Ege CANSEN : İslam sözlüğü

İslam sözlüğü

Ege Cansen

Ege Cansen

SÖZCÜ, 11 Ekim 2015

Benim, dinle diyanetle hiç bir ilgim yoktur. Allah’ın bildiği bu gerçeği kuldan saklamam.
Ancak bir sosyal bilim öğrencisi olarak, tüm dinler ve özellikle İslam hakkında bilgi edinmekten de geri durmuyorum. Bugüne dek edindiğim İslami bilgiler, bir dindarın dinin içinde kalarak edindiği bilgilerden farklıdır.

Ben, dine dışarıdan bakıyorum. Haddim değil, ama dini olabildiği ölçüde bilimsel ele alıyorum. Bu nedenle benim din hakkında yazdıklarımın, dindarlar için bir değeri yoktur.
Ama laik kişiler için zihin açıcı olduğundan eminim.
Hangi alanda olursa olsun sözcükler, düşünmenin ve muhakemenin yapı taşlarıdır.
Sözcüklerin galat (yaygın bilinen yanlış) anlamlarıyla fikir üretilemez.
Bu nedenle İslam’ı anlama uğraşıma İslam’da sık kullanılan sözcüklerin kökünü aramakla başladım.

İSLAM

Arapça, daha doğrusu Aramice “s, l, m” harflerinden türetilmiştir. Zararsız olmak demektir. Aynı kökten türemiş sözcükler arasında “selim” ve “salim” sözcükleri, İslam’ın kök anlamını
en iyi anlatan iki kelimedir. Zıttı “habis”tir.

Selam ve İbranice “şalom” da “s, l, m” den türemiştir. Teslim de “s, l, m” den türemiştir.
Ama İslam, teslimden gelmez. Selamete ulaşma demektir.

SELAMUN ALEYKÜM-ALEYKUM SELAM VE MERHABA

Selamun aleykum, “güvende olun” demektir. Yani benden korkmanıza, çekinmenize gerek yoktur. Ben selim ve salim bir kişiyim, çünkü ben bir Müslüman’ım, dolayısıyla benden size zarar gelmez anlamına gelir.

Bunun karşılığı da “Ve aleykum selam” dır. Sözlüksel anlamı “siz de güvende olun” demektir. Yani benden de size zarar gelmez demektir. Merhaba, “rahat olun, rahat oturun” demektir.

BİSMİLLAH VE ALLAHU EKBER

Bismillah, “Allah adına” demektir (Allah’ın adıyla/ismiyle değil). (İngilizcesi: In the name of God) Yani, söyleyeceklerim, bana ait sözler değildir. Ben Allah’ın adına, O’nun namına bunları söylüyorum. Söyleyeceklerimin doğru olduğundan kuşku duymayın anlamına gelir.

Allah-u-ekber; “Tanrı Uludur” değil, “En büyük olan O ilahtır” demektir.

KÂBE, RESULULLAH VE KURAN

Kâbe, kare prizma demektir. Yani üç kenarı (en, boy, yükseklik) birbirine eşit olan kapalı geometrik şeklin adıdır. Türkçe’deki “küp”, “mikâp” sözcükleri ve İngilizce’deki “cube”, “cubic” kelimeleri kâbe den gelir.

Resulullah (The Massenger) Allah’ın elçisi değil, onun risalesini (mesajını) getiren demektir. Bu risale, Kuran’dır. Kuran bir referanstır. Kuran, kitap değil, sözdür.
Basılı Kuran’a Mushaf (iki kapak arası sayfalar) denir.

MİLLET, ÜMMET

Millet, aynı dine mensup olanlar demektir.
Ümmet, “üm” yani “ana” kelimesinden türemiştir. Anasından doğduğu gibi demektir.
Ekâbir, asil ve zengin olmayan sıradan insanlara verilen addır.
Yunancası “laik/laiki”dir.

Son söz Tanrının büyüklüğü, mucizeye izin vermemesindedir.

===================================

Teşekkürler Sayın Ege Cansen…

Araştırıcı, sorgulayan akıldan zarar gelir mi??
Bizim de epey yanlış öğrendiklerimizi düzeltme olanağı sağladı..

“Dindar” değil “dini-dar” ne denli tehlikeli değil mi??
Dolayısıyla “Dindar” olabilmek için de sorgulayan akıl zorunlu..

Sevgi ve saygı ile.
12 Ekim 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Sayın Cansen’e aşağıdaki e-iletiyi yolladık…

Değerli Cansen,

İSLAM … başlıklı yazınızı bu gün SÖZCÜ‘de okuduk..
Çok şey öğrendik..
Yanlış bildiklerimizi de şaşırarak öğrendik..
Yazınız bu gece yarısından hemen sonra web sitemizde yayımlanacak..
Altında yorumlarımız oldu..
Bakmanızı dileriz..
Daha önce de zaman zaman yazılarınzı sitemizde paylaşmıştık..

AYDINLANMAYA katkılarınızın sürmesini dileriz…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir