Prof. Dr. Birgül Ayman GÜLER : Kavganın adı egemenlik hakkı

Kavganın adı egemenlik hakkı

portresi_adiyla

 

Prof. Dr. Birgül Ayman GÜLER

 

 

Bizde 2000’li yıllarda gündeme gelen yeni anayasacılık, aynı yıllarda Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde, yani BOP adı verilen yıkıcı Amerikan işgaline hedef olmuş topraklarda da yükselmişti.
Komşumuz Irak, 2003’te, kendine uluslararası toplum adını takmış Atlantik ittifakı tarafından, sahte gerekçelerle ve demokrasi, özgürlük, barış adına işgal edildi. İki yıl sonra Yeni Irak ve Yeni Iraklı tanımı yapan ‘çoğulcu ve özgürlükçü yeni anayasa’ zuhur etti.

*

İşgal Anayasasının 7. maddesinde, Yeni-Irak’ta “Saddam Baasçılığı ve bütün sembolleri başta olmak üzere ırkçı(?), terörist(?), köktendinci(?) veya etnik ayrımcılığı(?) benimseyen… her türlü görüş yasaktır ve Irak’taki siyasal çoğulculukta yeri yoktur” dendi. Çoğulculuğun sınırı böyle çizildi.
Irak Arap Ulusu silindi; toplumun siyasal varlığı ‘Irak halkının bileşenleri’ne dönüştürüldü.
Bu anayasa Irak’ın toprak bütünlüğünü garanti ediyorum diye iddia ederek, her parçanın ayrılma yolunu açık tutan sözde federal bir sistem kurdu. Egemenliği toprak üzerinde parçalara böldü, ülke toprağını sürekli yeniden biçim verilebilir bir gevşekliğe sürükledi.
Bu anayasa Yeni Irak’ın ulusal/milli bir dünya olduğunu reddetti. Madde 3’te “Irak bir milliyetler, dinler ve mezhepler ülkesidir.” dedi. Resmi dili ikiledi; Arapça ve Kürtçe.
Buna, nüfusu çoğunlukta olan idari birimlerde Türkmence ve Süryanicenin de resmi dil olduğunu ekledi. Bir kat daha çıktı; bir bölge yerel dilin kendi bölgesinde resmi dil olmasını isterse, bunu referandumla kararlaştırabilir hükmünü getirdi. Ülke genelinde devlet ve
özel eğitim kurumlarında eğitim-öğretim, bu dillerin yanı sıra Ermenice ve Aramice gibi
farklı dillerde yapılabilir hale getirildi.
Bu anayasaya göre Yeni Irak’ın resmi dini İslam’dır. Ama inanç konusunda herkes “aile hukukları”na bağlı kalma hakkına sahiptir; böylece Yeni-Irak, kabile-aşiret temellerine
geri döndürüldü. Öte yandan tüm din ve mezheplere ayrı örgütlenme yetkisi verildi. Vakıf ve dini kuruluşlar, din-vicdan özgürlüğü adına cemaatlerin mülkiyetine ve idaresine teslim edildi.
İşte böyle, Yeni Irak, çok-milliyetli haliyle çoğulcu, çok-dinli ve mezhepli haliyle
özgürcü kılındı.

*

Bu kadar çokçu ve özgürcü olununca, Yeni Irak’ta egemenlik kime aittir?
Gerçekten de Yeni Irak gerçeğine son fırça darbesini vuran yanıt, bu sorunun karşılığıdır.
Yeni Anayasanın 5. Maddesi bu konuyu şöyle halletmiştir:
“Egemenlik hukukundur. Halk yetkilerin ve bunların meşruiyetinin kaynağıdır, bu iradeyi gizli, genel ve doğrudan oy vererek, anayasal kurumlar aracılığıyla kullanır.”
Egemenlik milletin değildir; çünkü Yeni Irak’ta artık Irak Ulusu yoktur. Ortada Iraklılar vardır; ama bunlar çeşitli bileşenlerden [HDP diliyle halklardan] oluştukları için, anlaşılan
“Irak Ahalisi” olabilecek kadar bile bir bütün oluşturamaz. Egemenlik hakkı kendisine verilmiş “hukuk” ise, açık ki yapma-yaratma gücü olan bir özne, irade, kişi değil, kendisi bir irade tarafından yapılan-yaratılan şeydir. Yeni Irak’ta egemenliğe sahip olan bu “hukuk” kimin dersiniz? Acaba bu sözü “egemenlik Allah’ındır” diye okuma gayreti içinde olanlar var mıdır? Varsa, herhalde işgalci güçlerin işbirlikçiliğinde bunun daha ötesinde bir durak yoktur.

*

Ülkemizdeki yeni anayasacılık yerli, iç dinamiklerden gelen bir saldırganlık değildir.
Yeni Türkiyeci anayasacılık, Yeni Irak Anayasası ile aynı hedefe yöneltilmiş bir harekettir. Gayrımilli bir saldırıdır.
Bizler bu nedenle Milli Anayasa Hareketi adı altında bir araya geldik.
Bu adımızla 27 Mart 2016 Pazar günü Ankara’da kurultay topluyoruz.
‘Yeni Türkiye sayıklaması’ içindeki gayrımilli anayasacılığa karşı,
ulusal varlık ve haklarımızı savunduğumuzu daha yüksek bir sesle ilan edeceğiz.

İkinci müdafaa-i hukuku milliye hareketi içindeyiz.
Siz de gelin!

(AYDINLIK, 23 Mart 2016,
http://www.aydinlikgazete.com/kavganin-adi-egemenlik-hakki-makale,63422.html)

========================================

Dostlar,

Sayın Prof. Güler’in Irak’ta yaşanan BOP vahşetini bir kez daha ürpererek okuyoruz..
Tütkiye’de de oyun aynı..
Yayımlanan resmi BOP haritalarından görüyoruz bu acı gerçeği en azından 2016’dan bu yana..
Kezlerce yayımladık bu resmi haritayı web sitemizde.. ABD Ordusunun resmi dergisinden..
Ve yüzleşiyoruz kendi acı gerçeğimizle..

T.C. Başbakanı Bay RTE, BOP eşbaşkanı olduğunu onlarca kez TV’lerde ilan ediyor..

Yani Türkiye’yi de Irak – Suriye gibi iç savaşla parçalama planının ABD ile ortak başkanı..
Ve necip (soylu) (!) milletimiz bu AKP kadrosunu her nasılsa arka arkaya iktidara getiriyor..
Celladına aşık bir ‘ahali’, tüm milletin  – ülkenin geleceğini ateşe atıyor..
Tablo olağanüstü / olağandışı…
Olağan önlemlerle çare var mı
Elbette yok..

Bu önemli tarihsel toplantı bu gün, Ankara’da…
Duyuru posterleri kaç gündür web sitemizin manşetinde..
Çok ağır tarihsel yüke omuz vermek kaçınılmaz.. Hem de gönülden
Emperyalizm kahpece yükleniyor bir kez daha.. vargücüyle..
İşbirlikçileri de pek yaman, bu kez daha deneyimliler, daha hınçlılar..
İşimiz çoook ama çooook zor..
Ama gene biz kazanacağız.. Çünkü hem meşru zemindeyiz hem de
Büyük ATATÜRK‘ün büyük isabetle saptadığı gibi;

  • ‘Bu millet tutsak yaşamaktansa ölsün daha iyi!’ dir!

Ulusa öncülük edip gerçekleri anlatmak ve onları örgütleyerek birleştirmek…
Reçete budur..

“ Milletlerin tarihinde bazı devirler vardır ki, muayyen maksatlara erişebilmek için maddî
ve mânevî
ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı istikamete yöneltmek
lâzım gelir. Yakın senelerde milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin mühim neticelerini kavramıştır. Memleketin ve inkılâbın, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması lâzımdır.
Aynı cinsten olan kuvvetler, müşterek gaye yolunda birleşmelidir. ”
(Atatürk’ün S.D. III, s. 90)

Ülke ve ulusun bölünmezliğinden yana herkesin, önkoşulsuz dayanışması vazgeçilmez önemde!

 Sevgi ve saygı ile.
27 Mart 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir