 1 yandaş Dolar milyarderi yaratmayı!) bir an önce terk etmeli ve Mustafa Kemal ATATÜRK‘ün

  • Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir..”

    eşsiz tanımının rotasına girmelidir.

Sevgi ve saygı ile. 24 Şubat 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK 
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir