Mustafa Pamukoğlu : Büyüme aldatmacası!

Büyüme aldatmacası!

Mustafa PamukoğluMustafa Pamukoğlu

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

TÜİK 2017 ikinci çeyrek büyüme rakamlarını açıkladı. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) %5.1 artmış.

BÜYÜMÜŞÜZ!

Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2017 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla %16.3 artarak 734 milyar 211 milyon TL oldu. Bunun dolar ifadesi 205 milyon (AS: milyar) dolar. 2017 yılının 2. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre tarım sektörü %4.7, sanayi sektörü %6.3, inşaat sektörü %6.8 arttı (AS: büyüdü). Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %5.7 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı, 2017 yılının 2. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %10.5, ithalatı ise %2.3 arttı. Bunun yanında hane halkı harcamaları %3.2 artarken devletin tüketim harcamaları %4.3 azaldı.

NEDİR BU BÜYÜME?

Ekonomik büyüme esas itibarıyla (AS: gerçekte) ekonominin üretim kapasitesinin artırılması ve dolayısıyla daha fazla mal ve hizmet üretilmesidir. Reel olarak karşılaştırılan döneme göre GSYH’nın artmasıdır. Büyüme reel büyüme ve nominal büyüme olarak gerçekleşir. Belli bir yıl baz alınarak sabit fiyatlarla büyüme reel büyümedir. Cari fiyatlarla hesaplanan büyüme nominal büyüme oranını gösterir.

GSYH, bir ülke sınırları içinde belirli bir dönemde genellikle 1 yılda üretilen mal ve hizmetlerin parasal değeridir. Üretim yöntemi ile GSYH sanayi, inşaat sektörü, tarım sektörü ve hizmetler sektörü üretiminden elde edilen katma değerler toplamıdır.

KATMA DEĞER NEDİR?

Bir ülkede yapılan tüm ekonomik faaliyetler sonucunda yaratılan tüm mal ve hizmetlerin üretim değerinden bu mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan girdilerin bedeli düşüldüğünde kalan tutar o ekonominin veya sektörün yarattığı katma değerdir.

BÜYÜME RAKAMLARINDA MAKYAJ

Milli gelir hesaplamalarında hesaplama yöntemleri ile sürekli oynanarak dönemsel karşılaştırılması daha da zorlaşacak makyajlar yapılıyor. BETAM’ın 17/217 sayılı Araştırma Notu’nda bu konuda yapılan tespit her şeyi ortaya koymaya yetiyor. “TÜİK’in yayınladığı yeni milli gelir serileri ile büyümeye katkı hesaplarını eski serilerde olduğu gibi kolayca yapmak artık mümkün değil. Hem ana seriler ile onu oluşturan alt serilerin toplamı arasında, yöntemden kaynaklı bir fark oluştu, hem de yeni yöntemde reel fiyatlarla stok değişiklikleri TÜİK tarafından yayınlanmamaktadır.”

  • Rakamları güzel göstermek için sık sık yöntem değişiklikleri sağlıklı ölçmeleri de zorlaştırıyor. Rakamlar da pembe tablolarla sunulmuş oluyor.

BÜYÜME BALONU

GSYH içindeki katma değerlere baktığımızda inşaat sektöründe ciddi bir artış söz konusu. Bu da spekülatif yatırımların artması demek. Verilen teşvik ve destekler esas artması gereken makine ve teçhizat yatırımlarında artışa yol açmıyor. Rant yaratan alanlar büyüyor.

Öte yandan büyümeyi finanse eden kredi sistemindeki Kredi Garanti Fonu desteği de ileride çıkacak yangının sebebi olacak.

  • Bir türlü anlatamıyoruz; borçla finanse edilen büyüme, kırılgan bir ekonomi yaratmaktadır.

Yurt içi tasarrufunuz yok, tüketen bir ekonomisiniz ve artık borç almakta zorlanıyorsunuz. Bu ekonomi içinde büyümüşsünüz. Bu büyümeye gerçek büyüme denmez. Olsa olsa geçici saadet denir. Büyümedeki bu tablo bardağın boş tarafının dolu tarafından daha fazla olduğunu bize gösteriyor.
=======================================
Dostlar,

Sayın Mustafa Pamukoğlu yetkin bir ekonomi uzmanı ve yazarıdır. O’ndan hep öğreniyoruz.
Bu yazısı da öyle ve AKP’nin zehirli (toksik) ekonomi balonlarını bir bir patlatıyor.
2023’te dünyada ilk 10 ekonomi arasına girmek matematiksel olarak artık kesinlikle olanaksız..
Dün yazmıştık, 4 yıl önce 2013’te; bu gün ne yazık ki çoooook daha da uzağız o hedeften.

TÜRKİYE 2023’te EN BÜYÜK 10 EKONOMİDEN BİRİ OLABİLİR Mİ?
(http://ahmetsaltik.net/2015/11/06/top-10-biggest-economies-in-the-world-2013/)

On yıl boyunca kesintisiz %19-20 hızla büyümesi gerekiyordu Türkiye’nin başkaca her şey sabit sayıldığında (iktisatta ceteris paribus varsayımı) .. Hindistan %7 büyümeyi sürdürecek ve Türkiye Hindistan’ı yakalayıp onun yerine geçecek!?.. Son birkaç yıldır bırakalım %19-20 büyümeyi %5’i bulabildik mi?
Haberiniz olsun; bu kez dipten gelen kocaman bir dalga ekonomideki yıkım..
Korkarız katıp önüne götürecek her bir şeyi.. 2016 sonunda büyüme % 2,9; büyük sorumsuzlukla ve Anayasa  md. 41 açıkça çiğnenerek kışkırtılan doğal nüfus artış hızı % 1,36’yı düşünce %1,54 kalıyor net büyüme (kalkınma değil!).  Böyle mi yakalayacak ve geçeceksiniz Hindistan’ı? Kaldı ki “ceteris paribus”  (her şey sabit kalırsa) varsayımı kökten bozulmuştur :

1. Hindistan dev adımlarla büyüyor ve toplam ulusal geliri 5. sıradaki dünkü patronu İngiltere’ye erişti.
2. Türkiye’nin 2013 sonrası on yıl boyunca kesintisiz %19-20 hızla büyümesi gerekiyordu; bu akıl dışı düşsel (hayali) “hedef” (!?) eylemli olarak (fiilen) çök – tü! Böylesi bir “hedef” (!?) Dünya iktisat tarihinde görülmemiş boyutlarda düş ötesi hedefti!

Ne kendinizi kandırın ne de insanlarımızı.. Dünyayı zaten kandıramıyor gülünç oluyorsunuz.
Ülkenin geleceği ile oynamayın artık..
Kendinize gelin ve aklınızı başınıza alın..
Çoooook geç kalıyorsunuz / kaldınız bile hatta; kaç oldu yazıp uyaralı..
Lütfen, lütfen..
Şu ŞEHİR HASTANELERİNDEN vazgeçerek başlayınız..
Hep birlikte enkazın altında kalacağız..

Sevgi ve saygı ile. 18 Eylül 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Mustafa Pamukoğlu : Büyüme aldatmacası!” için bir yorum

  1. Ben onu-bunu anlamam Saltık kardeşim…
    Bir Ülke Yurttaşlarının Gönenci,

    1-Bireylerin ne kadar uzun ve sağlıklı yaşadıklarına*
    2-Fert başına ortalama gelirlerinin yüksekliğine
    3-Gelir Dağılım adaletine (küçük Gini değerine)
    4-Yurt dışı Borç /Milli Gelir oranının küçüklüğüne
    5-İç Güvenlik ve Savunma Gücüne bağlıdır…

    Laik, Demokratik, çağcıl toplumsal yaşam,
    Bilimsel, Teknolojik, ekonomik, sanatsal… üretkenlik…… gibi
    “İnsani Gelişmişlik” parametreleri genelde bu gönenç faktörlerinin türevleridir..
    Hepsi bu…

    Bu ölçeklerle bakıldığında, Türkiye 7,5 milyarlık Dünyanın ortalama çizgisi üzerinde battı-çıktı gezinen 3. sınıf bir Ülkedir… bizden daha kötü durumdaki 4. ve 5. sınıf Ülkelere bakıp teselli bulabiliriz, ama Mustafa Kemal Türkiye’sinin yeri 1. basamakta olmalıydı… æ 🙁

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir