Gaziantep’teki terörist saldırının düşündürdükleri

Teşekkürler deneyimli, yurtsever diplomat Sn. Dr. Onur Öymen..
Dr. Ahmet Saltık, www.ahmetsaltik.net, 22.8.12
==================================================
Gaziantep’teki terörist saldırının düşündürdükleri

Ülkemizde son zamanlarda büsbütün artan ve son olarak Gaziantep’te 9 vatandaşımızın canını alan insanlık dışı terörist saldırı, halkın güçlü tepkisiyle karşılandı.

Siyasetçiler lanet yağdırdılar.

Ne var ki, tek başına lanetlemek terörü bitirmeye yetmiyor.

Önce doğru teşhis koymak gerekiyor.

Acaba bazılarının dediği gibi terör yalnızca Güney Doğu Anadolu’da yaşayan vatandaşlarımızın yıllardan beri yaşadıkları kimi sosyal ve kültürel
sıkıntılardan mı kaynaklanıyor?

Bunu savunanlar “sorumlu olan siyasetçilerdir, teröre siyasi çözüm bulunmalıdır.” diyorlar. Yabancılar da siyasi çözüm öneriyor.

Bu yaklaşım, terörü haklı nedenlere dayanan bir eylem saymak anlamına gelir.
Bu tuzağa düşmemek gerekir.

Maalesef terör, Türkiye’nin komşu olduğu coğrafyada bazı devletlerin
siyasal amaçları için kullandıkları, besledikleri ve yönlendirdikleri
bir araç haline gelmiştir.

Başbakan 6 Ağustos’ta verdiği demeçte nihayet bu gerçeği kabul etmiş,
bazı bölge devletleriyle adını vermediği Batılı ülkeleri suçlamıştı.

Türkiye’ye terörist saldırılarda bulunulmasından medet uman ülkeler hangileridir?

Bunların teşhis ve ilanı çözümün başlangıcı olabilir.

Türkiye’nin başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’daki çatışmalara sürüklenmesi,
terörist saldırıların artmasına yol açabilir.

Zira terörü siyasi bir silah olarak kullanan ülkeler,
Türkiye’yi yeniden hedef seçebilirler.

Suriye Hükümetinin kimyasal silahlara sahip olduğunu açıklaması,
durumu daha da vahim hale getirdi.

Birleşmiş Milletler Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’ni
imzalamayan veya onaylamayan 7 ülkeden biri Suriyedir.

Özetle, Türkiye’nin Suriye’deki iç savaşta taraf durumuna gelmesi
hem terör riskini artırıyor hem de Güney bölgemizde ciddi sorunlar yaratıyor.

Üstelik sorunun çözümüne de hiçbir katkı sağlamıyor.

Atatürk’ün, “ülkenin savunması için yapılmadıkça savaş bir cinayettir”
sözünü aklımızdan çıkartmamalıyız.

Şimdi yapılması gereken :

– Suriye’deki gelişmelerle aramıza mesafe koymak,
– Silahlı muhaliflere yardımdan vazgeçmek,
– Sığınmacı kamplarını zaptı rapta almak ve onların yükünü başka ülkelerle
paylaşmaktır.

PKK terörünün de siyasal ödün verilerek çözülebileceği gibi
hayali düşüncelerden vazgeçmektir.

Hükümet, kriz yönetiminde başarılı olamamıştır.

Muhalefetin ve basının büyük bölümünün söylemleri de,
siyasal çözüm arayışını önerenleri destekleyici yönde olmuştur.

Bu sarmaldan daha çok gecikmeden çıkmak gerekiyor.

Yabancıların önerilerini değil, aklımızı, ddeneyimimizi ve
ülkemizin çıkarlarını ön plana çıkartmalıyız.

Yurt içindeki gereksiz çekişmeleri ve gerginlikleri bir yana bırakıp,
terörle savaşımı birlik içinde yürütmeliyiz.

Sevgiler, saygılar.
22.8.12

Onur Öymen
ooymen@hotmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir