Kandil geceleri gerçekten var mı??


Kandil geceleri gerçekten var mı??

Prof. Dr. Köksal BAYRAKTAR‘ın görsel anlatımı..

Lütfen izleyin.. Yaklaşık 6 dakika..

Sorgulanacak şeyler var. Uygarca yaklaşım gerekiyor.

Hurafelerden kurtulmamız gerekiyor..

Ltfen tıklar mısınız??

Fecebook sitemizde de paylaştık..

https://www.facebook.com/photo.php?v=4474939367033&set=vb.1696437361&type=2&theater

Veya

https://www.facebook.com/photo.php?v=4474939367033

Sevgi ve saygı ile.
6.7.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

 

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Kandil geceleri gerçekten var mı??” üzerine 7 yorum

  1. VARSA VAR, YOKSA YOK!.. SANA NE KANDİL GECELERİNDEN?

    Din gönlünce yüreğinin yettiği ölçüde, yüreğinin yettiği yere kadar inanmaktır!..

    Bu nedenle, Alevilik’te Allah, Peygamber ve Kitap konusunda UZMAN, BİLGİN, PROFESÖR, HACI, HOCA, PAPAZ, MOLLA, RAHİP VE BENZERİ HİÇBİR ŞEY KABUL EDİLMEMİŞTİR!..

    Kimse Allah, Peygamber, Kitap konusunda Uzman, Bilgin, Profesör olamaz!..

    Din konusunda en yanlış, en akılsız, en beyinsiz fikirlere sahip olan Atatürkçüler, Kur’an’ın üç yüz yılda, Sünnetin 30-40 bin senede, İcma ve Kıyas’ın yüz bin sene de öğrenibileceğini anlamadılar ve okul yüzü gören herkesi Sünni Engizisyon tezgahından geçirip Ortaçağ karanlığına mahkum ettiler.

    Atatürkçüler, din “asıl kanağından öğrenilsindiye” önce iki İmam-Hatip Okulu açtılar…

    O İki İmam Hatip Okulu, dört İmam Hatip Okuluna ihtiyaç duyulmasına yol açtı.

    6 İmam Hatip Okulu da, 12 İmam Hatip Okuluna,

    18 İmam Hatip Okulu da, 36 İmam Hatip Okuluna,

    54 İmam Hatip Okulu da 108 İmam hatip Okuluna yolaçtı… Ve Türkiye Atatürkçülerin bu “doğru din öğretme kafasızlığı” yüzünden BİR CENNETE ADAM GÖNDERME BÜROSU OLDU.

    Sana ne kandilden?.. Varsa var, yoksa yok!..

  2. Yıl 2014, hala Kandil mi konuşuyorsunuz?
    Sizleri yarattığı için gerçekten inandığım Allah’a inancımdan bile şüphelenmeme neden olmaya başladı. Yahu sizde bir gram bile mi akıl yok ???
    Ne biçim insanlarsınız???

    (Güner beyin söylemi yumuşatılmış ve çoook sayıdaki yazım yanlışı düzeltilmiştir..
    Ahmet Saltık)

  3. Gerçek bu:

    İnsanlar Türkiye’de de Avrupa’da da Amerika, Asya ve Afrika kıtasında da kutsal saydıkları günleri kutlarlar, mum yakarlar. Bu şekilde eleştirerek, küçümseyerek, yok sayarak bu durumu değiştiremezsiniz. İnancın akılla bir ilgisi yoktur. En iyisi, inancı ne olursa olsun kişiye saygı duymak, onun kutsalına dokunmamak ve elinizden geliyorsa bu durumu bilgiye ve zamana bırakmaktır. İnsanoğlu ancak bilgi, yetenek, gönenç, görgü sahibi olduğu ve kendi ayakları üzerinde, kendi aklına güvenerek yaşamaya başladığında bunları daha doğru bir çizgiye getirebilecek diye düşünüyorum.

    1. Perihan hanım,

      İyi hoş da, kendi haline de bırakılırsa yığınların yüzlerce – binlerce yıl daha uyanası değil..

      Martin Luter 1525’lerde Kilise’nin kapısına 95 maddelik bir muhtıra asmıştı..

      AYDINLANMA Devrimini dünya genelinde hızlandırmak zorundayız..

      Değil mi??

      Sevgi ve saygıyla
      7.7.2014, Ankara
      Dr. Ahmet SALTIK
      http://www.ahmetsaltik.net

      1. Bazı insanların içinde ışık doğuştan vardır, aç da olsa tok da olsa olan biteni açıkca görür, düşünür sorgular itiraz eder. Bazıları insanların karınları doymadan, görüp geçirmeden, burunları yere iyice sürtmeden uyanmaları, sorgulamaları mümkün değildir. Onun için eğitimden de once gelen şey insanların temel ihtiyaçlarının karşılanması, yaşam standartlarının yükseltilmesidir. Bence dünyadaki en kötü birinci şey fakirlik, ikincisi cahilliktir. İnsanı yaşam karşısında güçlü kılmadıkça O yukarılardaki yüce Tanrıdan başka kime sığınıp, acısını hafifletecek ki? Bakın uzak doğuya bütün dinler istemeyeceksin diyor, bulduğuna razı ol, mutlu ol.

  4. Büyük bilgin ve düşünürler, inanç ve dini; “OLMASI GEREKENE GÖRE DÜŞÜNME” kabul eder ve “DİNİN YERİNE HİÇBİR ŞEY KONULAMAZ!..” (Engels) derler.

    Devlet ve Devlet Politikaları; Kandillere ve Kandil günlerine, Bayramlara ve Bayram günlerine, Paskalya’ya, Noel ve benzeri hiçbir şeye karışmazlar.

    Hz.Ali’ye göre; Din Eğitimi, Hırsızlık Eğitimi gibi devlet tarafından yapılmamalı ve bir devlet okullarla, lise ve üniversitlerle din eğitimi yapılmasına da izin vermemelidir. Din Eğitimi, “babanın bildiklerini oğluna öğretmesiyle sınırlı” olmalıdır.

    “Eğitim, kendini, hayatı ve dünyayı sorgulamak için yapılır… Ama Allah’ı sorgulamaya aklımız, devleti sorgulamaya gücümüz yetmez!.. Devlet din eğitimi yaparsa; sorgulanamayan bu iki kudret yan yana gelir ve hiçbir şey sorgulanamaz…”

    “Bir İslam Ülkesi; ALLAH, PEYGAMBER VE KİTAP ADINA KONUŞULMASINI, söz söylenmesini, KARAR VE HÜKÜM VERİLMESİNİ ENGELLEMEK ZORUNDADIR!.. Çünkü, bunun adı Hilafet ve Engizisyondur!..”

    Türkiye; Allah, Peygamber ve Kitap adına konuşan, söz söyleyen, karar ve hüküm veren, kimin cennetlik, kimin cehennemlik olduğunu belirleyen YÜZ BİNLERCE ALLAH VE PEYGAMBER YETKİLİ SÜNNİ DİN ADAMI YETİŞTİRMİŞ ve bütün İslam dünyasını karanlığa gömmüştür.

    Allah ve Peygamber Yetkili Sünni Din Adamları dururken Kandil Günlerinden şikayet edilmesi gerçekçi değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir