Patrikhane : Devlet içinde devlet ! / Patriarchate is a kind of state in state!

«Hilafetle beraber Türkiye’de mevcut olan Ortodoks ve Ermeni kiliseleri, patrikhaneleri ve Musevi hahamhanelerinin ortadan kaldırılması lazımdır. Hilafet ve bu muhtelif patrikhaneler asırlardan beri ruhani yetkilerinin sınırları dışında çok büyük ayrıcalıklar aldılar. Halkın anlayışına dayanarak bahşedilen hukuk dışı ayrıcalıklar ile cumhuriyet idaresinin uygulanması mümkün değildir.»
Sadi SOMUNCUOĞLU
sadisomuncuoglu@yahoo.com

Patrikhane: Devlet içinde devlet
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=23385, 14.7.12

Bir televizyon programında, Fener Rum Patrikhanesi, Heybeliada Ruhban Okulu, ekümenlik, Ortodoksluk ve siyaset, Lozan, Batı Trakya Müslüman-Türk azınlığı mütekabiliyet (karşılıklılık) gibi önemli konular tartışıldı. Ama üzülerek ifade edelim ki, beklenen yarar sağlanamadı. Propaganda ve inkarcılık patırtısı altında, bilim adamlarının tarihi gerçeklere dayalı analizleri kaynadı.

Meselelerin özünü teşkil eden Lozan’daki Ortodoks Rum azınlığı ile Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının statüsünü açıkça ortaya koymadan değerlendirme yapmak mümkün değildir.
Bu durumu dikkate alarak, Lozan tutanaklarına özetle bakalım:

1) Patrikhane, sıradan bir kilise konumunda olacaktır.

2) Ortodoks Rumların, sadece ruhani hizmeti ve kilise işleriyle uğraşacaktır.

3) Siyasi ve idari işlerle uğraşmayacaktır.

4) Yurt içinde ve dışındaki kiliselerle ilişki kurmayacaktır. (Ekümenik olmayacak).

5) Osmanlı döneminde verilen imtiyazlar kaldırılmış, Türk iç hukukuna bağlı olma şartı getirilmiştir.

6) Patrik, Türk Hükümetince uygun görülecek adaylar arasından seçilecektir.

7) Uluslararası niteliği olmayacak, bir Türk kurumu olarak faaliyet gösterecektir.
Bu sözlü mutabakat; İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan, Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı, Romanya temsilcilerinin görüş ve teklifleri ve Türk heyetinin uygun görmesiyle sağlanmıştır.

Lozan Antlaşması’nın mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesine göre (45. m.) bu hukuk, Yunanistan tarafından ülkesindeki Müslüman azınlığa da tanınmıştır.
Antlaşmada, Patrikhane adı geçmemesine rağmen, ekalliyetlerin korunmasına dair 35-45’inci maddeler çerçevesinde dini kurumlar kapsamı içinde görülebilir.

Bir önemli husus ise; Müslüman Türk azınlığın haklarını koruyan, bu gün unutulmuş gibi olan, 1913 Atina Antlaşmasının varlığıdır. Lozan’ın ortadan kaldırmadığı, Yunanistan’daki Müslüman cemaatlere tüzel kişilik hakkı tanıyan bu Antlaşma, uluslar arasında yapılmış en ayrıntılı ve geniş olanıdır.

Bugüne gelirsek…

Müslüman-Türk azınlığı açısından; Lozan’da tanınan hakların bir bir eritildiğini, insani açıdan haklarının çiğnendiğini söyleyebiliriz.

Mesela: 150 bin nüfusu olan Müslümanların müftüsünü ve vakıf mütevelli heyetlerini Yunan hükümetleri seçiyor. 1923’de %83 olan tapulu gayrimenkul, bugün %22’ye düşmüştür. 240 bin Müslüman Türk vatandaşlıktan çıkarılmıştır. Türküm demek suçtur. Türk okulları sistemli olarak kapatılmaktadır. 9 yıl olan zorunlu eğitim, azınlık için 6 yıldır. Gümülcine, asfalt yolu, 2000 yılında görmüştür. Kişi başına milli gelir genelde 10 bin dolarken, Batı Trakya’da 500 dolardır. Türkiye’den giden devlet adamları, seçilmiş müftüyle resmen görüşemez.

İstanbul’daki Rum azınlığı açısından; Lozan’ın fersah fersah aşıldığını, eşitlik kurallarının alt üst edildiğini, adeta Osmanlıya dönüldüğünü söyleyebiliriz.
Mesela: Patrik kendisine bağlı tüm metropolitleri, iki yılda bir Fener’de toplayıp kararlar almakta. Yunan kilisesine yaptırım uygulamaktadır. Dünya Kilisler Konseyi üyesi olmuştur. Cenevre’de Ortodoksluk Merkezi açmıştır. Selanik’teki, Pateristik Araştırmalar Kurumu ve Girit’teki Ortodoks Akademisini kendisine bağlamış, Uzakdoğu’daki cemaatlerin koordinasyonunu sağlayabilmek için Hong Kong’da metropolitlik açmıştır. Moskova ve Gürcü kiliselerine yetki vermiştir. Türkiye’nin “Patrikhanenin tüzel kişiliği olmadığı ve bir Türk Kurumu olduğu için” açılamaz dediği Brüksel Temsilciliğini Patrikhane, Yunan Kilisesiyle ortaklaşa açmıştır. Yunan kilisesinin, Fener’den izin almadan Selanik kilisesine atama yapması üzerine çıkan tartışmada, Yunan Mega televizyonunda konuşan Bartholomeos; “Biz Yunanlılar kendi bindiğimiz dalı kesmemeliyiz” demiştir. (Nur Batur, Hürriyet, 19.10.2003.)

Devletimizin hukuk sistemi ve laiklik ilkesi, yetkililerin gözleri önünde Fener Rum Patriği Bartholomeos tarafından çiğnenmiştir. Dünyanın dört bir yanından İstanbul’a gelen Ortodoks patrikler, Kudüs Patriği 1. İrineos’u yargılayarak görevden almıştır. (24 Mayıs 2005. Gazeteler.)

Patrikhanenin Lozan statüsü ile bugünkü kıyaslanınca, fiilen ekümen, tüzel kişilik ve devlet içinde devlet olduğu, inkar edilebilir mi? Sıranın, egemenliğimizi tehdit eden bu hukuksuzluğun resmen tanınmasına geldiği görülmüyor mu?

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“Patrikhane : Devlet içinde devlet ! / Patriarchate is a kind of state in state!” üzerine 3 yorum

  1. Dostlar,

    Şu dizeler Büyük Atatürk’ün SÖYLEV’inden (NUTUK’tan..) :

    “..Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle belirlendi ki, İstanbul Rum Patrikhanesinde oluşan “Mavri Mira” kurulu (Belge 1), illerde çeteler kurmak ve yönetmek, mitingler ve propagandalar yaptırmakla meşgul. Yunan Kızıl Haçı, resmî göçmenler komisyonu;” Mavri Mira “kurulunun çalışmalarını kolaylaştırmaya hizmet ediyor.” Mavri Mira” kurulu tarafından yönetilen
    Rum okullarının izci örgütleri, yirmi yaşlarını aşan gençler de dahil olmak üzere her yerde tamamlan›yor.

    Ermeni Patriği Zaven Efendi de, “Mavri Mira” kuruluyla aynı fikirde olarak çalışıyor.
    Ermeni hazırlığı da tamamen Rum hazırlığı gibi ilerliyor.”

    Maalesef, Osmanlı’nın Rum tebaası, Patrikhane öncülüğünde ayaklanma çıkardı.
    Mustafa Kemal Paşa, belgeleriyle ortaya koyuyor.
    Amaç Trabzon çevresinde Rum Pontus Devleti kurmak, Batıda da Ege yöresini Yunanistan’a katarak Büyük İyonya’yı yeniden kurmak..

    Diyanet İşleri Başkanlığı haddini bilmeli, laik bir ülkede dış işlerine burnunu sokmamalı.
    Elbette içişlerinde de..

    Heybeliada Ruhban Okulu, YÖK sisteminin dışında çalışmak istiyor.
    Egemen bir ülkenin yasal eğitim sisiteminin dışında, kendi başına buyruk bir eğitim kurumu
    olabilir mi?

    Yeryüzünde tek 1 örnek gösterilebilir mi??

    Sevgi ve saygı ile.

    14.7.12, Ankara

    Dr Ahmet Saltık
    wwww.add.org.tr

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir