SURİYE’Yİ YEMEK.. Eating Syria.. / By Suay Karaman

Suay Karaman.. 27 Mayıs Devrimcisi Suphi Karaman’ın oğlu, İLK KURŞUN Gazetesi yazarı, eski ADD Genel Sekreteri, Gazi Üniv. Öğr. Görevlisi, TÜMÖD Genel Sekreteri. Yiğit kalem, yürekli Atatürkçü.. Yalpalamayan kişilik. Sağolasın! Ahmet Saltık. 30.7.12
SURİYE’Yİ YEMEK..

Suay Karaman
TÜMÖD Genel Sekreteri
http://www.ilk-kursun.com/haber/112874, 30.7.12

ABD’nin eski dışişleri bakanlarından Condoleezza Rice, 7 Ağustos 2003’te The Washington Post gazetesinde Fas’tan Çin sınırına dek 22 ülkenin siyasal ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesini amaçladıklarını söylemişti. ABD ordusunun NATO Avrupa Müttefik Birlikleri Başkomutanı olarak görev yapan generali Wesley Clark, 2 Mart 2007’de bir TV konuşmasında şunları söylemişti:

“Beş yıl içinde yedi ülkeyi ele geçireceğiz: Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan, İran.”

Emperyalist devletlerin yemek istediği Suriye, her türlü olumsuzluğa karşı mücadele etmektedir. En geç 2 ayda düşeceğine kesin gözüyle bakılan Suriye, bütün bu karışıklık ve olumsuzluk içinde 18 aydır direnmektedir. ABD’nin emperyalist yönetimi, aylardır Beşşar Esad rejiminin devrilmesinden yana bir politika izlemektedir. Emperyalizmin isteği üzerine, bölgedeki güçlü İran ile Suriye bloğunu parçalamak ve İran yönetimi tümüyle yalnızlaştırmak için Esad rejiminin devrilmesi gerekmektedir. Suriye’nin ele geçirilmesinin ardından İran’a da ‘demokrasi getirmek için’ (!) müdahalede bulunulması, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adı verilen büyük işgal planı kapsamında gündeme getirilecektir.

877 km2’lik sınırımız bulunan Suriye’ye yapılan bu kirli tuzaklara karşı emperyalist devletlerin işgal projelerinin eş başkanı olmakla övünenlerden kurulu siyasi iktidar, tutarlı davranış ve ulusal çıkarlarımız için dik duruş sergileyememiştir. “Deliğe süpürmeyin, kullanın” denilen BOP’un eş başkanı; “sabrımızın sonuna geldik, Suriye bizim iç meselemiz.. Suriye aynı zamanda bizim eski bakiyemiz olan bir toprak..” diyerek, diplomasi ve akılla çatışan ciddiyetsiz söylemlerde bulunmuştu. “Kardeşim” dediği bir ülkeye, saldırganlık içinde bulunan BOP’un eş başkanı, yaptığı yanlış söylem ve tutumlarla ateşle oynadığını fark edemedi. Şu anda gelinen durum karşısında, ne yapacağını bilmez bir halde dolanmaktadır.

BOP’un eş başkanı, Suriye’yi Esad’dan kurtarmaya çalışırken, geleceğe dönük tehlikeleri göremeyen niteliksiz bir siyaset izledi. Esad karşıtı muhaliflere verilen lojistik destek sayesinde PKK terör örgütü ile mücadelenin aleyhimize bir ivme kazanmasına yol açılmış oldu. Bizim topraklarımızda üslenen PKK terör örgütünün dışarıdan destek aldığı tek yer, Mesut Barzani’nin Irak’ın kuzeyindeki Bölgesel Kürt Yönetimiydi. Barzani, PKK terör örgütünü kendi topraklarında barındırmakta, beslemekte ve ülkemize saldırtmaktadır.

BOP’un eş başkanının Suriye’nin iç işlerine ilişkin kargaşayı körükleyen konuşmaları ve eylemlerinin ardından, Esad’ın PKK terör örgütünü anımsatan sözleri üzerine eş başkanlar, şimdi Suriye politikası hakkındaki yanlışlarını anlamışlar mıdır? Esad yönetimi, Suriyeli Kürtlerin üzerindeki baskıyı kaldırarak, silahlanmalarına göz yumdu. PKK terör örgütüne yakınlığıyla bilinen Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi, Suriye’nin sınırımıza yakın
kimi kentlerindeki binalara PKK terör örgütünün bayraklarını ve terör örgütünün başının posterlerini astı. 12 Kürt örgütünü bir araya getirerek Kürt Ulusal Konseyi’ni kurduran, Suriyeli Kürtleri eğiten Barzani, AKP hükümetini uyutarak Irak’ın kuzeyinden sonra Suriye’nin kuzeyinde de
söz sahibi oldu. Hemen sınırımızın aşağısında yeni bir Kürt oluşumu kurulmaktadır.

Bölge Kürtlerinin ortak bir devlet olma yolundaki öngörüleri, bir federatif devlet modeline doğru biçimlenmektedir. Kürtlerin olası federatif bir devlet altında toplanmalarının tek sorumlusu ise BOP’un eş başkanıdır. BOP’un eş başkanının isteğiyle sınıra yakın bölgelerde yaklaşık elli bin sığınmacı için kurulan çadır kentlerde sağlanan olanaklara isyan eden, Türk bayrağını indiren, güvenlik güçlerini rehin alan, polislerimizi döven, kamyonlarımızı yakanların olması düşündürücüdür. Ama bunları BOP’un eş başkanı ve çevresi hiç düşünmemiştir. Yapılan yanlışların sonucunda Irak’ın kuzeyindeki
PKK terör örgütü, Suriye’nin kuzeyine de yerleşmiştir.

Komşularla “sıfır sorun” derken, Suriye ve Irak sınırı olmak üzere, toplam 1208 km’lik geniş bir terörle mücadele alanı yaratılmıştır. Suriye sınırındaki kara mayınların temizlenmesi ile ilgili ihale çalışmalarının da yürütüldüğü bilinmektedir. BOP ilerledikçe, hedefin Türkiye’nin bölünmesinin olduğunu göremeyenler, şimdi Suriye’nin kuzeyindeki yapılanma
ortaya çıkınca, durumu anlayabilmişler midir?

Suriye’deki iç savaştan doğrudan ve en kapsamlı biçimde etkilenecek ülke Türkiye’dir. Kürt konusu ise bu etkilenmenin belki de en karmaşık ve zor bölümüdür. Diyarbakır Anakent Belediye Başkanı da bu gelişmelere koşut olarak Türkiye’de yeniden özerk Kürdistan özlemini dile getirmiştir. Bu sıkıntılı süreçten kısa sürede kurtulmanın yolu, Rusya ve Çin birliğinin küresel emperyalizme direnerek, BOP’a geçit vermemesidir. Eğer bu birliktelik olmazsa, böyle eş başkanlarla yönetilen ülkemizde yüz yıl sonra yeniden Sevr haritasının hayata geçirilme olasılığı bulunmaktadır.

Emperyalist devletlerin kuyruğuna takılanların, sıranın bir gün kendilerine de geleceğini görmeleri gerekir. BOP’un işgal planları için taşeronluk hizmeti verenlerin, emperyalist oyunlara alet olanların, CIA eski çalışanlarından Philip Burnett Franklin Agee’nin (1935-2008) “Şirket İçinde: CIA Günlüğü” adlı eserini okumaları gerekir. Philip Agee’nin şu sözleri
birçok olaya açıklık getirmektedir: “CIA için demokrasinin bir anlamı yoktur. Eğer bir ülkede seçilmiş bir hükümet varsa ve bizimle işbirliği yapıyorsa her şey normaldir. Eğer işbirliğini reddediyorsa, demokratikmiş, değilmiş umurumuzda değildir, icabına bakılır.”

Üç yüz yıldır dünyayı sömüren emperyalizme karşı ilk kez utku kazanan büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesini anlayamamış beyinler, ülkemizi çok büyük sorunlarla karşı karşıya getirmişlerdir. Akılcı düşünce ile birlik ve beraberlik ile bütün sorunların aşılacağı tam bağımsız, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti hepimizin özlemidir, dileğidir.

İlk Kurşun Gazetesi
30 Temmuz 2012

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“SURİYE’Yİ YEMEK.. Eating Syria.. / By Suay Karaman” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir