Türk Yunan Gerilimi Önlenebilir mi?

Dostlar,

Saygı ve yurtsever Amiral Cem Gürdeniz‘in bu yazısı Türk Yunan Gerilimi Önlenebilir mi? (poyraz.media) adresinde bu gün yayınlandı. Uzunca makalenin girişini ve son bölümünü paylaşıyoruz. Tümünün üstteki adreste okunmasını öneriyoruz.
Sayın Gürdeniz Amirali, yıllardır veregeldiği yurtsever savaşımında (mücadelesinde) gönülden alkışlıyoruz. Son paragraftaki saptamaları ve meydan okuması her türlü takdirin ve övgünün üstündedir:

  • İddianamede ve savcılık mütalaasında maddi hiçbir delil olmaksızın bu davada ceza almamın talep edilmesi, Mavi Vatan çıkarlarını ve Atatürk’ü savunmamın bazı çıkar ve siyasi çevreler tarafından önlenmesine yöneliktir. Balyoz kumpası neyse 104 Amiral kumpası da aynıdır. Ancak bu dava ve hapis tehdidi üzerinden Türkiye’mizin jeopolitik çıkarlarını ve Atatürk’ü savunma iradem ve istencim durdurulamaz.)

Cem amiral ve 103 amiral asla yalnız değildir.

Türk ulusunun bağrında yer tutmuşlardır. Tarih onları hak ettikleri yüce konumlara daha şimdiden yerleştirecektir. Onlara kumpas davaları açanları, bu tertiplere alet olanları, hele hele düşman hukukundan da ötesini dayatan hukukçuları da (!?) insanlık tarihi yazacaktır.

Bu bakımdan, iktidarın bu tür kin ve intikam dolu, ulusu ayrıştıran ve birbirine düşmanlaştıran ilkel politikalardan tez elden vazgeçmeye bir kez daha çağırıyoruz.

Bu makas değişimi, seçime giderken, siyaseten de AKP iktidarının lehine olabilir.

Sevgi ve saygı ile. 08 Ekim 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, BSc, LLM
Hekim, Hukukçu-Sağlık Hukuku Uzmanı, Mülkiyeli
www.ahmetsaltik.net             profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik           twitter : @profsaltik    

==========================================

ABD’de yayınlanan Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile ilişkili The National Herald Gazetesinde 3 Ekim 2022 tarihinde ABD’nin eski Katar Büyükelçisi ve Kudüs Rum Ortodoks Patrikliği ABD Temsilcisi Patrick Theoros ‘’Putin Erdoğan’ı Savaşa mı İtiyor?’’ başlıklı bir yazı kaleme almış. Bu makale haber olarak medyamızda da yer aldı. ABD diplomatlarının niteliği(!) hakkında çok net fikir veren yazıda Theoros, Türk-Yunan savaşının NATO içinde ciddi çatlaklara sebep olacağından Putin tarafından teşvik edildiğini iddia ediyor. Makale başından sonuna kadar Türkiye Rusya yakınlaşmasını eleştirirken, akla ziyan bir şekilde ABD’nin Yunanistan’daki jeopolitik hamlelerine hiç değinmiyor. Bu makaleye çok uzun bir yazı ile cevap verilebilir ancak Yunan asıllı diplomatın önyargılarını değiştirmek mümkün değil.

RUS PETROLÜNÜ YUNAN GEMİLERİ TAŞIYOR

Rusya, tüm yaptırımlara rağmen ithalat ve ihracatının %60’ını Türk Boğazları ve Ege Denizi üzerinden yapıyor. Rus petrolünü taşıyan çoğu Yunan sahipli (kolay bayraklı veya Yunan bayraklı) 10’un üzerinde tanker, günde 2 milyon varil civarındaki petrolü dünya pazarlarına taşıyor. Bu diplomata sormak lazım. Ege Denizinde çıkacak bir savaşta Ege Denizi Savaş bölgesi ilan edilip, deniz ulaştırması kesintiye uğradığında bundan en çok kim etkilenir? Diğer yandan Türk Boğazlarında Türkiye’nin savaşan taraf olma hali (Madde 5) uygulanacağından Ege’de batma veya hasar görme riskini göze alarak belirlenecek koridordan Çanakkale boğaz ağzına kadar gelen Rusya dahil tarafsız gemiler sadece gündüz geçmek zorunda kalacaklar. O halde Ege’de kısa veya uzun olacak bir savaştan menfi yönde en çok etkilenecek devlet Rusya ve Karadeniz kıyıdaşları olacakken, Ege’de Türk Yunan savaşını Putin teşvik ediyor demek akılla ve mantıkla izah edilebilir değil. Bunu görmeden Türkiye’ye günümüzde şeytanlaştırılan Rusya ve Putin üzerinden dolaylı baskı yapmak aklımızla alay etmekle eş değerdir.

ABD DİPLOMASİSİ TAMAMEN YANLI
…………………..
……………………….
***
(İnebahtı yenilgisinin (7 Ekim 1571) tam da yıldönümünde Montrö ve Sarıklı Amiral Duyurusu nedeniyle açılan davanın Savcılık Mütalaası açıklandı. Ben dahil 12 Amiral için 12 yıl hapis cezası istendi ve duruşma 12 Aralık’a bırakıldı. Bu davanın en başından itibaren hukukla ve akılla izahı mümkün değildir. Burada hukuk ayaklar altına alınarak kişisel olarak bizlere değil, Türk Milleti’nin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin itibarına, geleceğine, aydınlığına, aklına saldırı yapılmaktadır. En temel anayasal hak olan fikir açıklama hürriyetini toplu bir darbe davasına çevirip, 91 kişiyi beraat ettirip 12 kişiyi darbe suçlamasıyla yargılamaya devam etmek hukukla izah edilemez. Maalesef son yıllarda hırsıza, yolsuza, uğursuza işlemeyen sözde hukuk, yaratılan algılar, komplolar, yazılan senaryolar doğrultusunda siyasi davalar üzerinden kamuyu terbiye aracına dönüştürülmek istenmektedir. İddianame yazılıp soruşturma yapılması bile mümkün olamayacak ve tamamen basın ve ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi beklenen bir açıklama nedeniyle bugün gelinen noktada iddianame yazılmış, dava açılmış ve savcı tarafından 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmamız talep edilmiştir.

  • İddianamede ve savcılık mütalaasında maddi hiçbir delil olmaksızın bu davada ceza almamın talep edilmesi, Mavi Vatan çıkarlarını ve Atatürk’ü savunmamın bazı çıkar ve siyasi çevreler tarafından önlenmesine yöneliktir. Balyoz kumpası neyse 104 Amiral kumpası da aynıdır. Ancak bu dava ve hapis tehdidi üzerinden Türkiye’mizin jeopolitik çıkarlarını ve Atatürk’ü savunma iradem ve istencim durdurulamaz.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir