TÜRK YALNIZCA BİR AD MIDIR?

Nusret KEBAPÇI

Zaman zaman pek çoğumuzun toplumsal ilişkilerden yakındığı olmuştur. Hatta öyle ki, gerek toplumda gerekse trafikte, otobüste, dolmuşta.

Ya da alışveriş ederken sonuç değişmiyor, çok uzun bir süredir birbirimize saygı duymadığımız gibi bir gerçek var. Bunu hemen, yaşamın her alanında görmekteyiz. Örneğin uzun süredir dolmuşta, otobüste, gençlerin yaşlılara, gebelere veya engellilere yer verdiğini görebiliyor muyuz? Elbette istisnalar (ayrıklar) kuralı bozmaz ama eğer gerçekten doğruyu söylemek gerekirse görülmüyor.

Bir de günümüzün oyuncağı cep telefonunun o sihirli çekiciliğine kapılıp eğer kulağına da kulaklığını takmışsa, inanın dünya umurunda olmuyor. Peki, bu tür olayları tekil, yani ender olaylar olarak adlandırabilir miyiz? Kesinlikle değil. O halde, toplumumuzun önemli bir bölümünün de bu gidişten hoşnut olmadığı göz önünde bulundurulursa, konuyu biraz irdelemekte yarar bulunuyor. O zaman soralım: Birlikte savaş vermiş, acılar çekmiş bir ulusun çocukları olarak neden birbirimize karşı saygısız, hoş görüşüz bir duruma geldik? İsterseniz ortaya bir soru atmakla işe başlayalım.

Sizce bugün toplumu birleştirecek, harç görevi görecek, ortak duygu ve düşüncede bizi buluşturacak bir düşün ya da ideolojimiz var mı? Tasada ya da sevinçte aynı duyguları paylaşıyor muyuz? Doğrusunu isterseniz buna evet demeyi çok isterdim ama ne yazık ki böyle bir şey söz konusu olamıyor. Peki neden? Gerçekte nedeni pek çok insanca biliniyor ama yine de söyleyelim :

  • Bizim hepimizi kapsayacak, kucaklayacak ve birbirimize saygı duymamızı sağlayacak bir kimliğimiz yok!

Sakın ola Anayasa’da “Türk Milleti” yazıyor demeyin! Evet, Anayasa’ da var ama yalnızca orada. O da ne denli orada kalabilirse. Çünkü inanın ilk fırsatta ya yeni anayasayla ya da yapılabilecek değişikliklerle emin olun kaldırılacaktır. Ama zaten benim kastettiğim Anayasa’da olması değil, bunun yaşamımızda hiç olmadığı.

Hani kimi kez çeşitli yerlerden “Türk” adı kaldırılınca çok ciddi olmayan bir tepkiyle “Türk adı kaldırılıyor.” türünden hatta tepki de demeyelim, serzenişte bulunulmuştu ya, işte orada kaldırılan salt ad değil, bizi; tüm yurttaşları kucaklayan ulus kimliğimizdi aynı zaman da.

Bugün hemen her ülkede yaşayan insanların aslında pek çok kimliği bulunmaktadır. Bu etnik kimliğiniz olabildiği gibi, dinsel yani hangi din – mezheptenseniz onun kimliği de olabilir. Cinsiyet kimliğinizi de bu kapsamda sayabilirsiniz. Ancak; bu kimlikleri taşımış olmanız, toplumda salt sizinle aynı düşünceleri paylaşan çok küçük bir kesimi ilgilendirmektedir. Bu nedenle tüm halkı birleştiren, bu az önce saydığım türden kimliklerin üzerinde yer alarak,

  • Toplumun bölünmez bütünlüğünü sağlayacak bir ulus kimlik işin olmazsa olmazıdır.

Çünkü bilinmeli ki; hemen herkesi eşit birey olarak görerek benzer düşünce ve duygulara sahip bir toplum oluşturmayı amaçlayan ulus kimlik olamazsa, ister istemez bugün olduğu gibi hemen herkesin kendini farklı tanımlayabildiği pek çok farklı etnik ve dinsel kimlikler ortaya çıkacaktır. Böyle olunca da haliyle ulus olmak, dayanışmak, bağımsızlık, emperyalizme karşı mücadele, sanayileşme, ülkenin kalkınması da ister istemez anlamını yitirecektir. İşte tüm dünyada bunu engelleyebilmenin yalnızca bir yolu bulunmaktadır:

Ulus kimlik…

Bizdeki adıyla da Türk kimliği.

Bilinmelidir ki Dünyadaki hiçbir devlet; etnik ve dinsel kimlikler üzerinden toplumunu parçalayabilecek girişimlere ve örgütlenmelere izin vermez, veremez!

Demek istediğimiz, Ulus kimlik bir ülkede birleştirici harçtır, çimentodur

Onu yok saymak demek, etnik ve dinsel parçalanmaya çanak tutmak demektir.

Asla başka bir şeye değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir