Prof. Feyzioğlu: Yeni sistemin Türkiye’ye sultanlık rejimi getirdiğini söylüyoruz

Prof. Feyzioğlu: Yeni sistemin Türkiye’ye sultanlık rejimi getirdiğini söylüyoruz

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu, “Biz bu getirilmek istenen yeni sistemin Türkiye’ye sultanlık rejimi getirdiğini söylüyoruz” dedi.

Feyzioğlu: Yeni sistemin Türkiye’ye sultanlık rejimi getirdiğini söylüyoruz

Mersin’in Tarsus İlçesi’nde Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Eğitim- İş Sendikası tarafından ortaklaşa düzenlenen ‘Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz’ konulu toplantıya,
Metin Feyzioğlu ile birlikte Anayasa Hukuku Profesörü Süheyl Batum ve Psikiyatri Uzmanı Dr. Semih Dikkatli konuşmacı olarak katıldı. 75’inci Yıl Kültür Merkezi’nde toplananlara seslenen Metin Feyzioğlu, kendisinin siyasi parti siyaseti yapmadığını söyledi. Referandumda ‘hayır’ diyeceği için hiçbir siyasal partinin kendisini genel başkan yapmayacağını ve
kendisinin de böyle bir isteği olmadığını söyleyen Feyzioğlu şöyle konuştu:

“Biz sizin ‘evet’ demenize saygı duyuyoruz, siz de bizim ‘hayır’ dememize saygı duyun. Ama aklımızla alay etmeyin, buz gibi ucuz siyaset yapıyorsunuz. Ucuz siyaset, ucuz. Biz siyasi parti siyaseti yapmıyoruz. Hayır dediğimiz için hiçbir siyasi partide bizi genel başkan yapacak değiller. Ama bu cümleyi asla bir daha duymak istemiyorum. Adımın da asla bir daha böyle bir şeye karıştırılmasını men ediyorum. Men ediyorum, neden men ediyorum. Biliyor musunuz, evlatlarımız için uğraşırken bir siyasi partide ikbal peşinde koşuyor anlamına gelecek
her türlü lafı iade ediyorum. Umurumda bile değil. Hiçbir genel başkanlık umurumda değil, hiçbir milletvekilliği. 16 Nisan’da Allahın izniyle Türkiye’nin önü açılsın, bırakın başka hiçbir şeye gerek yok. Nereden çıkarıyorsunuz parti içi çekişmeleri, hayatta bir kez şu parti içi çekişmeleri elinizin kenarıyla bir tarafa itip 16 Nisan’a kilitlenin kutlu davaya milli davaya kilitlenin. Bugünün parti içi çekişmeleri gündeme getirmek, vatana ihanetle gözümde eş değerdir. Bizim hiçbir siyasi partiyle alıp vermediğimiz yok, bizim hiçbir siyasi partinin lehinde ya da aleyhinde sözümüz yok. Bizim kişilerle de sorunumuz yok. Biz, bu getirilmek istenen sistemin Türkiye’ye sultanlık rejimi getirdiğini söylüyoruz.”
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum ve Psikiyatri Uzmanı Dr. Semih Dikkatli’nin de konuşma yaptığı ve yaklaşık 3 saat süren toplantı sonunda katılımcılar hep birlikte İzmir Marşı’nı söyledi. (DHA, 19.03.2017, konulmadan 5 dakşkalık bir bölüm için tıklayınız..) blob:http://www.dailymotion.com/81f58215-9af1-401f-a9e5-5d36f2d01819

====================================
Dostlar,

Türkiye Barılar Birliği Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu ve Anayasa hukukçusu Prof. Süheyl Batum önemli işler yapıyorlar.. Çok Etkili oluyorlar..
O oranda da birileri rahatsız oluyor.. R.T. Erdoğan.. Az buz değil, Erdoğan çooook rahatsız oluyor. Şaşılacak şey.. Herkesin Cumhurbaşkanı olacak ve bu halkoylamasına hiç karışmayıp tarafsız kalacakken.. vargücüyle sahada ve devletin olanaklarını sonuna dek kullanarak “EVET” propagandası yapıyor.. Haydi hukuksal olarak engellenemiyor, uygun pozitif norm bulunamıyor ya da var ama çiğniyor ve dokunulmazlık zırhı var..
Peki demokrasinin, siyasetin, hukukun genel kabul gören etik ve ahlak ilkeleri yok mudur? Yerleşik gelenekler (teamüller), akıl ve vicdan, sağduyu, devlet terbiyesi yok mudur?
Bu pervasız ve gözü kara gidişin yarını yok mudur, hukuksal bağlamda??

  • Dünyanın hangi uygar ülkesinde görülmüştür bir Cumhurbaşkanının vargücüyle, adeta
    açık hedef göstererek, bedelini ödersin diye tehdit ederek yurttaşlarını hedef aldığı???

Benzer tavrı Erdoğan, Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Can Dündar‘a da sergilemişti. Dündar’ın başına neler geldiğini biliyoruz.. Can güvenliği kalmadığından, sağlanamayacağı bizzat İstanbul Emniyet müdürünce itiraf edildiğinden Almanya’da..
Eşinin pasaportuna el kondu ve aile de cezalandırılıyor. Oysa ceza kişisel olmak zorunda.
Nazi Almanyasında bile Yahudiler yurtdışına çıkabilmişti, hepsinin pasaportuna el konmamıştı!

Ergenekon – Balyoz davalarında da “ben bu davaların savcısıyım..” dedi, yüzlerce insan uydurma-sahte belgelerle hapislere tıkıldı, binlerce insanın yaşamı karardı,
TSK’da Atatürkçüler tasfiye edilip FETÖ’cüler yerleştirildi. Sonra da 15 Temmuz darbe girişimi (!?) oldu. Vay vaya vay… Ne senaryo.. Erdoğan’ın kendi itirafıyla

  • “Bu darbe girişimi bize Allahın bir lütfu..”

Bir kez daha söyleyelim, yazalım : Bu gidiş hayra alamet değildir..
Erdoğan ve başveziri Binali Yıldırım, Prof. Feyzioğlu ve Prof. Baatum’un anayasa değişikliği dayatması değerlendirmelerine içerik olarak hiçbir yanıt veremiyor. Yalnızca çatıyor, hakaret ediyor, aşağılıyor ve tehdit ediyor. Prof. Batum, bir vakıf üniversitesinde olmasına karşın, işinden atıldı Erdoğan’ın gazabı ile.

Erdoğan’ın öfke patlamaları mutlaka frenlenmelidir.. Her kim yapacaksa..
Aile mi, Erdoğan’ın hocaları mı, AKP önde gelenleri mi, danışmanları mı??
Hekimleri mi?? Her kim / kimler etkili olacaksa..
Yazık oluyor ükeye, halka.. gerilim bilerek ve kasıtlı olarak tırmandırılıyor..
İnanıyoruz ki halkımız çıplak gerçekleri görmekte ve sabırla “hayır” lısıyla 16 Nisan 2017 gününü beklemektedir. Gece yarısına doğru “hayır” oyları çoğunluğu sağlayacaktır ve
bu sonuç en çok “R.T. Erdoğan” için “hayırlı” olacaktır.
Keşke bu gerçeği Erdoğan da görse daha çok gecikmeden.. keşke, keşke..

Sevgi ve saygı ile. 20 Mart 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir