Rusya’dan Erdoğan’ın ‘Esed bir teröristtir’ sözlerine yanıt

Rusya’dan Erdoğan’ın ‘Esed bir teröristtir’ sözlerine yanıt

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad için ‘Devlet terörü estirmiş bir teröristtir’ ifadesini kullanmasının hukuki bir temele oturmadığını söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova’ya Erdoğan’ın Tunus’ta mevkidaşı El Baci Kaid es Sibsi ile yaptığı ortak basın toplantısında Esad hakkında, “Esed devlet terörü estirmiş bir teröristtir ve Esed’le yürümek imkansızdır.” ifadelerini kullanması soruldu.

[Haber görseli]

‘BUNLAR ASILSIZ AÇIKLAMALAR’

Zaharova soru karşısında şunları söyledi:

“Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Suriye Devlet Başkanı (Beşar) Esad için ‘terörist’ demesine gelirsek, Suriye, hükümet temsilcileri BM’de bulunan bir ülke, bu temsilciler BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye hükümetini temsil ediyor. Dolayısıyla bunun -Erdoğan’ın açıklaması- herhangi bir hukuki temeli yok. Bunlar asılsız açıklamalar. Bunun için herhangi ek bir değerlendirme ya da argümana da gerek yok.”
(http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/894526/Rusya_dan_Erdogan_in__Esed_bir_teroristtir__sozlerine_yanit.html, Kaynak: Sputnik)

Suriye’den Erdoğan’a ‘terörist’ yanıtı

Suriye Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın ‘Esad bir teröristtir’ açıklamasına yanıt verdi. Yetkili açıklamasında “Erdoğan’ın bunak politikaları sonucunda düştüğü panik ve gerginliği de yansıtıyor” ifadesini kullandı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı hedef alan açıklamalarına Suriye’den yanıt geldi.

Rusya’dan Erdoğan’ın ‘Esed bir teröristtir’ sözlerine yanıt

Erdoğan’dan Esad çıkışı

Suriye’nin resmi yayın organı SANA’ya konuşan Suriye Dışişleri Bakanlığı yetkilisi,

  • “Türkiye rejimi başkanı Recep Tayip Erdoğan, Suriye ve halkına karşı işlediği katliam ve vahşetleri örtbas etmek amacıyla Türkiye halkı ve kamuoyunu kandırmaya ve asılsız iddialarda bulunmaya devam ediyor” dedi.

‘BU YALANLARI PANİK VE GERGİNLİĞİNİN YANSIMASI’

AKP’nin cihatçı örgütlere destek vermeye devam ettiğini ileri süren yetkili, Erdoğan için, “Bu yalan dolanları ve vaazlarının artık hiç kimse tarafından inandırıcı olmadığı gibi ona karşı bir kınama niteliği sayıldığını, bunak politikaları neticesinde düştüğü panik ve gerginliği de yansıtıyor.” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’Yİ BÜYÜK BİR CEZAEVİNE DÖNÜŞTÜRDÜ’

Erdoğan’ın Türkiye’yi büyük bir cezaevine dönüştürdüğünü ve basının yanı sıra kamu özgürlüğünü despotça engellediğini belirten Suriyeli Dışişleri Bakanlığı yetkilisi,
“Türkiye’de farklı görüşe sahip herkes yok edilmeye çalışılıyor” ifadesini kullandı.

‘ERDOĞAN’IN KANLI POLİTİKALARI ER GEÇ KENDİSİNE DÖNECEK’

Erdoğan’ın yıllardır Suriye’de radikal terör örgütlerini destekleyerek Suriye’de masum kanların akıtılmasının temel sorumlusu olduğunu iddia eden Suriyeli yetkili,

==================================================
Dostlar,

Basın özgürlüğü, düşünce ve doğallıkla / kaçınılmaz olarak onu -düşündüklerinizi- özgürce ifade etme yolları açık olacak ki; karşıt tezleri öğrenelim ve gerçekleri araştırıp kanı oluşturabilelim. Demokrasinin olmazsa olmaz kuralı bu.. Osmanlı döneminde basına sansür 24 Temmuz 1876’da kaldırılmıştı. 141 yıl sonra devr-i AKP‘de şu yaşadıklarımıza bakar mısınız??

Araştırmacı gazeteci -yazar Ahmet ŞIK’IN “İMAMIN ORDUSU” adlı kitabı basılmasın diye evine baskın yapılıyor, metinler yok edilmeye çalışılıyor ve Şık hapse tıkılıyor.. Ardından harman yürekli 120 özgürlükçü aydın, her türlü riski göze alarak bu kitaba imza atıp ortak yayınlıyorlar..

25 Aralık 2017 günü, 1 yıldır gene hapiste tutulan Ahmet ŞIK’ı mahkeme dinlemeye “tahammül edemiyor”!? 175 sayfalık bir tarih – siyaset belgeseli olan savunması, AKP = RTE‘ye ağır ve ciddi suçlamalar içerdiğinden, mahkeme kurulu akıl almaz biçimde savunmaya “siyasi” etiketi / damgası vurarak engelliyor ve bununla da yetinmiyor, Şık’ı salondan çıkarıyor!?

Şık ve Cumhuriyet yazarlarına dönük davanın kendisi “siyasi” değil mi özünde?? Savunma da bu temel de olmayıp hangi teknik – kanıt düzleminde olabilirdi??

Bu olay tek sözcükle “korkunç”, 2 sözcükle “dehşet vericidir”! Ülkemizin hiç ama hiç yararına olmamıştır. Adalet er ya da geç yerini bulur. Yargının işlevi her somut durumda ve olabildiğince hızla en adil kararları vermektir. Politize olan / edilen yargı gerçekte önce kendini yakar / yıkar / cezalandırır. Savunma hakkı kutsal olduğuna ve son söz savunmaya ait olduğuna göre gerçekte masum ama “sanık yapılan” Ahmet ŞIK’ın savunması dinlenmeden nasıl karar verilecektir? Bu savunma şöyle ya da böyle yapılacaktır. Dosyaya da girmiştir. Olsa olsa mahkeme yargılamayı biraz daha uzatabilir. Şık ve öbür tutukluların pes edeceklerini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Nitekim aynı duruşmada onlar da savunma yapmamış ve mahkeme salonundan çıkarılan arkadaşları Şık’ın yanına gitme isteklerini belirtmişlerdir.
*****
2011 ilkbaharında “biraderi” Esad’a birden bire ve anlaşılmaz (gerçekte anlaşılır Atlantik ötesi yönlendirme!) biçimde 180 derece dönerek düşmanca politikalar gütmeye başlayanlar, bu ülkede dökülen kanların asıl sorumlularındandırlar. Suçu Esad’a yıkma çabası suçluların telaşından başka nasıl açıklanabilir ki?? Bu kanlı bataktan bir kez daha 180 derece dönerek Rusya ve İran’ın kerhen lütufları sayesinde iyi – kötü sıyrıldıklarını sananlar, hiç olmazsa gülünç efelenmeyi ve traji – komik yavuz hırsız rollerini bir yana bırakıp susmalı, ibret almalı ve ders çıkarmalıdırlar. Fatura çoooooooooooook ağırdır ve Türkiye – Suriye halkına ödetilmektedir!

Sevgi ve saygı ile. 28 Aralık 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir