Hüsnü Mahalli : İDEOLOJİK SAPLANTI


İDEOLOJİK SAPLANTI

Portresi

 

Hüsnü Mahalli
YURT Gazetesi, 10.11.14

 

 

Özgür Suriye Ordusu denilen silahlı grup Antakya’da, Suriye muhalefetini temsil ettiği söylenen Suriye Ulusal Konseyi ise İstanbul’da kuruldu. Suriye krizinin ilk günlerinden başlayarak o ülkede yaşanan tüm süreçlerde AKP iktidarı baş rolde. AKP ilk günden başlayarak mezhepsel söylemleri ile o ülkede savaşan tüm silahlı gruplara sınırsız destek verdi. Bu da yetmedi, dünyanın dört bir yanından gelen on binlerce ruh hastası Türkiye üzerinden Suriye’ye sokuldu. Katar, S. Arabistan ve Kuveyt gibi bölgesel ülkeler ile ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya başta olmak üzere emperyalist ülkeler de
AKP’ye yardım etti.


Sonuç ortada.

.
Şimdi çıkmış aynı ekip ‘IŞİD’e karşı savaşacağız’ diyor.
Erdoğan ve ‘çok sevdiği’ Sisi aynı ekibin içinde.
Sisi ve hamisi Suudi Kral Abdullah, IŞİD’in ilham kaynağı Müslüman Kardeşlere terörist’ diyor Erdoğan onları Türkiye’de konuk ediyor. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan başka ne diyor? ‘Benim için önemli olan Esad’.
40 aydır aynı söylem. 40 aydır Suriye topraklarında tampon ve kuzeyinde uçuşa yasak bölgeler istiyor.
Neden?
Suriye’de savaşan silahlı grupları Esad’ın ordu ve uçaklarından korumak için.
Şimdi neden istiyor.
PYD ve IŞİD’i Türk sınırından uzak tutmak ve Türk askerini Suriye topraklarına yerleştirmek için.
Ya sonrası?
ABD tarafından eğitilecek Suriyeli ılımlı muhalifler IŞİD ve Esad’a karşı savaştırılacak.
PYD bu savaşa destek vermezse tampon bölgenin hedefinde Kürtler de olacak.
Oysa ne demişti AKP Hükümeti ve ‘ulvi idealleri olan’ yandaş medya:

IŞİD ve PYD Esad’ın adamları!

IŞİD Suriye’nin %20’sini işgal etmiş, binlerce Suriye askerini öldürmüş ve halen milyonlarca insana günlük acı çektiriyor ama yine IŞİD’çiler Esad’ın adamı olmalı!

PYD ise Suriye’nin kimi bölgelerinde özerklik ilan etmiş ama Kürtler yine de
Esad’ın adamı olmalı.

Yoksa bu nedenle mi AKP iktidarı Kobani’yi kuşatan IŞİD’e ses çıkarmıyor?
Yoksa bu nedenle mi AKP iktidarı kuşatma altındaki PYD’lilere yardım etmiyor?
AKP iktidarı bir taş ile çeşit çeşit kuş mu vuracak?
Belki de Türkiye gecikmeli de olsa terörist ilan ettiği IŞİD, masaya oturup
barış görüşmeleri yaptığı PKK ve onun Suriye kolu PYD ve hepsinden önemlisi
Esat’tan kurtulmayı hesaplıyordur.

Ne kadar da kolaymış!

Beyler burası Ortadoğu ve bu Ortadoğu’da binlerce yıldır herkes artist ama bazıları artiz.

ABD’liler bile ‘Biz bu IŞİD ile 30 yıl uğraşırız’ diye dalga geçiyor ama Ankara’dakiler ‘ Biz bu işi 3-5 günde bitirir oradan da Şam’a uzanır Emevi Camisi’nde şükür namazı kılarız’ ısrarında bulunuyor.
Merak edilen şey, 5 bin PKK’lı ile 30 yıl uğraşan Türkiye, AKP mucizesi ile
50 bin adamı olan IŞİD‘i nasıl yok edecek?

Üstelik takas edilecek bir şey de kalmadı.

Merak edilen şey, Kandil’e 27 kez sınır ötesi operasyon düzenleyen ve bir türlü
sonuç alamayan Ankara, Suriye toprakları içinde o bölgenin insanları olan PYD’liler ile nasıl baş edecek?

Belki de ‘bölgeyi Kürtlerden temizlemek’ isteyen IŞİD son anda ideolojik paralelliğini düşünerek Ankara’ya destek verir.

  • Halka yalan söylemekten vazgeçin.

‘Arap Baharı’ sonrasında  yanlışlığı ve riski kanıtlanmış ideolojik saplantılarınızdan vazgeçin.
Bu saplantılar tüm bölgeye olduğu kadar Türkiye’ye de büyük zarar verdi, veriyor
ve verecek.

Önceki gün yaşanan acı olaylar bu gerçeği anlatmıyorsa,
o zaman herkes bu coğrafyanın karanlık geleceğine hazır olsun!

Böyle bir karanlıkta kimin neyi, nasıl ve neden yapacağını yalnızca karanlık beyinliler bilir.
Kadın ve erkek IŞİD’çilerin siyaha bürünmeleri boşuna değil!
Adı üzerinde : Saplantı.

*********************

Dostlar,

Ortadoğu uzmanı gazeteci – yazar Hüsnü Mahalli’den müthiş bir çözümleme..

Özellikle AKP iktidarı dikkatle okumalı..

“Senin aklına ihtiyacımız yok” diyerek anamuhalefet partisi CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu’nu haşlayan RTE ve Başbakan Davutoğlu da..

Son derece ayıp olmuştur.. Akademik ünvan sahibi Profesör başbakan bu tümcesi ile geriye kalan karizması her ne denli kaldı ise, onu da çizdirmiştir.
Yine de geç değil..
RTE’den vazgeçtik, Başbakan Davutolu Kılıçdaroğlu’ndan özür dilemeli ve
muhalefet partilerini toplayıp gelişmeler hakkında bilgi vermeli ve görüş almalıdır. Toplumsal gerilimi düşürmek herkesin görevidir.

Daha önce de yazdık; TBMM derhal toplanarak iç – dış savaş koşullarını değerlendirmelidir.

Davutoğlu ve RTE, Hüsnü Mahalli’nin aklını da dışlayacak mıdır?
Yazdığı çarpıcı gerçek ve uyarılardan yararlanmayacak mıdır?
Çok yazık oluyor Türkiye’ye..
Siyasal sorumlular çoook özel niteliklere sahip olmalı..
Öfke denetimi bunların başında..
Sükunet her zaman iyidir..

Söz konusu olan ülkemiz ve ulusumuzdur..

Herkes her adımını özenle atmalı, her sözünü tartarak etmelidir.

Sevgi ve saygı ile.
10.10.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Gaziantep’teki terörist saldırının düşündürdükleri

Teşekkürler deneyimli, yurtsever diplomat Sn. Dr. Onur Öymen..
Dr. Ahmet Saltık, www.ahmetsaltik.net, 22.8.12
==================================================
Gaziantep’teki terörist saldırının düşündürdükleri

Ülkemizde son zamanlarda büsbütün artan ve son olarak Gaziantep’te 9 vatandaşımızın canını alan insanlık dışı terörist saldırı, halkın güçlü tepkisiyle karşılandı.

Siyasetçiler lanet yağdırdılar.

Ne var ki, tek başına lanetlemek terörü bitirmeye yetmiyor.

Önce doğru teşhis koymak gerekiyor.

Acaba bazılarının dediği gibi terör yalnızca Güney Doğu Anadolu’da yaşayan vatandaşlarımızın yıllardan beri yaşadıkları kimi sosyal ve kültürel
sıkıntılardan mı kaynaklanıyor?

Bunu savunanlar “sorumlu olan siyasetçilerdir, teröre siyasi çözüm bulunmalıdır.” diyorlar. Yabancılar da siyasi çözüm öneriyor.

Bu yaklaşım, terörü haklı nedenlere dayanan bir eylem saymak anlamına gelir.
Bu tuzağa düşmemek gerekir.

Maalesef terör, Türkiye’nin komşu olduğu coğrafyada bazı devletlerin
siyasal amaçları için kullandıkları, besledikleri ve yönlendirdikleri
bir araç haline gelmiştir.

Başbakan 6 Ağustos’ta verdiği demeçte nihayet bu gerçeği kabul etmiş,
bazı bölge devletleriyle adını vermediği Batılı ülkeleri suçlamıştı.

Türkiye’ye terörist saldırılarda bulunulmasından medet uman ülkeler hangileridir?

Bunların teşhis ve ilanı çözümün başlangıcı olabilir.

Türkiye’nin başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’daki çatışmalara sürüklenmesi,
terörist saldırıların artmasına yol açabilir.

Zira terörü siyasi bir silah olarak kullanan ülkeler,
Türkiye’yi yeniden hedef seçebilirler.

Suriye Hükümetinin kimyasal silahlara sahip olduğunu açıklaması,
durumu daha da vahim hale getirdi.

Birleşmiş Milletler Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’ni
imzalamayan veya onaylamayan 7 ülkeden biri Suriyedir.

Özetle, Türkiye’nin Suriye’deki iç savaşta taraf durumuna gelmesi
hem terör riskini artırıyor hem de Güney bölgemizde ciddi sorunlar yaratıyor.

Üstelik sorunun çözümüne de hiçbir katkı sağlamıyor.

Atatürk’ün, “ülkenin savunması için yapılmadıkça savaş bir cinayettir”
sözünü aklımızdan çıkartmamalıyız.

Şimdi yapılması gereken :

– Suriye’deki gelişmelerle aramıza mesafe koymak,
– Silahlı muhaliflere yardımdan vazgeçmek,
– Sığınmacı kamplarını zaptı rapta almak ve onların yükünü başka ülkelerle
paylaşmaktır.

PKK terörünün de siyasal ödün verilerek çözülebileceği gibi
hayali düşüncelerden vazgeçmektir.

Hükümet, kriz yönetiminde başarılı olamamıştır.

Muhalefetin ve basının büyük bölümünün söylemleri de,
siyasal çözüm arayışını önerenleri destekleyici yönde olmuştur.

Bu sarmaldan daha çok gecikmeden çıkmak gerekiyor.

Yabancıların önerilerini değil, aklımızı, ddeneyimimizi ve
ülkemizin çıkarlarını ön plana çıkartmalıyız.

Yurt içindeki gereksiz çekişmeleri ve gerginlikleri bir yana bırakıp,
terörle savaşımı birlik içinde yürütmeliyiz.

Sevgiler, saygılar.
22.8.12

Onur Öymen
ooymen@hotmail.com