İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ KURULUŞ / GÖREVLERİ, BİRİM BAŞKANLIKLARI ve VALİ ATAMALARINA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER

İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ KURULUŞ / GÖREVLERİ, BİRİM BAŞKANLIKLARI ve VALİ ATAMALARINA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER

Konuk yazar :
Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

I-GİRİŞ

 1- 6771 sayılı Anayasa’da Değişiklik Yapılması Hk. Kanun 16 Nisan 2017’de yapılan halkoylaması sonucu %51,41 oranı ile kabul edilmiştir. Bu yolla Türk seçmeni, 140 yıllık parlamenter sistem uygulamasını / deneyimini bir yana bırakarak, tercihini “başkanlık / cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi“ olarak adlandırılan yeni sistemden yana kullanmıştır.

Bilindiği üzere yeni sistemde Cumhurbaşkanının yetkileri artırılmıştır. Yürütme yetkisi tümüyle Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı; Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları ve üst düzey kamu yöneticilerini atayabilmekte ve görevlerine son verebilmektedir. Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda (açıkça kanunla düzenlenmesi gereken / düzenlenmiş konular dışında) Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilmektedir.

2-10.05.2018 gün ve 7142 sayılı Kanunla; Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla çeşitli kanun ve KHK’lerde  değişiklik yapılması konusunda Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiştir.

Kanunun verdiği yetkiye dayalı olarak Bakanlar Kurulunca; 14.06.2018-02.07.2018 tarihleri arasında 698, 699,700, 702 ve 703 sayı ile (5) adet KHK kabul edilmiştir.

Kabul edilmiş olan 698 ve 700 sayılı KHK’lerde: Çok sayıda kanun / KHK’de yer alan “Başbakanlık” /  “……Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca” / “Bakanlar Kurulu” vb. ibarelerde, “Cumhurbaşkanlığı” şeklinde bazı rutin / teknik değişikliklere gidilmiştir.

703 sayılı KHK’de ise, kamu idarelerinin teşkilat kanunları başta olmak üzere,
203 kanunda eklemeler /değişiklikler yapılmıştır
.

698, 700 ve özellikle 703 sayılı KHK ile “başkanlık / cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişin altyapısı hazırlanmış, bu bağlamda bir tür “mıntıka temizliği” yapılmış, yeni sistemin temelleri atılmıştır.

3-703 sayılı KHK ile yapılmış köklü değişiklikler, Cumhurbaşkanın and içerek göreve başlamış olması nedeniyle Anayasa’nın halkoylaması sonucu kabul edilmiş olan tüm hükümlerinin yürürlüğe girmiş olması, Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlarını ataması, bakanlıkların sayısının 16’ya düşürülmesi, yürütme alanına ilişkin (12) adet Cumhurbaşkanlıığı kararnamesi çıkarılmış olmasından; yürütme organının Anayasa’nın değişik 104. maddesi uyarınca yeniden düzenlendiği görülmektedir.

Bu amaçla kamu idarelerinin büyük bölümünün kuruluş, görev/yetkilerine, kadro ve atama usulleri vb. konulara ilişkin köklü değişikler yapılmıştır. Bu yolla yeni sistemin oluşturulmaya/yerleştirilmeye çalışıldığı  anlaşılmaktadır.

Cumhuriyet yönetimi döneminde kamu yönetiminde bu kapsamda / çok yönlü / ayrıntılı bir değişim olayı ilk kez yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra yeni yapılanma çok hızlı bir şekilde ve bilinenlerin dışında (KHK / Cumhurbaşkanlığı kararnameleri gibi) farklı yöntem / yaklaşımlarla gerçekleştirilmiştir.

Bu yüzden yeni yapılanmanın/değişikliklerin niteliğini, yasal dayanaklarını, ortaya konulan modeli kavramak kolay değildir.

Bu nedenle, emekli / deneyimli mülkiye başmüfettişi olarak; kamuoyunun aydınlatılmasına katkı sağlamak , değişikliklerin niteliği hakkında hakkında somut bilgi vermek için İçişleri Bakanlığındaki yapılanma temel alınmış, İçişleri Bakanlığı teşkilatının kuruluşu, görev ve yetkileri; Bakanlık personelinin kadro / atama / görevden alma durumlarındaki değişiklikler, araştırmacı / uygulayıcılara da kolaylık olması bakımından, dayanakları da gösterilmek suretiyle incelenerek bir rapora bağlanmıştır.

Ulaşılabilen saptamalar özet olarak aşağıya çıkarılmıştır.

II- İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ KURULUŞ, GÖREV ve YETKİLERİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

4-1984 yılından başlayarak yürürlükte olan Bakanlıkların Kuruluş  Görev ve Çalışma Esaslarına İlişkin 3046 sayılı Kanun’un adı Bakan Yardımcılarının Mali Hakları ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” olarak değiştirilmiştir.

Kanunun; yeniden düzenlenmiş olan “bağlı / ilgili / ilişkili kamu kurum ve kuruluşlarının  Cumhurbaşkanlığı veya bakanlıklarla ilgilendirilmesi konusunda Cumhurbaşkanının yetkili olduğuna, bakan yardımcılığı konusuna ilişkin düzenlemeler dışında diğer (bakanlıkların kuruluş /görev ve çalışma esaslarına ilişkin) hükümleri tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Bakanlıkların teşkilat görev ve çalışma usul ve esaslarını düzenleyen kuruluş kanunları yürürlükten kaldırılmış veya korunan / kaldırılmayan kimi hükümler eşliğinde adı değiştirilmiştir.

Bu bağlamda 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat Kanununun da adı değiştirilmiş; yüksek disiplin kurulu, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı aracılığıyla yürütülmekte olan il yatırım hizmetleri  dışındaki hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır. İçişleri Bakanlığının merkez ve taşra yapılanmasında, görev ve çalışma esaslarında da  köklü değişikler yapılmıştır.

İçişleri Bakanlığı ve bağlısı kuruluşlar; yasal düzenlemeler (703 s. KHK) ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri (CBK) ile yeniden yapılandırılmıştır.

Bu bağlamda;

4.01-İçişleri Bakanının, kuruluşun en üst amiri olduğu, bakanlık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu olduğu, görev ve yetkileri konusunda yasal düzenleme kaldırılmıştır. Bu konuya ilişkin CBK’de bakanın görev/yetki ve sorumlulukları vb. düzenlemelere yer verilmemiştir.

 4.02-Mahalli idarelerin düzenlenmesi/yönlendirilmesine ilişkin çalışmalar Bakanlığın görev alanından çıkarılmıştır. Mahalli İdareler Gn. Md. lüğü, (Yerel Yönetimler Gn. Md. adıyla) Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredilmiştir. Görevde olan Mah. İd. Gn. Md. nün görevi yasa ile sona ermiştir. MİGM görev yapan memurlar ( MİAHS personeli hariç) Çevre ve Şehircilik Bakanlığına halen bulundukları kadro derecesi üzerinden atanmış sayılmıştır.[1]

Yerel Yönetimler Gn. Md. lüğünde kontrolör istihdam edilebilecektir.

(İçişleri Bakanlığına mahalli idareler kontrolörü istihdamı sağlayan CBK-4 ile yapılmış  değişiklikten sonra Mahalli İdareler Kontrolürlüğü Başkanlığının,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devrinden vazgeçildiği ve  Bakanlık bünyesinde bırakıldığı anlaşılmaktadır.)

Bununla birlikte Anayasa’nın 127 md. uyarınca İçişleri Bakanlığının mahalli idareler üzerindeki vesayet yetkisinden kaynaklanan görev ve yetkileri devam edecektir. Bu bağlamda mahalli  idarelerin seçilmiş/atanmış organ ve üyeleriyle diğer kamu görevlileri hakkında inceleme/araştırma ve soruşturma işleri mülkiye müfettişleri tarafından yapılacaktır. Ayrıca mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin teftiş/denetim/soruşturmaları konularında da   mülkiye müfettişlerine görev verilmiştir.

4.03-Diğer bakanlıklar gibi  İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hk.Kanunundaki Bakanlığa bağlı (EGM / J. Gn. K / Sahil Güv. K. / Kamu Düzeni ve Güv. Müs. / Göç İdaresi Bşk.) kuruluşları gösteren madde yürürlükten kaldırılmıştır.

Bağlı kuruluşlardan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hk. Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Müsteşarlik İçişleri Bakanlığına devredilmiştir.

6458 sayılı Kanunun Göç İdaresi Gn. Md. kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını içeren hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hk. Kanunun adı değiştirilmiş; kuruluş/görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır. Bu arada Afet Bölge Koordinatörlüğü ile il koordinatörlüklerince yürütülen görevlerin ilgili mevzuat hükümlerine göre, il valilerince sürdüreceklerine ilişkin 3152 Kanuna ek madde de yürürlükten kaldırılmıştır.

EGM / J.Gn.K / Sahil Güv.K. kuruluş, görev ve çalışma esaslarına ilişkin hükümlere dokunulmamıştır.

Bağlı/ilgili/ilişkili/diğerleri olmak üzere toplam (54) kurum ve kuruluşun, kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin düzenlemeleri içeren CBK-4 çıkarılmıştır.

Bu kararname kapsamında İçişleri Bakanlığına bağlanan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Göç İdaresi Gn. Md. kuruluş, görev ve yetkileri de  düzenlenmiştir.

4.04-Bakanlık bünyesinde kurulu sürekli kurullar (Bakanlık Encümeni, Kaçakçılık İstihbarat ve Koordinasyon Kurulukapatılmıştır.

Bu tür kurullardan görevlerine devam edecek olanlar CBK ile gösterilecektir. CBK ile gösterilmeyen kurul / komisyon vb. ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına veya CB’ınca yetkilendirilecek kurum veya makama devredilmiş sayılacaktır.

4.05- 3046 sayılı Kanunun bakanlıkların taşra teşkilatlarının kurulmasını düzenleyen temel hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır. (Merkezi yönetimin taşra yapılanması, Anayasa’nın 126/2 maddesinde yer alan  “İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.” kuralı yönünden de önemlidir.)

Bu arada İçişleri Bakanlığı taşra teşkilatı olarak, 703 sayılı KHK ile büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde kurulu tüzel kişiliğe haiz ve özel bütçeli Yatırım ve İzleme Koordinasyon Başkanlıkları (YİKB) yeniden yapılandırılmıştır. YİKB tüm illerde kurulmaktadır. YİKB tüzel kişiliği ve özel bütçeli olma özelliği kaldırılmıştır. Kamu idarelerince her türlü yatırım / onarım / yardım işleri de YİKB aracılığıyla yapılabilecektir. İlde kamu idarelerince yürütülmesi gereken yatırım ve hizmetlerde aksadığının kamu düzeni ve güvenliğinin olumsuz etkilendiğinin tespiti halinde söz konusu yatırım ve hizmetler YİKB aracılığıyla yapılabilecektir.

III-KADRO KURULMASI/İPTALİ  İŞLEMLERİ

5-1983 yılından beri yürürlükte olan (mahalli idareler hariç) 383 bini İçişleri Bakanlığı personeli olmak üzere toplam 3,4 milyon kamu personelini yakından ilgilendiren; tüm çalışanların kadro unvanı / sınıfı / kadro derecesi / kadro adedini gösteren; kurulmasının (ihdasının) ancak kanunla olabileceğini ve değişikliklerin bakanlar kurulu kararıyla yapılacağını düzenleyen 190 sayılı KHK yürürlükten kaldırılmıştır.

657 sayılı DMK/34 md. yer alan kadro ihdasına ilişkin hükümde yürürlükten kaldırılmıştır.

190 sayılı KHK eki cetvellerde yer alan kadrolar yeniden düzenlenerek altı ay içinde CBK eklenecektir.

Bu arada müsteşar / müsteşar yrd. ve merkez valiliği kadroları iptal edilmiş; iptal edilmiş, bu kadrolar bakanlıkların kadro cetvelinden çıkarılmıştır.

CBK-2’de yapılmış düzenleme ile bundan böyle kamu kurum ve kuruluşlarında kadro / pozisyon ihdası, iptali / değiştirilmesi ve kullanılması (doldurulması) işlemleri CB tarafından yapılacaktır.

IV-ATAMA / TERFİ / GÖREVDEN ALMA İŞLEMLERİ

Yürürlükten Kaldırılan veya Ek/Değişiklik Yapılmış Yasal Düzenlemeler

6-703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan, ek/değişiklik yapılmış yasal düzenlemeler aşağıya çıkarılmıştır.

6.01-1981 yılından beri yürürlükte olan bakanlıklar ve bağlı kuruluşlarda atama esaslarını düzenleyen 2451 ve 2477 sayılı kanunlar yürürlükten kaldırılmıştır.

6.02-1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununundaki (Kaymakamlık adayı sınavına giriş için bitirilmesi gereken fakülteler; mensupların sınav /atama usullerine yönelik) özel hükümler içeren düzenlemeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

6.03-1949 yılından u yana yürürlükte olan  5442 sayılı İller İdaresi Kanununda bulunan valiliğe / vali yrd/il idare şb. başkanlıklarına / kaymakam atamalarına ilişkin (mülki idare amirlerinden valiliğe atanacakları 1. sınıf mülki idare amiri olması, merkez valiliğe atanma vb.) hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Bunun yanı sıra valilerin hukuki durumları, görev ve yetkilerine ilişkin Kanunun 9. maddesinde  bazı ek / değişiklikler yapılmıştır. Bu bağlamda, (“Vali; ilde Devletin ve hükümetin temsilcisidir” ibaresi yerine) Valilerin; ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve yürütme vasıtası olduğu; ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olduğu,” ilçede kaymakamın (“hükümet temsilcisi” ibaresi yerine) “Cumhurbaşkanının idari yürütme vasıtası” olduğu şeklinde düzenlemeye gidilmiştir.

  6.04-657 sayılı DMK’da yapılmış “ucu açık” bazı ek/değişiklikler ile CBK ile yapılacak düzenlemelerin önü açılmıştır.

(Cumhurbaşkanı onayı ile yapılacak atamalarda Cumhurbaşkanı kararnamesinde öngörülen hizmet süresinin geçerli olacağı, taşra teşkilatında uzman çalıştırılabileceği, iş mevzuatına tabi veya sözleşmeli istihdamı, denetim elemanı istihdamı, kurumlar arası geçici görevlendirmeler, yerli / yabancı sözleşmeli personel istihdamı,iş mevzuatına tabi personel istihdamı, huzur hakkı ödemeleri; kadro / pozisyonları kaldırılan üst düzey yöneticileri atamaları hakkında CBK hükümlerinin uygulacağı;

Üst düzey kamu yöneticiliğine atanabilmek için CBK öngörülmüş koşulların taşınması gerektiği,

Kadroların CBK gösterildiği şekilde düzenleneceği vb. düzenlemeler yapılmıştır.)

6.05-3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunundaki (genel md. yrd. sayısı ve bu kadrolardan birine mülki idare amiri atabileceğine, EGM personelin seçim ve atanmalarına ilişkin özgün) bazı hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.

6.06-KHK yayımlandığı tarihte Bakanlıkta, bakanlık müşaviri / danışmanlık kadrolarında bulunanların görevleri sona ermiştir.

(Bakan müşavirinin Bakanın görev süresi ile sınırlı olarak görev yapacaklarına ilişkin yasal düzenleme yapılmıştır.)

6.07-Belediyelerin kuruluşu/tüzel kişiliklerini yitirmeleri konusunda Danıştay görüşü alınması kaldırılmıştır.

Atama ve Görevden Alma

7-703 sayılı KHK ile yapılmış yasal düzenlemelerden sonra yürütme alanında atama usul ve esaslarına ilişkin konuları içeren CBK-3 çıkarılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile getirilmiş düzenlemeler uyarınca:

7.01- İçişleri Bakanlığında bakan yardımcısı; merkez teşkilatındaki birim başkanları ( genel müdürler, teftiş kurulu başkanı, kurul başkanları vb.) ve valiler; Cumhurbaşkanı kararıyla atanacak ve görevden alınacaktır.

(Dolaysıyla bakanların bakanlığın en üst amiri olma, bakanlık hizmetlerinin yürütülmesi konularında yetkili ve sorumlusu olmaktan uzaklaştıkları; üst düzey yöneticilerden sadece müşavirlerini atama konusunda tam yetkili oldukları, dolaysıyla bakanlıkların “genel sekreteri” konumuna getirildikleri görülmektedir.)

Üst düzey yöneticilerin görev süresi Cumhurbaşkanının görev süresi ile sınırlandırılmıştır. Görev süresi bitenler yeniden atanabilecektir.

Bu görevlilerin sözleşmeli çalıştırılması olanağı da bulunmaktadır.

Daire başkanı, 1.hukuk müşaviri, mülkiye müfettişleri, genel md. yrd., yali yrd., kaymakam, bakanlık il md. ve il emniyet md. atamaları ise Cumhurbaşkanı onayı ile yapılacaktır.

Diğer görevlilerin atamaları ise Cumhurbaşkanı yrd., bakan veya diğer atamaya yetkili amirler tarafından yapılacaktır.

Diğer yandan üst düzey yöneticilik ile il/bölge md. kadrolarına, kamu personeli dışında beş yıllık özel sektör deneyimi olanlar da atanabilecektir.

 7.02-Görevleri sona eren ve görevden alınan üst düzey kamu görevlileri ile daire başkanları, genel md. yrd., il / bölge md.leri daha önceki kadrolarına, müfettişlik/ uzmanlık veya araştırmacı vb. kadrolarına (uygun boş kadro olmasa bile) atamaları yapılacaktır.

Atama ile bu görevliler için kadro ihdas edilmiş (kurulmuş) sayılacaktır. 

Görevden alınan ve emeklilik hakkını kazanmış üst düzey kamu görevlileri, yaş haddinden önce emekliliklerini talep etmeleri halinde, emeklilik ikramiyeleri %30- 50 fazlasıyla ödenecektir. Bu oran Cumhurbaşkanınca artırılabilecektir.

7.3-Kaymakam adaylığına giriş koşulları CBK ile ile yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemede bitirilmesi gereken fakülteler (hukuk hariç) yerine, fakültelerin belli bölümleri sayılmıştır. Bu arada kaymakam adayı alımı yapılacak alan genişletilmiştir.

Bu bağlamda fakültelerin uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, işletme, iktisat bölümlerinin yanı sıra; maliye ve finans, sosyoloji, halkla ilişkiler ve tanıtım, psikoloji bölüm mezunlarına veya üniversitelerin sosyal bilimler, mühendislik fakülteleri ile tarih bölümlerinden lisans eğitimi aldıktan sonra kamu yönetimi vb. alanlarda lisansüstü eğitimi yapmış olanlara da kaymakamlık yolu  açılmıştır.

Konuya ilişkin usul ve esaslar yönetmelik ile düzenlenecektir.

Jandarma Gn.K /Sahil Güv. K. ve EGM Personeli

8-Jandarma Gn.K. / Sahil Güv. K. atamaları Cumhurbaşkanınca yapılacaktır.

Jandarma Gn.K / Sahil Güv. K.atanabilmek için general veya tuğamiral olma koşulu kaldırılmıştır.

Albaylıktan tuğgeneral / tuğamiraliğe terfiler, general ve amirallerin bir üst rütbeye terfileri, Jandarma / SGK yardımcıları, bölge komutanları, il jandarma k. atamaları Cumhurbaşkanın onayı ile yapılacaktır.

Astsb. / subay terfileri Bakan tarafından yapılacaktır.

Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinden teğmen – albay rütbesinde olanlar yetersizlikleri halinde TSK mensupları gibi hizmet süresine bakılmaksızın T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Jandarma ve Sahil Güvenlik K. personellerinin askeri görevleri sırasında işledikleri suçlar hakkında emrinde görev yaptığı askeri birlik personelini muhakeme etmekle görevli/yetkili mahkemede yargılanacaktır.
=======================================

Dostlar,

Genetiği Değiştirilmiş Kamu Yönetimi – GDKY
ve / veya
Genetiği Değiştirilmiş Mülki İdare – GDMİ

Biz de uzun yıllar sağık yönetimi hizmetlerinde bulunmanın yanı sıra, bir Mülkiyeli olarak birkaç noktaya dikkat ekmek istiyoruz; teknik değil, daha politik eksende irdeleme yapacağız.

Sayın Mahmut Esen dostumuzun E. Mülkiye Başmüfettişi olarak oldukça önemli irdelemeleri, raporlarına bu sitede daha önce de yer verilmişti.

Sn.Esen, bu raporunda hemen hemen hiçbir yoruma girmeksizin, getirilen köklü değişiklikleri birbiriyle bağlantılı biçimde teknik olarak sunmuştur.

Adını koymak gerekirse, Erdoğan’ın Başbakanlığı sırasında Kamu Yönetimi Reformu Yasası Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildikten sonra, parça parça yürürlüğe konmaya başlanmıştı. Sözde Kamu Yönetimi Reformu Yasası, küresel finans – kapitalin Türkiye’ye dayatmasıydı.

15 Temmuz 2016 darbe girişimi ardından 2 yılda Anayasa Mahkemesinin denetlemeyi reddettiği çok sayıda OHAL KHK’sı ile zaten oldukça yumuşatılmış – sersemletilmiş ”TC”, bütünüyle başkalaştırılmaya hazır kıvama getirilmiştir. Anlaşılan şimdi, 24 Haziran 2018 seçimleri sonrası konjonktür iyice olgunlaşmış, tarihsel fırsat bir kez daha yakalanmış ve ”gecikme – kalan eksikler” fazlasıyla telafi edilerek, hatta tepkisel (reaktif) biçimde, ”gerekenler neredeyse bütünüyle”, tıpkı bir catharrsis temposuyla dipsomanik bir tutkuyla yapılmıştır… Çok sayıda kararname, yüzlerce madde içeren çok kapsamlı düzenleme metinleri ve kritik içerikler.. Örn. SGK’nın 703 s. CBK ile Sayıştay denetimi dışına alınması… (Sitemizde yazdık..)

Şimdiki durumda ise, kamu yönetiminin – mülki idarenin moleküllerine dek yapı ve işleyişinin son derece kapsamlı ve köktenci biçimde değiştirildiği, deyim yerinde ise kamu yönetiminin genetiğinin, DNA’sının değiştirildiği hatta yepyeni / bambaşka bir kamu yönetimi – mülki idare yapılanmasının / sistematiğinin metamorfoz ile getirildiği söylenebilir.

Genetiği Değiştirilmiş Kamu Yönetimi GDKY ve / veya Genetiği Değiştirilmiş Mülki İdare GDMİ kavramları rahatlıkla kullanılabilir kanısındayız. (Sancılı bir kavramsallaştırma çabası..)

Bırakılan en az ölçüde ölçüde kamu + anonim şirket yönetimi hibrit modelidir Türkiye’ye giydirilen post-modern otokratik giysi..

Okulumuz Siyasal Bilgiler Fakültesi – Mülkiye’de ve öbür benzer okullarda, hukuk fakültelerinde ders içeriklerinde önemi düzeyde değişiklik, güncelleme zorunludur.

Bu köktenci (radikal) seçimlerin (tercihlerin) ülkemize neler getireceğini / götüreceğini zamanla deneyimleyeceğiz. Ancak CB makamının olağanüstü düzeyde yetkilendirildiği, denetiminin ise dengeleyici düzeyde orantılı bulunmadığı görülmektedir. Örn. CB’na TBMM üyelerinin soru sorması Anayasa ile engellenmiştir. TBMM eliyle, siyasal denetim bağlamında görevden alınması ve yargılanması süreçleri Anayasada neredeyse olanaksız düzeyde zorlaştırılmıştır. Üstelik CB’nın / Erdoğan’ın TBMM’de, Genel Başkanı olduğu çoğunluk partisi bile vardır, 2. Abdülhamit’e ve izleyen Osmanlı Padişahlarına bile çok görülen!

Bu boyutları ile düzenlemelerin, demokratik toplum düzeninin gerekleri ile uyumlu olmadığı, dolayısıyla en azından Anayasanın  2. maddesinde sayılan Cumhuriyetin değiştirilemez niteliklerine, ”demokratik hukuk devletine – güçler ayrılığına” açıkça aykırı olduğu çok nettir. Bu dokunulmaz madde, arkadan dolanılarak, hülle (yasaya karşı hile) ile değiştirilmiştir ve bu davranış TCK md. 309’da tanımlanan Anayasayı ihlal suçudur sivil darbedir.

Öte yandan, çok kısa sürede binlerce maddeyi bulan mevzuat düzenlemelerinin çıkarılıp Resmi Gazetede yayınlanabilmesi, önceden çok kapsamlı hazırlık yapıldığını kesin olarak ortaya koymaktadır. Bu süreçte çok sayıda yerli – yabancı uzmanın çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.

Oysa olağanüstü güçlü ve kapsamlı yetkilerin tek 1 insan tarafından gereğince ussal (rasyonel) kullanılabilmesi bilimsel ve fiziksel olarak olanaksızdır. Çağdaş yönetim, yetki devrine (delegasyona) dayanmakta ve kişiler yerine kurulları, giderek ülke – yöre halkının yönetime doğrudan katılmasını öngörmektedir. Temsili demokrasinin giderek katılımcı demokrasiye evrilmesi özendirilmektedir ve teknolojik altyapı bu dönüşümü desteklemektedir. İngiltere ve kimi Avrupa ülkelerinde cep telefonları ile seçmenler halkoylamasında oy kullanabilmiştir. Türkiye ise, 2 yüzyıllık demokratikleşme tarihinin kulvarlarında epey geriye savrulmuştur.

Yerel yönetimlerin yerinden yönetim ve yetki genişliği ilkelerine dayalı yönetimi de başta AYYÖŞ (Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı) ile öngörülmüş ve Türkiye bu Şart’a kimi sınırlı çekincelerle taraf olmuştur. Gelinen yerde otokratik rejim, 1876 gerisini çağrıştırıyor.

Erdoğan’ın ya da bir başkasının bu yapılanmada, devasa bir konglomerat olan kamu yönetiminde yönetimbilimsel erk ile / erkli bir yönetici olabilmesi akla ve bilime aykırı, bu yüzden de olanaksızdır. Dolayısıyla ucube ve yeryüzünde örneği olmayan, siyasal opportünizm gereği popülist adlandırmayla Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Erdoğan yöneten değil, kısa sürede yönetilen konumuna sürüklenebilecektir.

Jonathan Swift’in ünlü öykü kahramanı Güliver’in, cüceler ülkesinde, her yanından dikiş ipliğinden kalın olmayan ipliklerle adeta kımıldayamayacak ölçüde sıkıca bağlanması örneği gibi..

Meraka değer olan ise, Güliver’in uyandığında, tam tutsak alındığını ve kımıldayamadığını hemen algılamasına karşın, Erdoğan’ın benzer çaresizliğini ne zaman algılayabileceği veya algılayamayarak, gecikerek daha da ağır bir kamu yönetimi hatta rejim bunalımına Türkiye’nin sürüklenip sürüklenmeyeceği (veya bundan kaçınamayacağı!) ağır ve de kritik sorunsalıdır.

Sevgi ve saygı ile. 31 Ağustos 2018, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ KURULUŞ / GÖREVLERİ, BİRİM BAŞKANLIKLARI ve VALİ ATAMALARINA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER” üzerine 4 yorum

    1. Saygıdeğer meslektaşımız Halk Sağlığı Uzmanı / Öğretim Üyesi Dr. Umur Gürsoy’a,
      Şarbon sorunu bağlamında yazdığı kıza nottan dolayı teşekkür ediyoruz.

      Elbette susmamalı ve bilimsel birikimini topumun yararına sunmalı sürekli.

      Aydın, 7/24 nöbette!

      Sevgi ve saygı ile. 01 Eylül 2018, Datça

      Dr. Ahmet SALTIK
      Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
      http://www.ahmetsaltik.net profsaltik@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir