CHP, 12 HAZİRAN GENEL SEÇİMİNDE NEDEN BAŞARISIZ OLDU, 2015’TE NEDEN BAŞARISIZ OLACAKTIR?

Dostlar,

Malatya’da yaşayan ve kendisini Alevi yazarı-düşünürü olarak tanımlayan Sayın
Rıza Güner, zaman zaman bize yazılarını yolluyor. Sağolsun, epey de yorum yapıyor sitemizde çıkan yazılar için. Bunların bir bölümünü sitemizde sizler de okuyorsunuz.

Sayın Güner’in fikirleri kendine özgü ve özgün.. Elbette kendisini bağlıyor öncelikle.
Görüşlerini bütünüyle paylaşmıyoruz elbette. Ancak kendisini ifade etmesini de arzuluyoruz. Hakaret, aşağılama vb. suç oluşturabilecek söylemler dışında değerlendirmelerine yer vermeye çabalıyoruz.

Aşağıda çoook uzun, 12 sayfalık bir irdelemesi var..

CHP, 12 HAZİRAN GENEL SEÇİMİNDE NEDEN BAŞARISIZ OLDU,
2015’te NEDEN BAŞARISIZ OLACAKTIR?

başlıklı.. Maddeler halinde çok kapsamlı bir irdeleme yapmakta..

  • Birinci Nokta
  • CHP, YETERİNCE; KAVGA ADAMI,DAVA ADAMI, FİKİR ADAMINA SAHİP OLMADIĞI İÇİN SEÇİMİ KAYBETMİŞTİR!… 
  • Genel Başkan olduğu sürece, partiyi penisinin keyfine göre yöneten ATINI SEVEN KOYBOY BAYKAL’I YENİDEN SEÇTİRMEKLE, EN AZ YÜZDE BEŞ CİVARINDA
    OY kaybı olmuştur.

Böyle başlıyor Rıza Güner çok kapsamlı irdelemesine.. ve

  • Partiniz; 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki Alman Partileri gibi, HALKLA DAYANIŞMA VAKIFLARI kurabilir; Halka sadaka vermekten, kömürden dağıtmaktan
    daha değerli bir iletişim yolu bulabilir.
  • Evet… Solda, bir yazarı aç-susuz bırakacak kültürsüzlük varken;
    sağda bir katili ortada bırakmayan bütçe ve fonlar kurmanın kültürü var.
    Bu dinci kesimde de, yüz kat daha çok…
  • Bu nedenle, onlar her zaman kazanacaktır!…
    Dilerim, siz de Baykal gibi her zaman kaybetmezsiniz….
  • Bilginize…

Saygılarımla…
2010-07-25

Rıza  GÜNER
Alevi Düşünür-Yazar
rguner.44@hotmail.com 

***************************

Şeklinde bağlıyor..

Yorum okuyucunun, yazının hukuksal sorumluluğu da bütünüyle yazarının ..

Çook uzun olması nedeniyle sitemizin yapısına uygun düşmüyor word metni olarak sunmak. Bu bakımdan pdf olarak ekliyoruz. Okumak için aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklamak gerekiyor.

CHP_12_Haziran_2011_seciminde_neden_basarisiz_oldu_2015’te_neden_basarisiz_olacak

Sevgi ve saygı ile.
26.11.12, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“CHP, 12 HAZİRAN GENEL SEÇİMİNDE NEDEN BAŞARISIZ OLDU, 2015’TE NEDEN BAŞARISIZ OLACAKTIR?” üzerine 3 yorum

  1. EŞİTLİK; CUMHURİYET’İN, UYGARLIĞIN, LAİKLİĞİN VE ÇAĞDAŞLIĞIN OLMAZSA OLMAZ KOŞULUDUR!..

    Savaş dönemlerinde, DOST VE DÜŞMAN olmak üzere dünya ikiye bölünür… Kurtuluş Savaşı’nda da böyle olmuş ve dost tarafa Türk denilmiştir… Ama Kurtuluş Savaşı’ndan sonra; “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk Milleti denilir,” denilmsesi, bu söz kimin ağzından çıkarsa çıksın yanlıştır.

    Dünyanın her ülkesinde bir devlet bir kez kurulduktan sonra; “Vatan toprakları üzerinde doğan herkes eşittir!..” denilmektedir.

    “ABD toprakları üzerinde doğan herkes eşittir… Fransa Cumhuriyet toprakları üzerinde doğan herkes eşittir… Rusya Federasyonu, Almanya Federasyonu üzerinde doğan herkes eşittir…” denilmekte ve eşitlik Çağdaş Cumhuriyet ve Federasyonların, hatta Krallık ve İmparatorlukların olmazsa olmaz şartı kabul edilmektedir.

    Birgül Ayman Güler’in, “Türk bir Ulus’un adıdır, Kürt ise bir Milliyetin adıdır,”demesi ve Eşittiğe karşı, açıkça cephe alması ise; her türlü Faşizm ve Nazizimin, her türlü Yobazlık ve Gericiliğin, her türlü Vahşet ve Barbarlığın olmazsa olma şartıdır. Marksist Literetürde Ezen Ulus-Ezilen Ulus denilen bu anlayşın CHP’de ve Profesör etiketli bir hanım tarafından seslendirilmesi ise; Ak Parti’nin bu ülkenin en büyük şansı olması demektir. Ya Sayın Erdoğan’ın yerinde Birgül Ayman gibi biri olsaydı?

    CHP, Cumhurbaşkanlığına kadın aday diye Birgül Ayman Güler’i gösterirse; yalnızca, Cumhurbaşkanlığını seçimini kaybetmez, bundan sonraki bütün seçimleri peşinen kaybeder…

    Faşizme ve Nazizme, Yobazlık ve Gericiliğe, Vahşet ve Barbarlığa karşı olmanın temel şartı, HERKESİN HERKESE EŞİTLİĞİNİ SAVUNMAK VE EZEN ULUS-EZİLEN ULUS ÇELİŞKİSİ YARATMAMAKTIR!..

    Birgül Ayman ve benzerleriyle yola devam eden CHP; Ak Parti’den daha ilerde, daha çağdaş, daha uygar, daha Laik değildir. Aksine daha ilkel, daha korkunçtur.

    Bugün 1993 yılında olanların araştırılması yazılıp çiziliyor… Oysa, hiç gerek yok!.. Demirel, 1991’de Başbakan, 1993’te Cumhurbaşkanı olmuştu. En büyük yardımcısı da Erdal İnönü’ydü. Yani Türkiye’nin Kadim Sağı ve Kadim Solu iktidarda idi.

    Türkiye’nin Kadim Sağı, Haşim Paşa’nın, “MEKTEPLER OLMASA BEN MAARİFİ NE GÜZEL İDARE EDERDİM!..” anlayışından doğmuştu.

    Türkiye’nin Kadim Solu da; “ŞU CAHİL HALK OLMASA, BEN MEMELEKETİ NE GÜZEL İDARE EDERDİM,” anlayışından doğmuştu.

    Mektepler olmasa anlayışı zamanla, “Askerler olmasa, hukuk olmasa, adalet olmasa, asker olmasaya” kadar ilerlemişti.

    Cahil halk olmasa anlayışı zamanla, “Ermeniler olmasa, Rumlar olmasa, Aleviler olmasa”dan geçmiş; “Sünni Kürtler de olmasaya” gelip dayanmıştı.

    1993’te, bu iki anlayış Atatürk’te birleşmiş ve her şeyi yapma hakkını kendinde görmüştü… Binlerce, on binlerce ölü, boşaltılan dört bin köy… Sivas Katlimı, Eşref Bitlis Suikastı, Uğur Mumcu suikastı gibi cinayetlerle dikkatleri başka yöne çevirmek!..

    Başka türlü ölülerde birleşilmez… Başka türlü eşitliğe karşı çıkılmaz… Başka türlü faşist ve barbar olunmaz.

  2. KILIÇDAROĞLU, FETHULLAHÇI DANIŞMANLARININ YÖNLNDİRMESİYLE ALEVİ OLMANIN GÜNAHINDAN CHP’Yİ KURTARIYOR!..

    Bir Alevinin CHP gibi bir partiye genel başkan, Türkiye gibi bir ülkeye Başbakan olması herkesi dinden çıkarıp kafir yapan en büyük günahlardandır.

    Bereket Kılıçdaroğlu’nun Sünni, hanefi, Fethullahçı ve Diyanetçi danışmanları var… Bunlar Kılıçdaroğlu’nu öyle güzel yönlendiriyorlar ki; Alevi olmasının zerre kadar değeri kalmıyor.

    Kılıçdaroğlu, genel başkanlık koltuğuna otursa da; kardeşi Celal’i inşaat bekçiliği yaptıracak kadar alevilerden uzak duruyor ve CHP’den ya da CHP nedeniyle maaş alan Alevilerin oranı yüzde bir bile değil.

    Bütün danışmanlar, bütün müdür ve sekreterler, Sünnilerden seçiliyor, Fethullahçı ve Diyanetçi olmak ise tercih nedeni… Bütün ihaleler fethullahçılara veriliyor ve CHP’li belediyelerde parsayı ya tarikatların adamları ya da Alevi düşmanları topluyor.

    Alevi Kılıçdaroğlu’nun Aleviliğe ve Alevilere zerre kadar yararı yok ve deyimin tam anlamıyla Alevilerin yaralı parmağına işemiyor… Ama gene de kendini lider sanıyor… Oysa; sayın Başbakan’ın deyimiyle ancak CHP’nin Fethullah kontrollü genel müdürü olabilmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir