Ankara Tabip Odası : Hocama dokunma!

Ankara Tıp Öğretim Üyelerinden İhraçlara Tepki

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Ankara Tıp Öğretim Üyelerinden İhraçlara Tepki :
“Hocama Dokunma”

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri son ihraçlarla birlikte üniversiteye ve akademik yaşama yapılan saldırıyı protesto etmek için basın açıklaması düzenledi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji binası önünde 13 Şubat Pazartesi günü düzenlenen açıklamaya çok sayıda akademisyen ve tıp öğrencisi katılırken Ankara Tabip Odası ve farklı hastanelerden hekimler de destek verdi.

“Hocama Dokunma” pankartı açan akademisyenlerin ortak açıklaması Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Yasemin Yalım tarafından okundu.

Açıklamadan önce Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi ve TTB Merkez Konseyi 2014-2016 dönemi Genel Sekreteri Dr. Özden Şener kısa bir konuşma yaptı. Akademik camia için bütün dünyada cüppelerin bir anlamı olduğunu ifade eden Dr. Özden Şener “Cüppeler, akademik özgürlüğü ve bağımsızlığı temsil ediyorlar. Cüppeler hiçbir şartta yere bırakılmamalı, bu çok incitici, rahatsız edici ama yere bırakılmış cüppelerin çiğnenmesi onu kat kat aşan bir saldırının ifadesi aslında; üniversiteye yapılanın da bir fotoğrafı” dedi.

Açıklamayı okuyan Dr. Yasemin Yalım Tıp fakültesinden iki bilim insanı Prof. Dr. Derya Aysev ve Prof. Dr. Sibel Perçinel’in ihraç edildiğini belirterek “Bu ihraçlar aynı zamanda Ankara Üniversitesi’nin ilerici, çağdaş, bağımsız, evrensel damarlarına, birikimine çok ciddi zarar vermiştir. Bugün güzel ülkemizin içinde bulunduğu durumdan tüm yurttaşlar gibi biz akademisyenler de derin kaygı ve üzüntü duymaktayız” sözlerini kaydetti.

Sorumluluklarının bilincinde olduklarının altını çizen Dr. Yalım Ankara Üniversitesi web sitesinde yer alan bir bölümü şu sözlerle paylaştı: “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, salt bir yönetim biçimini değiştirmenin çok ötesinde, çağdaş bilime, çağdaş demokratik değerlere ve kurumlara dayalı büyük bir toplumsal dönüşüm sistemi olduğu gibi; Ankara Üniversitesinin açılışı da, bilinen üniversite amaçlarının yanında, özel bir misyonun somutlaşmasını ifade eder…  Ankara Üniversitesi çağdaşlığın, bilimin ve aydınlığın ifadesi olan bu değerlerin yılmaz savunuculuğunu yapmak üzere kurulmuştur.”  

Tıp fakültesi dekanından, mevcut durumu tartışmak üzere Akademik Genel Kurulu acilen toplantıya çağırmasını talep ettiklerini vurgulayan Dr. Yasemin Yalım yapılan bu yanlıştan bir an önce dönmeleri için de Hükümet’e, YÖK’e ve Ankara Üniversitesi Rektörlüğüne seslendi.

Son KHK ile ihraç edilen  Prof. Dr. Derya Aysev destek için toplananlara teşekkür ederek,  “İmza atma sebebim barış olsun, savaş olmasın, analar ağlamasın diyeydi. Diğer nedenim de 330 imzacının 14’ü hekim… Sanatçılar, mühendisler, gazeteciler vardı onları yalnız bırakmamak için attım. Bundan onur duyuyorum” dedi.

İhraç edilen diğer akademisyen Dr. Sibel Perçinel de “O kadar sivil öldü ve o kadar kötü şey yaşandı ki sadece ihraçları konuşmaktan öte barış için elimizden ne geliyorsa onu yapmak için konuşmamız gerekiyor. Barış bu topraklara bir gün elbette gelecek” diye konuştu.

Basın açıklaması“Hocama dokunma” sloganlarıyla sona erdi.

(http://www.ato.org.tr/news/show/139, 13/02/2017)
========================================
Dostlar,

686 sayılı OHAL KHK’sının üzerinden 2 hafta geçti..
Bir düzelme, düzeltme, geri alma yok..
Dün (22.2.17) bizim de öğretim üyesi olduğumuz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden uzaklaştırılan Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi meslektaşımız Prof. Dr. Serpil Perçinel‘i ziyaret etmek istedik. Odasını boşaltmıştı! Hem de, öğrendiğimize göre, odasını “hemen” boşaltması istenmişti!? Serpil hocayı görüp sohbet edemedik..
Dayanışma duygu ve düşüncelerimizi odasında sunamadık..

  • “Bu da geçer Serpil hocam, dayan..” diyemedik yüz yüze.

Bu arada Ankara Üniversitesi Rektörü meslektaşımız Prof. Erkan İbiş konuşmama ısrarını sürdürüyor. YÖK’ün açıklaması net : İnisiyatif üniversitelerde.. diyor..

Rektör, hangi gerekçelerle 70 dolayında Ankara Üniversiteli akademisyenin görevden uzaklaştırıldığını açıklamak zorundadır. Konuşmaması hem kendisini hem de Ankara Üniversitesini yıpratmaktadır. Bir yığın spekülasyon ister istemez yapılmaktadır. Eğer üzerinde baskı varsa bunu açıklamalı ve Üniversitesine dayanarak hukuksuzluğa direnmek zorundadır. Vargücüyle hukuka uygun bir yönetim sergilemelidir.
Cumhuriyetin ilk üniversitesi olmakla her fırsatta haklı olarak övünen Ankara Üniversitesi,
Cumhuriyetin hukukunu da savunmakta, ülkenin 2. büyük üniversitesi olarak öncü olmalıdır.

AKP yönetimini bir kez daha hukuk içinde kalmaya çağırıyoruz.
Özellikle ve öncelikle kendi içindeki FETÖ uzantısı 83 dolayında olduğu savlanan milletvekillerine ve öbür üst düzey görevde ya da ayrılmış AKP’lilere yasal işlem yapmalıdır. Bunu yapmadıkça FETÖ ile içtenlikle mücadele ettiğine kimseyi inandıramaz ve günü gelir bağrında beslediği yılan kendisini de sokar..
Hele hele FETÖ bahanesi ile tüm karşıtları biçerek – doğrayarak tasfiye uygulaması ise
salt AKP için değil, tüm Türkiye için felaket olur..
Kadim Türkiye bu yaralarını da sara elbet.. Bu da geçer elbet…
Ve yasal hesabı er ya da geç sorumlularından sorulur..
Kimsenin yanına kâr kalmaz. Yakın, orta ve uzak tarih hep bu rutinin örnekleriyle dolu..

Lütfen teenni.. Lütfen ölçülülük, hakkaniyet ve adalet..
Lütfen kör iktidar hırsına ve intikam dürtülerine tutsak olmayalım..
Lütfen Cumhuriyet hukukuna saygılı kalalım ve
HUKUK DEVLETİNİ HER DURUMDA MUTLAKA KORUYUP GELİŞTİRELİM..
Bir kez daha lütfen, lütfen, lütfen…

Sevgi, saygı ve kaygı ile; UMUT ile. 23 Şubat 2017, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir