Bayram öncesi “yorumsuz” dileğimizdir.. MAHPUSLARA ÖZLEM..


Dostlar
,

Bu dosyayı ve de içeriğindeki şiir 22 Ekim 2012 günü yayımlamıştık.

Aradan 1 koca yıl geçti ama ülkemizde değişen bir şey yok..

Düzmece belgelere dayalı olarak yüzlerce yurtsevere binlerce yıl hapis
ve onlarca yaşamboyu (müebbet) hapis verildi..

Şimdilerde hava kadar, su kadar, ekmek kadar aş kadar
ADALET arıyoruz..

“Kurban bayramınız kutlu olsun” tümcesinin içi hiç bu denli boşalmamıştı..

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 14.10.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net


Bayram öncesi “yorumsuz” dileğimizdir..

Bir pulsuz dilekçemizdir..

Silivri, Hasdal, Sincan, Maltepe, Metris vd. zindanların
“kurbanlık” mahpuslarına
ve de adalet üzre – vicdan içre hükmetmeyenlere
bayram sadamızdır çığlık çığlığa..

M A H P U S L A R A    Ö Z L E M ..

Mahpuslar damda ölmesin,
onlar da özlem gidersin..

sarılabilsinler sevdiceklerine
ille de yavuklularına ..
ve de ölmüşlerine,
mezar taşlarına olsun yüz sürerek,
ıslak fatihalar okuyarak
kupkuru dudaklarıyla

Zindanda kurban olmasınlar hükümsüz;
mübarek koçlar, boğalar var maşallahlık
bir aziz mübarek kurban bayramında daha,
milletçe idrak ettiğimiz..

Adalet sulasın kadim vatanın kutsal topraklarını
Gözyaşı, nefret, kin, düşmanlık, intikam, zulüm
ve de hasretin kahredeni,
kor ateş dağlayanı değil,
alev alev al kan da..
Ama barış, ama barış, ama ba…
İnsanın insana sevdası.

Yurttaş Ahmet SALTIK
Vatandaş no : 156 979 76910
22 Ekim 2012, Ankara

 

 

 

SUÇ ve CEZA

Dostlar,

Prof. Dr. Rana Yavuzer Anadolu bir tıp doktorudur. Deri hastalıkları uzmanıdır.

Kendisine toplumsal sorunlara duyarlığı ve neredeyse bir hukukçu birikimiyle kaleme aldığı SUÇ ve CEZA yazısı için teşekkürler.

Biz de bir içerik eklemek istiyoruz :

Sevgi ve saygı ile.

20.10.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

====================================

SUÇ ve CEZA

Prof. Dr. Rana Yavuzer Anadolu

Toplumumuzun adalet duygusu zedelenmiştir.

Adalet; hakkaniyettir.
Yasaların adil, tarafsız ve hakkaniyetli olarak herkese eşit uygulanmasıdır.

Adalet; doğrunun aranması, sorulması ve bulunması sorumluluğudur.
Devletindir bu sorumluluk.

Toplumun bireyleri, devletlerinden birçok başka işlevleri beklediği gibi ve belki de
en çok adil ,adaletli tutum bekler.

Doğruluk ve tarafsızlığın yanı sıra, evrensel iyilik ilkeleri ve insan temel hakları çerçevesinde, gerçek kanıtlara dayalı yargılama ve adil cezalandırma bekler.

  • Suç ve ceza arasında bir karşılıklılık ve denge olmalıdır.

Bir hükümlünün, hem de ağırlaştırılmış müebbetten, 18-20 yıla mahkum bir hükümlünün eş ve ana-babalık haklarının elinden alınması ne demektir?

Şu demektir; eşini, evladını ziyaretçi olarak göremez, belki de onlarla yazışamaz.
Ölüm demektir bu. Adı konulmamış ölüm fermanı.

Ne menem bir adalet duygusudur bu? Ne biçim bir ceza anlayışıdır?
Bırakınız bu insanların hakikaten suçlu olup olmadıklarını bir kenara, ne insafsızlık,
bu ne hınçtır? Ve neye karşı? Darbe mi? Darbeye teşebbüs mü? Alın size darbe, teşebbüs falan da değil, anlı şanlı darbe. failleri bellidir, sonuçları ortadadır.
Otuz iki yıldır ne yapılmıştır? Ama amaç üzüm yemek değildir. Adalet hiç değildir.

Toplumumuzun adalet duygusu derinden sarsılmıştır. Vicdanı rahatsızdır.

Kuşkusuz hiçbir vatandaş, kanunlar karşısında suç oluşturan şeyleri savunmaz.

Gerçek suçlardan bahsediyorum burada. Sonradan ısmarlama kanun değişiklikleri ile minare kılıf misali “yaratılmış suçlardan” değil.

  • Gerçek suç tecavüzdür, adam öldürmedir, çocukları istismardır, kadınları tacizdir, çocuk yaştaki gelinlerdir.
  • Gerçek suç hırsızlıktır, milleti, devleti soymaktır, nüfuz ile haksız zenginleşmedir.
  • İnsanların insanca yaşama, çalışma, okuma , inanma ya da inanmama özgürlüğünü gizli ve açık yollarla engellemektir suç.
  • Suç bu ülkenin insanları arasında gizli ya da açık ayırımcılık yapmaktır.
    Bizden- onlardan demek, din, dil, ırk , mezhep, cinsiyet, fikir ayrılıklarını bahane ederek kimini kayırmak, kimini de korkutmaya, sindirmeye çalışmaktır.
  • Suç, bu ülkenin her bir kıyı- köşesine ve bu ülkenin her bir ferdine , vatandaşına çağdaş eğitim, insanca yaşam, ve eşit hizmet götürmemektir.
  • Bu ülkenin ulusal öncelik ve çıkarlarına ters davranmaktır suç,
    ulusu, toprağı, insanı başkalarının çıkar ve emellerine oyuncak etmektir.
  • Bilgi ve aydınlanma çağında; bu ülkenin çocuklarını bilgisiz, görüşsüz, düşüncesiz, karanlıkta bırakmaya çalışmaktır.
  • Büyüklerinin de doğru haber alma ve düşündüğünü açıkça söyleme hakkını
    gizli -açık kısıtlamadır.
  • Suç insanlığın evrensel barış ve esenliğini düşünmemektir.

Suç düşünmek olamaz!

(Cumhuriyet Bilim Teknik, 20.10.12)

Prof. Dr. Hilmioğlu’nun oğlu yaşamını yitirdi..

Dostlar,

Çok değerli meslektaşım ve dostum Sayın Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu‘nun oğlu Emir’in trafik kazasında yaşamdan ayrılması bana tarifsiz bir acı verdi..

16.10.12 günü cenaze törenine (Ankara’da Kocatepe camisinde) katılacak ve kardeşim Fatih’i özlemle kucaklayacağım, ölçüsüz acısını paylaşmaya çabalayacağım…

Yurtseverlerin, yiğit Atatürkçü, 3,5 yıldır Silivri tutsağı Sayın Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun bu acı gününde mutlaka yanında olması gerek..

16 Nisan 2012, Salı, öğlen namazı zamanı, Ankara Kocatepe camisi avlusu..

Genel geçer sözler söylemek istemiyorum ama başkasına da dilim dönmüyor..
Sözün tükendiği yerdeyiz..

Bu arada :

Fatih hocanın karaciğer bozukluğu oldukça ileri aşamada.

Cezaevi koşulları hastalığının iyileşmesine engel olduğu gibi, geçelim yaşam kalitesini,
hızlı ilerleyerek yaşamının kısalmasına neden olmakta.

Bu bakımdan, Fatih hocanın tutukluluğunun devamı kararı, O’nu hızla ölüme taşımaktadır;
açıkçası dolaylı ya da doğrudan zamana yayılmış ölüm kararı infazıdır.

Pozitif hukukumuzda tutuksuz yargılamaya elveren yeterince düzenleme (norm) vardır.
Fatih hoca bırakın kaçmayı, zorla kaçırmak isteseniz kaçacak insan değildir.

Kanıtları etkileme -karartmaya gelince :

1. 3,5 yıl önce yeterli kanıt olmadan mı tutuklandı Fatih hoca ??
2. 3.5 yıldır kanıt toplama işlemi daha tamamlanamadı mı?
3. Fatih hoca denetimli serbestlik altında, diyelim her gün semt karakoluna imza vermeye giderek, iletişim kanalları izlenerek vs. kendi aleyhinde nasıl ve hangi kanıtları etkileyip değiştirebilir ki?

Dolayısıyla, burada tutukluluğun devamı kararında nesnellik ve adalet, yasanın muradına uygunluk söz konusu değildir.

Ceza Muhakemeleri Yasası md. 16/2 :

    Hapis cezası ve güvenlik önlemleri temel ilkelerini düzenleyen 13.12.2004 tarih 5275 sayılı CMK (Ceza Muhakemeleeri Kanunu) yasası md. 16/2’de, sanığın hastalığı nedeniyle uygulanacak süreç şöyledir: “… öbür hastalıklarda cezanın infazına resmi sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı mahkûmun yaşamı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa, cezasının infazı iyileşinceye dek geri bırakılır.”

Sevgi ve saygı ile.
15.10.12

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

=========================================================================

Prof. Dr. Hilmioğlu’nun oğlu yaşamını yitirdi..

Silivri Cezaevi’ne bir evlat acısı daha düştü.

3,5 yıldır Silivri’de tutsak olan eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu‘nun oğlu Emir Hilmioğlu geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi.

Silivri Cezaevi’ne bir acı haber daha ulaştı.

Ergenekon davasında 3,5 yıldır tutuklu yargılanan Eski Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu da evlat acısıyla Silivri Cezaevi’nde tanıştı.

Emir Hilmioğlu dün gece geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi.

Arkadaşlarıyla Ankara’ya giden Hilmioğlu, Çubuk İlçesi’nde aynı yönde seyreden halk otobüsü ile çarpıştı.

Emir Hilmoğlu kaza yerinde yaşamını yitirdi. Otomobilde bulunan Pınar Ertaç ve Burhan Bahadır da yaralandı.

Yaralılar ambulansla Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

Karaciğer kanseri olan ve Ergenekon Davası’nda 3.5 yıldır tutuklu bulunan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’na acı haberi kardeşi ve avukatı olan Hayati Hilmioğlu verdi.

Hilmioğlu, yarın sabah kara yoluyla Ankara’ya gidecek. Emir Hilmioğlu,
16 Ekim Salı günü Ankara Kocatepe Camisinde kılınacak öğle namazının ardından defnedilecek.

Yaklaşık bir ay önce de Ergenekon tutuklularından Emekli Yarbay Mustafa Dönmez,
oğlunun ölüm haberini duruşma salonunda öğrenmişti.

ulusalkanal.com.tr, 14.10.12