Etiket arşivi: İLK KURŞUN ve İzmir Tabip Odası

29 EKİM 2013; İZMİR GÜNDOĞDU


29 EKİM 2013; İZMİR GÜNDOĞDU

Ceyhun_Balci_portresi

Dr. Ceyhun BALCI

Görsel

29 EKİM 2013, 

GÜNDOĞDU, İZMİR…

Önce izlenimleri paylaşalım! Yorumu en sona bırakalım!

Çok kalabalıktı İzmir Gündoğdu! Ne kadar mı? Bu alanda gerçekleşmiş önceki görkemli buluşmalar sağlıklı karşılaştırmaya olanak verir!

Bugünkü kalabalık, Mayıs 2007 Cumhuriyet Mitingi’ne eşdeğer yoğunluktaydı.

Görsel

Üç kişi, 50 metre ötedeki İzmir Tabip Odası flamasına ulaşamadık dersem kalabalığı tanımlayabilmiş olurum. Andımız’ın topluca okunması sonrasında biraz olsun seyrelen kalabalığı yarma şansı bulabildik de hedefe erişebildik.

https://plus.google.com/photos/113712996036446725753/albums/5940245827234800545

Bazı anlarda kalabalığın içinde sıkışıp kalma korkusu yaşadık.
Aynı duyguyu Mayıs 2007’de de yaşadığımı anımsıyorum.

Bugünkü kalabalığın sayısını en iyi Gündoğdu üzerinde dönüp duran polis helikopteri belirlemiştir. Ancak, söylediklerine değil de bir yerlere yazdıklarına erişilmelidir
bugünkü Gündoğdu kalabalığının gerçek sayısını öğrenmek için.

İnsan selinin içindeki çaresizlikle düşüncelere dalmak da kaçınılmaz oldu!
Bunca insan neden buradaydı? Hiçbirisini zorlayan herhangi bir güç yoktu!
Oraya gelmeleri için birilerince parasal destek de verilmiş değildi.
Bindirilmiş kıtalar olmadıkları çok açıktı!

Gündoğdu bir ortak paydaydı! Özenle incelendiğinde alanı dolduranların toplumun her kesiminden insanlar olduklarını anlamak güç değildi! Ancak, her birisi yaşamdaki kimliklerini alana gelmeden önce bir yerlerde bırakmışlardı.

Atatürk’e, çağdaşlığa, Cumhuriyet’e, vatana, namusa daha kısa ve öz deyişle insanlığa sahip çıkma ortak paydası Gündoğdu olmuştu bu insan seli için! Çünkü 29 Ekim’di!

Burada toplanan insan selini kimliklendirmede geleneksel sağ-sol eksenli
siyasi terminoloji uygunsuz aygıt olurdu!

Hiç kuşkusuz alanda partililer de vardı! Ama, bu tarihsel kalabalığı oraya toplayan bir güç değil ama “güçbirliği”ydi! İzmir Cumhuriyet için Güçbirliği Platformu’nun
bu başarısı alanı dolduran insan selinin arayışlarına da ışık tutmuş olmaktaydı
bir bakıma.

Önümüzde bir dizi seçim var! Gündoğdu’da bugün yaşanan coşkunun gücü bu seçimlere de mutlaka taşınmalı! Bu başarı için mucizeler yaratmaya gerek yok!

  • Atatürk’te ve Cumhuriyet’te birleşmek başarının anahtarıdır!

Umarız ve dileriz ki; siyaset bu iletiyi almıştır!
Almakla kalmayıp, gereğini yapacaktır!

Çare GÜÇBİRLİĞİ!

Ceyhun BALCI, 29.10.2013

Görsel

Acı Kaybımız Dr. Alpaslan Berktay’ın Ardından…

Dostlar,

Dr. Alpaslan Berktay, Cumhuriyet kuşağı hekimlerin öncülerindendi. O mesleğinin
4.-5. yılında iken biz doğmuşuz (1953). Her gerçek devrimci gibi onurlu ve
örnek bir yaşam çizgisi ve doğrultu tutarlığı söz konusu.

“Atatürk ve 5’inci Senfoni” adlı yazısını Cumhuriyet’te 12 Ocak 2007’de okumuş ve gözyaşlarımı tutamamıştım. Bu görkemli yazıyı birazdan size sitemizde sunacağız.

O’nu geçen hafta sonsuzluğa uğurladık.

5 Mart 1984 tarihli, Aziz Nesin’in öncülük ettiği ünlü AYDINLAR DİLEKÇESİ’ne
imza koymuştu. Bu yüzden hapis yattı. Bir başka meslektaşımız Dr. Erdal Atabek de.. 3.5 yıla yakın “yattılar” birçok aydınımız.. Dr. Atabek daha sonra Metris’teki anılarını, “İNSAN SICAĞI” adlı okunası belgesel romanında insan sıcaklığıyla kağıda döktü. (Bu kitap da sıcak gözyaşlarıyla ıslatılmadan okunamıyor ne yazık ki..)

Dr. Alpaslan Berktay için, üyesi olduğu İzmir Tabip Odası’nın kaleme aldığı yazıyı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Sevgi ve saygı ile.
Datça, 5.9.12

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Not : Silivri’de 5 yıla yakındır (24 Mart 2008’den bu yana!) tutsak Doğu Perinçek, bugünkü AYDINLIK’ta
Dr. Alpaslan Berktay’dan “Alpaslan ağabey, Berktay ağabeyler” diye söz eden bir yazı yazdı ve eşi Şule hanım ile nikah tanığı olduğunu kaydetti. Okunmasını öneririz..

Yurtsever hekim Alpaslan Berktay.. 1924-2012

=============================================

Acı Kaybımız Dr. Alpaslan Berktay’ın Ardından…

İLK KURŞUN ve İzmir Tabip Odası
www.ilk-kursun.com/haber/117038, 31 Ağustos 2012

İzmir Tabip Odası ve İzmirli hekimler olarak acımız büyük!
Cumhuriyet’le yaşıt bir Cumhuriyet sevdalısı aramızdan ayrılmış bulunuyor.

Alpaslan Berktay bir hekimdi, bir yazardı, bir yazın ve düşün adamıydı, ama bunlar kadar önemlisi eğilmeyen, bükülmeyen, dik durmayı her şeyin önüne koyan bir Cumhuriyet yurttaşı olmasıydı!

Bir ulu çınardı Alpaslan Berktay!

Yaşamının her gününde, her anında ve son nefesini verene dek önceliği ilkeleri ve hedefleri için savaşım vermek oldu! Çok yönlü kişiliği yalnızca bir hekim olarak değil aynı zamanda bir aydın olarak da duyarlı olması anlamına geliyordu.
Hemen her konuda söyleyecek bir şeyi yapacak bir eylemi vardı!

Hekimlikten emekli olmasına ve hekimlik yapmamasına karşın üyesi olduğu İzmir Tabip Odası’nın her türlü etkinliğini yakından izler deneyimleriyle yol göstericiliğini
bu yaşında da sürdürürdü. İzmir Tabip Odası’nın hiçbir Genel Kurulu’nu kaçırmaz, seçimlerde oyunu mutlaka kullanırdı. Aksaçlı delikanlılardan biriydi bizler için!
Anısı önünde saygıyla eğiliyor, üstün niteliklerinin yolumuzu aydınlatmayı sürdüreceğinden kuşku duyulmamasını diliyoruz.

Başımız sağolsun!
İzmir Tabip Odası

(Dr. Alpaslan BERKTAY’ın cenazesi 01.09.2012 Cumartesi öğle vaktinde Bostanlı Beşikçioğlu Camisi’nden kaldırılarak Doğançay Mezarlığı’nda toprağa verildi.)

Dr Alpaslan BERKTAY’ın Kısa Yaşam Öyküsü

15 Nisan 1924’te İzmir’de Girit kökenli bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi.
O yılların koşulları gereğince insanların ve ailelerin oradan oraya savrulması sıradan bir durumdu. Alpaslan Berktay’ın ailesi de 1897’deki Yunan Harbi’nde Anadolu’ya göç ederek İzmir’e yerleşmiş. Acı, dert ve sıkıntı o dönem insanlarının ayrılmaz parçası gibi. Baba Berktay bu kez Çanakkale’de yurt savunmasına koşuyor.
Ardından Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluşu.

Bunca sıkıntı ve eziyet Cumhuriyet coşkusu ile taçlanıyor.
Alpaslan Berktay Cumhuriyet’in Onuncu Yılı’na tanıklık etmiş.

Atatürk’ü yakından görme onuruna erişmiş bir anıtsal kişilik.

Cumhuriyet aydınlığının sunduğu fırsatları iyi kullanmış.
İzmir’de başlayan ilkokul serüveni Milas, Ankara, İstanbul ve İzmit’te sürmüş.
Kabataş Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girmiş. Yıl 1943!
Tek tıp fakültesi İstanbul’da! Tıbbiyeli olmanın yanı sıra siyasallaşma, okuma ve aydınlanma! Tipik bir Tıbbiyeli olmuş Berktay.
O yıllarda efsane Hulusi Behçet tıp fakültesi hocası.
Azimle geçen Tıbbiye yıllarının ardından hekimliğe atılış. İlk görev yeri Ayvalık, Altınova! Daha başından halkçı hekimliktir yaptığı.
Bu arada vatan (askerlik) görevini de tamamlıyor.
Buca Senatoryumu’nda Göğüs Hastalıkları ihtisası dönemi. Yine hastalarla kurulan
insanca ilişkiler, bugünlerde unutulmaya yüz tutan hastaya temas o dönemlerde fazlasıyla söz konusu. Aydın insan yalnızca mesleğinin sınırları içinde kalmamalı diyen bilinç oluşumu. Böylelikle hemen her alanda verdiği mücadeleler hekimliğine eşlik eder oluyor.

Pek çoğumuzun bu dünyaya “merhaba” demediği yıllarda 1960-61’de İzmir Tabip Odası
Yönetim Kurulu üyeliği deneyimi. O günlerde başlayan meslek odası sorumluluğu
yarım asır sonra da olanca hızıyla sürüyor. Cumhuriyet’le yaşıt Dr. Alpaslan Berktay
son yıllarda da ilgisini esirgemiyor meslek örgütünden. İzmir Tabip Odası’nın 28-29 Nisan 2012’de yapılan hem genel kuruluna hem de seçimlerine her zamanki gibi katılıyor. Görev aşkı yaş sınırı tanımıyor.

Çünkü O, genç yılgınlardan değil, ak saçlı çılgınlardan birisi!

İzleyen çalkantılı yıllar pek çok Türk aydını gibi Alpaslan Berktay’ı da yıldırmayı amaçlamış. Onca acı, tutukluluk ve kısıtlılık O’nu doğru bildiği yoldan milim saptırmıyor. Zorluk neredeyse o da oradadır! Bugünün aydıncıkları “Ermeni Soykırımı Özürcüsü” olmayı gözlerine kestirebilirken Alpaslan Berktay, 1984’te 12 Eylül’ün en keskin yıllarında “Aydınlar Dilekçesi” imzacısı olabilecek denli gözü pek bir duruş sergiliyor.

İstanbul serüveninin sonunda İzmir’e dönüş ve İnsan Hakları Mücadelesi yılları.
Bu işin altından etnikçilik çıkmasıyla birlikte dernekle yollarını ayırıyor.
İnsan Hakları neredeyse tümüyle ayrılıkçılığın ve yıkıcılığın alanına dönüşüyor.
Yazılar, kitaplar, paneller, toplantılar sürüp gidiyor. Yaş ilerlese de enerji tükenmiyor. Neredeyse son nefesini verirken bile ülke sorunlarıyla ilgilenen
bir koca çınar, artık bedeniyle aramızda olmayacak!

Dr. Alpaslan Berktay’ı 29 Ağustos 2012’de yitirdik. Ama ilkeleri, savaşımcılığı
ve dik duruşu sonsuza dek bizlere rehberlik etmeyi sürdürecek!

Anısına saygıyla…
İzmir Tabip Odası
31.8.2012